Dinimizde Yemin Etmek

Question

İslamda Yemin Etmek

Yüce dinimiz İslam, insanın kendi hayatını tanzim ederken sosyal yaşamına dair bir takım kurallar ortaya koyar. Toplumsal ilişkileri düzenlemeyi gaye edinen İslam’ın, üzerinde durduğu önemli kavramlardan birisi de yemin hususudur. “Kuvvet, bereket, kişinin bir haberi kuvvetlendirmesi” gibi anlamlara gelen yemin;  bir kimsenin söylemiş olduğu şeye Allah’ı şahit ve kefil tutması demektir. Dolayısıyla yemin lafızlarıyla cümlelerini kuran her mümin, ağzından çıkan sözlere, Yüce Yaratıcıyı şahit gösterdiğinin bilincinde olarak dikkatli bir şekilde hareket etmelidir.

İslam’da yemin üç kısımda ele alınmaktadır. Birincisi insanın dilinin kasıt olmaksızın sözün gelişi olarak, yemin lafızlarını söylemesidir. Buna yemin-i lağv denir ki, bunun için keffaret ödemek gerekmez. Ayrıca bunu yapan kimse günah da işlemiş olmaz.

İkinci yemin çeşidi ise yemin-i gamus’tur. Kasten, yalan yere yemin etmektir. Mümin bir kimseye asla yakışmayacak olan bu davranış, dinimizce çok büyük günahtır. Böyle bir günahın keffaretle giderilmesi mümkün değildir. Bu durumda kişi, Allah’tan af ve mağfiret dilemeli, hak sahibinden helallik almalı, Yüce Yaratıcıya çokça tövbe etmelidir.

Üçüncü  yemin çeşidi olan yemin-i mün’akid ise; kişinin geleceğe dair bir işi yapmaya veya yapmamaya yemin etmesidir. Şayet vaat ettiği hususu gerçekleştiremezse, keffaretini ödemesi icap eder. Bu yeminin keffareti ise; ya on fakiri sabah-akşam doyurmak veya güzel bir şekilde giydirmektir. Buna gücü yetmeyenler ise üç gün peş peşe oruç tutarlar. Konumuzla ilgili bir ayet-i celilede Rabbimiz şöyle buyuruyor :“Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur.

Şahsiyet sahibi, gerçek bir müminin en bariz özelliği samimi, doğru sözlü ve güvenilir olmasıdır. Bu da yalnızca sözle değil, insanın hal ve tavırlarıyla çevresindekilerce fark edilir. Oysaki söylediklerinde samimi olmayan bir insan ikna edici görünmek için sık sık yemin etme ihtiyacı hisseder. “Allah şahidim olsun ki… şuradan çıkmak nasip olmasın ki… çocuklarımın üzerine yemin ederim ki…” gibi ifadelerle hedefine ulaşmayı amaçlar. Bu hususta Cenab-ı Hak şöyle buyurur:                     “İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider.Bir de kalbindekine (sözünün özüne uyduğuna) Allah’ı şahit tutar. Halbuki o düşmanlıkta en amansız olandır.” (2)

Yemin edilmenin zaruri hale geldiği durumlarda da usulüne uygun şekilde, bilhassa Allah (c.c)’ın isim ve sıfatlarını anmalıyız. İhtiyaç duyulmadığı zaman bu yola başvurmanın mekruh olduğunu unutmamalıyız. Bununla birlikte yapmış olduğumuz yeminin kötülüğe sebebiyet vereceğini gördüğümüz takdirde bu sözümüzü terk etmeli, Yaratanın sonsuz merhametine sığınıp bağışlanma dilemeliyiz.

(1) Maide, 89

(2) Bakara, 204

(3) Buhari, Eyman, 14 ; Müslim, Eyman,10

BENZER KONULAR:

About Soru

Answers ( 5 )

    0
    2022-08-25T18:27:28+03:00

    Yemin etmek

    Hocam Merhaba ben dün arkadaşımla bir tartışma yaşadım sonra arkadaşımla tartışırken ben namaz kılan adamım öyle bişey yapmadım yemin ederim tarzı şeyler söyledim ama yemin ettiğim şeyin doğru olup olmadığını hatırlamıyorum bunun günahı veya kefareti nedir yemin ettiğim için çok pişmanım 17 yaşındayım

      0
      2022-08-27T12:50:01+03:00

      Yemin etmek basit bir iş değildir. Yapılacak veya yapılmayacak işlerde Allah’ı şahit tutmaktır. Yemin sözleri, vallahi, billahi ve tallahidir. Yemin ederim sözünü söylemekle yemin edilmiş olunmaz.

      Sizlerden ricam yemini fazla ağzınıza almayın.

