Hanefi Mezhebine Göre Kefalet

Question

KEFALET

Hanefi Mezhebine Gore Kefalet

S.1. Kefalet nedir ve çeşitleri nelerdir?

C.1. Kefalet sözlükte, mali veya kefil olunan şeyi tazmin etmek anlamına gelir.

Kafil: Bir insana kefil olup ihtiyaçlarını karşılayan ve nafakasını ödeyen kimsedir.

Mukafil: Yeminli akitçi demektir ve kefil de buradan alınmıştır.

Istılahta, bir malın veya borcun veya cinayet kanının tazmininde kefilin zimmeti asıl kişinin zimmetiyle birleşmesidir.

Kefalet iki kısımdır.

a)Nefse kefil olmak.

b)Mala kefil olmak.

Nefse kefalet caizdir. Bu kefaletle mesuliyet derecesi, kefili olduğu kişiyi bulundurmak. Bu kefalet, falanın nefsine veya boynuna veya ruhuna veya cesedine veya başına veya yarısına veya üçte birine kefil oldum, demesiyle akit gerçekleşir. Aynı şekilde ben ona zamin (mesul) oldum, o benim mesuliyetimdedir, ben onun önderiyim veya kefiliyim, demekle de kefalet akti olur.

Kefil, kefili olduğu kişiyi, muayyen bir vakitte teslim edeceğini şart koşarsa ve alacaklı da belirtilen vakitte kefilden teslim edilmesini isterse, kefil mekfulu hazır bulundurmak durumundadır. Kefil mekfulu getirirse yükümlülüğünü biter, getiremezse, getirene kadar hapsedilir. Ancak, kefil olduğu kimseyi muhakeme edilebileceği yerde hazır bulundurması ve teslim etmesiyle kefaletten kurtulabilir. Mahkemede teslim etme şart koşulmuşsa ve kefil mekfulu çarşıda teslim ederse sorumluluktan kurtulur, çölde teslim ederse, kefaletten kurtulamaz.

Mekful oldaga takdirde, kefil kefaletten kurtulur. Nefsiyle kefil olup, borçlu falan vakitte borcunu ödemezse, bin lira olan borcunun zamini olurum derse, borçlu borcunu zamanında getirmediği takdirde, kefil mali tazmin eder, nefsine kefil olmuş olması onu kurtaramaz. Ebu Hanife’ye göre, hadler ve kısaslarda nefse kefil olmak caiz değildir.

Alınacak mal, sahih bir borç olduğu takdirde, miktarı belli veya mec. hul, malla kefil olmak caizdir. Ömeğin filânın üzerinde olan bin (liraya) veya onda olan alacağına veya bu satışta sana düşen payına kefil oldum derse kefil olmuş olur. Bu durumda alacaklı muhayyerdir. Dilerse alacağım borçludan, dilerse kefilden alır.

S.2. Kefaleti bir şarta bağlamak caiz midir?

C.2. Evet, kefaleti şarta bağlamak caiz olur, örneğin eğer falan adama satarsan mesulü benim veya onun üzerinde sabit olan hakkından ben sorumluyum veya senden gasp ettiği benim mesuliyetimdedir derse caizdir.

Senin onda olan hakkına kefilim derse sonra delille bin (lira) olduğu ortaya çıkarsa, kefil bu parayı öder, Alacağın miktan delille belli olmaz. sa, borçlu kefilin dediginden daha fazlasını iddia etse de, yeminiyle birlikte kefilin belirttiği miktar kabul edilir.

S.3. Kefalette kefil olunan kişinin muvafakati şart mıdır?

C.3. Borçlunun isteğiyle kendisine kefil olunduğu gibi, Isteği olmajsızın da kefili olunabilir. Eğer kişinin isteğiyle kefil olmuşsa onun yerine verdiği parayı sonra kendisinden tahsil eder. Ancak, teklifi olmaksızın kefili olmuşsa verdigi parayı alamaz.

Kefil, borcu vermeden önce borçludan para İstenemez, eğer borcun alınması için, kefil alacaklının takibine maruz kalırsa, kefil olduğu kişiyi, kendisini takip edilmekten kurtarıncaya kadar sıkıştırabilir. Alacak, borçluyu borçtan affettigi takdirde veya borcunun tamamını aldığında, kefil de sorumluluktan kurtulmuş olur. Alacaklı kefilden, mesuliyeti kaldirsa da, borçlunun zimmeti beri olmaz.

S.4. Kefaletten berat bir şarta bağlanabilir mi?

C4, Hayır, kefil olmaktan çıkmayı, herhangi bir şarta bağlamak caiz değildir.

S.5. Kefalette neler sahih değildir?

C.5. Kefilden alınması mümkün olmayan (hadisler ve kısaslar) bir hakta kefil olmak caiz değildir.

S.6. Hem müşteri hem de saticıya kefil olmak caiz midir?

C.6. Müşterinin verecegi paradan dolayı, müşteriye kefil olmak caizdir. Ancak, satılmış maldan ötürü satıcıya kefil olmak doğru degildir.

