Zaman israfı günah mı?

Question

Zaman israfı haram mı?

Zaman israfı haram mıdır? Haram değilse tahrimen mekruh mudur?

Zaman israfi

Zaman İsrafı Günah mıdır?

İnsana verilen en kıymetli nimetlerden biri “zaman”dır. Yüce Allah (c.c.), zamanı insana bir emanet kılmış ve her anından hesaba çekileceğini bildirmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de zaman üzerine yemin edilmesi, onun değerini ortaya koyar. Bu sebeple Müslüman’ın zamanını nasıl geçirdiği, boş yere harcayıp harcamadığı, dinî ve ahlâkî açıdan önemli bir konudur.

Kur’an’da Zamanın Önemi

Cenâb-ı Hak birçok ayette zamana yemin etmiştir. Bunlardan en bilinenleri şunlardır:

“Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” (el-Asr, 103/1-3)

“Kuşluk vaktine andolsun, karanlığı bastıran geceye andolsun…” (ed-Duhâ, 93/1-2)

Alimler, Allah’ın bir şeye yemin etmesinin onun önemine işaret ettiğini belirtir. Buna göre zaman, Allah’ın insana verdiği en büyük sermayedir.

Hadislerde Zamanın Değeri

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: Sıhhat ve boş vakit.” (Buhârî, Rikâk, 1)

“Kul, kıyamet günü ömrünü nerede tükettiğinden, ilmini nerede kullandığından, malını nereden kazanıp nereye harcadığından, bedenini nerede yıprattığından sorulmadıkça yerinden ayrılamaz.” (Tirmizî, Kıyâme, 1)

Bu hadisler, zamanın en önemli hesap konularından biri olduğunu açıkça göstermektedir.

Zaman İsrafının Dinî Hükmü

Fıkıh âlimleri, zamanın boşa harcanmasının hükmünü doğrudan “haram” olarak nitelendirmemişlerdir. Ancak yapılan işin mahiyetine göre hüküm değişir:

Farzları engelleyecek şekilde zaman israfı:

Eğer bir kimse vaktini öyle harcar ki, namaz, oruç, zekât gibi farzları terk eder, bu haramdır.

Vacip ve sünnetleri terk ettirecek şekilde zaman israfı:

Vacipleri veya kuvvetli sünnetleri ihmal ettirecek derecede boş işlerle oyalanmak tahrîmen mekruh olarak değerlendirilir.

Mubah dairesinde ama faydasız işlerle vakit geçirmek:

İnsana ne dünyada ne ahirette fayda sağlamayan, boş ve lüzumsuz şeylerle vaktini geçirmek mekruh veya mubah arasında değerlendirilir. Ancak çokça yapıldığında kalbi gaflete sürükleyeceğinden günaha kapı aralayabilir.

Nitekim İmam Nevevî (r.a.) şöyle demiştir:
“Mü’minin boş şeylerle uğraşması, onun için kayıptır. Çünkü her anını Allah’a itaate sarf etmesi gerekir.” (Nevevî, el-Ezkâr)

Sonuç

Zaman israfı başlı başına “haram” değildir; fakat insanı farzlardan alıkoyduğu, günaha sürüklediği veya faydasızlığa götürdüğü ölçüde hükmü ağırlaşır. Şayet farz ibadetlerin terkine sebep oluyorsa haram, vacip ve sünnetlerin terkine sebep oluyorsa tahrîmen mekruh, sadece boş uğraşlardan ibaretse mekruh/mubah hükmündedir.

Müslüman, Allah’ın kendisine emanet ettiği zamanı iman, ibadet, ilim, salih amel ve faydalı işlerle değerlendirmelidir. Çünkü zaman, geri gelmeyen tek sermayedir.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Answers ( 3 )

  1. Mum
    1
    2021-08-25T18:03:01+03:00

    ZAMAN KIYMETİ VE İSRAFI HAKKINDA

    Giden vakit, geçen zaman bir daha ele geçmeyecek olan, tükenen ömür sermayemizdir. Bu sermayenin bizlere verilen en büyük servet  olduğu bilinciyle doğru zamanda doğru işler yapmaya gayret etmeliyiz.

