Paylaş
Kur’an’da Hikmet
Question

Kur’an’da Hikmet
SORU: Kur’an’da geçen hikmet kelimesinin anlamı nedir?
CEVAP: Hikmet kelimesi Kur’an-ı Kerim’in pek çok âyetinde geçmektedir. Bunun anlamıyle ilgili olarak da pek çok tefsir yapılmıştır. Bu konuda müfessirlerin görüşlerini arzetmeden Önce, Râğıb el-İsfehâ-ni’nin, Müfredâtü’l-Kur’an isimli kitabında hikmet kelimesi hakkında söylediklerini ifade etmeye çalışalım:
Hikmet; akıl ve ilim ile hakikate ulaşmaktır. Allah’a nisbetle hikmet ve eşyayı bilmek ve onu en uygun ve en mükemmel bir şekilde yaratmaktır. İnsana nisbetle hikmet ise eşyayı bilmek ve hayırlı/iyi olan şeyleri yapmaktır. Bu, Kur’an-ı Kerim’de Lokman’ın (a.s) vasfı/bir özelliği olarak zikredilir: “Biz Lokman’a hikmet verdik.” Kur’an Lokman’ı (a.s) nitelendirdiği hikmetin neler oldu-ğunada özet halinde bildirmiştir. O halde Allah hakkında: “O hakimdir/hikmet sahibidir” denildiği zaman bunun manası, başkaları için bu vasıf kullanıldığı zamanki manasından farklıdır.
Bu sebeble Allah Teâlâ şöyle buyurur:
Allah hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir? (Tin/8)
Kur’an-ı Kerim’in hakim diye nitelendirilmesi, hikmeti ihtiva ettiği içindir:
Elif, lâm, râ, işte bunlar hikmetli Kitab’ın âyetleridir. (Yunus/l) Şu âyet-i kerimede de bu manayadır:
Andolsun ki onlan bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir. Bu âyetlerin her birinde üstün hikmetler vardır.
Denildi ki: Hakim kelimesi muhkem/sağlamlaştırılmış anlamına da gelir. Mesela Hûd sûresinin başındaki ayette bu anlamdadır:
Onun âyetleri sağlamlaştırılmıştır/muhkem kılınmıştır.
Bunun her ikisi de doğrudur. Çünkü Kur’an hem muhkemdir, hem de hikmetleri ihtiva ve ifade eder. Onda her iki anlam da vardır.
Hüküm, hikmetten daha geneldir. Her hikmet, aynı zamanda bir hükümdür. Fakat her hüküm hikmet değildir. Hüküm bir şeye bir şeyle hükmetmektir. Mesela şu şöyledir veya böyle değildir, denir. Rasûlul-lah (s.a) şöyle demiştir:
Şiirin bir kısmı hikmettir.
Yani doğru hükümlerdir. Mesala Lebid’in bir şiirinde geçen şu söz böyledir:
Rabbimize olan takvamız en hayırlı ibadettir. Allah Teâlâ (Yahya (a.s) hakkında) şöyle buyuruyor: Ona daha çocukken hikmet verdik. (Meryem/12) Hz. Peygamber (s.a) ise şöyle buyurmuştur: Susmak hikmettir bunu yapan kişi de azdır.
Şu âyette Hz. Peygamberin insanlara Kitab’ı ve hikmeti öğrettiği ifade edilir:
Onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten… (Cuma/2)
Şu âyet-i kerimede de Hz. Peygamber’in hanımlarına hitab.edilmektedir:
Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın! (Az-hab/34)
Bir görüşe göre bu âyette sözü edilen hikmet, Kur’an’ın tefsiridir. Yani Kur’an’ın dikkat çektiği hikmettir.
Allah dilediği hükmü verir. (Mâide/1)
Bu, dilediğini hikmetli kılar, anlamına gelir. Bu, kulların rızasını gerektiren şeylere teşviktir. İbn Abbas yukarıda Ahzab sûresi 34. âyette geçen hikmet’in Kur’an’ın nâsihini, mensuhunu, muhkemini ve mütaşa-bihini bilmek olduğunu söylemiştir. İbn Zeyd: “Kur’an’ın âyetlerini ve hükümlerini bilmektir” demiştir. Süddi ise bunun nübüvvet/peygamberlik olduğunu söylemiştir. Bir görüşe göre de hikmet, Kur’an’ın gerçeklerini anlamaktır. Bu büyük peygamberlere bahşedilen hikmetin parçalarına bir işarettir. Diğer peygamberler de bu konuda onlara tabidirler.
İbn Kesir Tefsirine müracaat ettiğimiz zaman onun pek çok yerde hikmeti sünnet veya dinde anlayış diye tefsir ettiğini görürüz. Bakara sûresi 129. ayetteki hikmete bu anlam verilmiştir:
Rabbimiz! İçlerinden onlara senin âyetlerini okuyan, Kitab’ı ve hikmeti öğreten, onları her kötülükten arıtan bir peygamber gönder. Şüphesiz güçlü ve hakim olan sensin. (Bakara/129)
İbn Kesir bu âyetteki hikmetin sünnet olduğunu söyler.
Yine Bakara sûresinde geçen hikmeti de sünnet diye tefsir eder:
Nitekim biz size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size Kitab’ı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan bir peygamber gönderdik. (Bakara/151)
İbn Kesir bu âyet hakkında şunları söyler:
Allah Teâlâ mümin kullarına Hz. Muhammed’in (s.a) bir nimet olarak gönderildiğini hatırlatıyor. Bu peygamber onlara apaçık âyetlerini okur ve onları kötülüklerden arıtır. Yani onları ahlâkî rezilliklerden, nefislerin pisliklerinden ve câhiliye fiillerinden temizler. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onlara Kitab’ı yani Kur’an’ı öğretir ve hikmeti yani sünneti öğretir. Onlara bilmedikleri şeyleri öğretir.