S.7. Kefil olunan malı belirtmek şart mıdır?

C.7. Belli bir hayvanı yük için icar ederse, belirtilirse yüke kefil olabilir, belirtilmese olamaz.

S.8. Kabul olmadan kefalet sahih midir?

C.8. Kefalet ancak akit yapılan mecliste alacaklının kabul etmesiyle olur. Fakat bu hükümden bir mesele hariçtir, şöyle ki, hasta värisine halkın kendisindeki alacaklarına kefil olmasını isterse, alacaklılar hazır olmazsalar da, varis kefil olabilir.

S.9. Karşılıklı kefaletin hükmü nedir?

C.9. Borç, iki kişide olup her biri diğerinin kefili ise, verdiği miktar, borcun yarısından fazla olmadıkça arkadaşından bir şey alamaz. Eğer yarısından fazla vermiş ise, fazla olan miktarı arkadaşından tahsil eder. İki kişi bin (lira) borcu olan bir kişiye, birbirilerinin kefili olmak şartıyla kefil olursa, birisinin verdiği paranın yarısını az veya çok — ortağından alır. Hür veya köle, bir kölenin kitabet borcuna kefil olması caiz değildir.

S.10. Ölünün borcuna kefil olmak caiz midir?

C.10. Ebu Hanife’ye göre, fakir olarak ölen bir kişinin alacaklıları nezdinde kefil olmak caiz olmaz. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, caizdir.

Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları

Benzer Konular:

Answer ( 1 )

  1. komutan
    0
    2023-09-08T23:23:21+03:00

    Hanefi mezhebine göre kefalet, bir kimsenin, başka bir kimsenin borcunu ödemeyi veya bir yükümlülüğü yerine getirmeyi üstlenmesidir. Kefalet, iki kişi arasında yapılan bir sözleşmedir. Kefalet veren kişiye “kefil”, kefalet verilen kişiye ise “mükellef” denir.

    Kefalet, iki türdür:

    Borca kefalet: Kefilin, mükellefin borcunu ödemeyi üstlenmesidir.
    Şahsa kefalet: Kefilin, mükellefi bir yükümlülük yerine getirmeye zorlamayı üstlenmesidir.
    Hanefi mezhebine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için aşağıdaki şartlar gerekir:

    Asıl borç mevcut ve geçerli olmalıdır.
    Kefalet sözleşmesi yazılı bir şekilde yapılmalıdır.
    Kefalet verenin ehliyetli olması gerekir.
    Kefalet verenin, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemeye veya yerine getirmeye muktedir olması gerekir.
    Kefalet verenin, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemeye veya yerine getirmeye razı olması gerekir.
    Kefalet sözleşmesinin yazılı bir şekilde yapılması, şart değildir. Ancak kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapılması, kefilin borcu ödemeyi veya yükümlülüğü yerine getirmeyi üstlendiğinin ispatı açısından önemlidir.

    Kefalet verenin ehliyetli olması gerekir. Ehliyetsiz bir kimsenin kefalet sözleşmesi yapması, geçersizdir.

    Kefalet verenin, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemeye veya yerine getirmeye muktedir olması gerekir. Kefilin, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemeye veya yerine getirmeye gücü yoksa, kefalet sözleşmesi geçersizdir.

    Kefalet verenin, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemeye veya yerine getirmeye razı olması gerekir. Kefilin, kefalet verirken zorlanmaması gerekir.

    Kefalet sözleşmesi, asıl borçtan bağımsız bir sözleşmedir. Asıl borç hükümsüz olursa, kefalet sözleşmesi de hükümsüz olur.

    Kefalet verenin ölümü, kefalet sözleşmesini sona erdirir. Ancak kefilin ölümünden sonra, mükellef borcunu ödemezse, kefilin mirasçıları, kefilin borcunu ödemeye veya yerine getirmeye mecburdurlar.

    Kefalet verenin, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemesi veya yerine getirmesi halinde, kefilin bu ödeme veya yerine getirmeye ilişkin hakkı, mükellefe karşı asıl borçtan bağımsız olarak doğar.

    Hanefi mezhebine göre kefalet ile ilgili bazı hükümler şunlardır:

    Kefalet, borçluya bir fayda sağlar. Kefil, mükellefin borcunu ödemesi veya yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, bu ödeme veya yerine getirmeye ilişkin hakkı, mükellefe karşı asıl borçtan bağımsız olarak doğar.
    Kefalet, alacaklıya bir güven sağlar. Kefilin bulunması, alacaklının, mükellefin borcunu ödememesi veya yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, borcunu tahsil etme ihtimalini artırır.
    Kefalet, bir sorumluluk doğurur. Kefil, kefalet verdiği borcu veya yükümlülüğü ödemek veya yerine getirmekle yükümlüdür.
    Kefalet, bir kişinin başka bir kişinin borcunu ödemesi veya bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde, o kişinin üstlendiği sorumluluktur. Kefalet, iki türdür: Borca kefalet ve şahsa kefalet. Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bazı şartlar gerekir.

    En iyi cevap

Cevapla