    Dünya ve ahiret hayatındaki mutluluk zamanımızı nasıl harcadığımıza, nerede geçirdiğimize bağlıdır. Öyleyse bu konu ihmale gelmeyecek kadar önemlidir. Sonsuz hayata bu dünyada hazırlanıyoruz. Cennetimizi veya cehennemimizi buradan götürüyoruz.

    Zamanı tecrübe eden insanlar ne güzel söylemişler: “Yara sıcakken sarılır, su akarken testi doldurulur.” Ömrümüz de su gibi akıp gittiğine göre, ömür testimizi hayırlı ve güzel amellerle doldurmalıyız. Ölüm gelip çattığında, ömrümüz bittiğinde pişmanlık duymanın faydası olmayacak.

    Müslüman hep namazla, oruçla uğraşır; Müslüman’ın hayatında eğlencenin, oyunun, gülmenin yeri yoktur gibi bir anlayışın İslam’da yeri yoktur. Ancak her şeyde olduğu gibi hayatı sırf oyun ve eğlenceden ibaret hale getirmek, ölçüyü kaçırmak da sonunda bizleri mutsuz edecektir. Yeme-içme, uyuma, çalışma nasıl bir ihtiyaç ise; dinlenme ve eğlenme de bir ihtiyaçtır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken, ifrata kaçmamak, israfa kaçmamak, oyun ve eğlenceye dalıp, ebedi alemimizi unutmamaktır.

    Beş vakit namazın günün değişik zaman dilimlerine yerleştirilmesinin hikmetlerinden biri de Rabbimizi hatırlayıp hesabını veremeyeceğimiz işler yapmamamız içindir.

    Ömür üç gündür. Dün, bugün, yarın. Dün geçti. Yarına çıkıp çıkmayacağımız belli değil. Bir saat, bir dakika sonra nerede, ne vaziyette olacağımız belli değil. O halde, içinde bulunduğumuz zamanın ve yaşadığımız anın kıymetini bilelim, güzel amellerle ömrümüzü süsleyelim ki, yarın bizim için nedamet ateşi olmasın.

    Günlerini iyi değerlendirenler zamanın efendisi; zamanını boşa geçirenler, başkalarının kölesi olurlar.

    Görevlerimizi zamanında yerine getirirsek bir kıymeti olur. Zamanında yapılmayan işler sonradan yapılsa da kıymeti olmaz.

    Özellikle gençliğimizin, sağlığımızın, bize verilen imkanların kıymetini iyi bilmek durumundayız. Bunlar elden gittikten sonra, tıpkı kırılan camın eski haline döndürülemediği gibi geri getirilmeleri imkansızdır.

    Bir hadis meali ile bitirelim. Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki “Beş şey gelmeden önce, beş şeyin kıymetini bilin: Ölüm gelmeden evvel, hayatın; hastalık gelmeden evvel, sıhhatin; meşguliyet gelmeden evvel, boş zamanın; ihtiyarlık gelmeden evvel, gençliğin; fakirlik gelmeden evvel, zenginliğin.”[1]

    ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRELİM

    —————-

    1-Asr Süresi 1-3

    2- Müslim (Rİyazu-s Salihin Tercümesi, 2:510.)

     

    En iyi cevap
    1
    2025-09-06T23:51:03+03:00

    Zaman israfı haram mıdır? Haram değilse tahrimen mekruh mudur?

  2. Zamanı boşa harcamak doğrudan haram değildir, ancak farzları ve vacipleri terk etmeye sebep olursa haram olur. Boş ve faydasız işlerle meşgul olmak ise tahrimen mekruh kabul edilmiştir.

    Âyet: “Boş şeylerden yüz çevirirler.” (Mü’minûn, 3)
    Hadis: “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.” (Tirmizî, Zühd, 11)

Cevapla