Share
Kabir ziyareti nasıl olur?
Question
KABİR ZİYARETİ

Kabir ziyareti adabımezar
Kabir ziyareti nasıl yapılır? Kabir ziyaretinde abdest gerekir mi?
İnsanın ölümüyle başlayıp kıyametin kopması sonucu yeniden dirilmesine kadar devam edecek olan hayata kabir veya berzah hayatı denir. Ahiret yurdunun birinci basamağı olan kabir hayatı aynı zamanda ilk sual yurdudur. Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şerifinde: “Kabir, ahiret duraklarının ilkidir. Bir kimse eğer o duraktan kurtulursa sonraki durakları daha kolay geçer. Kurtulamazsa sonraki durakları geçmek daha zor olacaktır.”(1) buyurarak bu hakikati bizlere bildirmiştir. İnsan her ne şekilde ve her nerede ölürse ölsün muhakkak ki berzah hayatını geçirecek ve kıyamet günü yeniden dirilecektir.
Alemlere rahmet Peygamberimiz kabirleri ziyaret edip ölüler için dua ve istiğfarda bulunmamıza izin vermiş ve hatta teşvik etmiştir. Kabir ziyareti ölü namına bir dua ve istiğfar aracı olduğu gibi bizler için de ölümü ve ahireti hatırlama sebebidir. Rasulullah (sav) Efendimiz “Kabirleri ziyaret etmek isteyen ziyaret etsin. Çünkü kabir ziyareti bize ölümü hatırlatır” buyurmaktadır. (2)
Peygamberimiz aynı zamanda kabir ziyareti esnasında şu nidada bulunmamızı bizlere tavsiye etmiştir. “Selâm size, ey bu diyarın mü’min ve Müslim halkı! İnşallah yakında biz de aranıza katılacağız. Allah’ın bizi de sizi de bağışlamasını dilerim.(3)
Kabir ziyareti esnasında mezar taşlarının, türbenin eşiğinin, sandukaların örtüsünün öpülmesi, kabirlerin süslenmesi, mum yakılması, türbelere, ağaçlara bez bağlanması mezarda yatan kişiden bir şey istenilmesi tevhit inancını zedelemektedir. Çünkü kendisinden bir şey istenecek olan sadece Allah Teâlâ’dır. Aynı zamanda herhangi bir vesileyle bir türbe veya yatıra kurban adanması büyük günahtır. Mezarların masraflı ve gösterişli bir şekilde inşası da doğru görülmemiştir.
Eşref-i mahlukat olan insanın ahiret yolculuğundaki ilk durağı olan kabristanları korumak, temiz tutmak, ağaç dikmek Rasulullah’ın bizlere tavsiyesidir.
Bir ayet mealiyle bitiriyorum:” O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayati yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.”(4)
TIKLA OKU
__________________________
1- Tirmizi, Zühd, 5
2- Tirmizi, Cenaiz 70
3- Müslim, Cenaiz, 108.
4- Mülk, 67/2
Answers ( 2 )
Mezarlıklarımız, temiz ve tertipli, israf ve gösterişten uzak olmalıdır. Kabirlerin üzerine oturulmamalıdır. Kabir ziyaretinde bulunurken İslam inancına uygun düşmeyen tutum ve davranışlardan sakınmak gerekir. Mezarlıklara veya türbelere ziyarete gidip oradaki ağaçlara mendil bağlamak, mezarların taşını toprağını öpmek, üzerlerindeki örtülere yüz sürmek ve bunlardan medet ummak, şifa beklemek gibi haram davranışlardan sakınmalı ve bu tür bid’at ve hurafelerden şiddetle kaçınmalıyız. O hâlde bize düşen görev, yakınlarımızın, dost ve sevdiklerimizin mezarlarını, sade bir biçimde düzenlemek, temiz tutmak, yeşillendirmek ve mümkünse mezarların başına bir fidan dikmektir.
İslam’da güzel ahlak, sadece doğru davranışlar sergilemek değil, aynı zamanda insanın kalbi, niyeti ve ruhsal haliyle de olumlu bir tutum sergilemesidir. İslam, ahlaki değerleri, bireylerin ve toplumların huzur içinde yaşaması için temele yerleştirir ve İslam’ın temel amacı, insanın hem ahlaken hem de manevi olarak olgunlaşmasıdır. Bu sebeple, İslam’da güzel ahlak, hem bireysel hem de toplumsal ilişkilerde en yüksek erdem olarak kabul edilir.
