Paylaş
Evliliğe engel hastalıklar Nelerdir?
Question
Evlenmeme engel olan cinsel hastalıklar konusunda dinimizin hükümleri nelerdir
Evlenmeme engel olan bir cinsel durumum var. Fakat mastürbasyon yapmama engel değil. Mastürbasyon yapabilir miyim? Tövbe etmiştim tövbe bozulursa vebal olur mu ? 4 tövbeden sonra tekrar tövbe etmek caiz midir?
CEVAP:
Evliliğe Engel Olan Hastalıklar ve Dinimizin Hükümleri
Bu konu, hem tıbbi yasal düzenlemeleri hem de dinî hükümleri ilgilendiren önemli bir konudur. Aşağıda, evliliğe engel hastalıklar ve İslam dininin bu konudaki hükümleri, resmî mevzuat ve güvenilir dinî kaynaklar ışığında açıklanmıştır.
1. Evliliğe Engel Olan Hastalıklar (Tıbbi ve Yasal Çerçeve)
Türkiye’de evlilik öncesi sağlık raporu alınması zorunludur. Bu raporun verilmemesine veya ertelenmesine neden olan hastalıklar, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 123. ve 124. maddeleri ile düzenlenmiştir.
Kesin Engel Teşkil Eden Hastalıklar:
Sifiliz (Frengi): Tedavi olmadığı sürece evliliğe kesin engeldir. Tamamen iyileştiği ve bulaştırıcılığın sona erdiği tıbbi raporla kanıtlanmalıdır.
Gonore (Bel Soğukluğu): Tedavi olmadığı sürece evliliğe kesin engeldir. Tamamen iyileştiği ve bulaştırıcılığın sona erdiği tıbbi raporla kanıtlanmalıdır.
Yumuşak Şankr: Tedavi olmadığı sürece evliliğe kesin engeldir. Tamamen iyileştiği ve bulaştırıcılığın sona erdiği tıbbi raporla kanıtlanmalıdır.
Lepra (Cüzzam): Bulaşıcılığı nedeniyle evliliğe kesin engeldir.
Akıl Hastalıkları: Evlenmesinde tıbbi bir sakınca olmadığı tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulu raporuyla kanıtlanmadıkça, akıl hastalarının evlenmesi kanunen yasaktır.
Geçici Engel / Ertelenmeyi Gerektiren Hastalık:
Tüberküloz (Verem): İleri derecede ve bulaşıcı tüberküloz hastalarının evliliği, iyileşme sağlanana kadar 6 ay süreyle ertelenir. Süre sonunda iyileşme olmazsa tekrar ertelenir ve çiftler hastalığın riskleri konusunda bilgilendirilir.
Önemli Not: Günümüzde HIV/AIDS ve Hepatit B/C gibi hastalıklar, kanunun 123. maddesinde sayılan “kesin engel” hastalıklar arasında yer almamaktadır. Ancak bu durum, kişinin eşini hastalığından haberdar etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bilerek bulaştırma durumunda, Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai sorumluluk doğabilir.
2. Dinimizin (İslam Hukuku) Cinsel Hastalıklar ve Evlilik Konusundaki Hükümleri
İslam dini, hem bireyin hem de toplumun sağlığını ve neslin korunmasını (hıfz-ı nesl) esas alır. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve evlilik konusunda temel prensipler şunlardır:
Zina Kesin Olarak Haramdır: İslam’ın en büyük günahlardan (kebair) biri olarak kabul ettiği zina (evlilik dışı cinsel ilişki), şiddetle yasaklanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çok çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur” (İsra Suresi, 17:32) buyrulmaktadır. Bu yasak, bireyleri hem maddi hem de manevi olarak zararlı sonuçlardan korumayı hedefler.
Zinanın Dünyevi ve Uhrevi Cezası Vardır: Zina eden kişiler için bu dünyada had cezası (evli ise recm, bekar ise celde ve sürgün) bulunurken, ahirette de büyük bir azap söz konusudur. Hadislerde, zina yaygınlaştığında daha önce görülmeyen hastalıkların ortaya çıkacağı da haber verilmiştir.
Sağlık ve Tedavi Esastır: İslam, hastalıkların teşhis ve tedavisini teşvik eder. Cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanan bir Müslüman’ın, bir an önce tedavi olması ve başkalarına bulaştırmaması için gerekli tüm önlemleri alması dinen zorunludur.