       

    0
    2022-08-26T15:40:04+03:00

    İman üzerine kefaretsiz yemin etmek

    Bir arkadaşım bana imanımın üzerine kefaretsiz yemin ettirdi ve ben söylememem gereken bir şeyi imanımın üzerine kefaretsiz yemin ettim ve çok zor durumda kaldım, yani yalan söylemek durumunda kaldım. Hem kendimi hemde başka bir arkadaşımı ifşa etmemek için yemin ettim. İmanımı nasıl kurtarabilirim ne yapabilirim? çok korkuyorum nolur yardım edin, bunu düşünmeden edemiyorum çok boşluğuma geldi

      0
      2022-10-17T15:03:34+03:00

      Allah adı dışında başka hiçbir şey üzerine yemin edilmez. Ve caiz de değildir.

      Böyle bir yemin, yemin değildir. Tevbe edip bir daha aynı şekilde yemin etmemeniz gerekmektedir.

    0
    2022-10-16T17:11:00+03:00

    Yemin

    “Bundan sonra sünnet namazlarını kılıcam” diyen birisi için artık sünnet namazları “vacip” hükmüne mi girer? Kılmasa azap varmıdır?
    Mesela bu sözü diyen adam bir vakit namazını kılamasa, daha sonra kaza ederken sünnetleri de kaza etmesi zorunlu mudur?

      0
      2022-10-17T14:40:03+03:00

      Sünnet namazlar adı üstünde nafile namazlardır. Eğer bu kişi yemin edip bundan sonra sünnet namazlarını kılacağım demiş ise sünnet namazlarını yapmış olduğu yemin gereği yerine getirmesi gerekir. Eğer yeminini bozmuş ise keffaret ödemesi gerekir.

      Onun dışında vacip olmaz sünnet namazları.

    0
    2022-10-20T16:56:51+03:00

    Yemin

    Merhaba ben 14 yaşındayım dün gece yarın su dışında bir şey tuketmeyecegim diye yemin ettim ama Allahin üzerine değil yemek yedim bunun için kefaret vs ödemem gerekli mi?

    0
    2025-10-13T14:21:00+03:00

    Dinimizde Yemin Etmek, İslam’da önemli bir yer tutan ve çok dikkatli yapılması gereken bir davranıştır. Yemin, bir konuda kişinin doğruluğuna veya sözünün geçerliliğine vurgu yapmak amacıyla Allah’ın ismini anarak yapılan bir ibadettir. Ancak, yemin etme süreci ve kuralları çok ciddiye alınması gereken bir konu olup, İslam dini bu konuda çok sayıda uyarı ve hüküm getirmiştir.

    1. Yemin Etmek Nedir?

    Yemin, bir kişinin bir konuda doğru olduğunu veya sözünü yerine getireceğini, Allah’ın adıyla doğrulaması anlamına gelir. Yani, yemin eden kişi, verdiği sözün geçerliliğini ve doğruluğunu Allah’a dayandırarak daha ciddi bir şekilde taahhüt eder.

    Yemin etmenin temelde iki ana amacı vardır:

    Sözün Doğruluğunu Vurgulamak: Kişi, çok önemli bir konuda yemin ederek, söylediklerinin doğru olduğunu vurgular.

    Taahhüt Verme: Bir konuda kesin bir karar veya vaat verirken, Allah’ın ismini anarak, o sözün yerine getirilmesi için Allah’a güven verir.

    Yemin, bazen belirli bir durumda bir şeyin kesinliğini ifade etmek için kullanılırken, bazen de bir şeyi yapmama ya da yapma kararlılığı gösterilir.

    2. İslam’da Yemin Türleri

    İslam’da yeminler genellikle şu şekillerde yapılır:

    a. Allah’ın İsmiyle Yemin Etmek

    Yemin, Allah’ın ismiyle yapılır. Bu, en yaygın kullanılan ve en yüksek düzeyde geçerliliğe sahip yemin şeklidir. Örneğin:

    “Vallahi doğru söylüyorum…”

    “Billahi yapacağım…”

    “Tallahi yapmam…” şeklinde, Allah’ın ismiyle yapılan yeminlerdir.

    b. Allah’ın Sıfatlarıyla Yemin Etmek

    Allah’ın farklı sıfatlarıyla da yemin edilebilir. Örneğin:

    “Hakkın adıyla yemin ederim…”

    “Rahman’ın adıyla yemin ederim…”

    c. Başka Bir İsimle Yemin Etmek

    Bazen insanlar, farklı kutsal kavramlar veya değerler üzerinden de yemin edebilirler. Ancak İslam, yeminlerin doğrudan Allah’a yapılmasını istemektedir. Yalnızca Allah’a yapılan yemin geçerli kabul edilir. Örneğin, Allah dışında bir varlık ya da kavramla yapılan yemin, geçersiz sayılır.

