Paylaş
Mezhepsiz kalmak
Question
Birde mezhebindeki görüşü beğenmezsen mezhepsiz kalma durumu varmış. Böyle bir şey var mı? Benim bazen hanefideki görüşü beğenmiyorum. Örneğin hanefi’de balık görüşünü beğenmiyorum şafinin yorumu daha doğru geliyor veya şafide köpek meselesi bana burda da hanefi daha doğru geliyor. Herhangi bir mezhebin görüşüne saçma aptalca veya başka birşey dersen mezhepsiz kalma durumun var mı? Eğer mezhepsiz kalıyorsan nasıl geri mezhebe döneceksin?
CEVAP:
Bu son derece önemli ve bir o kadar da karmaşık bir konu. Sorularınızı sırayla ve detaylıca cevaplamaya çalışalım.
1. “Mezhepsiz Kalmak” Diye Bir Şey Var mı?
Kısa Cevap: Evet, böyle bir kavram vardır. Ancak anladığınız şekliyle değil. Bir mezhebin bir görüşünü beğenmemek, sizi otomatik olarak “mezhepsiz” yapmaz. “Mezhepsizlik” (La-mezhebilik), genellikle tüm mezhepleri ve onların metodolojilerini tamamen reddetmek, her Müslüman’ın doğrudan Kur’an ve Sünnet’ten hüküm çıkarabileceğini iddia etmek anlamına gelir. Buna “İctihad Şövalyeliği” de denir.
Sizin yaptığınız, “mezhepsizlik” değil, “Telfîk” veya “İntikal” (mezhep değiştirme) konusuna girer.
2. Bir Mezhebin Görüşünü Beğenmezsen Ne Olur?
Bir Hanefi’nin, “Balık meselesinde Şafii’nin görüşü bana daha isabetli geliyor” demesi, onu dinden çıkarmaz veya hemen “mezhepsiz” yapmaz. Bu, normal bir içtihat farklılığıdır. Alimler, bir Müslüman’ın bağlı olduğu mezhepteki bir görüşü zorluk sebebiyle bırakıp, diğer bir mezhebin o konudaki görüşünü alabileceğini söylemişlerdir. Buna “Ruhsat ile Amel Etmek” de denir.
Ancak burada önemli olan, keyfi ve sürekli bir geçiş yapmamaktır. Her konuda kolayına geleni seçmek, dini bir pazara dönüştürmek anlamına gelir ki, buna “Telfîk-ı Mezahib” denir ve birçok alim tarafından caiz görülmez.
Örnekleriniz Üzerinden:
Balık: Hanefi mezhebine göre, denizden çıkan her canlı helaldir. Sadece “balık” formunda olması şart değildir. Karides, midye, yengeç vs. helaldir. Şafii mezhebinde ise, sadece “balık” formundaki canlılar helal, diğerleri (midye, karides gibi) haramdır. Siz Hanefi’siniz ama midye yemek istemiyorsunuz ve “Şafii’nin bu konudaki titizliği bana daha doğru geliyor” diyorsunuz. Bu, sizi mezhepsiz yapmaz. Sadece o konuda Şafii’nin görüşünü benimsemiş olursunuz.
Köpek: Şafii mezhebine göre köpeğin teması necaset-i galiza (ağır necaset) değildir, sadece tükrüğü necis kabul edilir ve onun da temizlenmesi kolaydır. Hanefi’de ise köpeğin kendisi necis değil ama salyası ve temas ettiği şey necistir ve 7 defa yıkamak gerekir. Siz Şafii’siniz ama “Hanefi’nin bu konudaki titizliği bana daha hijyenik ve ihtiyatlı geliyor” diyorsunuz. Aynı şekilde, bu da sizi mezhepsiz yapmaz.
3. “Saçma, Aptalca” Dersen Mezhepsiz Kalır mısın?
Bu çok daha kritik bir nokta. Bir içtihadı beğenmemek başkadır, onu ve onu ortaya koyan müctehid imamı aşağılamak, hafife almak çok başkadır.
Bir görüşü beğenmemek: “Bu görüş bana zayıf geliyor, delili diğerine kıyasla daha az kuvvetli” şeklinde olabilir. Bu bir eleştiridir ve ilmi seviyede yapıldığında problem değildir.
