Küfre sebep olan sözler

Question

Küfre sebep olan sözler

Kufre sebep olan sozler

Merhaba ben bir meseleden çok korkuyorum. Ben daha önce dini şakalar yapmıştım . Mesela ahirette bir adamın Allah’a ” Hocam montaj bu görüntüler ( Bu günahı ben işlemedim anlamında) ”
Dediği bir olayı canlandırmıştım. Başka bir zaman hacet giderir gibi sesçıkaran bir arkadaşa Allah kabul etsin demiştim. Bunlar küfür olur mu? Bana gülenler kâfir oldu mu? Bana gülenleri uyarmaya utanıyorum . Eğer uyarmazsam Allah muhafaza tevbem kabul olmazsa cehenneme mı girerim? Allah korusun .

CEVAP:

Bu endişelerinizi anlıyorum ve sorularınız çok önemli. Detaylı ve açık bir şekilde cevaplamaya çalışayım.

1. Yaptığınız Şakalar Küfür mü?
Dinle veya kutsal olanla ilgili şaka yapmak, genellikle büyük bir hassasiyet gerektirir. Ancak küfür olup olmaması, sözün mahiyetine (içeriğine) ve niyetinize bağlıdır. Sizin tarif ettiğiniz iki örnek üzerinden gidelim:

“Hocam montaj bu görüntüler” şakası: Bu şaka, Allah’ın ilmini (her şeyi görüp bildiğini, kayıt altına aldığını) hafife alan veya onunla alay eden bir ton taşıyabilir. Allah’ın mutlak adaletini ve “Levh-i Mahfuz”unu (kaderde yazılanları) bir video montajına benzetmek, ciddiyetten uzak bir ifadedir. Niyetiniz sadece güldürmek olsa bile, sözün kendisi İslam inancının temel prensiplerini (Allah’ın ilim ve kudret sıfatlarını) hafife alıyor. Bu tür ifadeler şaka bile olsa tehlikelidir ve sakıncalıdır.

“Allah kabul etsin” şakası: Bu, ibadet ve duanın ciddiyetini zedeleyen, onu günlük sıradan bir fiile indirgeyen bir ifade. Tuvalet ihtiyacı gidermekle, Allah’a yönelik bir ibadet (hacet duası) arasında bağ kurmak, dua ve ibadet kavramına saygısızlık anlamına gelebilir.

Sonuç: Bu sözler, İslami ölçülere göre ciddi bir saygısızlık (istiğfar gerektiren büyük günah) ve sakınılması gereken bir davranıştır. Ancak, bu sözleri söylerken Allah’ı veya dinin esaslarını inkâr etme, alay etme veya küçümseme niyetiniz yoksa, doğrudan “küfür” hükmüne girip girmediği konusunda ihtiyatlı olmak gerekir. Birçok İslam âlimi, bu tür hafifliklerin kişiyi dinden çıkarmayabileceğini, ancak imanı zayıflatan ve kişiyi küfre yaklaştıran tehlikeli bir sınırda olduğunu belirtir. En doğrusu, bu sözlerden dolayı derhal ve samimiyetle tövbe etmektir.

2. Size Gülüp Eğlenenler Kâfir Oldu mu?
Hayır, bu kesin bir hüküm değildir. Onlar da sizin gibi şakanın komikliğine gülmüş olabilirler. Sizin sözünüzün mahiyetini ve dinen taşıdığı riski düşünmemiş, farkında olmamış olabilirler. Onlar için “kâfir oldular” demek, onların kalplerini ve niyetlerini bilemeyeceğimiz için doğru olmaz. Ancak, sizin şakanız yanlışsa, onların gülmesi de o yanlışa ortak olmak anlamına gelir, bu da onlar için ayrıca bir vebaldir.

