Müslüman Alimlerin Bilime ve Teknolojinin Gelişmesine Katkısı

Question

MÜSLÜMANLARIN BİLİME HİZMETLERİ

Müslümanların Bilim Dünyasına Katkısı

Müslümanların Bilim Dünyasına Katkısı

Oku emriyle insanlıkla buluşmaya başlayan İslam dini, ilme büyük önem vermiş ve bu konuda çaba göstermeyi kadın-erkek her Müslümana emrederek ilimle uğraşanlara dünya ve ahirette büyük mükafatlar vaat etmiştir.
Yüce Mevlamız ilimle uğraşanları şu şekilde övmüştür.
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?[1]
“Allah, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir.”[2]
“Kulları içinden ancak âlimler, Allah’tan (gereğince) korkar.”[3]
Yine dinimiz, ilimden uzak olmayı ve cehalete düşmeyi “Sakın cahillerden olma”[4] “Cahillerden yüz çevir”[5] gibi ayetlerle kötülemiştir.

İlminden faydalanmak isteyen Müslümanlar, bu konuda dinlerinden kaynaklanan teşviklerden kuvvet alarak, İslam’ın ilk yıllarından itibaren bilim sahasında çok çeşitli eserler ortaya koymuşlardır. Orta Çağda Müslümanlar, bilim alanında dünyanın hiçbir milletinden geri değildi, bilakis bilimde öncü durumundaydılar. Ancak daha sonraki asırlarda çeşitli sebeplerle Müslümanlar bilim alanında geri kalmışlardır.

Bu geri kalmışlığın sebebi ise dinden değil Müslümanların kendilerinden kaynaklanmaktadır.

Kuran’da, Müslümanların düşünmeğe sevk edilmesi evrenin yaratılışı ve düzeni ile ilgili bilgiler verilmesi, ilim sahiplerinin değerli görülmesi, Müslümanları bilime sevk etmiştir. Allah’ın rızası ve insanların yararlanmasını gaye edinen bilim adamları ilmi çalışmaları ibadet zevkiyle yapmış ve bilim tarihinde bir çok ilke imza atarak güçlü medeniyetler meydana getirmişlerdir.
Matematik alanında Harezmi, Coğrafya ve astronomi alanında Birunu, felsefe alanında Farabi, tıp alanında İbni Sina ve burada isimlerini sayamayacağımız bir çok İslam alimi bilime öncülük etmiş, bir çok ilmi buluşu insanlıkla tanıştırmış ve eserleri yıllarca Dünya üniversitelerinde ders olarak okutulmuştur. Buradan hareketle batı dünyasının sahip olduğu gelişmelerin temellerinin İslam Dünyasına ait olduğunu söylememiz mümkündür.

Bugün Müslümanların ilim alanında yeterli bir düzeyde olduklarını söylememiz imkansızdır. Bize düşen görev geçmişte yaptıklarınızı hatırlayarak, Dinimizin bu konudaki teşviklerine kulak vermek, bilim ve teknolojide gerekli ilerlemeyi sağlayacak çalışmaları yapmaktır.

———————–
[1] Zümer 39/9
[2] Mücadele 58/11
[3] Fatır 35/28
[4] Enam 35
[5] Araf 199

Answers ( 2 )

    1
    2020-12-22T01:02:25+03:00

    İlk emri oku! olan bir dinin temsilcisi olan müslümanlar pısırık, içine kapalı, cahil olmamalıdır. Aksine konuşmasını bilen, bir konu hakkında fikri olan, kendisine bir meseleyi, problemi sorulan biri olmalıdır. Ne yazık ki dünya, Müslümanları nasıl tanıtıyor ise biz de sanki bu duruma rıza gösterip sus,pus kendi köşemize çekilip ne derlerse onu kabul eden biri durumuna düşmüş durumdayız.