    3. Yemin Etmenin Şartları ve Sınırları

    İslam’da yemin etmek belli kurallara tabidir. Bu kurallara uymamak, günah sayılabilir.

    a. Yalnızca Gerçekten Doğru Olan Şeyler İçin Yemin Edilmeli

    Yemin, kesinlikle doğru bir şey üzerine yapılmalıdır. Yalancı yere yemin etmek, İslam’a göre büyük bir günahtır. Peygamber Efendimiz (sav), yalan yere yemin etmeyi kesin bir şekilde yasaklamıştır. Yemin, insanın güvenini ifade eden bir eylem olduğundan, yanlış bir şey üzerine yemin etmek, hem Allah’a karşı bir ihlaldir, hem de toplumsal güveni zedeler.

    Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

    “Kim yalan yere yemin ederse, Allah ona gazap eder.” (Buhari)

    b. Yemin, Önceki Bir Sözü Doğrulamak İçin Yapılmalıdır

    Yemin, kişiye doğruluğu şüpheli olan bir sözün ardından yapılır. Yani, kişi sözünü doğrulamak için yemin eder, ancak yemin edilecek durum gerçekte bir şekilde güven gerektiren, ciddi bir meseleyi kapsamalıdır.

    c. Sürekli Yemin Etmekten Kaçınılmalıdır

    İslam, yeminlerin çok sık kullanılmasını önermez. Sürekli olarak yemin etmek, yeminlerin değerini düşürebilir ve insanı daha büyük bir günaha sokabilir. Özellikle sıradan olaylar ya da gündelik konuşmalar için yemin etmek, Allah’ın adını gereksiz yere kullanmak anlamına gelir ve bu da hoş karşılanmaz.

    “Sürekli yemin eden kişi, güvenilir olmaktan çıkar.” (Buhari)

    d. Yemin Etmeden Önce İyi Düşünmek

    Yemin, ciddi bir taahhüttür ve insanın sözünü gerçekten yerine getirebileceğinden emin olması gerekir. Bir kişi, yemin etmeden önce, yerine getiremediği takdirde, bunun getireceği sorumlulukları ve sonuçları göz önünde bulundurmalıdır. Yemin edildikten sonra, yemin yerine getirilmediği takdirde, kefaret gereklidir.

    4. Yemin Etmekle İlgili Kurallar ve Hükümler
    a. Kefaret Gerektiren Durumlar

    Eğer bir kişi yemin ettiği şeyi yapmazsa veya yanlış bir şekilde yemin ederse, yemin kefareti gerekir. Yemin kefareti, bir kişinin yeminini bozması veya yerine getirmemesi durumunda yapılması gereken bir telafidir.

    Yemin kefareti şunlardır:

    On bir fakiri doyurmak veya

    On kişiye giydirilecek elbise sağlamak veya

    Bir kişinin hür olarak özgürlüğünü bağışlamak.

    Eğer bu imkanlardan hiçbiri mümkün değilse, kişi üç gün oruç tutmalıdır.

    Peygamber Efendimiz (sav), yemin kefaretiyle ilgili şöyle buyurmuştur:

    “Bir kişi, yemininden dönerse, kefaret olarak yemek ve giyecek vermek ya da köle azat etmek gerekir. Bunlar da mümkün değilse, oruç tutmalıdır.” (Buhari)

    b. Boşanma ve Yemin

    Bir kişi, eşine yemin ederek bir söz verdiğinde (örneğin, eşinden bir şey yapmasını talep ettiğinde), ve daha sonra bu sözü yerine getirmediğinde, bununla ilgili de kefaret gerekir. Ayrıca, bazı durumlarda yemin, boşanmayı gerektirebilir. İslam’da, eşler arasında boşanma kararlarında da yemin önemli bir yer tutar ve bu durumlar, dini bir çerçevede değerlendirilir.

    c. Yemin Etmeden Önce Alternatif Seçenekler

    İslam’da yemin etmeye karar vermeden önce, başka bir yöntemle de söz konusu durumu geçerli kılmak mümkün olabilir. Örneğin, sadaka verme veya dua etme gibi yollar, bazen yemin yerine geçebilir ve insanı Allah’a daha yakınlaştırabilir.

    5. Yeminle İlgili Dini Uyarılar

    Yemin etmeyi alışkanlık haline getirmemek, Allah’ın adını gereksiz yere kullanmamak ve yemin ettiğiniz şeyi yerine getirebilmek çok önemlidir. Sadece önemli ve ciddi konularda yemin edilmelidir.

    6. Sonuç

    İslam’da yemin, çok ciddi ve sorumluluk taşıyan bir davranıştır. Yemin etmek, yalnızca Allah’ın adı anılarak yapılmalıdır ve doğru bir şekilde yerine getirilmesi gerekir. Yemin, sıradan konuşmalar ya da geçici duygusal durumlarla kullanılmamalıdır. İnsanlar, sözlerini yerine getiremediklerinde, yeminlerinin kefaretini ödemek zorunda kalırlar. Bu nedenle, yemin etmeden önce iyi düşünülmeli ve yalnızca gerçek anlamda ciddi bir durumda kullanılmalıdır.

Leave an answer