Paylaş
Cenaze namazı kılmanın fazileti
Question
Cenaze namazının fazileti hakkında arapça hadisler ve türkçe anlamı

CENAZE NAMAZINDA CEMAATİN FAZİLETİ
Bilindiği gibi, cemaat rahmettir; ayrılık ise azaptır. Yani Müslümanların din ve dünya işlerinde birleşip tek vücut olmaları ve kendi meselelerini kendi aralarında şûra düzeyinde çözmeleri vaciptir. Müslümanların birliğine katılmayan, farklı zümrelere ayrılan kimselerde hayır yoktur. Cenaze namazına camideki cemaatin katılması, cami ve cemaate katılmayanların dışarda ayakta beklemesi rahmet değil azaptır. Bu hem İslami kurallara ters düşmekte, hem de çirkin bir manzara oluşturmaktadır. Bu da yetmiyormuş gibi bir de ojeli, boyalı kadınların gözlerinde siyah gözlük bulunduğu halde cami avlularına dolup ayakta beklemeleri de bütünüyle İslam inancına ve kültürüne aylan bir davranıştır. İşin en garip tarafı, ölen zatın en yakınları cami avlusunda namaz kılmayıp ayakta beklerken onun yakınları olmayan cami cemaati saf bağlayıp merhumun namazını kılmaktadır. Bunun ötesinde ayakta duranların çoğu sohbete dalar ve cami avlusu gönderilen çelenklerle süslenirken mabedin kutsal havası değiştirilir ve sanki bir fabrikanın veya büyük bir iş yerinin açılış merasimi görünümüne bürünür.
Bütün bunlar kendi öz değerlerimizden, kültürümüzden kopup ya bancıların kültürünü benimsememizin ve kendi şahsiyetimizi kaybedip yabancı kültürle ayakta durmaya çalışmamızın açık belirtileridir.
Şüphesiz cenaze namazında cemaat ne kadar çok olursa, ölünün ruhu o nisbette şad olur ve ilahi rahmet ile gufran o nispette merhuma yönelir. Bu konuda Tahir Mevlevi’nin şu dörtlüğünü nakletmek istiyorum:
İstemem nakl-i cenazemde çeleng-u aheng,
Debdebe ile girilir saha değildir makber.
Orası medhalidir barigah-i Mevlanin,
Kapısından içeri acz ile girmek ister.”
مَنْ صَلَّى عَلَى جِنَازَةٍ فَلَهُ قِيرَاطٌ، وَمَنْ تَبِعَها حَتَّى تُدْفَنَ فَلَهُ قِيراطانِ
Ebu Hureyre (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayette, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kim, cenaze namazına katılırsa ona bir kırat vardır. Kim de o defnedilinceye kadar hazır bulunursa, onun için iki kırat vardır.” Bunun üzerine soruldu: Ya Rasulallah! İki kırat nedir? İki büyük dağ gibidir, buyurdu.” Yani o büyüklükte sevaba nail olur.”
وَعَنْ مَالِكِ بن هبيرة قَالَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّ اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا مِنْ
مُؤْمِن يموتُ فيُصَلِّى عَلَيْهِ أُمَّةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ يَبْلُغُونَ أَنْ يَكُونُوا ثَلَاثَةَ
صفوف إلا غفر له.
Malik b. Hübeyre (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayette, Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Herhangi bir mü’min ölür de müslümanlardan bir cemaat üç safa ulaşırsa onun namazını kılarsa, mutlaka bağışlanırlar”
O bakımdan Malik b. Hübeyre (radıyallahu anh) cenaze namazına katılanlar az olduğu zaman da onların üç saf oluşturmasında ecir ve sevap arayıp arzulardı.
وَعَنْ عَائِشَة عن النبي صل الله عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا مِنْ مَيْتٍ يُصَلِّى عَلَيْهِ أُمَّةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ يَبْلُغُونَ مِنَة كُلُّهُمْ يَشْفَعُونَ لَهُ إِلَّا شُفعُوا فِيهِ.
