Paylaş
Kur’an’daki bazı hükümlerin geçmişte kaldığını söylemek inancı zedelenir mi?
Question
Kur’an’daki bazı hükümlerin geçmişte kaldığını söyleyerek hafife alan kişinin inancı zedelenir mi?

Kur’an’da Yahudilerin kendi kitaplarını değiştirmeleri, hükümlerini uygulamamaları sıklıkla ele alınır. Yahudiler tevrat’ta olan bazı hükümleri uygulamaz bazı hükümleri ise uygularlardı. Bu hususta bize aktaran Kur’an, onların bu tutumunu şöyle eleştiriyor:
Sonra işte şimdi sizler birbirinizi öldürüyorsunuz; içinizden bir kesimi yurtlarından sürüyor, onlara karşı kötülük ve düşmanlıkta birbirinize arka çıkıyorsunuz. Esirler olarak size geldiklerinde de fidye verip kendilerini kurtarıyorsunuz. Halbuki onları sürgün etmek size haram kılınmıştı. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bu şekilde davranan birinin dünya hayatındaki cezası ancak rezil rüsvâ olmaktır; kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine itilirler. Allah sizin yapmakta olduğunuzdan habersiz değildir.
Bakara Suresi 85. ayet
Sadece bu ayet dahi sorumuza yeterli cevap olabilir. Zira iman parçalanmaz bir bütündür yani iman edilecek hususlarının tamamına iman edilmelidir, tek bir hususu reddetmek kişiyi iman dairesi dışına çıkarır. Kişinin Kur’an’da bulunan bazı hükümleri geçmişte kaldığını söyleyerek hafife alması günümüzde uygulanabilirliğinin imkansız olduğunu söylemesi ve bunları terketmesi ayette eleştirilen tutumlar birebir örtüşmektedir
Dolayısıyla iman edilmesi zorunlu olan bir hususun ufak bir parçasının inkarı dahi o hususta imanın gerçekleşmediğini göster.
Kitaba iman ona tutunmak onun rehberliğinde Hayat yolculuğuna devam etmek onun hükümlerini eksiksiz uygulamakla ve eksiksiz yerine getirmekle mümkün olmaktadır Peygamberimiz Kur’an’ın haramlarını helal sayan ona iman etmemiştir buyurarak bu gerçeği ifade etmiştir
Hadislerle İslam cilt 1 sayfa kaynak diyanet
Dini Siteler
Sorunuz çok mühim bir inanç meselesine temas etmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’in bazı hükümlerini geçmişte kaldığı gerekçesiyle hafife alan, hatta bu hükümlerin bugün geçerli olmadığını söyleyip terk eden bir kişinin imanı bu tutumdan etkilenir mi, zedelenir mi, hatta bütünüyle yok olur mu sorusu; akidevi bir meseledir ve dikkatle incelenmelidir.
KUR’ÂN’A İMAN NEYİ GEREKTİRİR?
Kur’ân’a iman, onun Allah kelâmı olduğuna, tamamının hak ve doğru olduğuna, ondaki haberlerin gerçek, hükümlerinin bağlayıcı ve ahkâmının her dönem için geçerli olduğuna eksiksiz inanmayı gerektirir. Bu husus, imanın şartlarından biri olan “kitaplara iman” kapsamında yer alır.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“O (mü’minler), sana indirilene de, senden önce indirilenlere de iman ederler…”
(Bakara Suresi, 2/4)
“…Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa’ya ve İsa’ya verilene, Rab’lerinden (gelen) peygamberlere inandık. Onlardan hiçbirini ayırmayız, biz O’na teslim olmuş kimseleriz.”
(Bakara, 2/136)
Bu ayetler, iman edilecek hususların tamamına ayrım gözetmeden iman etmeyi gerektirir. Bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmek, Kur’ân’a ve dolayısıyla Allah’a imanı zedeler.
KUR’ÂN HÜKÜMLERİNİ HAFİFE ALMAK NEYİ GÖSTERİR?
Kur’ân hükümlerini hafife almak veya uygulanamaz görmek, şu şekillerde tecelli edebilir:
Açıkça inkâr etmek: “Bu hüküm artık geçerli değil, kabul etmiyorum.” demek.
Bu, küfürdür. Zira Allah’ın koyduğu hükmü reddetmek, onun hikmetine ve otoritesine başkaldırmaktır.
Uygulanamaz, demode, çağ dışı gibi ifadelerle küçümsemek:
Bu da aynı şekilde tehlikelidir. Allah’ın hükmünü küçümsemek veya geçersiz saymak, imanın özüne aykırıdır.
Uygulamada tembellik ama inançta kabul:
Kişi “Hüküm doğrudur, uygulanması gerekir ama ben tembellik ettim, gücüm yetmedi” diyorsa, bu bir amelî kusurdur, imanını bozmaz ama günaha girer.
“…Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?…”
(Bakara Suresi, 2/85)
Bu ayet Yahudilerin Tevrat’ın bazı hükümlerini uygulayıp bazılarını terk etmeleri üzerinden bize uyarıdır. Kur’an’ın herhangi bir hükmüne “Artık bu çağda geçerli değil” demek, aynı hataya düşmektir.
PEYGAMBERİMİZİN UYARISI
Sünnette de bu konuda çok net ifadeler vardır:
“Kur’an’ın haram kıldığı bir şeyi helal sayan, Kur’an’a iman etmemiştir.”
