Amel-İ Salih Ne Demek? Kısa bilgi

Sözlükte “yararlı, iyi ve güzel amel” anlamına gelen amel-i sâlih, din dilinde; îmanın gereği olarak ihlas ve iyi niyetle yapılan, Kur’ân ve sünnete uygun olan her türlü söz, fiil ve davranışlara denir. Kur’ân’da yetmiş iki âyette “amel-i sâlih” “îman” ile birlikte geçmiş, îman edip amel-i sâlih işleyenlere mağfiret, büyük mükâfat ve cennet vaat edilmiştir (Bakara, 2/25; Mâide, 5/9).
İslâm bilginleri “amel-i sâlihi”; farz, vacip, sünnet, müstehap ve mendup kısımlarına ayırmışlardır. Namaz kılmak ve zekat vermek gibi ibadetler amel-i sâlih olduğu gibi, dürüstlük, doğru sözlülük ve meşru bir işte çoluk çocuğunun rızkını temin için çalışmak da sâlih ameldir. Allah’ın rızasına uygun olan her amele sâlih amel diyebiliriz. Tevbe sûresinin yüz yirminci âyetinde mü’minlerin Allah yolunda açlık, susuzluk, yorgunluk ve sıkıntıya uğramaları, bir yeri zaptetmeleri, kâfirlere karşı zafer kazanmaları sâlih amel olarak ifade edilmiştir. Sâlih amel ile sevap elde edebilmek için insanın mutlaka îmanının bulunması ve şirkten uzak olması gerekir (Kehf, 18/110).
Îman, ibadet, Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uymak amel-i sâlih kavramına dahildir (Kehf, 18/30; Buhârî, Îmân, 18 (II, 12).
Kur’ân’da îman edip sâlih amel işleyenlerin, yaratıkların en hayırlıları olduğu bildirilmiştir (Beyyine, 98/7).
Allah’ın rızasına uygun olmayan her türlü inanç, söz, fiil ve davranışlara amel-i gayr-i sâlih denir. Bu kavram, sâlih amelin zıddı olup Kur’ân’da bir âyette geçmiştir (Hûd, 11/46). Sâlih olmayan amel, Kur’ân’da amel-i seyyie olarak da ifade edilmiştir. Amel-i seyyie; sözlükte kötü ve zararlı amel anlamına gelen bu tabir, din dilinde, Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uygun olmayan, sahibinin günaha girmesine sebep olan söz, fiil ve davranışlara denir. Bu tâbir Kur’ân’da amel-i sâlih’in zıddı olarak kullanılmıştır (Tevbe, 9/102; Fâtır, 35/10; Mü’min, 40/58). Nisâ sûresinin 123. âyetinde “Kim kötü bir amel işlerse onunla cezalandırılır” denilmiştir.
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
Answers ( 3 )
Amel i salih ne demektir
Kur’an’da sıklıkla geçen, ana değer niteliğindeki bir diğer kavram “amel-i sâlih tir. Bazı âyetlerde “sâlihât” şeklinde de geçer. Kelime anlamiyla amel-i salih, “iyi iş, yararlı, güzel, degerli, verimli, sevap kazandırıcı iş ve güzel davranış demektir. Dini bir terim olarak ise, Allah’ın rızası ni kazanmak niyetiyle ilahi bir emri yerine getirmek: kisinin kendisi, ailesi ve diğer insanların yararına yaptığı her türlü iyi ve faydalı iş anlamındadır. Bu tanıma göre, salih amellerin sayısı, bütün ilahi emirler sayısıncadır. Bu geniş kapsamı içinde amel-i salih, kişiye, zamana ve yere göre değişiklik gösterir. Bu konudaki en önemli ölçü, yapılan işin, kişinin kendisine veya başkasına bir yaranının dokunmasıdır. Böylece amel-i salih, hem bireysel hem de toplumsal boyutludur.
Kur’ân bize nelerin amel-i salih kapsamında değerlendirileceği konu sunda ipuçları vermektedir. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksulla ra iyilik etmek,!1201 namazı dosdoğru kılmak ve zekat vermek, adaletli olmak, iyilikte bulunmak, yakınlara yardım etmek, antlaşmalara uymak, yeminlere bağlı kalmak, Allah yolunda büyüğüyle küçüğüyle cihad yap mak bu sayılan davranışlardır. İyilikte bulunmanın, amel-i salih kate gorisinde sayılması, az önce de işaret edildiği üzere kavramın içeriğinin ne kadar geniş olduğunu göstermektedir.