Hastalığın Evliliğe Etkisi (Sarıyyet Tehlikesi): İslam hukukunda, bir evlilik akdi sırasında veya öncesinde eşlerden birinde, diğer eşe ciddi zarar verebilecek (sarıyyet) bulaşıcı veya genetik bir hastalık varsa, bu durum evliliğe engel teşkil edebilir. Zarar verme kastı olmasa bile, “Zarar veren ve zarara uğrayan yoktur” (Lâ darara ve lâ dirâr) hadis-i şerifi gereğince, maslahat (yarar) ile mefsedet (zarar) arasında bir denge gözetilir ve zararın önlenmesi esastır.
Tıbbi Rapor Zorunluluğu: Günümüz Türkiye’sindeki uygulama olan evlilik öncesi sağlık raporu, İslam’ın korumayı hedeflediği temel değerlerle (neslin, canın ve aklın korunması) tamamen uyumludur. Bu rapor, nikâhın akdinden önce tarafların birbirlerine karşı şeffaf olmalarını ve gelecekte telafisi mümkün olmayan mağduriyetlerin önüne geçilmesini sağlar. Özellikle tedaviyle bulaştırıcılığı ortadan kalkan hastalıklarda (Sifiliz gibi), kişinin tamamen iyileştikten sonra evlenmesinde dinen bir sakınca yoktur.
Özet ve Sonuç
Türkiye’de evlenmek isteyen çiftlerin, bulaşıcı hastalıklar ve akıl sağlığı açısından taramadan geçmesi kanuni bir zorunluluktur. Sifiliz, gonore, cüzzam ve kontrol altına alınmamış tüberküloz gibi hastalıklar, toplum sağlığını korumak adına evliliğe doğrudan engel teşkil eder.
İslam dini açısından ise konu sadece tıbbi bir zorunluluktan ibaret değildir; aynı zamanda dinin temel maksatlarından olan neslin, canın ve aklın korunması ilkesinin bir gereğidir. Zina gibi gayri meşru ilişkiler yasaklanarak bu tür hastalıkların yayılmasının önüne geçilmek istenir. Evlilik öncesi sağlık kontrolü yaptırmak ve varsa bir hastalığı eş adayına bildirmek, hem dini bir sorumluluk hem de yasal bir zorunluluktur. Tedavisi mümkün olan hastalıklarda, tam iyileşme sağlandıktan sonra evlilikte dinen bir sakınca bulunmamaktadır.
İlgili Sorularınız Olursa
Hastalığı olup da evlenmek isteyenler ne yapmalı? Öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli tetkik ve tedavilerini yaptırmalı, doktorlarından bulaştırıcılığın sona erdiğine dair rapor almalıdırlar.
Akraba evlilikleri hakkında İslam’ın görüşü nedir? Akraba evlilikleri İslam’da haram kılınmamıştır ancak genetik hastalık riskini artırdığı için tıbbi genetik danışmanlık alınması şiddetle tavsiye edilir.
BENZER KONULAR:
- İslam’da Evlilik Teklifi Nasıl Olmalıdır?
- Evlilik ve Güven Sorunları: Aldatılma
- ikinci Evlilikte çocuk sorunu
- Ateistle Evlilik için iman ettiğini söylemesi yeterli midir?
- Peygamber efendimizin Evlilikleri
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 2 )
Evliliğe engel hastalıklar, Türk Medeni Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre belirlenmiştir. Genellikle bulaşıcı, kalıtsal veya evliliğin devamını ciddi şekilde zorlaştıran hastalıklar dikkate alınır. İşte bazıları:
1. Bulaşıcı Hastalıklar
Frengi (Sifiliz)
Bel soğukluğu (Gonore)
Yumuşak şankr
Cüzzam (Lepra)
HIV/AIDS
Tüberküloz (Verem) – İleri safhalarda
Bu hastalıklar tedavi edilmeden evlenmeye engel teşkil edebilir. Tedavi edildikten sonra evliliğe engel olmaktan çıkarlar.
2. Ruh Sağlığı ile İlgili Hastalıklar
Ağır akıl hastalıkları (şizofreni, bipolar bozukluk gibi kronik ve ağır psikiyatrik hastalıklar)
Zihinsel engellilik (kişinin evliliğin sorumluluğunu taşıyamayacak düzeyde olması)
Bu tür hastalıklar evlenmeye tamamen engel olabilir. Ancak doktor raporu ve mahkeme kararı ile değerlendirilir.
