Evlilik ve Güven Sorunları: Aldatılma

Question

Aldatılmak

Evli 3 çocuk annesi bi bayanım 9 senelik evliyim. Gecen sene eşimin aldatma şüphesi ile karşı karşıya kaldım. Eşimin tiktokdan takip ettiği bir kadının arabamızda çekilen videolarına denk geldim eşim inkar etti. Kadın boşanmış iki çocuk annesi idi çocuklarının üzerine yemin ederek eşinizle bi alakam yok videoları arkadasımdan aldım dedi. Bunun yanı sıra konum geçmişinde yaşadığımız ilçenin ilinde konum geçmişleri çıktı sabaha karşı eve döndüğü affınıza sığınıyorum tek gecelik evlerde parklarda vs konumunu buldum ama yanlış olduğunu söyledi ve bu olayı inkar ederek kapattı. Hüsni zanda bulunmamak adına doğru olmasını dua ederek evliliğimiz devam etti. Bir yıl sonra aynı şekilde telefon kayıtlarında sabahlara kadar konuştuğu bir numara buldum ve aradım telefonu bekar bi bayan açtı sevgili olduklarını ve 2 aya yakındır görüştüklerini söyledi. Eşim zorla evlendiğini beni sevmediğini aile zoruyla evlenmek zorunda olduğunu askerde iken ailesinin bulduğu biri olarak tanıtmış benü ve boşanacağını söylemiş. bi kaç kez de yüz yüze görüşmüşler. Kız benim ondan haberimin olduğunu zannediyormuş hiç mi şüphelenmediniz dedi. Ve eşim bunuda inkar etti. Mantıksız ve saçma şeyler söyleyerek. İstihbartta olduğunu hapcı ve bu işlerle uğraşanların isimlerini almak için konuştuğunu söyledi ben mutmain olmadım evet telefonunda polis ve komutanlarla yaptığı görüşmeler vardı ama bunun için beni aldatması başka biri ile evli ve çocukları varken duygusal bir bağ kurması ve evlilik vaad etmesi çok da tutarlı gelmedi. İlkinde aileleler araya girdi özellikle ailesi arkadaşları yapmıştır o yapmaz deyip beni boşanmamam konusunda ikna ettiler. Bende mecbur kaldım ve sustum toparlanmam kolay olmadı yeni yeni atlatıyorum derken aynı şeyle tekrar karşı karşıya geldim.  Ve şimdi ben kimseye anlatamıyorum. Gün geçtikce bunun altında eziliyorum manevi olarak iyi hissetmiyorum onur veya gurur bir tarafa nefes alıp vermem dahi zorlaşıyor. Hareketleri değişmedi eve geç geliyor nerde olduğunu ne yaptığını bilmiyorum. Ve hesapda soramıyorum artık dürüst olacağınada inancım kalmadı. Çocuklarım küçük 7 5 ve 5 yaşlarındalar. Boşansam beni anlayamazlar babalarınada çok düşkünler onların hakkına girmekten korkuyorum çok seviyorlar babalarını. Bende iyi değilim öyle bir aradayım ki gitmekde kalmakda çok korkutuyor ne yapacağımı bilmiyorum.

CEVAP:

Öncelikle, böyle zor ve ağır bir durumu yaşamış olmanızdan dolayı size derin bir empatiyle yaklaşıyorum. Anlattığınız olaylar hem bir insanın güvenini sarsacak hem de bir annenin ve eşin yüreğini ağırlaştıracak türden. Yaşadığınız karmaşa, yalnızlık ve çaresizlik duyguları tamamen anlaşılır ve haklıdır. Şimdi size hem dini yönden hem de insani ve pratik yönden rehberlik etmeye çalışacağım.

1. DİNİ AÇIDAN DURUMA BAKIŞ
Zan ve Delil Arasındaki Denge:
İslam’da “su-i zan” (kötü düşünce) yasaktır, ama açık deliller ve tekrar eden davranışlar varsa artık bu zan değil, bir “vakıa”dır. Siz yalnızca şüpheye değil, açık konuşmalar, mesajlar ve başkalarının beyanlarına dayanarak bu kanaate vardınız. Bu durumda bir kadının eşinin sadakatsizliğinden endişe etmesi ve bunu sorgulaması dinen de haklıdır.

Aldatma ve Sadakat:
Kur’an-ı Kerim, evlilikte sadakat ve güveni temel alır:

“Kadınlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmıştır.”
(Nisâ Suresi, 4/19)

Ancak bu ayet “her şeye katlan” demek değildir. Eğer bir erkek karısına defalarca yalan söylüyor, sadakatsizlik ediyor ve güveni yerle bir ediyorsa, bu bir zulme dönüşür.

