İslamda Hırsızlık

Question

HIRSIZLIK

Hırsızlık yapmak günah mı? Hırsızlık günahı nasıl affedilir

İslam dini insanların dünya ve ahirette mutlu olması için bir takım yasaklar getirmiştir. Bu yasaklardan biri de hırsızlıktır. Hırsızlık; başkasının olan bir malı sahibinden izinsiz almaktır. Kitap, sünnet ve icma ile haram olduğu sabittir. Hırsızlık; dinen, hukuken ve ahlaken de suç olup dünyada ve ahirette cezayı gerektiren bir günahtır.
İslam dini hırsızlığı hoş görmediği gibi kazanılan malların da korunmasını teminat altına almıştır. Zaten bu suçu ortadan kaldırmak için insanların kalbine Allah (c.c.) korkusunu yerleştirmeyi hedeflemiştir. Kur’an-ı Kerim’de: “ Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin” buyrulmuştur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’ de “ Her Müslümanın diğer müslümana malı, kanı, ırzı haramdır” buyurmuş, böylece hırsızlık büyük günahlar arasında zikredilmiştir.

Günümüzde sadece dünya hayatına önem verilmesinden, zenginliğin çok üstün tutulmasından ve gösterişli yaşantıya özenilmesinden dolayı özellikle hırsızlık ve gasp gibi olayların arttığını üzülerek görmekteyiz. Bunların yanı sıra bir kişinin devlet malını hususi işlerinde kullanması, malı eksik ölçüp tartması, hile ve dolandırıcılık yapması, malı değerinden fazlasına satması, çalıştırdığı işçinin parasını ödememesi, yaptığı inşaatta demir ve çimentodan çalması, kaçak elektrik ve su kullanması gibi şeyler de birer hırsızlık örneğidir.

Hırsızlığı sona erdirebilmek için ceza uygulamaların yanında bir takım tedbirlerin de alınması gerekir. Sahipsiz, kimsesiz suça itilen çocuklara sahip çıkmalıyız. Sadaka, fitre, zekât ve diğer yardımlarımızı fakir-fukaraya, garip-gurabaya ulaştırmalıyız. Bu işe meyilli olan insanlara iş bularak hırsızlık yapmalarını önlemeliyiz. Çoluk-çocuğumuza hırsızlığın çirkin ve haram olduğunu anlatmalıyız. Sevgili Peygamberimizin: “ Hırsızlık yapan Muhammed’in kızı Fatıma da olsa onu cezalandırırım” uyarısından ders almalıyız.

Sevgili Peygamberimizin bir hadisi şerifiyle bitiriyorum. “ Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, namusu ve malıyla ilgili bir haksızlık varsa, altın ve gümüşün geçmediği hesap günü gelmeden helalleşsin”

BENZER KONULAR:

About Soru

Answers ( 4 )

    1
    2020-11-18T11:48:45+03:00

    Yaşanılan hayatın sadece dünya hayatından ibaret olduğu zannedilmesinden ve maddi zenginliğin her şeyden üstün tutulmasından ve maddeyi öne çıkartan bir zihin yapısının oluşmasından dolayı günümüzde, özellikle hırsızlık ve gasp olaylarının arttığını üzülerek görmekteyiz. Dinimizin yasakladığı, kişiyi ahlaken çöküntüye götüren ve toplumumuzda da kınanan, büyük bir ayıp sayılan hırsızlığı sona erdirmek için ceza-i müeyyidelerin uygulanmasının yanı sıra bu suçu önleyecek gerekli tedbirlerin alınması ve suçun oluşma şartlarının bitirilmesi gerekmektedir. Şu gerçek göz ardı edilmemelidir ki; Yaratanın mutlaka her şahsı yapmış olduğu her bir fiil için hesaba çekeceğini ve kendisini gözetleyen iki meleğin tahsis edildiğini idrak eden kişi büyük günahlar arasında zikredilen hırsızlığı kolay kolay düşmeyecektir.

     

    Best answer
    1
    2021-09-15T19:18:33+03:00

    Hırsızlıkta Helallik

    Lisedeyken hoşlandığım çocuk hırkasını sınıfta unutmuştu ve ben de ona karşı olan hislerimden ötürü hırkasını almıştım. Şimdi ise bu hırsızlıktan dolayı pişmanlık duyuyorum. Helallik almam gerektiğini biliyorum ama kendisiyle iletişime geçemem aradan 4-5 yıl geçti ve kendisiyle okul yıllarında da sonrasında da hiç konuşmadım, tanımıyorum. Nasıl tepki verir başkalarına anlatır mı kestiremiyorum. Hırkanın parasını bir hayır kurumuna bağışlayıp, sevabını o kişiye adasam olur mu ? Bu durumda ne yapmam gerek ?

      0
      2025-05-12T14:53:43+03:00

      Öncelikle pişmanlık duymanız ve bu konuyu düzeltmeye çalışmanız samimi bir tevbe göstergesidir ve İslam’da bu çok kıymetlidir. Bu konuda hem fıkhi (İslam hukuku açısından) hem de vicdani yönü birlikte ele alalım.

      Fıkhi Açıdan:
      İslam’da başkasının malını izinsiz almak kul hakkıdır ve bu hak, tövbe ile affedilse bile mal sahibine iade edilmesi veya helallik alınması gerekir.

      Diyanet’in benzer sorulara verdiği cevaplarda şu üç yol önerilir:

      Mal Aynen Duruyorsa: Sahibine geri verilmelidir.

      Mal Kaybolduysa veya Kullanılamaz Haldeyse: Bedeli sahibine ödenmelidir.

      Sahibine Ulaşmak Mümkün Değilse: Bedeli sadaka olarak verilip sevabı o kişiye bağışlanabilir.

