Share
Mü’tefike (Alt Üst Olan Şehirler)
Question
Mü’tefike kavmi kıssası – hikayesi

SORU: Kur’an-ı Kerim’de geçen mü’tefike kelimesi ne anlama geliyor? Bunlar Allah’a iman etmeyen bir halk mıdır, yoksa başka birşey midir?
CEVAP: Mü’tefike kelimesi Kur’an’da bir yerde tekil olarak, iki yerde çoğul olarak geçer. Necm sûresinde mü’tefike diye tekil geçer. Tevbe ve Hakka sûrelerinde ise çoğuldur. Tevbe süresindeki ilgili âyet şöyledir:
Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve alt üst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmektmekte idiler. (Tevbe/70)
Hakka süresindeki ilgili âyet ise şöyledir:
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı hep o günahı işlediler. (Hakka/9)
Tekil olarak zikredilen de çoğul olarak zikredilenler de aynı anlama gelir. Çünkü tekil ile de çoğul anlamı kastedilmiştir.
Mü’tefike kelimesi Arabça’da münkalihe anlamına gelir. Yani alt üst olan demektir. Burada kastedilen alt üst olan şehirler ve arazilerdir. Bir belde, halkıyla birlikte alt üst olduğu zaman “i’tefeket’il-beldetü bi ehliha” denilir. Yalan anlamına gelen ifk kelimesi de aynı kökten gelir. Çünkü ifk (iftira/yalan) gerçekleri ters yüz ederek onları gerçek şekillerinden başka bir şekilde göstermeye çalışmaktır.
Kur’an’da sözü geçen alt üst edilen yerlerden kasıt Lût kavminin yaşadığı kasabalardır. Allah Teâlâ onların kıssalarını ve haberlerini yüce kitabının pek çok yerinde zikretmiş ve onların peygamberleri yalanladıklarını, edepsizlik yaptıklarını ve bu yüzden onları yerle bir ettiğini bize haber vermiştir. Bunun için “ve’1-mü’tefikete fe enva” dedi. Yani onların şehirlerini alt üst etti ve yalanlamalarının ve sapıklıklarının bir cezası olarak onları cehenneme düşürdü. Rivayet olunduğuna göre Cebrail (a.s) onları kanatlarına alıp kaldırdı sonra ters çevirip bırakıverdi. Denildiğine göre onların evleri yüksek yerlere yapılmıştı. Bu bölgenin ahalisini işledikleri suç ve günahları sebebiyle zelzeleyle aşağılara yuvarladı ve kasabaların altını üstüne getirdi.
Bazı müfessirler Lût gölü veya Ölü deniz diye isimlendirilen bölgenin Lût kavminin ikamet ettiği şehir ve kasabalardan oluştuğunu ve buraların yerin dibine batırılan bölge olduğunu söylerler. Bunlar beş tanedir: Sodom, Gomore, Edmah, Zeboyim ve Zoar. Allah Teâlâ bu şehirleri helak etmek istediği zaman üzerlerine kömür ve kükürt yağdırdı. Onları yerin içinden fışkıran buharlarla kuşattı, sonra bu buharlar acı bir suya dönüştü ve bu havzada birikerek bugünkü Lût gölünü meydana getirdi: En iyi bilen Allah Teâlâdır.
BENZER KONULAR:
- Mü’tefike (Alt Üst Olan Şehirler)
- Hz Lut Peygamberin Kısaca Hayatı
- Mü’tefikât ne demek? Ashab-ı Mütefikat
Answer ( 1 )
Mü’tefike kavmi, Kur’an-ı Kerim’de geçen ve günümüz Türkçesinde “Alt üst olan şehirler” olarak bilinen kavimdir. Mü’tefike kavmi, Lut kavmi ile ilişkili olarak anılmaktadır. Bu kavmin hikayesi, Allah’ın onları zulümleri nedeniyle helak etmesiyle sona ermiştir.
Mü’tefike, Lut peygamberin yaşadığı dönemdeki kavimlerdendir. Bu kavim, gayri ahlaki ve sapkın davranışlarıyla tanınırlar. Çeşitli kötülükler işlerler, özellikle cinsel sapkınlıklarıyla ve gayri meşru ilişkileriyle ünlüdürler. Ayrıca, misafirperverlikten uzak, kötü insanlardır ve Allah’ın emirlerine karşı gelirler.
Kur’an’da bu kavmin helakı şu şekilde anlatılmaktadır: Mü’tefike halkı, Lut peygamberin uyarılarına kulak asmazlar ve ahlaksızlıklarından vazgeçmezler. Bunun üzerine Allah, onları büyük bir felaketle helak eder. Helakları, şehrin altının üstüne getirilmesi şeklinde olur. Yani, büyük bir sarsıntı ile şehir yerle bir edilir, ardından üzerine taş yağar.
Mü’tefike kavminin helakı, Allah’ın adaletini ve azabını gösteren önemli bir örnek olarak Kur’an’da yer almaktadır. Bu kavmin helakı, kötü davranışların ve Allah’ın emirlerine karşı gelmenin sonuçlarını gösteren bir ibret olarak kabul edilir.
Mü’tefike kavminin hikayesinin öğrettiği derslerden biri, ahlaki sapkınlıkların ve kötülüklerin sonunda insanları felakete sürükleyeceğidir. Aynı zamanda, peygamberlerin uyarılarına kulak verilmesi gerektiği vurgulanır.