(Hadislerle İslam, Cilt 1, Diyanet, s. 193-194)
Bu hadis, Kur’ân’ın hükmünü inkâr etmenin doğrudan imanla çeliştiğini göstermektedir. Haramı helal saymak, Allah’ın hükmünü hiçe saymak demektir.
DİYANET GÖRÜŞÜ (Kısa Özet)
Diyanet’in bu konudaki genel yaklaşımı da şöyledir:
“Kur’an’ın Allah tarafından indirildiğine inanmakla birlikte, onun hüküm koyma yetkisini inkâr etmek, bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmek, kişiyi İslam dairesinden çıkarabilir. Ancak uygulama zorluğu nedeniyle hükmü inkâr etmeksizin uygulamayan kişi günahkâr olur ama imanı gitmez.”
SONUÇ:
Evet, Kur’an’daki bazı hükümleri geçmişte kalmış, bugüne hitap etmiyor diyerek:
Hafife almak,
Geçersiz görmek,
Uygulanmaz kabul etmek,
Kişinin imanını zedeler, hatta yok edebilir.
Allah’ın hükmüne tam teslimiyet, imanın bir parçasıdır. Aksi tavır, Bakara 85. ayette eleştirilen Yahudi tutumuyla örtüşür. Bu da imanın bütünlüğünü bozar.
BENZER KONULAR:
- Kur’an Neden hep aynı bölgeye gönderilmiş peygamberleri anlatıyor?
- Kur’an neden Arapça gönderilmiştir?
- Kur’an ne demek? Kısaca
- Halku’l-Kur’an ne demek? Kısaca
- Garibü’l- Kur’an ne demek? Kısaca
- Tümünü görüntüle.
- İçki Kuranda geçer mi? Kur’an’da içki ayetleri
- Gümüş Nedir? Kur’anda ve Hadislerde Gümüş Kavramı
- Kadın, yabancı erkeklerin bulunduğu ortamda, sesli olarak Kur’an okuyabilir mi?
- Ölmek Üzere Olan Kişinin Yanında Kur’an Okunması
- Okunan Kur’an ve yapılan hayır ölüye ulaşır mı?
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Tümünü görüntüle.
Ahiret inancının insana kazandırdıkları nelerdir maddeler halinde
Answers ( 2 )
Kurandaki bütün emirler evrenseldir ve geçerliliğini hiçbir zaman da yitirmez. İman parçalanmaz bir bütündür yani iman edilecek hususlarının tamamına iman edilmelidir, tek bir hususu reddetmek kişiyi iman dairesi dışına çıkarır. Kişinin Kur’an’da bulunan bazı hükümleri geçmişte kaldığını söyleyerek hafife alması günümüzde uygulanabilirliğinin imkansız olduğunu söylemesi ve bunları terketmesi Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayetlerde eleştirilen tutumlar birebir örtüşmektedir
Bu soruya cevap verirken hem İslam inancı hem de tefsir geleneği açısından değerlendirmek faydalı olur.
Kur’an’daki hükümlerin “geçmişte kaldığını” söylemek ifadesi, burada ne demek istediğine bağlı olarak farklı anlamlar taşıyabilir:
Hükümlerin belirli bir zaman veya şartla sınırlı olduğunu kabul etmek:
İslam hukukunda (fıkıhta) bazı hükümler, belirli şartlara veya dönemlere özgü olarak indirilmiş olabilir. Örneğin, savaş ve barışla ilgili hükümlerde, Medine toplumunun şartlarına özgü düzenlemeler olabilir. Bu anlamda, “geçmişte kalmak” demek, hükmün genel prensiplerini değil, sadece uygulama biçimini veya bağlamını ifade eder. Bu yaklaşım inancı zedelemez; hatta klasik tefsirlerde de bu tür bağlamsal anlayışlar mevcuttur.
Hükümlerin artık geçersiz olduğunu veya kaldırıldığını iddia etmek:
Eğer “bazı hükümlerin geçmişte kalması” ile Kur’an’ın hükümlerinin değiştirilebileceği, geçerliliğini yitirdiği veya kaldırıldığı gibi bir anlam kastediliyorsa, bu İslam inancı açısından problemli olur. Çünkü Müslümanlar için Kur’an, Allah’ın değişmez ve ebedi mesajıdır. Kur’an hükümleri Allah tarafından belirlenmiş ve değiştirilemez kabul edilir.
Hükümlerin insanlar tarafından farklı yorumlanması:
Kur’an’ın hükümlerinin uygulanması ve yorumu tarih içinde farklılık göstermiştir. Bazı uygulamalar artık yapılmasa da bu hükmün kendisinin geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bu tür yorum farklılıkları inancı zedelemez, bilakis zenginleştirir.
Özetle:
Kur’an hükümlerinin belirli tarihsel bağlamlarda indirildiğini, bazı hükümlerinin uygulanma şeklinin zaman içinde değiştiğini söylemek inancı zedelemez.
Ancak Kur’an’ın hükümlerinin tamamen geçersiz olduğunu veya kaldırıldığını söylemek, temel İslam inancıyla çelişir ve inancı zedeleyebilir.
Sen bu konuda ne düşünüyorsun? Daha spesifik bir hüküm veya durum üzerinden konuşmak ister misin?