Bir görüşü ve müctehidi aşağılamak: “Bu nasıl saçma bir görüş, bunu ancak aptal biri söyler” demek, büyük bir edepsizliktir. Mezhepsizlikten önce, İslam alimlerine karşı saygısızlık anlamına gelir. Müctehid imamlar, ümmetin yetiştirdiği en büyük alimlerdir. Onların ictihadları, kendi dönemlerindeki şartlar, ulaştıkları hadisler ve kullandıkları usuller çerçevesinde son derece ciddi ve derin bir çabanın ürünüdür.
Böyle bir saygısızlık, kişiyi itikadi anlamda sıkıntıya sokabilir. Zira bu, alimlere ve dini ilimlere karşı bir küçümseme halidir. Bu durum, kişiyi mezhepsizliğe götüren bir zihniyetin habercisi olabilir.
4. Mezhepsiz Kalınırsa Nasıl Geri Dönülür?
“Mezhepsizlik” bir itikat meselesi haline gelmişse (yani “Mezheplere gerek yok, ben Kuran’dan anladığım gibi yaşarım” demek), buradan dönüş için yapılacak şey tövbe etmektir.
Pişmanlık: Öncelikle, bu yanlış düşünceden ve varsa alimlere karşı saygısızlıktan dolayı samimi bir pişmanlık duyulmalı.
Tövbe: Allah’a tövbe ve istiğfar edilmeli.
Karar: Bir daha böyle bir yola girmemeye ve dini, ehliyetli alimlerin anladığı ve aktardığı şekliyle öğrenmeye karar verilmeli.
Bağlanma: Ehl-i Sünnet çizgisindeki dört mezhepten birine (Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli) kalben ve ilmen bağlanmaya niyet edilmeli. “Ben artık Hanefi mezhebine göre amel etmeye niyet ettim” demek yeterlidir. Özel bir merasim gerekmez.
Sonuç ve Tavsiye
Sizin yaptığınız, mezhepsizlik değil, fıkhî bir tercihtir. Bu, İslam hukukunda “İntikal” (geçiş) olarak değerlendirilir.
Keyfi ve sürekli geçişlerden kaçının. Belli bir disiplin içinde olmak daha iyidir.
Bir mezhebin görüşünü eleştirirken üslubunuza dikkat edin. “Bu görüş bana daha doğru gelmiyor” ile “Bu görüş saçma” arasında dağlar kadar fark vardır.
Eğer içinizde bir şüphe veya sıkıntı hissediyorsanız, güvendiğiniz, ehliyetli bir ilim adamına danışmanız en sağlıklı yoldur.
Allah, bizleri ilmiyle amel eden, alimlere saygılı ve dini ölçüleri doğru anlayıp yaşayan kullarından eylesin.
BENZER KONULAR:
- “Mezhepsizlik Dinsizliğin Köprüsüdür. ” Bu Söz Ne Anlama Gelir, Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
- Mezhepsiz İbadet Olur mu?
- Mezhepsizlik ile ilgili Alimlerin sözleri
- Ehli sünnet ve’l cemaat
- İhlas ile ilgili Sahabe ve Alimlerin sözleri
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
Mezhepsiz kalmak” ifadesi, genellikle İslam bağlamında kullanılır ve bir kişinin belli bir mezhebe (örneğin Hanefi mezhebi, Şafii mezhebi, Maliki mezhebi veya Hanbeli mezhebi) bağlı kalmamak anlamına gelir. Bu durum farklı yorumlara göre çeşitli sonuçlar doğurabilir:
Bağımsızlık ve özgür düşünce: Kişi, herhangi bir mezhebin fetvalarına bağlı kalmayıp kendi araştırmaları ve anlayışıyla dini konularda karar verebilir. Bu, düşünsel özgürlüğü vurgular.
Toplumsal ve kültürel etkiler: Bazı toplumlarda mezhepsiz kalmak eleştirilere veya yanlış anlaşılmalara yol açabilir, çünkü insanlar genellikle bilinen bir mezhep üzerinden dini kimliklerini tanımlarlar.
Fıkıh uygulamalarında esneklik: Namaz, oruç, zekât gibi ibadetlerde mezheplerin farklı yorumları vardır. Mezhepsiz kalan biri, farklı mezheplerin görüşlerinden hangisinin mantıklı olduğunu düşünüyorsa onu uygulayabilir.
Risksiz ya da tartışmalı bir alan: Bazı İslam otoriteleri mezhepsiz kalmayı hoş karşılamaz ve bunun dini uygulamalarda kararsızlığa yol açabileceğini belirtirler.
Özetle, mezhepsiz kalmak hem bireysel düşünce özgürlüğünü hem de toplumsal uyum ve uygulama açısından bazı zorlukları beraberinde getirebilir.