Paylaş
Selamı yaymak ne demek? Selamı yaymakla ilgili hadisler
Question
Herkese selamı yaymak ne demek

Selamı yaymak nedir?
Peygamberimizin tavsiyelerinden biri de aramızda selamı yaymamızdır. Bu, Müslümanlar arasında sevginin sebeplerinden biridir. Günümüzde bütün Müslümanların birbirlerini sevmesine ve ülfet içinde olmalarına ne kadar da muhtacız! Nebi Müslim’in rivayet ettiği hadiste şöyle buyurmaktadır:
“İman edinceye kadar cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevinceye kadar da iman etmiş olmazsınız. İşlediğiniz takdirde birbirinizi seveceğiniz şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın.”
Hadis Sahih kitabında geçmektedir. Rasûlullah’e İslam özelliklerinin en faziletlisi sorulmuştur. En hayırlı İslam hangisidir? Buyurdu ki:
“Yemek yedirmen, tanıdıklarına ve tanımadıklarına selamı yaymandır.”
Günümüzde düştüğümüz hatalardan biri de, sadece tanıdıklarımıza selam vermektir. Mesela, doktor sadece doktora selam veriyor. Kendi seviyesinde olan kişilere selam veriyor. Eğer fakir ve miskin bir hizmetçi görecek olsa selam vermiyor. Diyor ki “Ben doktorum ve benin diplomam var. Nasıl buna selam vereyim? Onun bana selam vermesi lazım.” Yine müdür veya başkan olan sadece kendi seviye sindekilere veya kendi şehrinden olanlara selam veriyor. Maalesef günümüzde insanlar Allah’ın evinde namaz kılan bir işçi gördüklerinde ona yönelmiyor ve selam vermiyorlar. Eğer bu adam kabileden olsa ve oranın halkının elbiselerini giyse, bütün insanların kendisine selam verdiklerini görürsün. Bu kendisinden kaçınmamız ve uzak durmamız gereken toplumsal bir hastalıktır. Bu hastalık bizim sadece tanıdığımız kişilere selam vermemizdir. Hatta bu amelde biraz kibir, kendini beğenme ve başkalarını küçük görme de vardır. Nebi de şöyle buyurmuştur:
“Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini küçük görmesi yeter.”
Bazı insanlar mescitte şekli, elbisesi ve duruşu hoşlarına gitmeyen kişilere selam vermiyorlar. Mesela, sağ tarafında oturan kişi o şehir halkından ise selam veriyor ancak solda oturana selam vermiyor. Neden? Çünkü onu tanımıyor. Elbisesi ve duruşu hoşuna gitmediği için ona selam vermiyor. İşte bu toplumsal bir hastalıktır.
Bir defasında Nebi otururken bir adam girdi ve: “Allah’ın selamı üzerinize olsun.” dedi. Nebi “On” buyurdu. Yani on sevap dedi. Sonra başka bir adam girdi ve “Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.” dedi. Nebi: “Yirmi” buyurdu. Sonra üçüncü bir şahıs girdi ve: “Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun” dedi. Bereket sözünü fazladan söylemiş oldu. Nebi “Otuz” dedi. Yani otuz sevap aldı.
Bundan dolayı kendinizi selamı tam vermeye alıştırın. Bazı insanlar kendini bu sevaptan mahrum bırakırlar. Miskin adam bir yere girdiğinde veya telefon üzerinden selam verirken: “Allah’ın selamı üzerinize olsun.” diyor. Allah seni hayır ile mükafatlandırsın. Ey Kardeşim! Selamı tam ver. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun, de. Böylelikle otuz sevap almış olursun. Her sevap da on katı ile yazılır. Toplam en azından üç yüz sevap olur ve Allah dilediği için çoğaltır. Kendi nefsini sevaptan mahrum eyle me. Sadece “Allah’ın selamı üzerinize olsun” deme. Bilakis “Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun” de. Dilini bu şekilde bağlayana kadar nefsini buna alıştır.
Kişinin meclisi terk edeceği zaman da: “Allah’in selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun” demesi sünnettir. Bazı hadislerde geldiği gibi “Önce verdiği selam sonraki selamın dan daha üstün değildir.” Bazı insanlar kendilerini bundan mahrum bırakırlar. Bir yerden ayrıldığı zaman, Allah’a emanet ol ve selametle lafzını kullanırlar. Kendi beldesinde adet edindikleri ayrılma lafızlarını söylerler. Hayır, sünnet olan, bir yerden veya telefon ile konuştuğun birinden ayrılmak istediğinde, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun, demendir. Kendini “Ve berekatuhu” sözüne alıştır. Aramızda selamı yaymamız gerekiyor.
