Hırsızlık

Question

Hırsızlık ve pişmanlık

Çalıştığım yerden para çaldım ama miktarını bilmiyorum parayı yerine koyarsan günaha girer miyim yada af olur mu?

Cevap:
Eğer çaldığınız parayı tekrar yerine koyduysanız tövbe edip Allah’tan mağfiret dileyin ama o parayı harcayıp daha sonra o paranin aynı miktarını yerine koyduysanız parayı çaldığınız kişiden helallik istemeniz gerekmektedir ve aynı zamanda parasını yerine koymanız gerekmektedir.

Sorunuz çok önemli ve ciddi bir meseleyi ilgilendiriyor. İslam’a göre hırsızlık büyük günahlardan biridir, ancak samimi bir tövbe ve kul hakkının iadesiyle affedilmesi mümkündür. Sorduğunuz durumu detaylı olarak açıklayalım:

1. Hırsızlık ve Günah Boyutu
Kur’an-ı Kerim’de hırsızlık şöyle kınanır:

“Erkek hırsız ile kadın hırsızın, Allah’tan bir ceza olmak üzere ellerini kesin. Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.”
(Maide, 5/38)

Bu ayet, İslam toplumunda hırsızlığın ne kadar büyük bir suç olduğuna işaret eder. Ancak bu cezalar şer‘î mahkemelerle ve özel şartlarla uygulanır.

2. Tövbe ve Kul Hakkı
Eğer bir Müslüman bu tür bir günah işlerse, Allah’a tövbe etmesi gerekir. Ancak kul hakkı olan durumlarda sadece Allah’tan af dilemek yeterli değildir. Şu şartlar aranır:

a. Tövbenin Şartları:
Günahı bırakmak

Yaptığına pişman olmak

Bir daha yapmamaya kesin karar vermek

Hak sahibi insansa, hakkını iade etmek ve helallik istemek

Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Kim kul hakkı yemişse (gasp, iftira, gıybet vb.), dinar ve dirhemin bulunmadığı kıyamet günü gelmeden önce helallik dilesin.”
(Buhârî, Mezâlim, 10)

3. Miktarı Bilinmiyorsa Ne Yapmalı?
Eğer çaldığınız paranın miktarını bilmiyorsanız, şu şekilde hareket etmeniz gerekir:

Aklınızda kalan yaklaşık bir miktarı tespit edin ve emin olmak adına biraz fazlasını koyun.

Eğer hâlâ şüphedeyseniz, çaldığınız kişinin (veya kurumun) maddi kaybını telafi edecek şekilde elinizden gelenin en iyisini yapın.

Bu parayı gizlice de yerine koyabilirsiniz, ama imkân varsa helallik istemek en doğru olandır.

4. Duruma Göre Özet:
Eğer parayı hiç harcamadan aynen yerine koyduysanız ve kimse fark etmeden zarar telafi olduysa, Allah’a tövbe edin. Allah dilerse affeder.

Eğer harcadıktan sonra başka bir parayı koyduysanız, o kişi veya kurumun hakkı hâlâ geçerli olabilir. Bu durumda hem tövbe etmeli hem de helallik almalısınız.

Miktarı bilinmiyorsa, tahmini bir miktarı (mümkünse fazlasıyla) koyup tövbe etmelisiniz. Helallik alma imkânınız varsa bu çok daha faziletli olur.

Sonuç:
Allah Teâlâ, samimi tövbeleri kabul edendir. Fakat kul hakkı affedilmesi en zor haklardandır. Mümkün olduğunca o kişiye veya kuruma hakkı iade edin ve helallik dileyin.

“Ey iman edenler! Allah’a içten bir tövbe ile tövbe edin.”
(Tahrim, 66/8)

Benzer Konular:

Answers ( 7 )

    0
    2022-02-17T07:57:18+03:00

    Hırsızlık

    Merhaba hocam 17 yaşında bir topluluk da bi tanıdığın telefonunu çalıp satmaya çalıştım o kadar kalabalıkdı ki sen aldın o aldı dendi herkesin üstüne atıldı ve sonra onu kırıp attım şuan ki aklım olsa kesinlikle yapmazdım ama o anki gençlik nefise yenik düşme ve şuan tanıdık olduğu için gidip helalik almayada utanıyorum onun yerine o zaman ki para değerince hayır yapsam kabul olur mu ne yapacağımı bilmiyorum bşr zarfa koyup mektup yazıp göndermeyi bile düşündüm o kadar pişmanım ki

      1
      2022-02-17T08:15:48+03:00

      Yaptığınız sizinde söylediğiniz gibi çirkin bir davranış şeklidir. Hırsızlık günah olmakla beraber aynı zamanda kul hakkıdır. Ve bu hakkın hak sahibine teslim edilmesi gerekir. Bu hak sahibi dünyada ise yani vefat etmemiş ise mutlaka zararının karşılanması gerekir ve helalleşilmek de zorundadır kişi aynı zamanda. Hak sahibi hayatta iken; onun adına tasaddukta bulunmak bu hakkın ödenmesi için geçerli değildir.