3. Onları Uyarmazsam Tevbem Kabul Olmaz mı? Cehenneme mi Girerim?
Bu, en önemli ve en çok endişelendiğiniz kısım. İslam’da tövbenin şartlarından biri, kul hakkı varsa onu helalleşmekle ilgilidir. Buradaki durumda iki türlü sorumluluk olabilir:

Allah Hakkı: Siz dinle ilgili saygısızca bir söz söylediniz. Bunun için Allah’a karşı işlenmiş bir günah söz konusu. Bunun tövbesi, pişmanlık duymak, bir daha yapmamaya azmetmek ve Allah’tan af dilemektir.

Kul Hakkı: Siz, yanınızdaki insanları yanlış bir söze ortak ettiniz, onların da günaha girmelerine sebep oldunuz veya dinî konularda yanlış bir anlayışa düşmelerine vesile olabilirsiniz. Bu bir kul hakkıdır.

Peki ne yapmalısınız?

Öncelikle Allah’a karşı olan kısmı için derhal ve içinizden geldiği gibi tövbe edin. Allah’ın rahmeti ve bağışlaması çok geniştir. “Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek dinine, mukaddesatına karşı saygısızca sözler söyledim. Pişmanım, bir daha asla böyle bir şey yapmamaya söz veriyorum. Beni bağışla” deyin.

Kul hakkı konusunda ise, en doğru ve tatmin edici yol: Geçmişte bu şakaları yaptığınız ortamlarda, uygun bir zaman ve usulle, genel bir uyarı ve hatırlatma yapmaktır. Direkt olarak “Sen de günaha girdin” demek yerine, kendinizi örnek göstererek şöyle diyebilirsiniz:

“Arkadaşlar, eskiden aramızda dini konularda şakalar yapardık. Ben sonradan öğrendim/ fark ettim ki, bu tür şakalar dinen çok sakıncalıymış ve günahmış. Ben pişman oldum ve tövbe ettim. Sizler de farkında olmadan gülmüş olabilirsiniz, ben sizi yanlışa sürüklediysem özür dilerim. Bundan sonra böyle konularda daha dikkatli olalım.”

Bu şekilde hem kendi sorumluluğunuzu yerine getirir, hem onları uyarmış olur, hem de helalleşme yoluna girmiş olursunuz. Utanma duygunuz normaldir, ancak Allah’ın rızasını kazanmak ve hatayı düzeltmek için bu duyguyu yenmeye çalışın. Eğer böyle bir konuşma yapma imkânınız yoksa veya çok zorlanırsanız, Allah’a şöyle niyet edip dua edebilirsiniz: “Ya Rabbi, ben bu arkadaşlarımı da yanlışa sürükledim. Onları uyarmaya gücüm yetmedi, ama niyetim halis. Benim yerime onlara doğruyu ilham et, onları da bu hatadan koru. Benim bu kul hakkından dolayı tövbemi kabul buyur.”

Son ve En Önemli Tavsiye:
Allah’ın rahmeti gazabından, sevgisi ve bağışlaması çok büyüktür. Kul, hatasını anlayıp samimiyetle döndüğünde Allah’ın onu affedeceğine dair sayısız ayet ve hadis vardır. Siz şu anda pişmanlık duyuyor ve endişeleniyorsunuz. Bu pişmanlık, imanınızın ve kalbinizin sağlıklı olduğunun en büyük göstergesidir. Bu endişenizi, içinizde bir yük haline getirip ümitsizliğe düşürmektense, hemen harekete geçirin:

Tövbe et: Samimi bir şekilde, gözyaşı dökerek değilse bile içtenlikle Allah’tan af dile.

Bir daha yapmamaya karar ver: Dini konuları şaka konusu yapmamaya kesin söz ver.

Dualarınızı artırın: Özellikle “Estağfirullah” zikirlerini çokça söyleyin.

İyilikler yapın: Küçük de olsa sadaka verin, namazlarınıza daha çok dikkat edin. Salih ameller, geçmiş hataları siler.