    En iyi cevap
  1. Metniniz, Müslümanların bilim ve teknolojiye katkılarını Kur’an ayetleriyle temellendirerek güzel bir şekilde anlatıyor. Aşağıda bu metnin daha akıcı, tutarlı ve etkili bir hale getirilmiş, düzenlenmiş hâlini paylaşıyorum. Dilerseniz bu metni ders, sunum veya makale olarak da kullanabilirsiniz.

    MÜSLÜMANLARIN BİLİME VE TEKNOLOJİYE KATKILARI

    İslam’ın İlme Verdiği Önem

    İslam dini, “Oku!” (Alak 96/1) emriyle başlamış ve ilmi insanlık için bir rehber olarak öne çıkarmıştır. Kur’an-ı Kerim’de ilme büyük önem verilmiş, bilgi sahibi olanlar övülmüş, cahillik ise kınanmıştır:

    “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer 39/9)

    “Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir.” (Mücadele 58/11)

    “Allah’tan, kulları içinde ancak alimler gereğince korkar.” (Fatır 35/28)

    “Sakın cahillerden olma.” (En’âm 6/35)

    “Cahillerden yüz çevir.” (A’râf 7/199)

    Bu ayetler Müslümanları okumaya, düşünmeye ve araştırmaya yönlendirmiştir. İslam, kadın-erkek her Müslüman için ilim öğrenmeyi farz kılmıştır. Bu anlayışla İslam dünyası, tarih boyunca bilimsel gelişmelere yön veren önemli medeniyetler kurmuştur.

    Müslümanların Bilim Tarihindeki Yeri

    İslam’ın ilk asırlarından itibaren Müslüman alimler matematik, astronomi, tıp, fizik, kimya, felsefe ve daha birçok alanda önemli çalışmalar yapmıştır. Orta Çağ’da Batı dünyası karanlık çağlarını yaşarken, İslam coğrafyasında bilim ve düşünce altın çağını yaşamıştır.

    Bu dönemde bazı önemli Müslüman bilim insanları:

    Hârizmî: Cebirin kurucusu kabul edilir. “El-Cebr ve’l-Mukabele” adlı eseri yüzyıllarca Avrupa’da okutulmuştur.

    Birûnî: Astronomi, matematik, coğrafya ve doğa bilimleri alanında çığır açıcı çalışmalarda bulunmuştur.

    İbn Sînâ (Avicenna): Tıp alanında yazdığı El-Kanun fi’t-Tıbb adlı eseri Batı’da uzun yıllar ders kitabı olarak okutulmuştur.

    Fârâbî: Felsefe ve mantıkta, özellikle Aristoteles mantığının yorumlanmasında öncü olmuştur.

    İbn Rüşd, İbn Haldun, Cezeri, İbn Heysem gibi daha birçok İslam alimi bilimsel yöntemin gelişmesine büyük katkı sunmuştur.

    Batı Biliminin Temelinde İslam Dünyası

    Bu alimlerin eserleri Latinçeye çevrilerek Avrupa’da Rönesans’ın zeminini hazırlamış, Batı’daki bilimsel ilerlemelerin temelini oluşturmuştur. Bu nedenle, Batı’nın bugün sahip olduğu birçok bilimsel gelişmenin kökleri İslam medeniyetinin ilmî mirasına dayanmaktadır.

    Bugünkü Durum ve Sorumluluğumuz

    Günümüzde Müslümanlar olarak bilim ve teknoloji alanında geçmişteki seviyede değiliz. Bu geri kalmışlık, İslam dininden değil; aksine dinimizin teşvik ettiği ilim ve düşünceye yeterince önem vermememizden kaynaklanmaktadır.

    O hâlde bize düşen görev, Kur’an ve sünnetin ışığında yeniden ilme yönelmek, geçmişteki ilim mirasımızı hatırlayarak çağın gereklerine uygun bilimsel çalışmalar yapmaktır. İlmi çalışmaları bir ibadet aşkıyla yapmak, hem bu dünyada gelişmeye hem de ahirette Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olacaktır.

Cevapla