Dinimizin sağlığa verdiği önem

Question

DİNİMİZDE SAĞLIĞI KORUMAK

islamda sağlığı neden korumalıyız? islam dininin sağlığa verdiği önem ile ilgili ayet ve hadisler

Yüce Allah’ın başta akıl olmak üzere, sayılamayacak kadar nimet verdiği ve yarattıklarının en üstünü kıldığı seçkin varlık hiç şüphesiz ki, insandır. Allah-u Teala tarafından insanların dünya ve ahiret mutluluğunu temin maksadıyla rahmet dini olarak gönderilen İslam, şu beş ilkeyi hedef almıştır: Bunlar; canı, aklı, dini, malı ve nesli korumaktır. Bu çerçevede Yüce İslam Dini, sağlıklı insan, sağlıklı aile ve sağlıklı bir toplum oluşturmayı hedeflemiştir.
Hayat dini olan İslam, insanın ruh ve beden sağlığına büyük önem verir. Sağlığı bozacak ve onu tehlikeye atacak her türlü tutum ve davranışlardan kaçınılmasını emreder. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır; “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.” [1] Dinimiz sarhoşluk veren, akli ve ruhi dengeyi bozan, sinir sistemini tahrip edip sağlığı bozan her türlü alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanımını yasaklamıştır. Allahu Teala başka bir ayet-i kerimesinde de “Allah’ın sizlere helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yeyin” [2] buyurarak, sağlığın korunmasında helal ve temiz gıdaların yenilmesinin önemli olduğu vurgulanarak sağlığa zarar veren domuz eti, kan, ölü hayvan eti, çürümüş, bozulmuş ve tarihi geçmiş olan gıdaların yenilmesi yasaklanmıştır.

Sağlıklı ve güçlü insan hasta ve zayıf insana nisbetle dünyevi işlerini en güzel bir şekilde yapabildiği gibi, ibadetlerini de hakkıyla yerine getirebilir. Bu nedenle Hz.Peygamber (s.a.v.) sağlıklı yaşamaya önem vererek bu hususla ilgili birçok emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlardan birisinde “Kuvvetli (sağlıklı) olan mümin, zayıf ve güçsüz düşen müminden Allah katında daha hayırlı ve daha sevimlidir.” [3] Diğer bir hadislerinde de, “İnsanların sahip oldukları, fakat çoklarının kıymetini takdir etmeyip, aldandıkları iki nimet vardır. Bunlar sağlık ve boş vakittir” buyurmuşlardır.[4]

Sevgili Peygamberimiz (a.s.) hastalandığı zaman tedavi olmuş, o günkü şartlarda ashabına tedavi usullerini göstererek tedavi olmalarını tavsiye etmiştir. Nitekim bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: “Ey Allah’ın Kulları! Tedavi olun, Çünkü Allah yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifa veya deva yaratmıştır. Ancak bir dert müstesna, o da ihtiyarlıktır”. [5] Diğer taraftan dualarında da, “Allahım! Beni affet, bana merhamet et, beni doğru yola ilet, bana sıhhat ve afiyet ver, beni rızıklandır” [6] buyurarak Allah’tan sağlıklı olmayı dilemiş ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. Nitekim bir defasında Sevgili Peygamberimiz minbere çıkmış ve şöyle buyurmuştur; “Allah’tan af ve afiyet isteyin. Çünkü imandan sonra hiçbir kişiye sağlıklı olmaktan daha hayırlı bir nimet verilmemiştir.” [7]

Sağlıklı yaşamak hayatın tadı, mutluluğun kaynağı, hayatta başarılı olmanın temel şartıdır. Ömür sağlıklı geçerse güzeldir. Dünya saadetinin başı sağlıktır. O nedenledir ki; Kanuni Sultan Süleyman, bir nefes alıp verecek kadar sağlık içinde olmanın dünyanın bütün nimetlerinden daha değerli olduğunu şöyle ifade etmiştir;
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet,cihanda bir nefes sıhhat gibi.

O halde Rabbimizin bize emaneti olan ruh ve beden sağlığımızı koruyalım. Unutmayalım ki dinin ve tıbbın emir ve yasaklarına uyan kimse huzurlu ve sağlıklı bir hayat yaşar.


[1] Bakara, 195.
[2] Maide, 88.
[3] Müslim, Kader, 8.
[4] Müslim, Zühd, 1.
[5] Tirmizi, Tıb, 2.
[6] Müslim, Zikr, 35.
[7] Tâc, 122.