Allah sizin bu samimi pişmanlığınızı ve düzeltme çabanızı görecek ve rahmetiyle muamele edecektir. Kendinizi fazla hırpalamayın, ama bir daha da böyle sınırlara yaklaşmayın. Allah sizi doğru yoldan ayırmasın ve affıyla muamele etsin. Amin.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Answers ( 12 )

    0
    2020-11-01T16:24:55+03:00

    Bu söz ettiğiniz Allah’ın hükümleri ile ilgili yapılan şakalar dinden çıkaran sözlerdir.
    Dinde küfür sayılan bu gibi şakalar ve sözleri söylendiğinde kelime-i şehadet getirilir tövbe edilir bilmeyen kişileri uyarma şartı yoktur fakat bundan sonra hem kişi bunlardan uzak kalmalı ve yapanları uyarılmalıdır.

    En iyi cevap
      0
      2020-11-01T16:56:42+03:00

      Ama onların(bana gülenlerin) küfrüne ben sebep olmuyor muyum? Sebep olduğum şeyi düzeltip onları uyarmak gerekmez mi? (Onlar bunun küfür olacağını bilseler gülmezlerdi aralarında Cuma namazı kılanlar vardı)

  1. Bera
    0
    2020-11-22T15:42:28+03:00

    Bir sorum olacak şu cümle:(Onlar bunun küfür olacağını bilseler gülmezlerdi aralarında Cuma namazı kılanlar vardı)  hatalı olur mu ? Yani onlar kendi rızalarıyla küfre düşmüşler mı ? Yukarıdaki cümle kendi rızalarıyla olduğunu red mı eder?

    0
    2021-02-02T18:34:36+03:00

    Diye birşey yok, sözünün kullanımı

    Yaratmak Allah’a mahsus değil diye birşey yok demek kufurmudur ,diye birşey yok da kastetmek istedigim yaratmak Allah’a mahsus değil sözünün yanlış olduğunu bildirmekti cevaplarınızı bekliyorum

    0
    2021-02-26T19:16:32+03:00

    Küfre sebep olan görüntüler, Küfre sebep olan görünüşler

    Hocam mesela anubis(ölüm tanrisi )kıyafeti tanrısal gladyatör elbisesi , firavun elbisesi gibi elbiseler var ve bu elbiseleri beyenmek kufr mu bir hoca olmaz demişti üstünde İslam dışındaki dinlerin alemi bulunmadigi için diye doğru bir bilgimi

    0
    2021-03-01T13:59:51+03:00

    Allahım Neden demek

    Bi anlık ağızımdan Allahım neden ben yada neden ya gibi bir cümle kurdum sonrasında çok pişman oldum ne yapmam gerek hemen tevbe ettim

    0
    2021-03-07T13:34:16+03:00

    Selamun aleyküm hocam biri konuşurken ben ölünce şunu yapın falan derse bizde Allah korusun dersek uygun olur mu sonuçta canı veren de Allah alan da Allah tır bizim de Allah korusun dememiz uygun olur mu

    0
    2021-04-26T22:15:34+03:00

    Bu Yaptığım Şey küfüre sebep olurmu

    Merhabalar ben 16 yaşındayım ve küfre düştüğümü düşünüyorum. Nedeni ise bir kişinin mübarek yerde haram bir şey yapsa ne olur diye düşündüm. Evrim teorisinin dinle karşıt olmadığını bilmeyerek evrim olabilir dedim ama sonra dinle karşıt diye bir şey duydum tövbe ettim . Birde reddit diye bir sosyal medya var orada ateistlerin aktif olduğu bir yer, orada bir adam tövbe haşa ALLAHIN olmadığını yazmıştı bende adamla kendi aklımdan dalga geçerek he he dedim ama Allah’ın var olduğunu canı gönülden inanıyorum ve cidden kalbimde bir sızı hissediyorum. Birde bir yerde araştırırken imanı tazelemek ile alakalı bir şey gördüm orada iki şahit olması gerektiği yazıyordu ama o iş nasıl yapılır cidden bir küfüre düşmüşsem nasıl birine diyecem . O iş iki şahit olamdan veya sanal şekilde olsa olurmu

