Paylaş
Naşize ne demek? Naşize kadın kime denir
Question
Kur’an-ı Kerim’de 5 defa geçen nüşüz ve naşize kadın ne anlama gelir kime denir?
İslam fıkhında “naşize” terimi, evlilik ilişkisi içinde kocasına karşı meşru itaat sınırlarını ihlal eden ve evlilik yükümlülüklerini yerine getirmeyen kadın için kullanılır. Bu durum, evlilik hukukunda kadının, eşine karşı sorumluluklarını bilerek ve isteyerek yerine getirmemesi şeklinde tanımlanır.
Naşizenin Tanımı:
Naşize, kocasının haklarını (meşru sınırlar içerisinde) bilerek ve isteyerek ihlal eden, evlilik bağını zayıflatacak tutum ve davranışlarda bulunan kadını ifade eder. Bu tür davranışlar şunları içerebilir:
Kocasıyla aynı evde yaşamayı reddetmek,
Kocasının meşru isteklerine karşı gelmek,
Evlilik hukukunun gerektirdiği sadakat, sevgi ve saygıyı kasıtlı olarak ihmal etmek.
Kaynaklarda Naşize:
Kur’an-ı Kerim’de, evlilikteki uyumsuzluk durumları ve çözüm yolları ele alınırken bu konuya işaret edilir. Nisa Suresi 34. ayetinde, kadının itaatsizliği (nüşûz) halinde izlenecek yöntemler şöyle açıklanır:
> “…Nüşûz etmelerinden (itaatsizlik ve geçimsizlik yapmalarından) endişe ederseniz, önce kendilerine öğüt verin, sonra yataklarda yalnız bırakın ve (yine de düzelmezlerse) onları hafifçe uyarın. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.” (Nisa, 4/34)
Naşizelik Durumunda Çözüm:
1. Öğüt Verme: Öncelikle, kadınla konuşularak yaptığı hatanın anlatılması, sevgi ve saygıya dayalı bir çözüm aranması gerekir.
2. Yatakları Ayırma: Kadının hatasını anlaması için daha güçlü bir uyarı niteliğinde, evlilik bağının geçici bir süre zayıflatılması anlamına gelir.
3. Hafif Uyarı: Eğer önceki adımlar sonuç vermezse, kadına fiziksel zarar vermeden hafif bir uyarı yapılabileceği belirtilir. Ancak bu uyarı, çağdaş fıkıh alimleri tarafından detaylıca ele alınmakta ve kadına zarar verme anlamına gelmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Naşizelikten Dönüş:
Eğer kadın, yaptığı hatanın farkına varıp davranışlarını düzeltir ve kocasına meşru çerçevede itaat ederse, eşler arasındaki ilişki düzeltilir ve bu durum sona erer. Ayette de belirtildiği gibi, kadın itaat ettiğinde artık ona karşı başka bir yaptırım uygulanamaz.
Naşizelikle İlgili Önemli Hususlar:
Naşizelik, kadının evlilik hukukunu ihmal ettiği durumlardır; ancak bu, kocanın her isteğine boyun eğmesi anlamına gelmez. Kadın, İslam’ın emir ve yasaklarına aykırı bir isteğe karşı çıkabilir.
Erkek de evlilik yükümlülüklerini ihlal ederse (örneğin nafaka vermemesi, kötü davranması), buna da şikak (geçimsizlik) denir ve bu durum da ayrıca ele alınır.
Sonuç olarak, “naşize kadın” terimi, evlilik bağını zayıflatan ve kocasının meşru haklarını yerine getirmeyen kadın için kullanılır. Ancak İslam, bu tür durumları çözmek için karşılıklı anlayış ve adaleti esas alır.
BENZER KONULAR:
- islam dininde Kadın erkek ilişkileri
- Bir Kadın erkek hocadan direksiyon dersi alabilir mi?
- Kadın erkek karışık spor salonu caiz mi?
- Kadın erkek ilişkisi sınırı
- İslamda Kadın erkek arkadaş olmak Günahmıdır ?
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor cevap al
- Dini soru sor cevap al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor cevap al “Site Kuralları”
- Dini sorulara hocalar neden farklı cevap veriyorlar
- Dini Soru Sor Hocalar Cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.

Answers ( 2 )
Nisâ Suresi 34. Ayet ve Açıklama
Ayetteki Temel Kavramlar ve Anlamlar:
“Kavvâmûn” Kavramı:
Ayette, kadınların üzerindeki “kavvâm” belirtilir. “Kavvâm”, sözlükte bir şeyin üzerinde duran, koruyan, düzenleyen, yönetilen kişi anlamına gelir. Bu kavram, İslam hukukunda erkeğin aile reisliği ve sorumluluk bağlantıları alınmıştır. Ayet bu durum iki gerekçeye dayandırılmıştır:
Allah’ın erkeklerin fiziksel gücü, koruması ve yönetimi gibi farklı özellikleri bahşetmesi.
Erkeklerin aile geçişini ve diğer mali sorumluluklarının üstlenmesi.
Sâliha ve Nâşize Kadınlar:
Sâliha kadınlar , Allah’a ve kocalarına karşı itaatkâr olan, aile değerlerini koruyan, katılan ve dini sorumluluklarını yerine getiren kadınlardır.
Nâşize kadınlar , aile düzenine ve kocanın haklarına başkaldıran, ailenin sağlığının bozulması bozan kadınlar olarak nitelendirilmiştir.
