Vesveseli insanların yeminleri geçerli midir?

Question

Vesvese yemin durumu

Vesveseli insanlarin yeminleri gecerli midir

Vesveseli insanların yeminleri geçerli değildir.
Şunu sormak istiyorum her vesveseli insanın mı değildir mesela vesvesenin ağır mı olması lazım(bir yerde okuduğuma göre)
Bende vesveseli hallerimde çok yemin edip bozdum(sayısını bilemeyecek kadar) fakat takıntı vesvese yüzünden, ama burada ne kadar ağır veya hafif olduğunu bilemiyorum.

CEVAP:

Vesveseli Yeminlerin Geçerliliği ve Çözüm Önerileri

Sorunuzun cevabını, İslam alimlerinin bu konudaki detaylı açıklamaları ışığında maddeler halinde açıklamaya çalışayım:

1. Genel Kural: “Vesvese, Yemini Bozmaz” Prensibi

İslam fıkhındaki temel prensip, “Vesvese yemini bozmaz” şeklindedir. Yani bir yeminin geçerli sayılabilmesi için, kişinin akıllı, temyiz gücüne sahip ve yaptığı işin farkında (âkıl-bâliğ) olması gerekir. Vesvese, kişiyi bu hallerden çıkarmadığı sürece, onun yaptığı yeminler geçerlidir.

2. “Vesveseli İnsanın Yemini Geçersizdir” İfadesinin Anlamı

Bu ifade, genel ve mutlak bir kural değildir. Buradaki istisnai durum, vesvesenin kişinin irade ve kasıt gücünü tamamen felç ettiği, onu adeta bir cinnet (delilik) haline yaklaştırdığı çok ileri seviye vakalar için geçerlidir. Yani:

Sıradan, Hafif veya Orta Şiddetteki Vesvese: Kişi “Acaba yeminimi bozdum mu?”, “Şu sözüm yemin sayılır mı?” gibi düşüncelere kapılır ama aslında ne yaptığını bilir. Bu durumdaki birinin yeminleri GEÇERLİDİR.

İleri Derecede, Tahrip Edici Vesvese: Kişi, sürekli olarak ağzından çıkan her kelimeyi kontrol edemez, dilinden sürekli yeminler dökülür ve bunu yaparken hiçbir irade ve şuur göstermez. Adeta bir rüzgar gibi gelen sözleri durduramaz. Bu, psikiyatrik olarak da “obsesif kompulsif bozukluğun” çok ağır bir formudur. İşte sadece bu seviyedeki bir vesvese için alimler, “Bu kişinin yeminleri geçerli değildir, çünkü kasıt ve irade yoktur” demişlerdir.

3. Sizin Durumunuzla İlgili Değerlendirme

“Sürekli yemin edip bozmak” ve “sayısını bilemeyecek kadar” olması, durumunuzun ciddi olduğunu gösteriyor. Ancak burada kritik soru şudur:

Bu yeminleri ederken gerçek bir niyet ve kasıt içinde misiniz? Yani “Vallahi şunu yapmayacağım” derken, bunu gerçekten kast ediyor ve diliniz bilinçli bir şekilde mi bu sözü söylüyor?

Yoksa bu, kontrol edemediğiniz, içinizden veya ağzınızdan adeta kendiliğinden çıkan, siz “Dur!” demenize rağmen devam eden otomatik bir tepki mi?

4. Yapılması Gerekenler (Pratik Çözüm Önerileri)

Bu karmaşık durumla başa çıkmak için şu adımları takip etmeniz faydalı olacaktır:

Niyet ve İradeyi Test Edin: Bir yemin etmek üzereyken veya ettiğinizde, kendinize şunu sorun: “Bunu gerçekten kastettim mi?” Eğer cevabınız “Evet, o an bunu kastettim” ise, bu yemin geçerlidir. Bozarsanız keffaret gerekir. Eğer “Hayır, bu ağzımdan kendiliğinden çıktı, ben böyle bir şey demek istememiştim” diyorsanız, o zaman bu bir “yemin” sayılmaz.