    0
    2021-08-21T22:19:15+03:00

    tehlikeli sözler

    hocam selamun aleyküm hocam ben 15 yaşındayım babamla ilgili birşey soracam babam telefonunda numaralarını yanlışlıkla sildi bundan dolayı allah beni öldürsün o allah olsaydı beni öldürürdü dedi hocam bende ne diyorsun dedim sinirliydi ben ne dediğimin farkındamıyım oğlum kastım allahı inkar değil sinirle allaha beni öldürmesini istiyecekken yanlış cümle kurdum dedi yani kastı allahı inkar değil bundan küfre girermi hocam cevabınızı bekliyom

    0
    2022-12-20T18:46:25+03:00

    Kişi yaptığı işin haram olduğunu biliyo inkar etmiyo Ama yaptıktan sonra üzülemiyo önemsiz saymışmı oluyo yolda bi olaya küfür ettim Küfürün haram olduğunu Biliyorum Ama ettikten sonra üzülmedim diye Küfre girme riskimi var

    1
    2026-01-23T17:16:57+03:00

    Kısaca ve net söyleyeyim, için rahat olsun
    Bunun küfre girme riski yok.

    Biraz açayım:

    Haram olduğunu bilip inkâr etmemek → Kişi dinden çıkmaz.

    Günahı işledikten sonra üzülmemek / umursamaz hissetmek → Bu küfür değil, ama kalbin katılaşması açısından tehlikeli bir durum olabilir. Yani imanla değil, takva ve kalp hassasiyetiyle ilgili.

    Senin örneğinde:

    Yolda bir olaya küfür ettim, haram olduğunu biliyorum ama sonra üzülmedim

    Bu:

    Küfür (dinden çıkma) değil

    Günah → günah

    Üzülmemek → günahı hafife alma riski, ama tek başına küfür sayılmaz

    İslam’da küfür, haramı:

    “Bu haram değil” demek

    “Allah bunu boşuna yasaklamış” demek

    Ya da alay etmek gibi durumlarla olur

    Sen ise:

    “Haram olduğunu biliyorum” diyorsun
    Bu cümle imanın yerinde olduğunun açık göstergesi.

    Ama şunu da dürüstçe söyleyeyim (korkutmak için değil 🤍):
    Günaha üzülmemek kalbin alarmıdır. Alarm çalmıyorsa “eyvah imansız oldum” değil,
    “kalbim alışıyor olabilir” demek lazım.

    Ne yapabilirsin?

    Zorla duygu üretmeye çalışma

    Sadece şunu de: “Allah’ım, kalbimi duyarsızlaştırma”

    Hatta üzülmediğin için bile tövbe edebilirsin (bu çok güzel bir şeydir)

    Sonuç cümlesi:
    Küfre girme yok
    İman duruyor
    Ama kalbi yumuşak tutmak için dikkat iyi olur

    1
    2026-01-23T17:17:19+03:00

    küfre düşüren sözler

    Selamün aleyküm bir adam müstehcen filim izleme günahına düşse bir türlü bu günahtan kendini kurtaramadı birgün bu günahı işledikten sonra önünü arkasını düşünmeden birdaha ben şu kadar dakka şöyle şöyle müstehcen filim izlersem imansız öleyim dese daha sonra bu sözün cok tehlikeli olduğunu ögrense pişman olsa tövbe etse bu adam dediği şekilde bir filim izlemedi ama elimizde telefon var televizyon var gözüne ister istemez bazı görüntüler takılıyor velevki izledi bu adam kesin imansizmi ölür

  2. Ve aleyküm selam kardeşim.

    Öncelikle çok önemli bir konuya değinmişsin. Bu durumdaki bir insanın yaşadığı endişe ve pişmanlık, aslında imanının halen kalbinde olduğunun en büyük göstergesidir. Allah, kullarının çaresizlik ve pişmanlık anlarındaki bu duygularını çok iyi bilir.

