Kına ile boya yapmak günah mı

Question

Hint kınası ile saç boyama caiz mi?

Kina ile boya yapmak gunah mi

İSLAMDA KINA İLE BOYA YAPMAK

(Kına ile boyanmakta bir sakınca yoktur.)

(Arapça metinde geçen) Hidab: Eli veya başka bir bölgeyi boyamak (Hidab kelimesinin) mastarıdır. O boya, kına veya başka bir şeydir. Şayet kına dışında bir şey ise, denilir ki: Saçını renklendirdi. (El-Misbahul munir sf 335/10)

Kadı iyaz kına ile boyamanın iki faydası olduğunu söyledi:

1- Saçı, kendisine yapışan toz ve dumandan temizlemek.

2- Ehl-i Kitab’a (Hristiyan ve Yahudiler) muhalefet etmek.
(… Bir sakınca yoktur.)

Bu metin, kına ile boyamanın mübah olduğuna işaret etmektedir. Fakat ibn Akil devamında şöyle demiştir. (Kına ile boyamak müstehaptır.)

Bu mendup olduğu hususunda açıktır. Bu görüş Hanefilerden, Şafiilerden ve Hanbelilerden olan cumhurun görüşüdür. Kına ile boya yapmanın mübah olma görüşü Malikilerde de açıktır, görünmektedir.

İbn Abdil Berr (Rahmetullahi Aleyhi) şöyle demiştir: “Sahabeden, tabiin den, Müslümanların âlimlerinin seleflerinden bir topluluk geldi ki onlar kırmızı ve sarı karışımıyla boyadılar. Onlardan büyük bir topluluk geldi ki onlar boyamadılar. Imam Malik’in (Rahmetullahi Aleyhi) dediği gibi bunların tümü kapsamlıdır, bunlar hususunda muhayyerlerdir. Hamd Allah’adır. ”

Kına ile boyamanın müstehap olduğunu söyleyenler Ebu Hureyre’nin (Radıyallahu Anh) hadisiyle delil getirdiler: Nebi (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle dedi: “Yahudiler ve Hristiyanlar kına ile boyanmazlar. Onlara muha lefet edin.

Bu hadisin zahiri vucubiyeti gerektirir. Kadı İyâz, İmam Taberi’den, bu hadisteki emrin icma ile vucubiyeti kast etmediğini nakletmiştir.

Şeyh Abdulaziz b. Baz şöyle demiştir: “Beyaz saçı değiştirmek müstehaptır.” Şeyh bunu daha önce zikrettiğimiz hadisin hükmünün neden vucubiyetten, müstehaplığa çevrildiği sorulunca söylemiştir. Dedi ki: “Sahabe, mesquliyetlerinden dolayı kına ile boyanmayı erteliyorlar ve acele etmiyorlardı.”

Nitekim Hz. Enes’in (Radiyallahu Anh) hadisiyle de delil getirdiler. Hz. Ebu Bekir (Radıyallahu Anh) kına ve ketemle boyanırdı. Hz. Ebu Bekir sünnete uyardı.

Maliki âlimlerinden Bäci’nin zikrettiğine göre boyamakla alakalı emir iki hâle yorumlanır:

1- Beldenin âdeti. Kimin belli bir âdeti varsa boyamayı terk etmesi veya boyaması âdetinden çıkınca zarar verecek ise o kimse için mekruhtur.

2- İnsanlar saçlarının beyazlığı hususunda farklıdırlar. Bazen biri sinin beyazlığı, boyadan daha güzeldir. Başkasının ise beyazı çirkin durmaktadır. İkincisinin boyaması daha evladır.636

İşte bu iki madde boyanmak ile alakalıdır: Müstehap ve mübah. Üçüncü bir görüş kalır ki o da: beyaz saçın değiştirilmesi için boyanmanın vacip oluşudur. Bu görüş İmam Ahmed b. Hanbel’den (Rahmetullahi Aleyhi) rivayet edilmiştir.
İmam şöyle dedi: “Kına ile boya yapmak bana göre farz gibidir. Nitekim Nebi (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle demiştir: “Yahudiler ve Hristiyanlar boya yapmazlar. Sizler, onlara muhalefet edin, Dördüncü görüş ise: Boya yapmayı terk etmek daha faziletlidir. Beyaz saçın kalması, boyanmasından daha evladır. Kadı İyaz bu görüşü bazı âlimlere nispet etti. İbn Rüşt, İmam Malik’ten bu görüşü nakletti. O kına ve ketemle boyanın hükmü sorulduğunda şöyle dedi: “Bu konu derindir.”

ibn Rüşt şöyle dedi: “Boyanın derin bir konu olduğunu İmam Malik söyleyince bunun terk edilmesinin daha güzel olduğuna işaret etti.”

Bu görüşte olanlar, beyaz saçın daha faziletli olması ve onun Müslümanın nuru olduğunu bildiren hadislerle delil getirdiler. Boya, beyaz saçı götürür. Nitekim bu görüştekiler beyaz kılın yolunmasının yasak oluşu hadisleri ile de delil getirmişlerdir. Bu konuda tartışma vardır. Nitekim saçı kına ile boyamakta beyaz saçı oradan gidermek yoktur. Ancak o bo yanmıştır. İki iş arasında fark vardır. Zahir olan, Allah’u Teâlâ en iyisini bilendir, müstehap olma görüşüdür. Çünkü o görüşün delilleri daha güçlüdür. Bunu saçındaki beyazlığın kötü gözüktüğü kimsede destekler.