“Yemin Kasdı” Olmadan Söylenen Sözleri Yemin Saymayın: “Vallahi, billahi” gibi ifadeleri, konuşma alışkanlığı haline getirdiyseniz ve bunları bir şeye yemin etmek kastıyla söylemiyorsanız, bunlar yemin sayılmaz. Yemin için “kesinlikle bunu yapacağım veya yapmayacağım” şeklinde bir niyet (kasıt) şarttır.

“La Havle” Yöntemini Kullanın: Vesvese anında ağzınızdan bir yemin çıkarsa, hemen peşinden “La havle vela kuvvete illa billah” deyin. Bu durumda, çoğunluk alimlere göre yemin bozulmuş olmaz ve keffaret gerekmez. Bu, sizin için bir kurtuluş kapısıdır.

Bir Uzmana Danışın: Bu durum sizi çok rahatsız ediyor ve günlük hayatınızı etkiliyorsa, bir psikiyatriste ve aynı zamanda bu konularda fetva verebilen güvenilir bir ilahiyatçıya veya din görevlisine danışmanız en sağlıklı yoldur. Onlar, yüz yüze yapacakları değerlendirme ile durumunuzun şiddetini ve dinen hükmünü daha net tespit edebilirler.

Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmeyin: Unutmayın ki Allah, kullarının zorluklarını çok iyi bilir. “Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez.” (Bakara, 2:286). Siz, bu durumdan gerçekten rahatsızsanız ve kurtulmak istiyorsanız, Allah’ın sizi anlayacağına ve bağışlayacağına güvenin. Aşırı takıntı ve vesvese, kişinin imanından değil, hastalığındandır.

Özetle: Her vesveseli insanın yemini geçersiz değildir. Durumunuzun “ağır vesvese” tanımına girip girmediğini anlamak için yukarıdaki kriterleri (irade kaybı, kasıtsızlık) değerlendirin. Emin olamazsanız, ihtiyatlı hareket edip, niyet ederek ettiğiniz yeminleri geçerli kabul etmeniz ve bozarsanız keffaret ödemeniz sizi şüphelerden kurtaracaktır. Ancak en doğru karar için, hem tıbbi hem de dini danışmanlık almanızı tavsiye ederim. Allah sizlere şifa versin ve içinizi huzurla doldursun.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

BENZER KONULAR:

Answers ( 4 )

    1
    2022-11-11T22:36:03+03:00

    Vesvese

    Ben günler öncesinde bir vesveseye düşmüştüm. Vesvesede HAŞA İslam ın , Kuranı Kerim in hak olup olmamasiyla ilgili. Zikir çekiyorum ama geçmiyor. Önemsememeye çalışıyorum olmuyor. Vede Kelime i Şehadet getirirken şüpheye düşüyorum. Yani HAŞA inanmıyorum gibi. Ama ben internette şüpheyle iman bir arada olmaz diye okumuştum. O zaman benim imanım geçerli mi geçersiz mi. Ben anlamadım. Ve dini video izlediğimde, Besmele çektiğimde içime şüphe düşüyor. O zaman benim imanım geçersiz mıdır. Ben bu vesvesden nasıl kurtulacağım. Aklıma Kuranı Kerim deki mucizeleri, kanıtları getiriyorum ama bunca şeye rağmen yine içimde şüphe oluyor. Ne yapmam lazım

      1
      2022-11-22T10:31:36+03:00

      Sevgili kardeşim

      Öncelikle işe bu durumun yani vesvesenin şeytandan olduğunu bilmek ile başlamalısınız. Şeytan, insanın Allah’a kulluk görevlerini yerine getirmemesi için kalbine vesvese verir. Kalben Allah’ı inkar etmediğiniz müddetçe, kalbinizde iman olduğu müddetçe müslümansınız demektir. Bu vesveseyi kalbinizden söküp atmanız gerekmektedir.

    1
    2022-11-23T06:07:14+03:00

    Eğer kişi de haddinden fazla vesvese var; acaba yemin ettim mi?, etmedim mi? şeklinde sürekli akla vesvese geliyor ise bu kişinin yapmoş olduğu yeminin bir hükmü yoktur. Yemin etmek; bile isteye olmalıdır. Şüphe ile veya vesvese ile yemin edilmiş olunmaz.

