Share
Dini kavram olarak “Kefalet” nedir
Question

İslam’da Kefalet ne demek? İslam hukukunda Kefalet Türleri Kefalet nedir çeşitleri nelerdir? Nasıl kefil olunur
“Kefalet” sözlükte bir şeyi başka bir şeye eklemek anlamına gelir.
Fıkıh terimi olarak kefalet de sözlük anlamı ile bağlantılı olarak, kefilin zimmetinin borçlunun zimmetine bitiştirilmesini ifade eder; böylece alacaklıya borcun ifasına dair teminat verilmiş olur.
İslâm dini müslümanların yardımlaşmalarını ve birbirlerine destek olmalarını, borçlunun borcunu ödemesine yardımcı olunmasını genel ahlâkî ve dinî bir İlke olarak koymuş, İslâm hukukunda da bu amacı sağlamaya yönelik bir dizi tedbir hükümlerine ve akit türüne yer verilmiştir. Kefalet akdi de gerek böyle bir amaca hizmet ettiği gerekse ticarî hayatın kaçınılmaz ihtiyaçlarından olduğu için İslâm hukuk sistematiği İçinde özel bir akit türü olarak yerini almış ve konuyla ilgili ayrıntılı bir hukukî düzenleme öngörülmüştür. Bu düzenlemelerin birinci derecedeki amacı, akitlerin ve diğer hukukî işlemlerin açıklık, güven ve istikrar içinde gerçekleşmesini sağlama, haksızlık, zarar ve beklenmedik mağduriyetleri önleme olarak Özetlenebilir.
Kefalet gibi, günlük hayatın ve ticarî ilişkilerin tabiî gereklerinden olan akit türleri dinî literatürdeki tabiriyle “caiz ve mubah” gurubunda yer aldıklarından Kur’ân ve Sünnet’te bu konuda özel hükme rastlanmaz. Fakat beşerî ilişkiler ve borç münasebetleri hakkında konan genel İlkeler[10], bu borç ve akit türlerini de doğrudan ilgilendirir.
Bunun yanısıra Kur’ân’da geçmiş olaylar anlatılırken kefalet akdine dolaylı olarak temas eden âyetler de mevcuttur.
Ayrıca, Hz. Peygamber kefilin, üzerine aldığı borcu yerine getirmesi gereğine işaret etmiş {Ebû Dâvud, Büyü’, 88; et-Tirmizî, Büyü’, 39), geride borç bırakarak Ölen bir sahabînin cenaze namazını kıldırmak istememiş, Ebû Katâde isimli sahabînin o borcu ödemeyi üstlenmesi üzerine namazı kıldırmıştır (Buharı, Havâlât, 3,6).
Kefalet, İslâm borçlar hukukunda teberru akitleri gurubunda yer alır. Ebû Hanîfe ve İmâm Muhammed’e göre kefalet akdinin kuruluşu için hem kefilin hem de alacaklının kabulü, çoğunluğa göre ise sadece kefil olan kimsenin kabulü gerekir. Bu akitle borçlunun zimmetine kefilin zimmeti eklenmekte, borç hem asıl borçlu hem de kefil üzerinde sabit olmaktadır. Kefalet akdinin konusunu genelde mal veya para borçları oluşturmakla birlikte, bir şahsın mahkemede hazır bulundurulması gibi para ve mal borcu dışında kalan belli taahhütler de bu akde konu olabilir. İslâm borçlar hukukunda akitlerin kuruluş, sıhhat, bağlayıcılık ve geçerliği için gerekli genel kural ve şartlar kefalet akdi için de sözkonusudur[12]. Sözgelimi kefilin temyiz gücüne sahip ve buluğ çağına ulaşmış olması, üstlendiği borcu ifaya gücünün yetmesi, kimin lehine kefil olduğunun ve alacaklının kimliğinin bilinmesi, borcun hukuken tanınan bir borç olması gibi şartlar aranmıştır. Ancak bu şartların ayrıntısında hukuk ekollerinin farklı görüşleri vardır. Kefalet akdi borcun ödenmesi, anlaşma veya alacaklının kefili ibra etmesiyle sona erer.