Enes bin Malik’in anlattığına göre Rasûlullahin mütevazılığından, çocukların yanından geçtiği zaman onlara selam verirdi. Nebi nebilerin sonuncusu ve yeryüzüne gelmiş olan en faziletli mahluk olmasına rağmen çocuklara selam verirdi. Bazı insanlar oyun oynayan çocukların yanından geçtiklerinde onları önemsemez ve onlara selam vermezler. Hayır, onlara selam vermek gerekir.
Yine bazı insanlar yanında küçük çocuğu olan bir adamı gördüklerinde, babaya selam verir ve çocuklara selam vermezler. Bu doğru değildir. Bu sünnete terstir. Küçüklere de selam vermen gerekir. Bu Nebi’in yoludur.
Değerli kardeşim! Selamı yaymaya çalışalım. Bu Müslümanın Müslüman üzerindeki haklarındandır. Nebi’in buyurduğu gibi:
“Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı, onunla karşılaştığı zaman selam vermesidir. İkisi arasında en hayırlı olanı selam ile başlayandır.”
İnsanlara sürekli selam ile başlaman senin mütevazılıındandır. İnsanları karşılaman ve selamlaman senin nefsinin cömertliğine delalet eder.
Bundan dolayı selam sıfatının bizde temelleşmesi gerekir. Sürekli aramızda selamı yaymamız gerekir. Hatta İbni Ömer sadece selam vermek için çarşıya inermiş. Çünkü selam vermekte büyük sevap vardır. Selam vermeyi Allah sever.
Kerîm ve yüce arşın Rabbi olan Allah’tan bizi ve sizi sevdiği ve razı olduğu şeylere iletmesini istiyorum.
KAYNAK: Nebevi Hadislerden Terbiye dersleri
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Selamlamak, bir sosyal etkileşim biçimi olarak biriyle dostça ve saygılı selamlar başlatmak veya değiş tokuş etmek anlamına gelir. İslami gelenekte, “Esselamu Aleyküm” (Selam üzerinize olsun) selamı özel bir öneme sahiptir. Müslümanların birbirlerini selamlarken kullanmaları teşvik edilen Arapça bir ifadedir.
Selamı yaymanın önemi birçok hadiste İşte birkaç örnek:
Bu hadis, müminler arasında selamı yaymakla sevgiyi ve birliği geliştirmek arasındaki bağlantıyı vurgulamaktadır. Müslümanları, basit bir selamlaşma eylemiyle bir barış ve iyi niyet kültürü başlatmaya ve sürdürmeye teşvik eder.
Bu hadis, selâm vermek için inisiyatif almanın mükâfatını ve faziletini vurgulamaktadır. Selamlaşmaya başlamakla, kişi Allah’a yakınlaşmakta ve Müslüman kardeşlerine karşı olumlu ve misafirperver bir tavır sergilemektedir.
Bu hadis doğrudan selamdan bahsetmemekle birlikte, İslam’da görgü ve nezaketin önemini vurgulamaktadır. İnsanlara selam vermek, görgü kurallarının ve başkalarına nezaket ve saygı göstermenin bir parçasıdır.
Bu hadisler, Müslüman toplum içinde birlik, sevgi ve iyi niyeti geliştirmenin bir yolu olarak selamı yaymanın önemini vurgulamaktadır. Selamlamayı başlatmak, karşılık vermek, barış ve saygı kültürünü sürdürmek uyumlu bir sosyal çevreye katkıda bulunur.
Selamı yaymak İslam’da çok önemli bir kavram olup, toplumda barış, huzur ve kardeşliği teşvik etmek amacıyla insanların birbirlerine selam verme ve selamlaşma pratiğini yaygınlaştırmak anlamına gelir. Selam, sadece bir selamlaşma kelimesi değil, aynı zamanda manevi bir dua ve toplumun huzurunu sağlamaya yönelik bir eylem olarak kabul edilir. Selam vermek, aynı zamanda Allah’a (cc) ve Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan sevgi ve saygının bir göstergesidir.
Selamın Anlamı ve Önemi
İslam’da selam (السلام) kelimesi, “barış, esenlik” anlamına gelir. Kelimenin kökü **”selamet”**dir ve bir insanın bedenen ve ruhen sağlıklı, güvende ve huzurlu olması anlamını taşır. Bir Müslüman, “Selamünaleyküm” diyerek birine selam verdiğinde, ona barış, güven, esenlik ve Allah’ın rahmetini dilemiş olur.
