2007 yılında benim çok yakın dostum aynı zamanda teyzem oğlu kız kardeşime talip oldu onu çok sevdiğini aşık olduğunu söyledi önce başta kız kardeşim sonra hepimiz ailece bir şok geçirdik sonra bu durum 2015 e a kadar sıkıntılı bir süreçle devam etti ve bir defa yüzük atılmasına rağmen evlendiler şu an bir çocukları var.merak ettiğim;
1- bizzat bu işin olmasını iki defa engellememe rağmen ( -hatta yıllarca çocukla konuşmadım nahoş durumlar oldu ayrıca karşıma alıp defalarca tatlı dil ile kızkardeşimin istemediğini söyledim ama nafile-) yine de gerçekleşmesi ?
2-karşı tarafın kendini intihar edeceğini bu süreçte yaşanan tatsız olaylar -silahla evin önüne gelip kendini öldürmek istemesi- ailece bizi korkuttu kızı veremedik mesela halam oğlu istemişti keşke ona verseydik deyişim ve o süre zarfında aracımı ona satmam onun lehine oldu deyişim?
3-şu an eski samimiyet ve uhuvvet kalmaması onlara dargın olmam?
4- karşı tarafın aşırı ısrarı kız kardeşimin çocuğa abi gözüyle bakmasına rağmen ancak netice de izdivacın gerçekleşmesi?
5-bir gün hastanede meczup bir kadının eğer o çocukla evlenmezsen kendini öldüreceğini söylemesi?
6-bu süreçte yaşadıklarımı düşünerek vesveselerin,istikbaldeki evhamlarımın olması belki de sanki vicdan azabı duymam aralıklı bu olayın ve izdivacın acaba yanlış bir tercih mi oldu deyişim sürekli aklımı kurcalaması?
7-kızkardeşim sonuçta pes etmesi madem- beni çok seviyor bana bakar deyip bir anlamda bu izdivaca mecbur kalması – gibi haleti ruhiye içine girmesi?
8-kızkardeşimin soy itibariyle seyyid olmasına rağmen neden dindar bir insanla evlenmemesi?
9-annemin istememesi tercihi kardeşime bırakması izdivaç olduktan sonra teyzemle dargın olması, teyzemin kısa süre sonra vefat etmesi annemin izdivaçtan kaynaklı bu dargınlık yüzünden psikolojik travma geçiriyor olması ve ben bunun nedenini o çocuğu görmem?
10-Şuan ki ruh halimin sürekli bu konuyla meşgul olması ve kendim için evliliği bu yüzden yapamam yada sürekli ertelemem,bu olayın sürekli zihnimi ve kalbimi meşgul etmesi…..TÜM BUNLAR NEDİR ?selam ve dua ile kalın
Answer ( 1 )
Bu söz, kader ve irade arasındaki dengeyi sorgulayan derin bir ifadedir. “Kadere fetva mı verdirdik?” kısmı, insanın kendi iradesiyle kararlar alıp almadığını veya tüm olayların önceden belirlenmiş olup olmadığını sorguluyor. Yani, biz kaderi mi yönlendiriyoruz, yoksa kader zaten belirlenmiş mi?
“Kaderse neyi nasıl yapacağız?” kısmı ise, eğer her şey kaderse, bizim bu dünyadaki sorumluluğumuzun ne olduğu sorusunu gündeme getiriyor. İnsan, kaderine boyun eğip hiçbir şey yapmadan mı yaşamalı, yoksa iradesini kullanarak hayatına yön mü vermeli?
Bu bağlamda İslam düşüncesinde de tartışılan “Cebriye” ve “Mutezile” gibi kader anlayışları öne çıkar. Cebriye, insanın tamamen kaderin kontrolünde olduğunu savunurken; Mutezile, insanın iradesinin belirleyici olduğunu savunur. Ehl-i Sünnet anlayışı ise bu iki görüş arasında bir denge kurar: İnsan hem kaderin bir parçasıdır hem de iradesiyle seçim yapma gücüne sahiptir.
Sen nasıl düşünüyorsun? Sence insanın iradesi kaderi değiştirebilir mi, yoksa her şey önceden belirlenmiş midir?