Hanefi Mezhebine Göre Müdarebe

Question

İSLAM FIKHINDA MÜDAREBE (mudarebe şirketi)

S.1. Mudarebe nedir?

C.1. Mudarebe, ortaklardan birinin çalışması diğerinin parasıyla akdedilmiş şirkettir.

S.2. Mudarebe ne ile sahih olur?

C2. Şirketlerde açıkladığımız mallarla mudarebe salih olur.

S.3. Mudarebe’nin şartları nelerdir?

C.3. Kârın aralarında müşterek olması ve hiç birisine muayyen bir miktar belirtilmemesi mudarebenin şartındandır. Malın çalışana teslim edilmesi lâzımdır. Mal sahibinin malda müdahalesi kalmamalıdır.

S.4. Çalışan neler yapabilir neler yapamaz?

C.4. Kayıtsız ve şartsız bir şekilde mudarebe şirketi kurulduğunda, çalışana satın almak, satmak, sefere gitmek, parayı ticari eşyaya çevirmek ve kendisine vekil edinmek caiz olur. Mali mal sahibinin izni dışında ikinci birisine mudarebe şirketi kurmak için vermesi caiz değildir. Eğer mal sahibi belli bir memlekette veya belli bir mal üzerinde çalışmayı tahsis kılmışsa, onların dışına çıkması caiz olmaz. Mudarebe için muayyen bir müddet tayin ederse caizdir ve müddet bittiğinde mudarebe akdi biter.

Mudaribin, sermaye sahibinin (köle) olan babasını, oğlunu ve onun malı olmakla azat olunan başka bir kimseyi satın alması caiz değildir. Eğer bunlardan birisini satın alırsa kendi için almış olur, mudarebe şirketinden sayılmaz. Şirket malinda kâr varsa mudarib, kendisinin mali olduğunda azat olunan kimseyi satın almaya yetkili değildir. Eğer alırsa şirketin malını tazmin eder. Eğer şirket malında kâr yok ise, mezkûr şahısları satın alabilir. Sonra kıymetleri artarsa, mudaribin payı azat olunur. ve mal sahibine karşı mesul olamaz. Ancak, azat olan kimse, mal sahibine kıymetinden olan payını ödemek için çalışması gerekir.

Mal sahibi iş ortağına izin vermediği takdirde başka birisiyle mudarebe şirketi kurarsa, verdiği maldan ve ikinci iş ortağının o maldaki tasarrufundan kâr edinceye kadar mesul olmaz, ancak kâr ettiği zaman birinci iş ortağı mal sahibine karşı maldan mesul olur. Mal sahibi, malını kārı yan yarıya olmak üzere mudarebeye verip, iş sahibine bu malın ikinci bir mudarebe yoluyla verilmesi için de izin verdiyse, ilk iş ortağı da başkasına kârın üçte birini vermek suretiyle parayı verirse ve mal sahibi Allah ne verdiyse yarısı benimdir derse, mal sahibine kârın yarısı, ikinci mudarebe (işçiye) üçte biri ve birincisine altıda biri düşer. Eğer mal sahibi Allah’ın verdiği kâr aramızda yarı yarıya olsun derse, ikinci mudarebe üçte bir düşer, geri kalan ise mal sahibiyle birinci mudaribin arasında yarı yarıya taksim edilir.

Eğer mal sahibi Allah’ın verdiğinin yarısı benimdir derse, o da mali ikinci birisine yarı yarıya verirse ikinci mudarebe kârın yarısı düşer, mal sahibine de yarısı, birinci mudarebe ise bir şey kalmaz. Eğer, ikinciye kârın üçte ikisini şart ederse, mal sahibine kârı yarısı ikinci mudarebe yarısı düşer, ayrica ikinci mudaraba, birinci mudaribden kärın altıda birini alır.

Mal sahibi veya murabaha ölürse yahut mal sahibi irtidad (dinden çıkmak) edip darü’l-harbe kaçarsa mudarebe şirketi bozulur.