İbn Kesir âyet-i kerimede mülk ile birlikte geçen hikmeti nübüvvet ile tefsir etmiştir:
Onları -Allah’ın izniyle- bozguna uğrattılar; Dâvud Câlût’u öldürdü, Allah Davud’a hükümranlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. (Bakara/251)
Bakara sûresinde Allah Teâlâ şöyle buyurur:
(Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir. (Bakara/269)
İbn Kesir bu âyeti tefsir ederken müfessirlerin hikmet konusunda söylediklerinin hepsini sıralamıştır:
İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre hikmet, Kur’an’ın nâsihini, mensuhunu, muhkemini ve müteşabihini, önce inenini ve sonra inenini, helâlini ve haramını ve verdiği örnekleri bilmektir.
Yine İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre hikmet, Kur’an’dır, yani onun tefsiridir.
Mücahid’den rivayet edildiğine göre hikmetle, isabetli söz söylemek kastedilmiştir.
Yine Mücahid’den şöyle rivayet edilmiştir: Bu âyette yani “Allah dilediğine hikmeti verir” âyetinde zikredilen hikmet nübüvvet değildir. Buradaki hikmet, ilim, fıkıf ve Kur’an’dır.
İbn Mes’ud’dan merfu olarak rivayet edildiğine göre “hikmetin başı Allah korkusudur.”
Ebu’l Âliye: “Hikmet, kitab ve anlayıştır” der. Mâlik ise şöyle der:
Bana öyle geliyor ki hikmet, Allah’ın dinini bilmektir ve Allah’ın lütfü ve rahmetiyle kalplere bahşettiği bir özelliktir. Bu özelliğin bulunduğu kişiyi sen, dünyevi işlerde -bilgi ve tecrübeye de sahip ise- akıllı bir adam olarak görürüsün. Bu özelliğe sahip olmayanları ise dünyevi işlerde zayıf bir insan olarak görürüsün. Bu özelliğe sahip kişiler dini konularda da bilgili ve basiretli olurlar. Allah Teâlâ bu özelliği/hikmeti dilediğine verir, dilediğini de bundan mahrum bırakır. O halde hikmet, Allah’ın dinini bilmek ve anlamaktır.
İbn Kesir der ki:
Doğru olan -cumhurun da dediği gibi- hikmetin sadece nübüvvet olarak anlaşılmaması, aksine ondan daha genel bir anlamının olduğunun kabul edilmesidir. Hikmetin en yüksek mertebesi nübüvvettir/peygamberliktir. Risalet daha özeldir. Fakat peygamberlerin müntesiplerinin de peygamberlere bağlılıkları nisbetinde hikmetten bir nasipleri vardır.
Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur:
Kur’an’ı ezberleyen kimse onu iki omuzu arasında tutmuş demektir. Şu kadar var ki ona vahiy gelmemektedir.
Bütün bunlardan anlıyoruz ki hikmeti çeşitli şekillerde tefsir etmişlerdir ve bunların hepsi doğrudur. En uygun olanı bununla genel bir mana kastedilmiş olmasıdır ve şöyle denilmesidir: Hikmet dünya ve ahiret işlerinde fert ve toplumu düzene koyan, dengede tutan doğru bir anlayıştır.
Benzer Konular:
Answer ( 1 )
Kur’an’da “hikmet” kelimesi birkaç farklı anlamda kullanılır ve çeşitli bağlamlarda geçer. İşte “hikmet” kelimesinin bazı kullanıldığı bağlamlar ve anlamları:
Allah’ın Bilgeliği: Kur’an, Allah’ın her şeyi bilen ve her şeyi bilgece yaratan bir ilah olduğunu vurgular. Allah’ın hikmeti, O’nun işlerinin anlamı, amacı ve derinliği anlamında kullanılır. Örneğin, Kur’an’da “O, her şeyi bilir ve her şeyden hikmetle hükmeder.” gibi ayetler bulunur.
Peygamberlerin Bilgelikleri: Kur’an, peygamberlerin Allah’tan aldıkları vahiy ve ilhamla insanlara rehberlik ettiklerini ve bilgelikle hareket ettiklerini belirtir. Peygamberlerin hikmetleri, Allah’ın iradesini insanlara iletmek ve toplumları düzelten öğretiler sunmak için kullanılır.
Kur’an’ın Bilgelikleri: Kur’an, kendisinde hikmet (bilgelik) olduğunu iddia eder ve insanlara rehberlik, ahlaki öğütler ve yaşam kılavuzu sunar. Kur’an, hayatın anlamı, insanın yaratılışı, insanlar arası ilişkiler ve daha birçok konuda bilgelik ve öğütler içerir.
Genel Bilgelik Kavramı: Kur’an, insanlara bilgelik sahibi olmalarını, doğru kararlar vermelerini, insanlar arası ilişkilerinde adil olmalarını, kötülüğü önlemeyi ve iyiliği teşvik etmeyi öğütler. Bu anlamda “hikmet” kelimesi, insanların hayatlarını bilgece ve ahlaki bir şekilde yaşamalarını ifade eder.
Kur’an’da geçen “hikmet” kelimesi, Allah’ın bilgeliği, peygamberlerin öğretileri, Kur’an’ın öğretileri ve insanlar arası ilişkilerde bilgelik gibi çeşitli bağlamlarda kullanılır. İslam inancına göre, Kur’an insanlara bilgelikle hareket etmeyi öğretir ve bu bilgelik, insanların Allah’a yaklaşmasına, doğru yolu bulmasına ve dünya hayatında daha iyi bir yaşam sürmelerine yardımcı olur.