About Soru

Answers ( 2 )

    0
    2020-11-14T20:07:38+03:00

    En hafifinden en ağırına kadar hastalık dünya imtihanlarından biridir. Tarih boyunca pek çok hastalık Allah’ın yardımı ve insanların gayretli araştırmaları ile tedavi edilmiştir. Özellikle lavabo, abdesthane, kapı kolu ve masa üstleri gibi el temasının yoğun olduğu alanları temiz tutalım. Ellerimizi her zamankinden daha fazla sabunla ve ovalayarak yıkayalım. Sağlık, Rabbimizin bize emanetidir. Mümine düşen, bu emanete sahip çıkmak, onu korumak için gayret göstermektir.

     

    0
    2025-09-19T14:14:05+03:00

    Dinimizin sağlığa verdiği önem, İslam’ın temel öğretilerinin bir parçasıdır ve bu öğretiler insanın beden sağlığını, ruhsal sağlığını ve manevi huzurunu korumayı amaçlar. İslam, sadece dini ibadetlerle değil, günlük yaşamda sağlıklı alışkanlıklar benimsemekle de ilgilidir. İslam, insanı her yönüyle sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürmeye teşvik eder. Bu yüzden sağlık, İslam’da önemli bir değer olarak kabul edilir ve çeşitli ayetlerde ve hadislerde bu konuya dikkat çekilir.

    1. İslam’da Sağlık, Beden ve Ruhun Dengesiyle İlgilidir

    İslam, bedensel sağlığı yalnızca fiziksel hastalıklardan korunmakla sınırlı tutmaz. Aynı zamanda kişinin ruhsal ve psikolojik sağlığını da gözetir. İslam, insanın tüm yönlerini (beden, zihin, ruh) dengede tutmayı hedefler.

    a) Sağlık, Allah’ın Bir Nimetidir

    Sağlık, Allah’ın insana verdiği en büyük nimetlerden biridir. İslam’a göre sağlık, bir testtir. Beden sağlığını korumak ve bu nimeti doğru şekilde kullanmak, bir sorumluluktur.

    Kuran: “O, sizi topraktan yaratan, sonra bir müddet yaşamaya karar veren, sonra sizi öldürecek olan ve yine sizi bir gün diriltecek olan Allah’tır. O’na karşı sorumlu olmalısınız.” (Fussilet Suresi, 39)

    Bu ayet, insanın bedenine sahip çıkmasının, onu sağlıklı tutmasının ve ona iyi bakmasının önemini vurgular.

    b) Sağlık İçin Temizlik ve Hijyen

    İslam, temizlik konusunda son derece titizdir ve temizliğin, hem beden sağlığı hem de ruhsal sağlık için önemli olduğunu öğretir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), temizliğin imanın yarısı olduğunu belirtmiştir.

    Hadis: “Temizlik imanın yarısıdır.” (Sahih Muslim)

    Bu hadis, sağlıklı bir yaşam için temizlik ve hijyenin temel öneme sahip olduğunu anlatır. İslam, yalnızca vücut temizliğini değil, çevre temizliğini de önemser. Namazın şartlarından biri olan abdest, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda hijyen açısından önemli bir uygulamadır.

    2. Sağlıklı Beslenme ve İyi Alışkanlıklar

    İslam, sağlıklı beslenmeye büyük önem verir ve insanın bedeniyle olan ilişkisini düzgün tutmasını ister. Sağlıklı gıdaların tüketilmesi, aşırılıktan kaçınılması ve israf edilmemesi öğütlenir.

    a) Helal ve Tayyib Gıdalar

    İslam, helal ve temiz gıdaları tüketmeyi emreder. Helal gıdalar, sadece fiziksel sağlığı değil, ruhsal sağlığı da iyileştirir. Aynı zamanda aşırıya kaçılmaması, dengeli ve ölçülü bir şekilde yemek yenmesi tavsiye edilir.

    Kuran: “O, size helal ve temiz olan her şeyi yemeyi emretmiştir…” (Maide Suresi, 4)

    Ayrıca, aşırı yemek yemenin sağlıksız olduğu, dengeli bir beslenmenin gerektiği üzerinde durulur.

    Hadis: “İnsanın karnını doldurması için üç şey yeterlidir: Birkaç lokma, sırtını doğrultacak kadar, biraz da su.” (Tirmizi)

    b) İsraf Etmemek

    İslam, gıda israfını yasaklar ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurgular. Hem besinleri israf etmek hem de fazla yemek, sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratır.

    Kuran: “Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez.” (A’raf Suresi, 31)

    İslam, bu öğüdü yalnızca maddi anlamda değil, manevi açıdan da değerlendirir. İsraf, aynı zamanda manevi anlamda da insanı zarara uğratır.