Tedbir ve Yöntemler:
Nüşûz (aile düzenine başkaldırma) durumunda, kadının ıslah etmek için sıralandığı:
Öğüt verme: öncelikle kadına sözlü olarak doğru yolu hatırlatmak.
Yatakta yalnız bırakma: Kadının yanlış davranışlarının ciddiyetini hissettirmek için bir uzaklaşma yöntemi.
Dövme: Bu, çağdaş tartışmalara konu olan ve İslam alimlerince çok farklı yorumlanan bir husustur.
Dövme ile İlgili Tartışmalar ve Yaklaşımlar:
Peygamber Efendimizin Tavrı:
Peygamberimiz (sav), kadınların dövülmesini açıkça eleştirmiş ve “Eşlerini dövenler hayırlı kimseler değildir” buyurmuştur (Buhârî, “Nikâh”, 93). Hz. Peygamber’in temsilcilerinin, kadın dövme eylemlerinin hoş görülmediği ve bu saldırıların sokaktan kadınlar için çaba gösterdiği anlaşılmaktadır.
Yorumlar:
Dövmenin sembolik, hafif ve zarar vermeyecek bir şekilde yapılması belirtilmiştir. Bazı müfessirler, dövme aracının bir misvak (diş temizleme çekmek) kadar küçük ve zararsız olması işleminde artış görülür.
Fıkıh ve Tefsir Yaklaşımları:
Dövme faaliyetine izin verilen bir davranış olsa da, hadislerde bu davranışın çirkin olduğu ve hoş görülmediği belirtildi.
Bazı erken dönem çalışmaları, dövmenin sadece çok istisnai olarak üretilebilmesi ve kültürel açıdan uygulanabilmesi nedeniyle günümüzde mevcut olmadığı açıkça görülmektedir.
Ayetten Çıkartılabilecek Pratik İlkeler:
Ailede Sorumluluk ve Adalet:
Erkeğin kavvâm olması, sadece bir yönetim yetkisi değil, aynı zamanda bir koruma ve adalet sorumluluğu yükler. Bu sorumluluğun keyfi bir üstünlüğü değil, maddi ve manevi destek sağlaması, aile huzurunu koruma borcudur.
Kadın ve İslam Hakları:
Ayette kadının haklarını ihlal etmeye yönelik bir ürün bulunmamaktadır. Bu nedenle ailenin korunmasının korunması için belirli bir şekilde kırılması önerilmiştir. Bu yöntemlerin, zarafetin, adaletin ve insanlığın onuru çerçevesinde olmalıdır.
Kültürel ve Tarihsel Bağlam:
İslam’ın yargılaması, toplumsal ve kültürel açıdan bağımsız değildir. Bu nedenle ayetin, Hz. Peygamber’in sünnetinin değerlendirilmesi önemlidir. Sünnet, ayetin kanındaki ölçüyü belirlemiş ve çağlara göre uygulanabilir bir çerçeve sunmuştur.
Sonuç: Nisâ Suresi 34. ayeti, İslam’da aile düzeninin ve sorumluluk paylaşımının temel ilkelerini ifade eder. Ayette geçen, yakmaya uygun şekilde ve çağdaş insan hakları normlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Hz. Peygamber’in sünneti, bu ayetin yol göstericisinde yol gösteren bir rehberdir ve ayetin ruhunu anlamada hayati öneme sahiptir.
Naşize (nâşize) ne demektir?
“Naşize” kelimesi Arapça “nuşûz” kökünden gelir. Sözlükte başkaldıran, isyan eden, yerinden kalkan anlamlarına gelir. Fıkhî (İslam hukuku) anlamda ise evlilikte eşler arasındaki yükümlülüklere aykırı davranmayı ifade eder.
Naşize kadın kime denir?
İslam hukukunda naşize kadın, haklı bir sebep olmaksızın kocasına karşı evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen, evlilik birliğini bozan davranışlarda bulunan kadındır.
Buna örnek olarak:
Meşru bir sebep yokken eşine itaat etmemek
Kocasının rızası olmadan evi terk etmek
Haklı bir mazeret olmadan evlilik görevlerini reddetmek
Evlilik düzenini bozacak şekilde inatçı ve sürekli geçimsizlik göstermek
verilebilir.
Önemli bir nokta:
Kadın zulüm, şiddet, ağır hak ihlali, nafakanın verilmemesi, dinî veya can güvenliği tehlikesi gibi haklı sebeplerle bu davranışları yapıyorsa naşize sayılmaz.
Dinde naşizlik hangi ayette geçer?
Kur’an’da bu durum Nisâ Suresi 34. ayette geçer. Ayette evlilikte ortaya çıkan “nuşûz” hâlinin çözümü için aşamalı ve ölçülü yollar tavsiye edilir. Amaç cezalandırmak değil, aileyi korumak ve ıslah etmektir.
Naşize kadının hükmü nedir?
Fıkıh âlimlerinin çoğunluğuna göre:
Naşize olan kadının nafaka ve barınma hakkı askıya alınabilir
Ancak kişiliği, can güvenliği ve temel insan onuru korunur
Sorun nasihat, iletişim ve arabuluculukla çözülmelidir
Son olarak
İslam’da evlilik itaat–baskı ilişkisi değil,
merhamet, adalet ve karşılıklı sorumluluk üzerine kuruludur.
Eşlerden biri haksızlığa uğruyorsa, diğerinin “itaat” talep etme hakkı da zayıflar.