Hz. Aişe validemiz (radıyallahu anha)’dan yapılan rivayette, Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu belirtilmiştir: “Herhangi bir Müslüman ölünün namazını, sayıları yüzü bulan Müslüman bir cemaat kılar ve hepsi de onun için şefaat dileğinde bulunursa, hepsinin de bu husustaki şefaat dilekleri kabul olunur.”
وَعَنْ ابْنِ عَبَّاس قَالَ سَمِعْتُ رَسُولُ اللهِ صَلّ الله عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَا مِنْ
رَجُلٍ مُسْلِمٍ يَمُوتُ فَيَقُوم عَلَى جَنَازَتِهِ أَرْبَعُونَ رَجُلاً لَا يُشْرِكُونَ بِاللَّهِ شَيْئًا
إلا شَفْعَهُمُ اللَّهُ فِيهِ.
İbn Abbas (radıyallahu anh)’dan yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir: “Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Müslümanlardan herhangi bir kimse ölür de onun cenaze namazında Allah’a (celle celaluhu) ortak koşmayan kırk müslüman bulunursa, mutlaka Allah onların o ölü hakkındaki dua ve şefaat dileklerini kabul buyurur.”
Hadis-i Şerifle İlgili Mezheplerin ictihad Ve Yorumları
Başta dört mezhep olmak üzere, hak olup inkiraz bulan mezhepler de dahil Ehl-i Sünnete bağlı bulunan mezheplerin hepsi, bu konuda görüş birliği içindedirler. Cemaatin çokluğunun sağlayacağı büyük ecir ve sevaplar hakkında birleşmişlerdir.
O bakımdan bu babda mezhep imamlanının görüş, ictihad ve çıkarımlarını ayrı ayrı zikretmeye gerek görmüyoruz. Çünkü cemaatin çokluğu rahmetin bolca inmesine vesiledir. Böylece hem cenaze namazına katılan mü’minler için, hem de ölü için büyük ecirler, kalıcı sevaplar söz konusudur.
Bu olay da şunu öğretmektedir ki, din ve dünya işlerinde mü’minler ne kadar çok bir araya gelip büyük çapta cemaat oluştururlarsa, ilahi inayet, rahmet ve gufran da o nispette büyük olur.
Hadis-i şeriften Çıkarılan Hükümler
1. Cenaze namazı farz-ı kifayedir. Müslümanların bir kısmının katılmasıyla bu farz yerine gelmiş olur.
2. Cemaatin çokluğu ölü için geniş rahmet ve gufrana vesiledir.
3. Mevcut cemaati mümkün olduğu takdirde üç saf yapmak, müstehabdır. Cenazeye hazır olup da meşru bir mazereti yokken namaza katılmayan müslümanlar o büyük ecirden kendilerini mahrum bırakmiş olurlar. Ve böylece ölünün yakınlan bu tarz harekette bulunurlarsa, onlar da merhumun ruhunu sıkmış ve üzmüş olurlar.
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
Cenaze namazı kılmak (salat-ı cenaze) İslam’da faziletli bir davranış olarak kabul edilir. Bunun aşağıdakiler de dahil olmak üzere birkaç nedeni vardır:
Genel olarak, cenaze namazı kılmak İslam’da faziletli bir eylem olarak kabul edilir ve Müslümanların mümkün olduğunca cenaze namazlarına katılmaları önemlidir.
Cenaze namazı, bir Müslümanın hayatında çok önemli bir yere sahip olan bir ibadettir. İslam dinine göre, cenaze namazı, ölen bir Müslümanın son vazifesi olarak kabul edilir. Cenaze namazı kılmak, Allah’ın rızasını kazanmak için önemli bir fırsattır ve bu ibadetin birçok fazileti vardır.
Cenaze namazı, ölen bir Müslümanın ruhu için dua edilmesi ve onun için şefaat istenmesi anlamına gelir. Bu ibadet, hem ölen kişinin ruhu için hem de geride kalanların manevi huzuru için önemlidir. Cenaze namazı kılmak, Allah’ın rızasını kazanmak için önemli bir fırsattır ve bu ibadetin birçok fazileti vardır.