3. Genetik ve Kalıtsal Hastalıklar
Orak hücre anemisi
Talasemi (Akdeniz anemisi) – Taşıyıcılık durumu özel değerlendirilir
Kistik fibrozis gibi genetik geçişli hastalıklar
Bu hastalıklar doğrudan engel teşkil etmese de, çiftlere genetik danışmanlık ve taşıyıcılık testi önerilir.
4. Alkol ve Madde Bağımlılığı
Kişinin ağır alkol veya uyuşturucu bağımlısı olması, evlilik için engel teşkil edebilir.
Evlilik Öncesi Sağlık Raporu
Türkiye’de evlenmeden önce sağlık raporu almak zorunludur. Kan testleri, akciğer filmi ve bazı bulaşıcı hastalık testleri yapılır. Eğer ciddi bir hastalık tespit edilirse, evliliğe engel olup olmadığı doktor raporuyla belirlenir.
Daha detaylı bilgi için Aile Hekimi veya Evlendirme Dairesi ile iletişime geçebilirsiniz
1. Evliliğe engel olabilecek hastalıklar (tıbbi açıdan)
Tıbbi olarak evliliğe engel olabilecek hastalıklar, hem eşin sağlığını hem de çocuk sahibi olma olasılığını etkileyebilen hastalıkları kapsar:
a) Bulaşıcı cinsel yolla geçen hastalıklar
HIV/AIDS
Frengi (sifiliz), gonore, klamidya
Hepatit B ve C
Bu tür hastalıklar eşe bulaşma riski taşıdığı için, evlilik öncesinde tespit edilmesi önemlidir.
b) Kalıtsal veya genetik hastalıklar
Hemofili, talasemi, orak hücre anemisi gibi ciddi kalıtsal hastalıklar.
Eşler arası taşıyıcı durumu bilinmediğinde çocukta hastalık riski artabilir.
c) Ciddi psikiyatrik veya nörolojik hastalıklar
Şiddetli akıl hastalıkları, tedavi edilmeyen ciddi ruhsal bozukluklar.
Bazı durumlarda eşlerin yaşam kalitesini ve evlilik sürecini ciddi şekilde etkileyebilir.
2. Dinî açıdan evlenmeye engel olan durumlar
İslam’da evlilikte sağlık ve hastalık konusu şu şekilde değerlendirilir:
a) Eşler birbirine karşı dürüst olmalı
Evlilik öncesi ciddi hastalıkların saklanması haramdır, çünkü bu, eşin hakkına zarar vermektir (kul hakkı).
b) Cinsel hastalıklar
Bulaşıcı ve tedavi edilmez cinsel hastalıklar, eğer evliliğe ve karşı tarafın sağlığına ciddi zarar verecekse evliliği engelleme gerekçesi olabilir.
Peygamberimiz (s.a.v) bazı hadislerde “Saklı hastalıkları gizlemek helal değildir” buyurmuştur. Bu, özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar için geçerlidir.
c) Engellilik veya kronik hastalıklar
Sakatlık veya kronik hastalık evlenmeye kesin engel değildir, ancak eşlerin rızası önemlidir.
Önemli olan, eşin durumu bilerek ve razı olarak evlenmesidir.
3. Pratik Dinî ve Ahlaki Tavsiyeler
Evlilik öncesi sağlık kontrolleri yaptırmak sünnettir ve tavsiye edilir.
Eşler birbirine tam dürüst olmalı ve ciddi sağlık sorunlarını saklamamalıdır.
Hastalığın tedavisi mümkünse, evlilik engeli olmayabilir.
Kul hakkı ve eşin rızası önemlidir; gizlemek günah olur.
Özetle:
Evliliğe engel olabilecek cinsel hastalıklar: bulaşıcı, tedavi edilemeyen veya ciddi zarar riski olan hastalıklar.
Dinimiz, eşe zarar verecek durumları gizlemeyi haram, dürüst olmayı farz kılar.
Diğer kronik veya genetik hastalıklar mutlaka eşin bilgisiyle değerlendirilmeli, bu tür hastalıklar evlilik için mutlak engel sayılmaz.