Hanefi Mezhebine Göre Dadılık

Question

HİDANE (DADILIK)

S.1. Hidane nedir?

C.1. Hidane sözlükte, Hıdn kökünden olup birleşme anlamına gelir. Hıdn, koltuğun altından bugüne kadar olan kısma denilir. Çocuğu besleyen sanki onu koltuğunun altına ve yanına almış gibi olur.

Şer’i Istılahta, Kendi başına işlerini göremeyen kişiyi korumak ve terbiyesini üstlenmektir. Hadine (dadı) çocuğu emziren kadın olabileceği gibi başka bir kadın da olabilir.

C.2. Eşler ayrıldığında, anne çocuğun terbiyesine daha uygundur.

S.2. Hidanenin hükmü nedir?

Anne olmadığı takdirde anne annesi baba annesinden daha evlädır, anne annesi yoksa baba annesi küçüğün kız kardeşlerinden daha evlâ olur. Eğer ninesi hiç yoksa kız kardeşleri hala ve teyzelerinden daha önce gelirler.

Anne ve babadan olan kız kardeşe öncelik tanınır, sonra anneden kız kardeşe sonra babadan kız kardeşe teslim edilir, teyzeler halalardan daha evlädır, teyze ve hålâlar, kız kardeşlerin indiği gibi inerler. Bunlardan evlenenin hakkı düşer, ancak kocası çocuğun dedesi olduğu takdirde, ninenin hidane hakkı bakidir. Eğer çocuğa yakın kadınlardan hiç kimse yoksa ve yakınları olan erkekler terbiyesi ve beslemesi için münakaşa ederlerse, asabe bakımından en yakınına verilir.

Erkek çocuk, tek başına yer, içer, elbisesini giyer ve tuvalet ihtiyacını kendi görene kadar anne ve ninenin bakması daha evlâdır. Kız çocuk da hayız görünceye kadar annesi ve ninesi yanında kalmalıdır. Evlenme çağına kadar kız çocuğuna anne ve nineden daha iyi kimse bakmaya layık değildir.

S.3. Hür olmayan bir kadının hidane hükmü nedir?

C3. Cariye azat edildiğinde, ümmü’l-veled çocuğundan ötürü azat olundugunda, hür kadın gibidir. Anne olan cariye ve ümm ül-veled, azat olmadan çocukta bir hakkı yoktur.

Dinleri ayırt edecek çağa gelip küfründen korkulmayan Müslüman çocuk, zimmi annesinden alınmaz.

S.4. Boşanmış kadın oğluyla şehir dışına çıkabilir mi?

C.4. Boşanmış kadın, çocuğunu alıp şehirden çıkaramaz. Ancak kocasıyla evlendiği memleketine götürebilir.

S.5. Kişi sadece eşine ve çocuklarına mi nafaka verir?

C.5. Hayır dinleri aynı olmasa dahi annesine, babasına, dede ve ninelerine de, ihtiyaçları olduğu takdirde, nafaka vermek zorundadır. Dinler farklı olduğunda, sadece anne, baba, dede, nine, çocuk ve eşe nafaka verilir. Ebeveynin nafakasında kimse evlatla müşterek değildir. Mahrem olan her rahim sahibi fakir ve küçük veya balik fakir kadın
yahut kötürüm ya da kör fakir, mirası nispetinde nafakası yakınları tarafindan verilir.

S.6. Çocuk nafakasının hükmü nedir?

C.6. Balig kızın, kötürüm çocuğun nafakası üçer olarak ebeveynlerine düşer, üçte iki babasına ve üçte biri de annesine alttir.

Yakınlarıyla kişinin arasında din ihtilafı olduğunda nafaka vacip olmaz,

Aynı şekilde fakir kimseye de yakınlarının nafakası vacip degildir. Kayıp evlâdın mali varsa ebeveynin nafakası o maldan verilir, baba nafakası için kayıp oğlunun eşyalarını satarsa Ebu Hanifeye göre, caizdir, gayri menkulünü satması caiz olmaz.

