Paylaş
Hanefi Mezhebine Göre Hacr (Menetme)
Question
HACR (MENETME)
S.1. Hacr nedir ve sebepleri nelerdir?
C.1. Hacr, kelime olarak men etme demektir. Bu açıdan, sahibini çirkinliklerden men ettiği için, Akla hacr denilmiştir. Aynı manayla, hâkim filanı malından hacretti denir, yani boş harcamaması için malında tasarruf etmesini men etti. Şer’i Istılahta, Håkimin müflisi, ihtiyacı olan az bir miktar dışında, malında tasarruf etmesini men etmesidir. Başka bir görüşe göre hacr, mahsus bir şahsı sözlü tasarrufundan men etmektir. Hacirden sonra bu kişiye mahcur denir.Haşri gerektiren sebepler üũçtür.
a)- Küçüklük,
b)- Delilik,
c)- Kölelik.
Küçüğün tasarrufu velisinin izniyle, kölenin de efendisinin izniyle caiz olur. Ancak, deliliği daimi olanın tasarrufu hiç bir durumda caiz değildir.
S.2. Mahcurun muamelesinin hükmü nedir?
C.2. Bu kişilerden berisi, alış-verişi bildiği ve kastettiği halde satar veya satın alırsa velisi muhayyerdir. Alış-verişte maslahat varsa, caiz kılabildiği gibi fesh de edebilir.
S.3. Hacr sözlerde mi yoksa fiillerde midir?
C.3. Bu üç sebep sözlerde hacri icap eder, fiillerde etmez. Çocuk ve delinin alışveriş, ikrarı doğru değildir, boşanma ve azat etmesi sahih olmaz. Ama bir şeyi telef ederse mesuliyet ona aittir. Kölenin söyledigi, kendisi hakkında geçerli, efendisinin hakkında geçersizdir. Eğer bir mali ikrar ederse, özgürlüğüne kavuştuktan sonra öder, kölelik halinde ise ödemesi gerekmez. Eğer had (ceza) ve kısası icap eden bir suçu ikrar ederse, derhal tatbik edilir. Kölenin boşanması muteberdir.
S.4. Sefih hacr edilir mi ve ne zaman reşit olur?
C.4. Imam Ebu Hanife’ye göre, sefih (aklı hafif olan) bir kimse, ba lig, akıl ve hür olduğu zaman, mübezzir, lehinde olmayan ve maslahatsız yerlerde malını harcarsa dahi, üzerine hacr konulamaz, malında tasarruf fu caizdir. Ancak, Erkek çocuk gayri reşit olarak balig olduğunda yirmi beş yaşına kadar malı kendisine teslim edilmez.
Yirmi beş yaşından önce bir tasarrufta bulunduğu takdirde, tasarrufu nafizdir. Yirmi beş yaşına varınca, kendisinde reşitlik görülmese bile, malı teslim edilir. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, Sefih kimseye hacr konur, malında tasarruf etmekten men edilir ve malını satarsa satışı geçersizdir. Ancak, bir maslahat varsa hâkim satışı caiz kılabilir. Bir köleyi azat ederse nafizdir, fakat köle kıymetini ödemek için çalışır. Bir kadınla evlenirse nikâhı sahihtir. Vereceği mehrin miktarını belirtirse bile, belirttiği miktardan ancak mihri misli kadar mihr verir, fazla kalan batil sayılır. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, gayri reşit olarak baliğ olan kimsede reşitlik görülmezse mali ebediyen teslim edilmez ve o malda ta tasarruf etmesi caiz olmaz. Sefihin malından zekäti çıkarılır, çocuklarına, ailesine ve bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına nafaka verilir. Eğer Islâm haccın (Farz hac) yapmak isterse men edilemez. Hac yoluna çıkınca, kadı yol nafakasını, yolda kendisine harcayacak hacılardan emin ve güvenilir birisine verir. Eğer hasta olup hayır kapılarına vasiyetler yaparsa (ölümünden) sonra malının üçte birisinden vasiyetleri çıkarılır. Erkek çocuklarında buluğ, ihtilâm olma, cinsi münasebette bulunduğu takdirde gebe bırakma ve meninin gelmesiyle olur. Eğer bunlar bulun mazsa Ebu Hanife’ye göre, on sekiz senesini doldurunca baliğ olur. Kız çocuğunun buluğu, hayız (adet) kanını görmesi, ihtilâm olması ve gebe kalmasıyla olur. Eğer bunlar yok ise on yedi yaşını tamamladığında ballg olur. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, erkek ve kız çocukları on beş seneyi doldurduklarında baliğ olurlar. Çocuklar buluğa yaklaşıp baliğ olup olmadıklarında şüphe oluştuğunda, baliğ olduklarını söylerlerse kabul edilir ve baliğ hükmünde olurlar.
S.5. Borçlarda hacrin hükmü nedir?