Cenaze namazı kılmak, Müslümanların arasındaki kardeşlik ve dayanışmayı güçlendirir. Cenaze namazı, toplumda birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirir ve bu sayede insanlar arasındaki bağlar daha da güçlenir. Ayrıca cenaze namazı, insanların ölüm gerçeğiyle yüzleşmelerine ve ölümün Allah’ın takdiri olduğunu hatırlamalarına yardımcı olur.
Cenaze namazı, ölen kişinin ahiretteki durumunu da etkiler. Cenaze namazı, ölen kişinin ruhunu yükseltir ve Allah’ın rahmetine kavuşmasına yardımcı olur. Bu nedenle, cenaze namazı kılmak, ölen kişinin ahiretteki durumunu olumlu yönde etkiler.
Cenaze namazı, Allah’ın sevgisini kazanmak için önemli bir fırsattır. İslam dininde, ölümün bir doğal süreç olduğu ve herkesin öleceği kabul edilir. Bu nedenle, Allah’ın rızasını kazanmak için hayat boyu çaba göstermek gereklidir. Cenaze namazı kılmak, bu çabanın bir parçasıdır ve Allah’ın sevgisini kazanmak için önemli bir fırsattır.
Sonuç olarak, cenaze namazı kılmak, Allah’ın rızasını kazanmak için önemli bir ibadettir. Bu ibadet, ölen kişinin ruhu için dua etmek, toplumdaki birlik ve beraberliği pekiştirmek, ölüm gerçeğiyle yüzleşmek ve Allah’ın sevgisini kazanmak için önemli bir fırsattır. Cenaze namazı kılmak, Müslümanların hayatında önemli bir yer tutar ve bu ibadetin yapılması gereklidir.
Cenaze namazı, İslam’da önemli bir ibadet olup, cenazeyi yıkayıp kefenledikten sonra cenazeye saygı göstermek ve dua etmek amacıyla kılınır. Cenaze namazı, bir kişinin vefatına duyulan saygıyı, merhameti ve toplumsal sorumluluğu simgeler. Cenaze namazının faziletleri arasında şunlar öne çıkar:
Günahların Af Edilmesi: Cenaze namazı kılmak, kişinin günahlarının affedilmesine vesile olabilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde, cenaze namazı kılan kişilere, cenaze sahibinin kabri başında o kişinin günahlarının affedileceğini müjdelemiştir.
Toplumsal Dayanışma: Cenaze namazı, toplumu bir araya getirir ve insanlara bir ölümün, hepimizin ortak bir kaderi olduğunu hatırlatır. Bu namaz, Müslümanların birbirlerine olan sorumluluğunu pekiştirir.
İyi İşlerin Karşılığı: Cenaze namazı kılan kişi, Cenab-ı Allah katında büyük sevap kazanır. Peygamber Efendimiz, cenaze namazını kılan kişinin bir “kısım” sevap aldığını, cenaze namazını ve cenaze defin işlemlerini tamamlayanların ise “tamamlanmış” sevap kazandığını ifade etmiştir.
İbadet ve Dua: Cenaze namazı, vefat eden kişinin ruhuna dua etme fırsatı sunar. İslam, ölünün ardından dua edilmesini ve hayır yapılmasını teşvik eder. Cenaze namazı, Allah’a, ölen kişinin ruhunun huzura kavuşması için dua edilmesinin bir aracıdır.
Kardeşlik ve Rahmet: Cenaze namazı, cenazeye iştirak eden kişilere rahmet kapılarını aralar. Cenaze namazı kılarken, diğer insanlara da dua edilmesi gerektiği hatırlatılır. Bu, hem ölen kişiye hem de geride kalanlara rahmet dilemenin bir yoludur.
Sonuç olarak, cenaze namazı, ölümü hatırlatarak insanlara ahirete yönelik sorumluluklarını hatırlatırken, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı pekiştirir ve insanlara sevap kazandıran önemli bir ibadettir.