Sahabelerden (Radıyallahu Anhum) bazısı saçını kına ile boyuyor bazısı ise boyamıyordu. Nitekim tabiinden gelenlerde böyle yapıyordu. Onlar nasların manalarını ve şeriatin maksatlarını iyi biliyorlardı. Biz âlimlerimizden bazılarının saçını kına ile boyadıklarını bazılarının ise bu işi terk ettiklerini gördük. Kına ile boya onun için bir külfettir. Onda bir zorluk vardır.

Nitekim Şeyh Muhammed b. Useymîn şöyle demiştir: “Şayet insanların bazılarına saçlarını kına ile boyamak zor gelmeseydi onlarda bunu yapardı. Fakat bunda bir meşakkat ve zorluk vardır. Saçın alt kısmı beyaz, üst kısmı ise boyalı çıkar.
(Ketem de böyledir.)

Yani: Ketem ile de boya yapmak müstehaptır. Ketem: Kef ve te harfinin fethası ile okunur. Boyası çıkan, Yemen ülkesinde yetişen bir bitkidir. Rengi siyahtan, kırmızılığa kayar,

Kına veya başka bir madde ile boyanmak arasında kadın ve erkek arasında fark yoktur.

(Siyaha boyamak mekruhtur.)

Yani: Tenzihen mekruhtur. Hanbelî mezhebinde meşhur olan görüş budur. Diğer dört mezhebinde görüşü böyledir. Hanbelîlere göre bu mekruhluk, tenzihendir.

Seferayni şöyle dedi: “Mezhepte kendisine dayanılan görüş, haram olmayışıdır. Ancak siyah boya ile kusur gizlemek hariç. ”

Fakat İbn Muflih şöyle dedi: “İmam Ahmed’in kelamındaki mekruhluk, tenzihen mi, tahrimen mi?”

Denilir ki: Saçı siyaha boyamak haramdır. Bu görüş Şafiilere aittir. İmam Nevevi’de (Rahmetullahi Aleyhi) bu görüşü seçmiştir.

Denilmiştir ki: Saçı siyaha boyamak mekruhluk söz konusu olmak sızın caizdir. Bu görüşte Hanefi mezhebine aittir. Sad b. Ebu Vakkas, Cerir b. Abdullah, Hasan b. Ali ve başka sahabelerden (Radıyallahu Anhum) bazıları da bu görüştedir. Ibn Sirin, Ibrahim en-Nehai ve tabiinden başka kimselerde bu görüştedir.

Denilmiştir ki: Kadının, eşi için süslenmesi caizdir. Erkek içinse de ğildir. Bu Katade’nin ve İshak’ın görüşüdür. El-Halimi de bu görüşü seç miştir. Çünkü kadının ziyneti, eşi için süslenmesi talep edilmiştir. Bundan dolayı onun ellerini ve ayaklarını kına ile boyaması mubahtır. Erkek içinse bu caiz değildir.
(Saçı siyaha boyamanın haram olduğunu söyleyenler ise Ebu Zübeyr’in hadisi ile delil getirdiler. Cabir b. Abdullah (ra) dedi ki: “Babam Kuhöfe, Mekke’nin fethi gününde bana getirildi. Onun başında ve sakalında beyazlık vardı. Allah’ın elçisi Hz. Muhammed (sav) şöyle dedi: “Bu beyazlığı bir şeyle değiştirin. Siyahtan kaçının.”

Alimler hadiste geçen “kaçının” lafzı hakkında konuştular. Onlardan bazıları: Bu lafzın hadise râvi (aktaran) tarafından girdirildiğini söyledi.

Bazıları ise: Cabir’den aktaran Ebu Zübeyr bu lafzın olup olmadığı hususunda tereddüt etti. Bir yerde bu lafzı söyledi başka yerde söylemedi. Allah’u Teâlâ en iyisini bilendir.

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 3 )

    1
    2022-09-28T15:54:58+03:00

    Saça sürülecek kına siyah renk olursa da caiz mi? Yoksa siyah hint kınası kullanılamaz mı?

      1
      2022-09-28T19:27:41+03:00

      Rasulullah (sav) saçlardaki beyazları giderin siyahtan kaçının buyurmuştur. Alimlerin bir kısmı siyah renk boya ile saçların boyanmasını haram saymıştır. En iyisini bilen Rabbimiz (cc)’tur

    0
    2022-11-04T21:41:56+03:00

    Demektirki kına sürmek sünnettir.

     

     

     

     

     

    0
    2023-09-10T05:31:33+03:00

    Ben düşünüyorum  bir yaşlı olsam saçını siyaha boyatsam amacım sadece kendim için  genç görünmek  durmak olur milleti kandırma amacım olmaz ki  ha belki istemsizce onlar beni genç zannedebilir.Ama benim öyle bir niyetim yoksa kendimi iyi hissetmek için yapıyorsam  caiz olur mu ki? Yani millet beni  genç bilsin,genç görsün yaşlı bilmesinler  diye yapmam.Neyse de yaşımı söylerim.Işte bu durumdada caiz olur mu ki?

Cevapla