Selamı Yaymak Ne Demek?
Selamı yaymak, insanların birbiriyle selamlaşmasını teşvik etmek, selamı bir gelenek haline getirmek ve sosyal ilişkilerde huzuru, kardeşliği ve güveni pekiştirmeyi amaçlar. Bu, sadece bir kelimeyle değil, aynı zamanda gönülden bir temenniyle yapılmalıdır. Selam vermek, toplumda hoşgörü, birlik ve beraberliği artırır.
Selamı Yaymakla İlgili Hadisler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) selamı yaymanın önemini birçok hadisinde vurgulamıştır. İşte bazı hadisler:
Selamlaşmanın Değeri ve Yayılmasının Teşviki
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Sizden biriniz, diğerine selam verdiğinde, selamı yaymayı teşvik etsin. Çünkü, selam Allah’ın adıdır, bir müslümanın diğerine selamı, kardeşinin onun için ettiği dua gibidir.” (İbn Mâce)
Buradan, selamın bir dua olduğu ve Müslümanların birbirlerine selam vermelerinin çok önemli olduğu anlaşılmaktadır. Selamı yaymak, dua etmeye ve barışı artırmaya yardımcı olur.
Selamın Kardeşlik Bağları Kurması
Bir başka hadiste Peygamber Efendimiz (s.a.v.), selamın, kardeşler arasında samimi bir ilişki ve güven inşa ettiğini belirtmiştir:
“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zarar vermez, onu yalnız bırakmaz. Herhangi biriniz, diğerine selam verirken, bunu dostça ve gönülden yapmalıdır.” (Buhari ve Müslim)
Bu hadis, selamın sadece bir kelime değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerdeki ve toplumsal bağlarda bir güç olduğunu gösterir. Selam, insanları birbirine yaklaştırır, aralarındaki mesafeyi azaltır.
Selamın İnsan İlişkilerine Etkisi
Bir başka hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Biriniz diğerine selam verdiğinde, selamı yaymak, birbirinize sevgi ve dostluk getirir.” (Buhari, Müslim)
Burada, selamın sadece bir kelime değil, bir sevgi ve barış aracı olduğu anlatılmaktadır. Selam, ilişkilerdeki soğukluğu ortadan kaldıran, insanların birbirine yakınlaşmasını sağlayan bir unsurdur.
Selamı Herkese Yaymak
Selamın herkese verilmesi gerektiğine dair de birçok hadis vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda da uyarıda bulunmuştur:
“Selamı yalnız tanıdıklarına vermekle yetinmeyin; tanımadığınız insanlara da selam verin, çünkü bu, sizin için büyük sevap olacaktır.” (Müslim)
Bu hadis, selamı yaymak konusunda daha geniş bir anlayış sunar. Selam sadece tanıdıklara değil, yabancılara da verilmelidir. Bu, toplumu daha hoşgörülü, samimi ve barışçıl hale getiren bir uygulamadır.
Herkese Selamı Yaymak Ne Demek?
Herkese selamı yaymak, Müslümanların yalnızca yakın çevrelerine değil, toplumun her kesimine, hatta tanımadıkları insanlara bile selam vermeleri gerektiğini ifade eder. Selam, sadece arkadaşlar veya aile üyeleriyle yapılan bir selamlaşma değil, aynı zamanda toplumdaki her bireye karşı bir nezaket ve iyi niyet göstergesidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir başka hadisi, selamın yayılmasının ve tüm insanlara verilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterir:
“İman, birbirine selam veren ve birbirine ikramda bulunan insanların arasında yayılır.” (Tirmizi)
Bu hadis, selamın sosyal ilişkilerdeki rolünü, sevgi ve saygıyi artırmadaki etkisini ortaya koymaktadır. Selamı yaymak, toplumu daha sağlıklı bir şekilde bir arada tutmanın bir yoludur.
Sonuç olarak:
Selamı yaymak, hem bir ibadet hem de toplumsal bir sorumluluktur. Müslümanlar, birbirlerine sadece selam vermekle kalmamalı, bu selamı yayarak barış, huzur ve kardeşlik ortamını her yerde tesis etmelidirler. Selam, hem gönülden bir temennidir hem de toplumda dayanışma ve sevgi oluşturur. Herkes, özellikle tanımadıklarına da selam vererek, bu güzel geleneği yaşatmalıdır.