Paylaş
Mezarlık üzerine ev yapmak günah mı?
Question
Kabristanı satın almak, mezar üzerine ev yapmak

Hocam iyi günler. Bahcemiz toplulaştırma ile belediyeye ait olan boşluğa kaydırıldı. Alan küçük ve boş bir yer. Bizde tapunun bize verdiği alanı duzelttik ve bahçemize kattık. Bu işlemi yaparken komşular alanin küçük olduğunu hepsini al sıkıntı olmaz dediler. Ben yine de sınırımı geçmedim neyse orayı düzelttim ve telle kapattım etrafını. Şimdi komşularım bu alanın eskiden mezarlık olduğunu söylüyorlar ama görünürde her hangi bir mezar yok alan bahçe kenarında küçük bir yamaç. Şimdi biz düzelttik burayı meyve falan dikmeyi düşünüyorum. Ben sadece belediyenin verdiği yeri aldım diğer yerlere karismadim da. Bunu yapmam günah mi oldu. Çevreme de sorduğumda bu alana mezar gömüldüğünü gören yok ama alanı kapatınca mezarlık diye söylüyorlar. Alan da çevredeki kişilerce moloz dökme alanı olarak kullanıyordu. Bu alani düzeltmem ve devletin bana verdiği kısmı bahçeme katmam günah mı. Ben günah mı işlemiş oldum bunu sormak istiyorum sadece
CEVAP:
Mezarlık üzerine ev yapmak, İslam hukukuna göre genellikle caiz değildir. Bunun sebebi, mezarlık arazisinin vakfedilmiş olmasıdır. Vakıflar ise, belirli bir amaca tahsis edilmiş olup, o amaç dışında kullanılamaz.
Ancak, bazı istisnai durumlar da söz konusudur. Bu istisnai durumlar şunlardır:
Zaruret: Eğer mezarlık arazisi dışında ev yapacak başka uygun bir alan yoksa ve bu alanın kullanımı kamu menfaatini ihlal etmiyorsa, mezarlık arazisinin üzerine ev yapmak caiz olabilir.
Mezarların taşınması: Mezarlardaki cenazeler başka bir mezarlığa taşınırsa ve mezarlık arazisi tamamen boşaltılırsa, o zaman bu arazi ev yapmak için kullanılabilir.
Resmi makamların izni: Herhangi bir mezarlık arazisinin üzerine ev yapılmadan önce, yetkililerden gerekli izinlerin alınması gerekir.
Mezarlık arazisi olduğunu kesin olarak bildiğiniz bir alana ev yapmak, günah olarak kabul edilir.
Ancak, mezarlık olduğuna dair kesin bir bilgi yoksa ve yetkililerden gerekli izinler alındıysa, ev yapmak caiz olabilir.
Sizin durumunuzda:
Alanın mezarlık olup olmadığı konusunda net bir bilgi yok.
Komşularınızın söylediklerine göre alan mezarlık olabilir.
Görünürde herhangi bir mezar izi yok.
Alanı düzeltmeden önce belediyeden gerekli izinleri almışsınız.
Bu bilgiler ışığında, sizin bu alana ev yapmanızın günah olup olmadığı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir.
Kesin bir cevap alabilmek için, bir din alimine danışmanız en doğrusu olacaktır.
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Mezarlıklar cenaze defnedilmesi için kullanılmaktadır. Başka bir amaç için kullanılmazlar.
Bu konudaki fetva şu şekildedir.
Kabristanlar, genellikle vakıftır; yani cenaze defnedilmek üzere kamu hizmetine tahsis edilmiş yerlerdir. Zarûret bulunmadıkça bir vakfın amacı dışında kullanılması ve değiştirilmesi caiz değildir. Bu itibarla, mezarlık olarak vakfedilen bir yerin, bu hizmette kullanılması mümkün olduğu sürece başka bir hizmete tahsisi caiz olmayacağı gibi, artık cenaze defnedilmese bile, bu yerin kabristan olarak muhafazası gerekir. Böyle bir kabristanı satmak, üzerine bina yapmak ya da benzer tasarruflarda bulunmak için ölü kemiklerini başka bir mezarlığa nakletmek caiz değildir
Bu soru İslam dini açısından önemli ve hassas bir konuyu ele almaktadır. Verdiğiniz linke bakmadan, konuyu İslami kaynaklar ve genel kabul görmüş dini görüşler ışığında açıklayacağım.