Asr suresi, bize ancak inanan ve amel-i salih işleyenlerin kurtuluşa ereceklerini söylemekle, çok açık biçimde amel-i salihsiz bir imanın, tabiri caizse meyvesiz bir ağaç gibi olduğunu bildirmiş olmaktadır. Dolayısıy. la müminler toplumunun en bariz ve ayırt edici vasıflarından biri, başka toplumlara nispetle daha fazla amel-i salihle donanımlı olmaktır. Bunda kadınla erkek arasında bir fark yoktur Zira Kur’an amel-i salihi erkeğiyle kadınıyla bütün müminlerin sahiplenmesi ve eyleme donuştürmesi gere ken bir değer olarak belirlemiştir: 123
Peki, her iyi iş, amel-i salih kapsamına girer mi? Şüphesiz bu dünya da bilhassa insanlarin sıkıntılarını gidermeye, acılarını dindirmeye, barış içinde yaşamalarını temine, sevinç ve mutluluklarını artırmaya yönelik her eylem önemlidir ve takdire şayandır. Insan olarak her birimiz, bu tür eylemleri takdir etmekten kaçınamayız. Eğer bu türden amel-i salih işle- yenlerin temel amacı, sırf eylemleri karstiginda insanların takdirini top: lamak ve bu suretle vicdanen rahatlamak ise, bunu gördüklerinde amaç. larına ulaşmış olurlar. Ancak Allah katında bu gibi tasarrufların geçerlilik kazanması yahut takdir edilmesi, ancak Allah rizasını kazanma niyet ve amacının varligina baglıdır. Dolayısıyla Allah’ın rızasını kazanma amacı olmayan birinin amel-i salihinin Allah tarafından takdir edilmesi de bek. lenmemelidir, zaten amel sahibinin de böyle bir beklentisi yoktur.
Amel-i salihin kişi ve toplumun hem dünya hem de ahiret hayatına dönük sonuçlar vardır. Her şeyden önce sürekli amel-i salih ortaya ko yan kişi ve toplumlar, yeryüzünün islah ve imarına tedrici ancak önemli bir katkı saglamış olurlar. Onlar amel-1 salihi Yüce Yaratıcı’ya kulluğun bir gereği olarak gördüklerinden, yaptıkları iyi işlerin birey ve toplum hayatındaki olumlu yansımalarını gördükçe vicdanen rahatlarlar ve iç huzurları artar. Bu onların Peygamber’in rehberliginde daha önce içinde bulundukları karanlıktan aydınlığa çıkmaları anlamına gelir. Keza inanıp amel-i salih işleyen kişi ve gruplar, amellerinin toplumların vicdanına nü fuz eden olumlu yansımalarıyla yeryüzünde hükümran olmaları da kolay laşır. Nitekim bu gerçeğe işaret etmek üzere Kur’an’da amel-i salih sahibi “salih kullar”ın yeryüzüne varis kılınacakları bir ilahi sünnet olarak ifade edilmektedir.1124 Hz. Peygamber’in bir muhacir olarak terk etmek zorunda kaldığı Mekke’ye on yıl sonra savaşsız büyük bir fetihle geri dönmesinde hem kendisinin hem de eğittiği sahabi kuşağının amel-i salih kabilinden eylemlerinin önemli rolü olduğu son derece aşikardır.
Öte taraftan onlar, Allah’ın ahiret hayatında salih amelleri adaleti icabı karşılıksız bırakmayacağının bilincinde olarak geleceğe umut ve itminanla bakarlar. Zaten Kur’an’da açık biçimde “insanların en hayırlıları” olarak nitelenen salih amel işleyenlerin öbür dünyada Allah’ın rahmetine, bağışlamasına, kesintisiz, cennet nimetlerine nail olacakları belirtilmektedir.
Içinde imar ve islah düşüncesini de barındıran amel-i salih, Peygam ber’den sonraki dönemlerde de Islâm coğrafyasında belirli bir süre Mus lüman toplumun temel davranış kalıplarından biri olarak tezahür etmeye devam edecektir. Müslümanları tarihin öznesi haline getiren Islam mede niyeti, esas itibariyle amel-i salihe dayalı bir inşa faaliyeti olmuştur. Amel salih işleme bilinci ve motivasyonunun azalmasıyla Islam medeniyeti gücünü, Müslümanlar da tarihin öznesi olma konumlarını yitirmişlerdir.
Salih amel din dilindeki yaygın kullanımı ile öncelikle Allah’a ibadet ve taatte Allah’ın kullarının Faydalı işler yapmak demektir.helal ve meşru olan her türlü iş düzgün sağlam dürüst yapılıyorsa bu Salih amel olarak nitelenir bir çok ayet ve hadiste amel ile daha çok ecir sevap kazanmak için yapılan çeşitli ibadet taat dile yapılır getirilir bunla birlikte Salih amel kavramının kapsamanın çok daha geniş olduğu unutulmamalıdır.
Amel-i Sâlih Nedir? Kısaca
Amel-i sâlih, İslam dininde Allah’ın rızasına uygun olarak yapılan iyi, doğru ve faydalı davranışlardır.
Kısa bilgi:
Amel-i sâlih; namaz kılmak, yalan söylememek, dürüst olmak, insanlara yardım etmek gibi güzel işlerdir. Kur’an’da, iman edenlerin amel-i sâlih işlemesi övülür ve mükâfatlandırılacağı belirtilir.