Ahirete İmanın Hayata Yansıması

Question

Ahirete İman Nasıl Hayatımıza yansır ?

Ahirete Imanin Hayata Yansimasi

İslam’ın inanç esaslarından biri de ahirete inanmaktır. Bir kimsenin Müslüman olabilmesi, inanç esaslarını kabul etmesine bağlıdır. Ölüm, dünya hayatının sonu, ahiret hayatının başlangıcıdır. Bu çerçevede baktığımızda, bizim için asıl hayatın kabir ötesinde başlayacağını görürüz. Bundan dolayı ahiret için hazırlık yapmamız gerekir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde; “Allah’a ve ahiret gününe inanan var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.”(1) “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.”(2) Peygamberimiz (s.a.v)’de; “Kıyamet gününde insan, ömrünü nerede tükettiğinden, servetini nereden kazanıp nerede harcadığından, bedenini hangi yollarda yıprattığından sorulup, bu soruların cevabını vermedikçe, bir adım dahi atamaz ve hiçbir yere gidemez.”(3) diye buyurmuşlardır. Ayet ve hadisi şeriflerde belirtildiği üzere aklı selim bir mümin, kıyamet gününden, oradaki hesaptan ve ahiret hayatından şüphe etmez, orası için hazırlık yapar.

Ahirete ve hesap gününe inanma duygusu günlük yaşantımıza yansımalıdır. Bu duyguyla yaşayanlar, kimseye zulüm ve kötülük yapmaz, aç gözlü olmaz, kendisine verilen görevi eksiksiz ve zamanında yapar, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet etmez, başkalarının malına, canına, namusuna, hakkına ve hürriyetine zarar vermez, hazıra konmayı, kısa yollardan   haksız   kazançlar   elde   etmeyi  düşünmez,  dinin emir ve yasaklarından, güzel ahlakın kurallarından ayrılmaz, yalan söylemez, yalancı şahitlik yapmaz, gıybet dedikodu yapmaz, fitne ve fesat çıkarmaz, insanların ayıp ve kusurlarını araştırmaz, insanları birbirine düşürmez, zamanı ve kendisine verilen nimetleri boşa harcamaz, aklını, bilgisini ve gücünü israf ederek kötüye kullanmaz, insanlara karşı saygılı ve merhametli olur.

Ahiret inancıyla yaşayan bir kimse zor koşullarda ümidini yitirmeyip sabırlı olur. Kötülüklerden uzaklaşıp hayra ve iyiliğe yanaşır, tevazu ve hoşgörüsü, insanlara olan sevgisi ile toplumda bir ahenk oluşturur. Hayatını baştan sona Allah ve Resulünün emirleri çerçevesinde devam ettirir. Böylece herkesin güven duyduğu ve örnek almaya çalıştığı bir kimliğe kavuşur.

Unutmamalıyız ki, cennet ve cehennem bu dünyada yaptıklarımızın bir karşılığıdır. Bu yüzden “dünya ahiretin tarlasıdır”. Dünya tarlasına ne ekilirse ahrette de o biçilir. Onun için her insan ölüm gelmeden önce aklını kullanıp, dünyanın değerini bilmelidir. İnsan bir sefer gelir ve ölünceye kadar ne yapabilmiş ise onu azık olarak ahirete götürür. Bunun için ahrette lazım olan azığı şimdiden iyi hazırlamaya çalışmalı ve ahiretimize yarayacak hayırlı işler yapmalıyız.

  • Nisa – 162
  • Zilzal /7-8
  • Fethül Kebir, 1-203

BENZER KONULAR:

Answers ( 3 )

    1
    2022-11-11T16:54:34+03:00

    İman

    Namaz ibırakmış. İbadeti terketmis yaklaşık 1 yıldır aklıma neredeyse Allah bile gelmemişti. Bundan 5 ay önce aklıma geldi fakat varmı yok mu diye şüpheye düştüm ve kendimce her zamanki gibi var dedim ama emin olmakta zorlandim. 1 ay boyunca hep ebedi cehennem korkusuyla yaşadım durdum. Sonra namaza başladım .ilim öğrenmeye başladım. Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünüp Allah’ı bulmaya başladım yani bol bol dini videolar izleyip tefekkür etmeye başladım. Allahin varlığında supheyi aşıp iman ettim. Fakat aylardır asamadigim konu şu ki her defasında tefekkür edip şüpheyi yok ettikden sonra (aşırı vesveseden muzdarip bir insanım namaz olsun, iman konusunda olsun) tekrar tekrar bu şüphelere düşüyorum. Günde 10 kere emin olup tekrar 10 kere şüpheye düşüyorum. Tefekkür edip şüpheyi yok ediyorum fakat aylardir her defasında yine unutuyorum beni yaratan rabbimi. Namazlarımi terketmedim. Kendime.sunu diyorum sakin ol düşünme birazdan şüphelerin yok olacaktır. Fakat imansız ölme korkusu beni düşünüp tefekkür yapmaya itiyor. Tefekkür güzeldir fakat bendeki hastalığa dönüştü. Allah’ın izniyle söyleyeceğiniz birşeyler varmıdır.

    1
    2022-11-24T17:18:06+03:00

    Müslüman ahirete iman eden kimsedir. Bir kimsenin ahirete imanı yok ise; genel olarak imanı da yoktur. Ahirete ve hesap gününe inanma duygusu günlük yaşantımıza yansımalıdır. Bu duyguyla yaşayanlar, kimseye zulüm ve kötülük yapmaz, aç gözlü olmaz, kendisine verilen görevi eksiksiz ve zamanında yapar, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet etmez, başkalarının malına, canına, namusuna, hakkına ve hürriyetine zarar vermez, hazıra konmayı, kısa yollardan haksız kazançlar elde etmeyi düşünmez, dinin emir ve yasaklarından, güzel ahlakın kurallarından ayrılmaz, yalan söylemez, yalancı şahitlik yapmaz, gıybet dedikodu yapmaz, fitne ve fesat çıkarmaz.

    En iyi cevap
    0
    2024-04-18T06:53:00+03:00

    Bu durum aşırı derecede vesvesedir. Şeytan kişinin aklına vesvese düşürerek imani yönden zayıflatmak ister. Bunun çözümü ise; dini konularda bilgi sahibi olmaktan geçer. Ne kadar çok bilgi sahibi olursak ve bununla da kalmayıp öğrendiklerimizi de amele dökersek o zaman vesvese bizlere zarar veremez. Şunu unutmamak gerekir; kalbimizde iman var ise ve bizler de bile isteye kalben ve dilen inkar etmemiş isek imanımız gitmez inşaallah.

Cevapla