Share
Dinen Kadınları Evlenmeden Alıkoymak Günahmıdır?
Question
Kadınları Evlenmekten Alıkoymak

SORU: Kızlarım evlilikten alıkoymak dinen helâl midir?
CEVAP: Evlilik bir İslâm sünnetidir. Rasûlullah (s.a) şöyle buyurmuştur:
Evlilik benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimi terkederse o, benden değildir.
Kadın şartlarını haiz olduğu zaman hiç kimse onu evlilikten me-nedemez. Ancak zalim ve cahil olanlar müstesna. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
Kız, kendi hakkında karar vermeye, herkesten daha fazla hak sahibidir. (Müslim)
Yine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
Size dinini ve ahlâkını beğendiğiniz biri gelir kızınızı isterse onu onunla evlendirin, yoksa yeryüzünde fitne ve fesat olur. Onlar da “Ya Rasûlullah! Fakir ve ailesi düşük de olsa yine de verelim mi?” dediklerinde, üç defa tekrar ederek “Evet, dinini ve ahlâkını be-ğendinize veriniz” buyurmuştur. (Tirmizî)
Bundan anlaşılıyor ki baba kızı evliliğe müsait olduğu zaman onu menedemez. Bir baba bunu yapıyorsa Allah’ın mubah kıldığı bir şeye engel, Peygamberimizin teşvik ettiği bir şeye mani oluyor demektir.
Bu konu ile ilgili olarak, kızın velisi, kızı boşayan kocasına dönmeyi de engelleyemez. Birbirlerini isteyen iki kişinin evlenmesine de engel olamaz. Ancak dini bir engel olursa mani olabilir; çünkü Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir siz bilmezsiniz. (Bakara/232)
Nisa suresinde de şöyle buyrulmaktadır:
Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın… (Nisa/19)
Bir kısım tefsirler kızları zorla evlendirmenin cahiliye adetlerinden olduğunu yazıyorlar. Boşayanlar da aynı şeyi yapıyorlardı. Karısını boşayanlar başkasıyla evlenmemesi için çeşitli yollara baş vuruyorlardı. Sonunda tekrar nikahının altına alıyordu. İslâm velayeti yakınlara verdi. Ancak evliliğe engel olmayı ve kızın izni olmadan onu evlendirmeyi de yasakladı. Böylelikle iki maslahatı yanyana getirdi.
İslâm, bir erkeğin kadını bizzat istemesini ve onunla evlilik üzerine ittifak etmelerini caiz görüyor. Bunda dini ve örfi bir engel yoksa velinin buna mani olamayacağını söylüyor.
Muhammed Abduh’a göre, kadın mehr-i misilden daha aşağı bir mehirle evlenmek isterse, bundan maksadı da şehveti tatmin ve ahlâkı bozmak değil, doğru dürüst bir koca ile evlenmek ise, ancak nafaka ile beraber mehrin ona ağır gelmesinden korkuyorsa, bunu engellememek lazımdır. Aksi takdirde onu evlendirmek vacibtir.
Bundan anlıyoruz ki, babanın kızını evinde hapsetmesi dinen caiz değildir. Onu uygun kocaya varmaktan menetmesi, onu evlenmekten alıkoyması caiz değildir. Bu Allah’ın helâl kıldığı bir şeyi haram yapmaktır. Bir kısım babalar bu harama yöneliyorlar, kızlarına karşı cinayete yelteniyorlar. Bu inattan çok kötülükler doğar ki, onun neticesini ancak gaybı bilen Allah bilir.
Benzeri konular:
Answers ( 2 )
Kadınları evlenmekten alıkoymak, kadınların evlilik hakkını engellemek veya zorla onları evlenmeye zorlamak gibi uygulamalar, İslam dini açısından kabul edilemez ve haramdır. İslam’da evlilik, birçok hükümle düzenlenmiş kutsal bir kurumdur ve erkekler ve kadınlar arasında eşitlik ilkesi temel alınır.
İslam dini, evlilikte tarafların rızasını ve tercihlerini önemser. Kadınlar, kendi istekleri ve rızaları doğrultusunda evlenme hakkına sahiptirler. Bu nedenle, bir kişinin kadınları evlenmekten alıkoymaya çalışması veya onları zorla evlendirmeye çalışması, İslam’a aykırıdır.
İslam’da, evlilikte tarafların özgür iradesi ve rızası esastır. Evlilikte zorlama, baskı veya kısıtlama kabul edilemezdir. İslam, insanların özgür iradeleriyle evlenmelerini teşvik ederken, aynı zamanda evlilik öncesinde tarafların birbirlerini tanıma ve uyumluluklarını değerlendirme imkanı bulmalarını da önerir.
Kadınların evlilik konusunda tercihlerine ve isteklerine saygı duymak, onların eşit haklara sahip olduğunu anlamak ve evlilik sürecinde özgür iradelerini kullanmalarına destek olmak önemlidir. Herhangi bir zorlama veya kısıtlama durumunda, kişinin dini otoritelere başvurması ve yardım araması önemlidir.
Sonuç olarak, İslam dini, kadınların evlenme hakkını tanır ve onları evlenmekten alıkoymaya veya zorla evlendirmeye karşı çıkar. Kadınlar ve erkekler, evlilik konusunda özgür iradelerini kullanma hakkına sahiptirler ve bu hak saygı gösterilmelidir.
Sorunu dikkatlice değerlendirelim. İslam açısından “kadınları evlenmeden alıkoymak” konusu hem dini hem toplumsal boyutlar içerir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir:
Nikâh İslam’da teşvik edilir: İslam’da evlilik sünnet ve toplum için hayırlı bir düzen olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) evliliği teşvik etmiş, bekârları evlenmeye yönlendirmiştir.
Kadının rızası ve özgürlüğü: Kadın evlenme yaşına gelmişse, evlenme hakkı onun rızasına bağlıdır. Hiç kimse kadının evlenmesini zorla engelleyemez. Kadının evlenme hakkını engellemek, onun sosyal ve kişisel haklarına müdahale anlamına gelir. Bu da haksızlık ve zulüm kapsamına girer.
Haksız engelleme günah sayılır: Kadını evlenmekten alıkoymak, onu toplum ve aile hayatından mahrum bırakmak anlamına gelir. İslam hukukunda haksız yere birinin hakkını engellemek günah ve sorumluluk doğuran bir fiildir.
Amaç ve niyet önemlidir: Eğer kişi kötü niyetle veya zarara yol açacak şekilde evlenmesini engelliyorsa, bu daha büyük günah sayılır. Eğer koruma amacıyla (örneğin yaş farkı, şiddet riski gibi) geçici bir engelleme söz konusuysa, durum daha farklı değerlendirilebilir ama bu da rızaya ve adalete aykırı olmamalıdır.
Özetle: Dinin ve ahlakın bakış açısına göre, bir kadını onun rızası dışında evlenmekten alıkoymak günah kabul edilir. Kadınların evlenme ve hayatlarını yönetme hakkına saygı göstermek, İslam’da önemli bir ilkedir.