    1
    2022-02-17T08:18:49+03:00

    Hırsızlık yapmak büyük günahlar içerisinde yer almaktadır. Bir Müslüman’a hırsızlık yapmak yakışmaz. Eğer bir kimse hırsızlık yapmış ise; öncelikle hak sahibine hakkını iade etmelidir. Yani çalmış olduğu bedeli yerine getirmelidir. Ondan sonra hak sahibinden hırsızlık yaptığı için helalleşmek zorundadır. Ve son olarak da Allah’a samimi bir şekilde tevbe ve istiğfar etmelidir. Ve bu tevbesinde samimi olmalıdır kişi

    En iyi cevap
    0
    2022-03-15T23:02:36+03:00

    Benim yengem Ben isteyken odama girib gereksiz esyalarimi calip sakliyor. Arabamin yedek anahtari almis. Bende onun anahtar arabasini alirsam günaha girermiyim?

      1
      2022-03-16T12:07:43+03:00

      Elbette günah olur. Bunu yaparsanız yengenizden ne farkınız kalır?

      Bu meseleyi çözmenin yolu bu değildir. Yengeniz ile bu meseleyi ciddi bir şekilde konuşmanız gerekmektedir.

    0
    2022-08-02T17:46:00+03:00

    Hırsızlık

    Babamdan – o anda ev içerisinde bulunmadığı için- cuzi miktarda izinsiz para aldım ve daha sonra babama kendisinden para aldığımı söyledim. Ve bu babam için problem olmadı.

    Fakat şu an hırsızlık yaptığı hissediyorum hatta had cezası bile hak ettiğim ile ilgili vicdan azabı hissediyorum. Bunun bir günahı var mıdır?

      1
      2022-08-04T12:06:46+03:00

      Yaptığınız başta günahtır. Fakat durumu babanıza söylemeniz güzel bir harekettir. Şu anda yapmanız gereken ise; Allah’a samimi bir şekilde tevbe edip bir daha aynı hatayı tekrar etmemeniz gerekmektedir.

    0
    2022-11-10T19:46:40+03:00

    hırsızlık mı

    Selamun Aleyküm. Harita Mühendisi olarak bir şirkette çalışmaktayım. Çalıştığım şirket yetkilileri/patronları yaptığımız işin hesabı konusunda olması gerekenden fazla göstermemi istiyor. Örnğin; Yol üzerinde yapılan toprak miktarı 1000m3 ise benden daha fazlasını talep ediyor yani 1000 olan değeri 1500 göstermemi istiyor. Bu sebeple vicdani sıkıntılar yaşıyorum. Bu durumun günah boyutu benim ve firmam açısından nedir?

    0
    2022-11-11T13:15:57+03:00

    Patronum para çalıyor

    Selamun aleyküm. Ben özel bir şirkette çalışıyorum. 2 patronum var. Bir patronum benim yanımda
    diğer patronumun parasını çalıyor, bana da hakkım olan paranın 4te 1ini ancak veriyor. Şuan maddi olarak çok çok ciddi bir iş yürütüyoruz. Bu işe aşırı derecede yüksek yatırımlar yapıldı. Ortaklıkları bozulur ve parası çalınan patronumun bu yatırımları boşuna gider diye ona bu durumu açıklayamıyorum. Benimde hakkım olan paradan sürekli çalıyor, ona da Allah rızası işin sesimi çıkaramıyorum. Çünkü erken yaşta ev geçindirmekle yükümlüyüm ve maddi açıdan çok zor durumdayım. Hırsızlık yapan patronumun pişman olup doğru yolu bulması işin ve diğer patronumun bu olayları anlaması için her gün Allah’a dua ediyorum. Bu konuda 2 sorum olacak.
    1. Parası çalınan patronuma bu olayı söylemelimiyim yoksa söylememelimiyim?
    2. Hırsızlık yapan patronumun işlediği günahın derecesi nedir?

    1
    2022-11-21T10:44:33+03:00

    Ortada bir haksızlık var ise Müslüman’ın bunu düzeltme gibi bir durumu var ise mutlak surette değerlendirmesi gerekmektedir. Hırsızlık yapmqk dinen büyük günahlar içerisine girmektedir ve bu durum aynı zamanda kıl hakkıdır. Müslüman’a yakışmayan bir davranış şeklidir hırsızlık yapmak.