C.5. Imam Ebu Hanife, borçtan dolayı, (kişiyi) hacr altına almam. Bir kişiye bir sürü borç yüklenir ve alacaklılar hapsedilip, hacr altına alınmasını isterlerse ben onu hacr altına almam, eğer malı varsa hâkim malında tasarruf edemez, ancak malını satıp borcunu ödeyinceye kadar hapsedebilir. Borcu dirhemse ve dirhemleri varsa veya borcu dirhem olup dinarları varsa, rızası olmaksızın, kadı, borcunu malından verebilir diyor. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, alacaklılar( iflas etmiş borç lunun hacrini isterlerse kadı, alacaklılara zarar vermemesi için, üzerine hacr koyar ve onu alışverişten, tasarruftan ve başkasına mal ikrar et mekten men eder, malını satıp borçlarını ödemediği takdirde, kadı malını star, alacaklılara hisselerine göre taksim eder. Hacr halinde bir mal ikrar ederse, borçların ödenmesinden sonra ikrar ettiği malı öder.
S.6. Müflisin nafakası nasıl ödenir?
C.6. Hacr zamanında müflise, eşine ve küçük çocuklarına malından nafaka verilir. Müflisin malı olduğu bilinmez, alacaklılar da hapis edilmesini isterse, müflis de malim yok derse, hâkim satılan malın fiyatı, elden aldığı paranın bedeli, akitle ödemesi gereken mihri ve kefalet gibi borçlar için hapseder. Bu tip borçlar dışında, gasp ettiği malın kıymeti, yaptığı cinayetlerin karşılığı ve kalan borçlar için hapsedilmez. Ancak malının olduğu delille ispat edilir ve bu borçları vermezse hapsedilir. Hakim, böyle bir kimseyi iki veya üç ay hapsettiğinde halini tetkik eder,
eğer bir serveti bulunmazsa serbest birakır, delille malının olmadığı ispat edilirse yine bırakması gerekir. Müflis, hapisten çıktıktan sonra kadı alacaklıları ondan uzaklaştıramaz, takip edebilirler, fakat tasarruf etmek ten, yolculuğa çıkmaktan men edemezler. Kazancının fazlası aralarında alacaklarına göre taksim edilir. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, häkim onu müflis ilân ettiğinde, malının olduğunu ispat etmedikleri takdirde, alacaklıları ondan uzaklaştırır.
S.7. Fasika hacr konulur mu?
C.7. Serveti için, islah edici ise, fasik bir kimseye hacr konulmaz. Eski fasıklıkla yení fâsıklık arasında fark yoktur. Belli bir kişiden (borçla) satın aldığı mal elinde olduğu halde iflas ederse, o malın sahibi de diğer alacaklılara tâbidir.
Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları
Answer ( 1 )
Hanefi Mezhebine Göre Hacr (Menetme)
Hacrın Tanımı
Hanefi mezhebine göre hacr (menetme), bir kişinin şer‘î yetkiyle malî işlemler yapma yetkisinin kısıtlanmasıdır. Bu kısıtlama, kişinin malını kötüye kullanmasını önlemek veya onu ve başkalarını zarardan korumak amacıyla uygulanır.
Hacr Sebepleri
Akıl Hastalığı (Cünun)
Tam akıl hastalığı (delilik) durumunda kişi tamamen hacr altına alınır.
Veli veya vasi, onun adına malî işlemleri yürütür.
Çocukluk (Sığar)
Ergenlik çağına ulaşmamış çocuklar hacr altındadır.
Çocukların yaptığı malî tasarruflar geçerli olmaz.
Mümeyyiz Olmayan Kişiler
İyiyi kötüden ayırt edemeyen çocukların malî işlemleri hükümsüzdür.
Sefihlik (Mali İsraf ve Savurganlık)
Malını gereksiz yere ve ölçüsüz harcayan kişiler kadı tarafından hacr altına alınabilir.
Sefih kişi kişisel harcamalarında serbest olabilir, ancak büyük malî işlemleri denetlenebilir.
Borçluluk (Deyn)
Hanefi mezhebine göre borçluluk sebebiyle hacr uygulanmaz.
Ancak borçlu, malını elden çıkararak borcunu ödemekten kaçıyorsa, kadı müdahale edebilir ve borçlarını ödemesi için malını sattırabilir.
Hacrın Sonuçları
Hacr altındaki kişi, kendi başına mal satamaz, bağış yapamaz veya borçlanamaz.
Akıl hastalığı veya sefihlik nedeniyle hacr altına alınan kişinin malî işlemleri veli veya vasi tarafından yürütülür.
Borçlu kişi hacr altına alınmasa da, mahkeme borçlarını ödemesi için malına el koyabilir.
Sonuç
Hanefi mezhebine göre borçluluk sebebiyle hacr uygulanmazken, akıl hastalığı, yaş küçüklüğü ve sefihlik gibi durumlarda hacr kararı verilebilir. Amaç, kişinin ve toplumun malî zarar görmesini engellemektir.