      Bu, İslam alimleri arasında da geniş kabul gören bir uygulamadır. Örneğin:

      İbn Kudâme şöyle der: “Zulmedilen kimseye ulaşma imkânı yoksa onun adına sadaka verilir.”
      (el-Muğnî, c. 5, s. 383)

      Şeyh İbn Bâz de şöyle fetva vermiştir:
      “Kime ait olduğunu bilmiyorsanız veya ulaşamıyorsanız, malı onun adına fakirlere tasadduk edin.”

      Ne Yapmalısınız?
      Senin durumun özelinde şu şekilde hareket edebilirsin:

      Hırkayı kullanmadıysan ve hâlâ duruyorsa, bedelini tahmini olarak belirle. (Örneğin 200 TL ise)

      Bu miktarı bir hayır kurumuna bağışla.

      Bağış yaparken kalbinden şunu niyet et:
      “Allah’ım, bu sadakayı falanca kişiye (ismini biliyorsan söyleyebilirsin) olan hakkı ödemek niyetiyle veriyorum. Sevabını ona ulaştır.”

      Allah’tan af dile ve bir daha böyle bir davranışa düşmeme kararlılığını göster.

      Bu durumda Allah’ın izniyle üzerinizdeki kul hakkı yükü kalkar ve inşaAllah bağışın sevabı da o kişiye ulaşır.

      ❗Duygusal Açıdan:
      Hırkayı almanızın nedeni kötü niyet değilmiş, duygusal bir bağ kurmanızdan ötürü olmuş. Bu, sizin kötü biri olduğunuzu göstermez; ergenlik dönemindeki duygusal taşkınlıktır. Ama fark edip pişman olmanız çok güzel bir ahlak göstergesidir.

      Sonuç:
      Evet, o kişinin hakkını ödemek niyetiyle bir hayır kurumuna bağış yapmanız ve sevabını ona adamanız geçerli bir çözüm yoludur.
      Helallik alınması ideal olandır ama mümkün değilse bu yol caizdir ve İslam fıkhınca yeterlidir.

      Dilersen sadaka verme duası veya niyet örneği de paylaşabilirim. İster misin?

    1
    2022-11-10T15:55:42+03:00

    Hırsızlık yapılan kişiye malını verirken yapılması gerekenler

    İYİ AKŞAMLAR arkadaşlarımızla bi konuyu tartıştık fakat çözüme kavusturamadik sizden yardım talep ediyoruz..Bir kimsenin (arkadaş çevresinde) parasını izinsiz almak sonrasında pişman olup kişiye parasını harçlık adı altında vermek konuyu aydınlığa kavuşturur mu? Söylemesi ne kdr zor olsada parayı ondan aldığının söylenmesi gerekmezmiydi.. Dinin kolaylık dini olduğu ve bunun açıklanamayacagini söylediler sizinle tartışmak istedik.. ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN ?

    0
    2025-05-12T14:52:07+03:00

    Esselamü Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü,

    Sorduğunuz mesele, dinimizde büyük önem taşıyan kul hakkı ve tövbe konularıyla doğrudan ilgilidir. İslam’da hırsızlık yapmak büyük günahlardan biridir ve bu günahtan kurtulmak için sadece pişmanlık yetmez, aynı zamanda hakkı sahibine iade etmek veya helalleşmek gerekir.

    1. Hakkın İadesi ve Açıklık
    Bir kimse, başkasının malını izinsiz aldıysa, bunu gizlice “harçlık” adı altında geri vermekle sorumluluktan kurtulmaz. Hırsızlık yapılan kişiye, hakkının iade edildiğini bilmesi ve helallik alması gerekir. Çünkü:

    Kul hakkı, Allah’ın affetmeyeceği bir haktır. (Hadis-i Şerif: “Hak sahipleri haklarını almadıkça, kul hakları kıyamet günü sahiplerine ödettirilir.” – Buhari)

    Gizli verilen para, kişinin hakkını tam olarak bilmesini engeller. Belki o kişi, bu parayı bir iyilik veya hediye olarak algılayabilir, oysa aslında kendi hakkıdır.

    2. Tövbenin Şartları
    İslam’da tövbenin kabul olması için:

    Günahtan pişmanlık duymak,

    O günahı hemen terk etmek,

    Hak sahibine hakkını iade etmek veya helallik almak,

    Bir daha aynı günaha dönmemeye karar vermek gerekir.

    Eğer kişi, çaldığı parayı geri verirken “Bunu senden izinsiz almıştım, şimdi tövbe ettim, lütfen hakkını helal et” demezse, tövbe tamam olmaz.

    3. Dinin Kolaylığı ve Hassasiyet
    Evet, İslam kolaylık dinidir, ancak bu “kul hakkını hafife almak” anlamına gelmez. Hak sahibinin bilgisi olmadan, gizlice ödeme yapmak, dinen yeterli değildir. Çünkü:

    Kişi, hakkının çalındığını bilmiyorsa, hakkını arama fırsatı elinden alınmış olur.

    Gönül rızası olmadan, helallik gerçekleşmez.

    Sonuç:
    Doğru olan, hırsızlık yapılan kişiye durumu açıklamak ve helallik istemektir.

    Eğer açıklamak çok zorsa (örneğin, büyük bir düşmanlığa yol açabilirse), bir vasıta (güvenilir bir üçüncü kişi) ile mesaj iletebilir veya mektup yazabilir.

    Allah’ın affı için, kulun hakkını ödemek şarttır.

    “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe Suresi, 119)

    Selam ve dua ile…
    Allah (c.c) tövbelerimizi kabul etsin ve bizi kul hakkından muhafaza buyursun.

Leave an answer