Mal sahibinin kendisini azlettiğinden haberi olmayan mudaribin alıverişteki tasarrufu caizdir. Eğer azlolunduğunu haber alır, elinde ticaret eşyası varsa satabilir, azil oluşu onu satıştan men etmez. Sattıktan sonra onun parasıyla başka bir şey alamaz.

Mudarebe azlettiğinde sermaye tamamen dirhem dinara çevrilmiş ise, mudaraba artık tasarruf edemez.

Ayrıldıkları zaman, halkta alacakları olup kår da etmiş ise, häkim alacakların toplanmasında mudaribi yükümlü kılar. Eğer malda kâr yoksa yükümlü kılamaz, ancak mal sahibini, alacakları tahsil etmesi için, vekil kılması istenir.

Mudarebe malından helak olan kısım, kârdangider sermayeden gitmez. Eğer helak olan miktar, kârdan fazla ise mudarib mesul olmaz.

Kârı aralarında taksim edip mudarebe şirketi de haliyle kalırsa, sonra malın tümü veya bir kısmı helak olursa, her ikisi de aldıkları kârı geri verirler ve mal sahibi sermayesini kârdan alır, eğer bir şey fazla kalırsa yine aralarında taksim edilir. Kår telef olan sermayeyi karşılamazsa, mudaribe geri kalan kisım tazmin ettirilemez. İki taraf kån taksim ederek mudarebe şirketini feshettikten sonra yeniden kurdukları ikinci şirketin malı telef olursa birinciden elde ettikleri kânı geri vermezler.

Mudaraba, peşin ve borçla muamele edebilir. Ancak, şirketin malin dan olan köleyi ve cariyeyi evlendiremez.

Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları

Answer ( 1 )

    0
    2023-05-25T09:38:34+03:00

    İslam hukukunun Hanefi mezhebine göre mudaraba, bir tarafın sermayeyi (“Rabb-ül-Maal” olarak bilinir) ve diğer tarafın emek veya uzmanlığı (“Mudarib” olarak bilinir) sağladığı bir ortaklık türüdür. . İki taraf arasında bir tür kar paylaşımı düzenlemesidir.

    Bir Mudaraba sözleşmesinde, Rabb-ul-Maal sermayelerini Mudarib’e emanet eder, o da yatırımı onlar adına yönetir. Mudarib, kar elde etmek amacıyla sermayeyi bir işletmeye veya girişime yatırmaktan sorumludur. Ortaya çıkan kâr, Rabb-ül-Maal ile Mudarib arasında önceden kararlaştırılan bir orana göre paylaştırılır, varsa zararlar ise sadece Rabb-ül-Maal tarafından karşılanır.

    Aktif ortak olarak Mudarib’in yatırımın yönetiminde gereken özeni ve uzmanlığı göstermesi beklenir. Rabb-ül-Maal ise işin yönetimine aktif olarak katılmaz ve Mudarib’in beceri ve çabalarına güvenir.

    Hanefi mezhebine göre Mudarib, emek ve uzmanlıklarının karşılığı olarak kardan pay alır. Kâr dağıtımının belirli oranı önceden kararlaştırılır ve taraflar arasında müzakere edilen şartlara bağlı olarak değişebilir.

    Diğer İslami düşünce ekolleri gibi Hanefi mezhebinin de mudaraba akitlerinin geçerliliği ve izin verilebilirliği için belirli yönergeleri ve koşulları olduğunu not etmek önemlidir. Bu koşullar, kar paylaşım oranları, izin verilen ticari faaliyetler, şeffaflık ve fonların yönetiminde hesap verebilirlik konusunda net anlaşma gibi faktörleri içerir.

    Hanefi mezhebine göre mudaraba sözleşmeleriyle ilgili özel rehberlik ve hükümler için her zaman bilgili bir İslam alimi veya İslami finans uzmanına danışılması tavsiye edilir.

    En iyi cevap

Cevapla