Kayıp evladın ebeveynin elinde mali olup o maldan nafakalarını alırlarsa, zamin olmazlar. Eğer malı başka birisinin elinde ise ve o da hâkimin izni olmadan ebeveynlerine nafaka verirse zamin olur.

Häkimin, evlåda, ebeveyne ve rahim sahiplerine verdiği nafaka ka ran, zaman aşımına uğrarsa düşer. Ancak hakim evlådın namına borç etmelerine izin verebilir.

Efendi, kölesine ve cariyesine infak etmek zorundadır. İnfak etmedigi takdirde, çalışabiliyorlarsa, çalışır nafakalarını temin ederler. Çalışamıyorlarsa efendileri satılmaya zorlanır.

Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları

About Soru

Answer ( 1 )

    0
    2025-02-20T10:48:03+03:00

    Hanefi mezhebine göre dadılık (evlatlık edinme), bir çocuğun bakımını üstlenmek, onu büyütmek ve ihtiyaçlarını karşılamak anlamında caizdir ve hatta sevaplı bir davranış olarak kabul edilir. Ancak İslam hukukuna göre bu durum, nesep (soy bağı) ilişkisini değiştirmez ve bazı dini hükümler açısından önemli farklar bulunur. İşte Hanefi mezhebine göre dadılık ile ilgili temel hükümler:

    1. Evlat Edinilen Çocuğun Nesebi Değişmez
    Hanefi mezhebine göre, bir çocuğu evlat edinmek onun gerçek soy bağını değiştirmez. Çocuk, biyolojik anne ve babasına ait kalır ve onların nesebiyle anılmaya devam eder.

    Kur’an’da bu konu şöyle geçer:
    “Allah, bir adamın içinde iki kalp yaratmamıştır… Evlatlıklarınızı da babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha doğrudur…” (Ahzab, 33/4-5)

    2. Miras Hakkı Yoktur
    Evlat edinilen çocuk, evlat edinen kişiye mirasçı olamaz. Eğer ona mal bırakılmak isteniyorsa, vasiyet yoluyla mirasın en fazla üçte biri verilebilir.

    3. Mahremiyet (Namahrem Olma Durumu)
    Evlatlık alınan çocuk, büyüdüğünde evlat edinen aile bireylerine mahrem olmaz. Yani:

    Evlat edinilen erkek çocuk, onu büyüten anneye ve kızlarına mahrem değildir.
    Evlat edinilen kız çocuk, onu büyüten babaya ve erkek çocuklarına mahrem değildir.
    Bu nedenle, çocuğun ergenlik çağına geldiğinde tesettür kurallarına uyulması gerekir.

    4. Süt Emzirme Durumu
    Eğer evlat edinilen çocuk, evlat edinen annenin sütüyle beslenirse, süt emzirme yoluyla mahremiyet oluşur. Bu durumda:

    Sütanne olan kadın ve onun kocası, çocuğun manevi anne-babası olur.
    Aynı sütü emen çocuklar kardeş sayılır ve birbirleriyle evlenemezler.
    Bu yöntemle, evlat edinilen çocuk aileye mahrem hale getirilebilir.

    5. Evlat Edinilen Çocuğun Nikâh Durumu
    Evlat edinilen kişi, evlat edinen anne-babanın öz çocuğu olmadığı için, ileride aile bireylerinden biriyle evlenmesi caiz olabilir. Ancak süt emzirme yoluyla mahremiyet oluşmuşsa, evlilik yasak olur.

    Sonuç:
    Hanefi mezhebine göre dadılık (evlatlık edinme) caizdir ve sevaptır, ancak bu durum biyolojik nesebi değiştirmez. Mahremiyet, miras ve nesep konularına dikkat edilmelidir. Eğer aile içinde mahremiyet sağlanmak isteniyorsa, süt emzirme yoluyla süt hısımlığı kurulabilir.

Leave an answer