Mal ve para borcu ile ilgili kefaletlerde kefilin, borçlunun veya alacaklının ölmesi kural olarak akdi sona erdirmeyip borç veya hak İlgili şahsın mirasçılarına intikal eder. Ancak bunun belli istisnaları vardır. Şahısla ilgili kefaletlerde ise kefilin veya akde konu olan şahsın ölümü kural olarak akdi sona erdirir. Kefilin ödediği borç için asıl borçluya rücu edebilmesi konusunda, kefaletin borçlunun izniyle olması ve ödemenin onun adına yapılması şartları aranmıştır. Alacaklının ödeme için borçluya veya kefile hangi sıraya göre ve hangi prosedürü izleyerek başvuracağı ve bu konuda kefilin ileri sürdüğü şartların geçerliliği hususu da tartışmalı bir konudur. Kefalet bir nevi teberru akdi yani asıl borçluya yardımı amaçlayan ve karz-t hasen niteliği taşıyan bir akit olduğundan, kefalet akdi için kefilin bir ücret alması uygun görülmemiştir. Ancak borçlunun başka bir İmkân bulamaması halinde, zaruret ve ihtiyaca binaen ücret karşılığı kefalet sağlama ve böylece borcunu alacaklısı lehine sağlamlaştırma yoluna başvurması caiz görülmüştür. Günümüzde beşeri ilişkilerde ve borç münasebetlerinde karşılıklı güven ortamı iyice kaybolduğu için karz-ı hasen ve yardımlaşma niteliğinde özel bir borç ilişkisi olan kefalet akdi önemini yitirmiş ve yeteri derecede yardımlaşma ve dayanışmayı sağlayacak organizasyonlara gidilemediği için de onun yerine teminat mektubu usulü ticari bir sektör olarak ortaya çıkmıştır. Herhangi bir ticari faaliyet için başka bir imkânı olmayan müteşebbisin zaruret sebebiyle böyle bir yola başvurabileceği belirtilebilirse de, müslümanların çağdaş toplumlarda iyice yaygınlık kazanan faiz ve risk sömürüsüne karşı alternatif kurumlar ve çözümler üretmesi de üzerlerine düşen önemli bir sorumluluktur. Gerçek Hayat Dergisi
Answers ( 2 )
Müslümanın maddi bir sıkıntısı olduğu zaman Müslüman kardeşinin o sıkıntısını gidermesi kadar güzel bir davranış yoktur. Kefalet; o borca başka birinin kefil olması demektir. Günümüzde maalesef Müslümanlar faiz ve başka türlü haram yollara tevessül ve tenezzül etmektedir. Kefalet durumu unutulmuş gibidir. Oysa biz Rasulullah (sav)’in; “Kim bir Müslüman’ın dünya sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse Allah’ta kıyamette onun sıkıntısını giderir.” sözünü maalesef unutmuş gibiyiz.
Kefalet, İslam hukukunda bir kişinin, başka bir kişinin borcunu veya yükümlülüğünü yerine getirmesini garanti etmesi anlamına gelir.
1. Tanımı
Dini kavram olarak: Kefil olan kişi, borçlu yerine sorumluluk alır ve borcun ödenmesini teminat altına alır.
Amaç: Borç ve yükümlülüklerin güvenli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak.
2. Özellikleri
Rızaya Dayalıdır: Kefalet, kefil olan kişinin gönüllü olarak sorumluluk alması ile geçerlidir.
Sorumluluk Yükler: Borçlu borcunu ödemezse kefil ödemekle yükümlüdür.
İslam Hukukunda Geçerlidir: Borç ve sorumluluk ilişkilerinde adaletin sağlanmasına yardımcı olur.
3. Örnek
Ali, Ahmet’in borcunu ödemesi için kefil olur. Ahmet borcunu ödemezse Ali, borcu ödemekle yükümlü olur.
Özet: Kefalet, borcun veya sorumluluğun yerine getirilmesini güvence altına alan dini ve hukuki bir sorumluluk biçimidir.