    Şunu çok net ifade edeyim: Bu adam “kesin imansız ölür” diye bir hüküm asla verilemez. Aksine, bu korkuyu taşıması, imanının canlı olduğuna işarettir. İman etmiş bir kalpten, böyle bir endişe ve pişmanlık doğar.

    Konuyu birkaç önemli başlıkta açıklamak isterim:

    1. Söylediği Söz (Yemin/Lanet) ve Tövbe:
    Adam, bir çaresizlik ve nefret anında (günahından nefret ettiği için) aşırı bir söz söylemiş. Bu bir “yemin” (Neşir) veya kendi kendini lanetleme sayılabilir. Ancak İslam’da önemli olan, söz söylendikten sonraki hal ve pişmanlıktır. Adam bu sözün tehlikesini anlamış ve derhal pişman olmuş, tövbe etmiş. Tövbe, geçmişte söylenmiş sözlerin ve işlenmiş günahların affı için en büyük kapıdır. Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah’a nasih (samimi) tövbelerle tövbe edin…” (Tahrim, 8) Başka bir ayette ise: “Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışındaki (günah)lardan dilediği kimse için bağışlama ve merhamet eder.” (Nisa, 48, 116) buyurulur.

    2. İstemeden Göze Çarpan Görüntüler:
    Gözüne ister istemez takılan, aranmadan, kasıtsız olarak karşılaşılan görüntüler günah değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Allah, ümmetimin hatasından, unutmasından ve yapmaya zorlandığı şeylerden dolayı hesaba çekmeyecektir.” buyurmuştur. Kasıtlı olarak izlemekle, yolda bir reklam panosunda veya ekranda anlık görüp hemen bakışını çevirmek arasında çok büyük fark vardır. Burada önemli olan niyet ve kasıttır. Adam, “artık izleyeceğim” diyerek değil, günlük hayatta karşılaştığı görüntülerden bahsediyorsa, bunlar sorumluluk oluşturmaz. Hele ki bu görüntülerden rahatsız oluyor ve kalbi sızlıyorsa, bu onun lehine bir durumdur.

    3. Allah’ın Rahmeti ve Genişliği:
    Senaryoda geçen “şu kadar dakika izlersem” şartı gerçekleşmemiş. Ancak gerçekleşse bile, Allah’ın rahmeti ve bağışlaması, kulun pişmanlığından ve tövbesinden daha büyüktür. Allah, kulu hakkında verdiği hükmü, kulun sonraki haline göre değiştirendir. Bir hadis-i kudside Allah (c.c.) şöyle buyurur: “Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim.” (Buhari) Bu, tövbe kapısının her zaman açık olduğunun en güzel ifadesidir.

    Sonuç ve Tavsiyeler:

    Bu kişi, yaptığı hatadan dolayı büyük bir pişmanlık duyuyor. Bu pişmanlık, tövbesinin samimi olduğunu gösterir.

    Söylediği tehlikeli sözden dolayı Allah’a sığınmalı, tövbe ve istiğfar etmeye devam etmelidir.

    “Acaba imansız mı ölürüm?” korkusunu zihninden çıkarmalı. Bu korku şeytanın bir vesvesesidir ve kişiyi ümitsizliğe (yeise) sürükleyerek daha büyük bir tehlikeye atar. Allah’ın rahmetinden ümit kesmek de büyük günahtır.

    Bundan sonra dikkatli olmaya, gözünü ve gönlünü korumaya çalışmalı, kötülüklere karşı dirençli olmak için ibadetlerine, dualarına ve helal dairedeki meşguliyetlerine sımsıkı sarılmalıdır.

    Unutmamalıdır ki, “Allah’ın rahmetinden, ancak kâfirler topluluğu ümit keser.” (Yusuf, 87)

    Allah, samimi tövbe eden, pişman olan ve O’na sığınan kullarını asla yüz üstü bırakmaz. Senin ve bu durumdaki kardeşimizin endişesi, imanınızın bir tezahürüdür. Allah, bu endişenizi giderir, kalbinize huzur ve itminan verir. Amin.

Cevapla