    0
    2025-05-12T15:12:17+03:00

    Sorduğunuz mesele hem ahlaki hem de dinî yönü çok ağır basan, vicdanı ciddi şekilde meşgul eden bir konudur. Allah sizleri bu sıkıntıdan hayırla çıkarsın. Sorularınıza sırasıyla cevap vermek istiyorum:

    1. Parası çalınan patronunuza bu durumu söylemeli misiniz?
    Bu durum “emr-i bil ma’ruf ve nehy-i anil münker” (iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak) ilkesine girer. Kur’an’da şöyle buyrulur:

    “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.”
    (Âl-i İmrân, 3/110)

    Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.”
    (Müslim, İman, 78)

    Siz şu an bu haksızlığı görüyorsunuz ve doğrudan mağdurlardan birisiniz. Fakat içinde bulunduğunuz maddi zorluk, ailenize karşı sorumluluklarınız, ifşanın şirkette doğurabileceği büyük zararlar gibi gerekçelerle durumu açıklayamıyor olmanız, bir anlamda “mazeret” sayılabilir. Ancak bu mazur görülse bile, susmak tamamen vebalsiz değildir.

    Dolayısıyla:

    Eğer fitneye, büyük bir zarara veya sizin açınızdan ciddi bir mağduriyete yol açacaksa, hemen açıkça söylemeniz gerekmez.

    Ancak başka yollarla bu durumu düzeltmeye çalışmanız, en azından uyarılarda bulunmanız ve zulme rıza göstermemeniz gerekir.

    Örneğin hırsızlık yapan patrona Allah’tan korkmasını, yaptığı işin vebalini hatırlatmak, dolaylı yollarla uyarıda bulunmak mümkündür.

    Ayrıca bu konuda dürüstçe hakkınızı aramak da bir haktır ve “Allah rızası için susmak” kavramı, zalimi cesaretlendirecek bir suskunluk olmamalıdır.

    2. Hırsızlık yapan patronun işlediği günahın derecesi nedir?
    İslam’da hırsızlık büyük günahlardandır. Kur’an’da şöyle buyrulur:

    “Erkek hırsız ile kadın hırsızın, yaptıklarına bir ceza ve Allah’tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah azîzdir, hakîmdir.”
    (Mâide, 5/38)

    Bu ayette anlatılan hüküm, ispatlanmış bir hırsızlık suçuna karşı İslam hukukunun (şeriatın) uygulayacağı had cezasıdır. Ancak bu uygulama yalnızca İslam devletinin mahkemeleri tarafından belirli şartlar altında uygulanabilir.

    Hadis-i şerifte ise şöyle buyrulmuştur:

    “Hırsızlık yapan kimse, hırsızlık yaptığı halde mümin olduğu hâlde hırsızlık yapmaz.”
    (Buhârî, Hudûd, 30)

    Bu hadis, hırsızlığın kişinin imanı ile çelişen çok ağır bir suç olduğunu göstermektedir. Bu kişi namaz kılsa da, oruç tutsa da, bu fiili onun imanına zarar verir; ahirette büyük bir azaba sebep olur.

    Yani:

    Hırsızlık kul hakkıdır, sadece tövbe ile değil, aynı zamanda hak sahibine hakkın iade edilmesiyle affedilir.

    Hırsızlık yapan kişi tövbe etse bile, çaldığı malı sahibine vermediği sürece Allah affetmeyebilir.

    Sonuç ve Tavsiye:
    Bu durumda öncelikle sabır, dua ve akıllı hareket etmek gerekir.

    Hakkınızı hem dünya hem ahiret için korumaya çalışmalı, zulme rıza göstermemeli, ama ifşa konusunda ailevi ve maddi yükünüzü göz önünde bulundurarak, hikmetli bir yol izlemelisiniz.

    Durumu açıkça söylemek yerine, patronunuzu uyaracak sözler söyleyebilir, “bu yaptığın doğru değil, haramdır, günahını düşün” diyebilirsiniz.

    Şayet imkan olursa parası çalınan ortağa bir mektup, isimsiz ihbar ya da dikkat çekici bir uyarı ile de durumu fark ettirebilirsiniz.

    Dilerseniz bu durumdan çıkış için dualar, örnek tövbe metinleri, yahut maddi durumu düzeltmeye yönelik manevi tavsiyeler de sunabilirim. Yardımcı olmamı ister misiniz?

Cevapla