    3. Düzenli Egzersiz ve Fiziksel Aktivite

    İslam, insanın bedeniyle sağlıklı bir ilişki kurmasını teşvik eder. Peygamber Efendimiz (s.a.v), okçuluk, yüzme, at binme gibi fiziksel aktiviteleri tavsiye etmiştir. Bu tür aktiviteler, sağlıklı bir beden için gereklidir ve ruhsal sağlığı da destekler.

    a) Fiziksel Sağlık İçin Egzersiz

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) fiziksel egzersizlerin sağlık için önemine dikkat çekmiştir. Bu konuda hadislerde, insanın sağlıklı kalması için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

    Hadis: “Müslüman bir kimse, güçlü olmalıdır. Bu, Allah’a daha sevimli ve faydalıdır.” (Sahih Müslim)

    Günlük yaşamda hareketli olmak, düzenli egzersiz yapmak, bedenin sağlığını korumanın yanı sıra zihinsel ve psikolojik sağlığı da güçlendirir. İslam, yalnızca fiziksel güç değil, aynı zamanda içsel huzuru da hedefler.

    b) Yürüyüş ve Doğada Zaman Geçirme

    İslam, doğa ile uyum içinde yaşanmasını önerir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), insanları doğada vakit geçirmeye, temiz havada yürüyüş yapmaya teşvik etmiştir.

    4. İslam’da Psikolojik ve Ruhsal Sağlık

    İslam, beden sağlığı kadar psikolojik ve ruhsal sağlığı da önemser. Ruhsal sağlık, kişinin iç huzurunu ve Allah’a olan güvenini içerir. İslam, insanın manevi açıdan da sağlıklı olmasını öğütler.

    a) Dua ve Zikir

    İslam’da dua etmek ve Allah’ı zikretmek, ruhsal sağlığı iyileştiren önemli bir faktördür. Zikir, stresin azalmasını sağlar, insanın ruhunu huzura kavuşturur.

    Kuran: “Gerçekten kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.” (Ra’d Suresi, 28)

    Ruhsal sağlık için Allah’a yönelmek, manevi huzuru bulmanın yoludur. Aynı zamanda dua ve ibadetler, insanı her türlü sıkıntıdan ve dertten uzak tutar, içsel huzur sağlar.

    b) Sabır ve Hoşgörü

    İslam, sabrı ve hoşgörüyü vurgular. Zihinsel ve ruhsal sağlık, sabırla beslenir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), zorluklarla karşılaşıldığında sabretmenin, insanın ruhsal sağlığı için çok önemli olduğunu belirtmiştir.

    Kuran: “Sabredin ve sabırda birbirinize yardımcı olun.” (Bakara Suresi, 153)

    Sabır, insanın içsel dengeyi bulmasına yardımcı olur ve psikolojik sağlığı pekiştirir. İslam, bu konuda insanları içsel huzura yönlendiren bir öğreti sunar.

    5. İslam’da Sosyal Sağlık

    Sağlıklı bir yaşam yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de sağlanmalıdır. İslam, sosyal sağlığı önemser ve toplumda yardımlaşma, dayanışma, adalet ve eşitlik gibi kavramları öğütler.

    a) Yardımlaşma ve Dayanışma

    İslam, yardımlaşmayı ve birbirine destek olmayı teşvik eder. Yardımlaşma, sadece maddi yardım değil, aynı zamanda manevi destek anlamına da gelir.

    Kuran: “Birbirinize iyilik ve takva konusunda yardımcı olun, günah ve düşmanlıkta yardımcı olmayın.” (Maide Suresi, 2)

    Bu öğüt, sağlıklı ve güçlü toplulukların, birbirine yardım eden bireylerden oluştuğunu anlatır.

    Sonuç

    İslam, sağlığı hem fiziksel hem de ruhsal anlamda ele alır. Bedenin sağlığı, temizliği, düzgün beslenmesi, egzersiz yapılması, sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi ve manevi huzurun sağlanması gibi birçok alanı kapsar. İslam, sağlıklı yaşamayı sadece bir bedensel gereklilik olarak değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluk olarak görür. Sağlıklı bir beden, ruhsal ve manevi sağlıkla birleştiğinde, insan tam anlamıyla sağlıklı bir yaşam sürebilir. Bu yüzden, İslam sağlıklı bir yaşamı, hem bireysel hem de toplumsal olarak önemser ve bu yönde bir yaşam sürmeyi teşvik eder.

Leave an answer