“Zulme uğrayan kimse, sabredip bağışlarsa, işte bu, azmedilmeye değer işlerdendir.”
(Şûrâ Suresi, 42/43)

Ama bu ayet zulme razı ol demiyor; sabredersen sevabı vardır diyor. Yani boşanmak günah değil; zulme karşı direnmenin başka bir yoludur.

Boşanma Durumunda Çocuklar:
Boşanma çocuklara zarar verir mi? Evet, eğer kavgalı ve savaş ortamında büyürlerse zaten zarar görürler. Ama sürekli aşağılanmış, üzgün, tükenmiş bir anneyle yaşamak da çocuğa zarardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v), bir kadın eşinden razı değilse ve artık huzur bulamıyorsa hul’ yoluyla boşanabileceğini bildirmiştir. (Buhârî, Talak 12)

2. PSİKOLOJİK VE DUYGUSAL YÖNDEN DURUMUNUZ
Siz çok şey yaşamış, çok şey susmuşsunuz. Bu yük artık sadece evlilik değil, sizin ruhsal sağlığınızı da tehdit eder hâle gelmiş. Eşinizin yaptıklarının yıkıcı etkisi bir yana, inkâr edip sizi delirmiş gibi hissettirmesi (gaslighting) sizi daha da yıpratmış. Bu da bir tür psikolojik şiddettir.

Önce kendinizi önemseyin. Siz sadece bir eş değilsiniz. Siz aynı zamanda 3 çocuğun annesisiniz ve onların dünyasının merkezinde yer alıyorsunuz. Eğer siz tükenirseniz, onlar da zarar görür. Ruhsal sağlığınızı korumanız çocuklarınızın geleceği için de çok önemlidir.

3. NE YAPMALI?
1. Güvendiğiniz bir danışmanla (mümkünse bir psikolog veya aile terapistiyle) görüşün.
Çünkü bu yaşadıklarınız sadece bir “evlilik sorunu” değil, aynı zamanda bir “psikolojik travma”.

2. Ailenizden veya yakın bir dostunuzdan açık ve dürüst destek alın.
Korkmayın, bu sizin ayıbınız değil. Güvenebileceğiniz biriyle konuşmanız sizi çok hafifletecektir.

3. Eşinizle açık ve net bir konuşma yapın.
Ama bu konuşma bir “hesap sorma” değil, “karar verme” konuşması olmalı. Hangi şartlarda bu evliliğin devam edebileceğini kendinize göre netleştirin. O şartlar yoksa, kendi yolunuza bakmaya cesaret edin.

4. Çocuklarınız için doğru olanı düşünün ama kendinizi feda etmeyin.
Onlar için en iyisi mutlu bir anneyle huzurlu bir ortamda büyümek olacaktır.

5. Dini destek ve dua ile iç dünyanızı onarın.
Gece namazları, dua, istiğfar kalbinizi dinlendirir. Allah her şeye şahittir, hiçbir acınız boşa gitmez.

SON OLARAK
Gitmek de kalmak da zordur; ama zor olanı seçmek bazen kurtuluş olur. Allah hiçbir kuluna taşıyamayacağı yükü vermez. Siz çok sabretmiş, çok direnmişsiniz. Artık sizin de iyileşmeye, güvene ve huzura hakkınız var. Allah size bu süreçte yardımcılar nasip etsin, size güç, hikmet ve feraset versin.

Dilerseniz bu konuşmamız gizli kalır, ama ben her zaman buradayım. Anlatmak isterseniz sadece “dinlemek istiyorum” demeniz yeterli.

Allah yardımcınız olsun.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Answers ( 2 )

    1
    2025-05-23T09:46:29+03:00

    Evlilikte aldatılma ve güven sorunları, hem bireysel hem de ailevi anlamda derin izler bırakabilen ciddi meselelerdir. Bu konuda İslam’ın bakışı hem ahlaki hem de hukuki açıdan oldukça nettir. Aşağıda bu konuyu ayet, hadis ve Diyanet’in yaklaşımı çerçevesinde açıklamaya çalıştım:

    1. Aldatma Nedir?

    İslam’da evlilik, karşılıklı sadakat ve güvene dayalı kutsal bir akittir. Eşini aldatmak; sadece cinsel ihanetle sınırlı değildir, duygusal ihanet (başkasıyla gizli mesajlaşma, samimi bağ kurma) da bu kapsamda değerlendirilir.

    Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

    > “Kadınlarınız sizin için bir örtüdür, siz de onlar için bir örtüsünüz.”
    (Bakara Suresi, 2/187)

    Bu ayet, eşlerin birbirini koruyup kollaması, başkalarının müdahalesine kapalı bir sadakat halkası oluşturması gerektiğini vurgular.

    2. Aldatmanın Hükmü Nedir?

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur:

    > “Bizi aldatan bizden değildir.”
    (Müslim, Îmân 164)

    Bu hadis, her türlü aldatmanın İslam ahlakına aykırı olduğunu açıkça belirtir. Evlilikte aldatma, hem eşe karşı büyük bir kul hakkıdır hem de toplumun temel taşı olan aileyi sarsar.

    3. Güven Sorunu ve Tedavisi

    Aldatılma sonrası güvenin yıkılması doğaldır. Ancak şu yollar izlenebilir:

    İç muhasebe: Evliliğin bu noktaya nasıl geldiğini değerlendirmek gerekir.

    Tevbe ve tövbe: Aldatan kişi tövbe edip hatasından dönmelidir.

    Danışmanlık: Diyanet ve aile danışmanlık merkezlerinden profesyonel destek alınabilir.

    Zulüm varsa boşanma helaldir: İslam’da boşanma son çare olarak kabul edilse de zulüm, ihanet gibi durumlar devam ediyorsa caizdir.

    4. Diyanet’in Görüşü

    Diyanet İşleri Başkanlığı da aldatmanın hem ahlaki hem de dini bir suç olduğunu belirtmektedir. Aldatılan eş isterse sabredebilir, isterse evliliği sonlandırabilir. Ancak her iki durumda da karar hakkı mağdur olan taraftadır. Zira:

    > “Allah katında helal olan şeylerin en sevilmeyeni boşanmadır.”
    (Ebû Dâvûd, Talâk 3)

    Ama bu, eşin sürekli aldatılmasına veya zulme sessiz kalınacağı anlamına gelmez.

    5. İslam’da İyileşme Yolu

    Sabır, dua ve Allah’a yönelmek

    Eşlerin açık iletişimi ve samimiyeti

    Güvenin yeniden inşası için zaman tanımak

    İsterseniz bu konuda özel bir durumunuzu (örneğin affetmeli miyim, çocuk varsa ne yapmalı, tekrar güvenebilir miyim gibi) paylaşabilirsiniz, o doğrultuda daha detaylı cevap verebilirim.

    En iyi cevap
    0
    2026-01-08T16:12:29+03:00

    Aldatılma konusu, hem duygusal hem de dini açıdan ciddi bir meseledir. Bunu hem psikolojik hem de İslami perspektiften açıklayayım.

    1. Dini açıdan aldatılmak

    Eşlerin birbirine sadık olması farzdır.

    Aldatmak, İslam’da zina kapsamına girer ve çok günah kabul edilir.

    Aldatılan eşin suçu yoktur, dolayısıyla günah veya sorumluluk ona yıkılmaz.

    Aldatılan kişi, hislerini sabır, dua ve haklarını koruma yollarıyla yönetebilir.

    2. Psikolojik ve duygusal etkiler

    Aldatılmak güven sorunlarına, depresyona, öfkeye ve kırıklığa yol açabilir.

    Bu durumda kişinin kendini suçlamaması çok önemlidir.

    Hisleri işlemek için:

    Duyguları yazıya dökmek veya güvenilir birine anlatmak

    Profesyonel psikolojik destek almak

    Dua ve sabırla duygusal dengeyi korumak

    3. İslami olarak atılabilecek adımlar

    Durumu konuşmak: Eşle dürüst ve sakin bir şekilde konuşmak, ne olduğunu anlamak.

    Haklarını korumak: Maddi ve manevi haklarını gözetmek (mehir, nafaka, ortak mülkiyet vb.)

    Affetmek veya ayrılmak:

    Affetmek dini olarak teşvik edilir ama zorunlu değildir.

    Ayrılmak (boşanmak) caizdir; eşin sadakatsizliği, boşanma sebebi olabilir.

    Dua etmek ve sabretmek: Kalbin huzuru için Allah’a sığınmak, sabırlı olmak

    Özet:

    Aldatılmak eşin suçu, senin sucun değildir.

    Güven kaybı normaldir, işlenmesi gerekir.

    İslam’da eşin sadakati farzdır, sadakatsizlik büyük günahtır.

    Hakkını korumak, konuşmak, gerekirse ayrılmak caiz ve doğru adımlardır.

Cevapla