    En iyi cevap
    1
    2022-11-29T20:15:44+03:00

    Lütfen Cevap verin

    Ben vesveseli bir insanım bundan birkaç hafta önce klasik vesveselerimden olan işte şunu yapsan söyler olsun(dinden çıkaran ve ağır kul hakkı içeren şeyler) tarzında. bunlardan bir tanesini bağla(yani X bir şeyi yaparsam ya da yapmazsam şöyleler olsun de diye) da rahatla tarzında bir şeyler mi ne geldi tam hatırlamıyorum orasını. O zaman X bir şey için vesvesenmiştim sanki.

    Bu arada ben de şöyleler oluyordu yani belki biraz daha rahatlamak için işte şunu yap diye vesveseler geldi ya da şunu yaptım değil yapmadım tarzında şeyler söylüyordum gerçi bu da sonradan takıntı gibi bir şey oldu…

    benim ağzımdan “vesvese olmasın” tarzında bir şey çıktı ama aradan biraz zaman geçti yani (en fazla 5 sn gibi geliyor) sonra gibi ben de sonra bunu bu şekilde bırakmadım değil olsun tarzı bir şey ekledim. İşte sonra bu benim kafa takılmaya başladı ben acaba işte önceden söylediğim gibi bunu zaten düzeltirim gibi bir şeyden dolayı mı bu ağzımdan çıktı çünkü o ilk kelimeler çıktıktan sonra buna bir şeyler eklemiycek misin tarzında bir şeyler geldi gibi. Yani bu da biraz daha farklı gibiydi diğerlerinden. Ayrıca vesvese olmasını sanki şey gibi söylemişim gibi geliyor mesela hadi yemin edem dersin ama o yemin etmeye niyetlenmek gibi olur yani tam anlatamadım ama. Detaylarını hatırlamadığım için tam olarak anlatamadım ne olduğunu…

  1. Kardeşim selâmün aleyküm

    Anlattığınız durum tamamen vesvese kaynaklı bir hâl. Şunu bilmenizi isterim ki:

    Vesvese, kalbinizin isteği değildir. Yani insan istemeden ağzından çıkan, ya da içinden geçen şeylerden dolayı sorumlu değildir. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

    “Allah, ümmetimden kalplerinden geçenleri, konuşmadıkça veya uygulamaya koymadıkça bağışladı.”
    (Buhârî, İman, 15; Müslim, İman, 201)

    Vesveseler bazen “şunu yap yoksa şöyle olur” tarzında gelir. Bazen de “şunu demelisin” gibi telkinler olur. Bunların hiçbiri sizin iradenizle bir karar değildir, sadece şeytanın sizi yıpratma çabasıdır.

    Siz zaten “vesvese olmasın” diyerek kendinizi korumak istemişsiniz. Sonradan buna bir şey eklemeniz de takıntı ve vesvesenin oyunu olmuş. Fakat bu söylediklerinizin ne yemin, ne sözleşme, ne de dinden çıkarma hükmü yoktur. Çünkü niyetiniz yok, kalbinizden bunu sahiplenmiyorsunuz.

    Şunu da unutmayın: Sahabe’den bazıları Peygamberimize gelip “İçimizden öyle şeyler geçiyor ki söylemeye utanıyoruz” dediler. Efendimiz (s.a.s.):

    “Bu, imanın ta kendisidir.”
    (Müslim, İman, 209) buyurdu.
    Yani bu tür şeylerin kalbinizde savaş çıkarıyor olması bile sizin imanınızın göstergesidir.

    Size tavsiyem:

    Gelen bu tür düşünceleri önemsemeyin, üstünde durmayın.

    “Bu vesvesedir, bana ait değil” deyip bırakın.

    Çok fazla hatırlamaya, irdelemeye çalışmanız vesveseyi artırır.

    Sizin durumunuzda herhangi bir küfür, yemin, kul hakkı söz konusu değildir. Bunlar sadece takıntılı vesveselerdir, Allah katında sorumlu değilsiniz.

Cevapla