Kısa Cevap:
Evet, mezarlık (kabristan) üzerine ev yapmak, genel İslami anlayışa ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetine aykırıdır ve büyük günah sayılır. Kabristanı satın alarak mülk edinmek de bu hükmü değiştirmez.
Detaylı Açıklama:
İslam dini, ölülere ve mezarlıklara saygıyı emreder. Bu konudaki temel prensipler ve deliller şunlardır:
1. Mezarlıkların Amacı ve Kutsallığı:
Mezarlıklar, Müslümanların ebedi istirahatgahıdır. “Baki” veya “darülbeka” (kalış yurdu) olarak adlandırılırlar. Bu yerler, ölülerin huzur içinde yatması, hayatta kalanların da onları ziyaret edip ibret alması ve dua etmesi için ayrılmıştır. Bu amacın dışında, özellikle dünyevi işler (ev yapmak, ticaret yapmak vb.) için kullanılması, bu saygıyı ihlal eder.
2. Hadis-i Şerifler:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mezarların korunması ve orada saygısızlık yapılmaması konusunda birçok uyarıda bulunmuştur:
Mezarları ev edinmeyin! Bazı rivayetlerde, “Allah lanet etsin; Yahudiler ve Hristiyanlar peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler.” (Buhari, Müslim) buyurarak, kabirleri birer “mekan” haline getirme yasağını vurgulamıştır. Bu, kabir üzerine bina yapma yasağının temel dayanağıdır.
Mezarlıkta oturmayı ve oradan geçmeyi yasaklamış, ancak daha sonra “oradan geçmekte bir sakınca olmadığını, ama oturmanın ve orada iş yapmanın uygun olmadığını” belirtmiştir. (Müslim) Bu, mezarlığın bir “geçiş” ve “ziyaret” yeri olduğunu, bir “ikamet” veya “iş yeri” olmadığını gösterir.
“Mezarlıkta namaz kılmayın.” (Müslim) Bu hadis, mezarlıkların ibadet için bile olsa bir “mekan” olarak kullanılmaması gerektiğine işaret eder. Eğer ibadet için kullanılması uygun değilse, dünyevi işler için kullanılması çok daha sakıncalıdır.
3. İslam Alimlerinin Görüşü:
Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri de dahil olmak üzere tüm büyük İslam alimleri, mezarlar üzerine bina yapmayı, onları mescit edinmeyi ve mezarlıkları yapılaşmaya açmayı haram veya en azından kerih (hoş görülmeyen) ve mekruh kabul etmişlerdir. Mezarlığın satın alınmış olması, onun “kabristan” olma hükmünü ve saygınlığını ortadan kaldırmaz.
4. Toplumsal ve Ahlaki Sakıncalar:
Ölülere Saygısızlık: Ölülerin kemikleri ve huzuru rahatsız edilmiş olur.
Toplumsal Huzursuzluk: Toplumda infiale ve rahatsızlığa neden olur.
Psikolojik Etki: Bir mezarın üzerine inşa edilmiş bir evde yaşamak, birçok insan için psikolojik olarak rahatsız edicidir ve dinen de hoş karşılanmaz.
Sonuç ve Tavsiye:
İslam dini, hem ölülere hem de dirilere huzur ve saygı ortamı sağlamayı hedefler. Mezarlık üzerine ev yapmak, bu prensiplerle bağdaşmaz. Bir Müslüman’ın, böyle bir yer satın almak veya üzerine bina yapmak yerine, temiz ve helal bir arazi parçası üzerinde yaşamayı tercih etmesi gerekir.
Bu konu, kişinin dini duyarlılığı ve ahiret inancıyla doğrudan ilgilidir. Eğer böyle bir mülk satın alınmışsa veya miras yoluyla geçmişse, en doğrusu orayı yine mezarlık olarak korumak veya -eğer mümkünse ve mezarlar başka bir yere nakledilmişse- o araziyi hayır işleri (okul, sağlık ocağı, park gibi) için vakfetmek daha uygun olacaktır.