1. Güzel Ahlakın Tanımı
Ahlak, insanın kişiliğini ve karakterini şekillendiren, doğruyu yanlıştan ayırt edebilme ve ona uygun şekilde hareket etme kabiliyetidir. İslam’daki ahlaki anlayış, sadece dışarıdan gözlemlenen doğru davranışları değil, aynı zamanda içsel değerlere ve niyetlere de dayanır.
Kuran: “Şüphesiz ki sen (ey Muhammed) büyük bir ahlaka sahipsin.” (Kalem Suresi, 4)
Bu ayet, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in sahip olduğu üstün ahlaki nitelikleri vurgular ve İslam’da güzel ahlakın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Müslümanlar için Peygamber Efendimiz (s.a.v) en yüksek ahlaki örnek olup, O’nun yaşamı, İslam’daki ahlak anlayışının somut bir modelidir.
2. İslam’da Güzel Ahlakın Temel İlkeleri
İslam’da güzel ahlak, hem Allah’a olan kullukla hem de diğer insanlarla olan ilişkilerle şekillenir. İşte İslam’da güzel ahlakın temel ilkeleri:
a) Sadakat ve Doğruluk (Sıdk)
Sadakat ve doğruluk, İslam’da güzel ahlakın temel taşlarından biridir. Müslümanların doğruyu söylemesi, her durumda dürüst olması, yalancılıktan kaçınması beklenir.
Kuran: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrulardan olun.” (Tövbe Suresi, 119)
Peygamber Efendimiz (s.a.v) de her zaman doğruluktan yana olmuştur ve O’nun sadakati, Müslümanlar için en yüksek örnek teşkil eder.
Hadis: “Doğruluk, insanı hayra yöneltir; hayır da cennete götürür.” (Sahih Buhari)
b) Sabır ve Hoşgörü (Sabr ve Af)
Sabır, karşılaşılan zorluklar karşısında metin kalmak, hoşgörü ise başkalarının hatalarını affedebilmektir. İslam, sabır ve hoşgörüyü, inançlı bir insanın sahip olması gereken en önemli erdemlerden biri olarak kabul eder.
Kuran: “Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Suresi, 153)
Peygamber Efendimiz (s.a.v) de yaşamı boyunca, hem kendisine yapılan kötülüklere karşı sabır göstermiş hem de insanları affetmiştir. Bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
Hadis: “Kim affeder ve düzeltirse, Allah ona merhamet eder.” (Sahih Müslim)
c) Güzel Söz (Kelime-i Tayyibe)
İslam, insanlara güzel ve tatlı söz söylemeyi, başkalarının gönlünü kırmamayı öğütler. Kelimelerin gücü büyüktür ve doğru, güzel sözler insanları birbirine yaklaştırırken, kötü sözler insanları birbirinden uzaklaştırır.
Kuran: “Güzel söz ve bağışlama, arkasından gelen eziyetten daha hayırlıdır.” (Bakara Suresi, 263)
Peygamber Efendimiz (s.a.v), insanlara nazik, anlayışlı ve güzel sözler söylemenin önemini vurgulamıştır.
Hadis: “Sizden en hayırlı olanınız, insanlara en faydalı olandır.” (Sahih Buhari)
d) İnsanlara Yardım Etme ve İyilik (Sadaka ve Yardımlaşma)
İslam, insanlara yardım etmeyi, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine el uzatmayı teşvik eder. Yardımlaşmak, toplumsal huzurun sağlanmasında önemli bir faktördür.
Kuran: “Birbirinize iyilik ve takva konusunda yardımcı olun, günah ve düşmanlıkta yardımcı olmayın.” (Maide Suresi, 2)
Peygamber Efendimiz (s.a.v), sürekli olarak insanlara yardım etmeyi, dilinden ve elinden zarar gelmemesini öğütlemiştir.
Hadis: “Bir insan, diğer bir insana eziyet etmediği sürece mümin olamaz.” (Sahih Müslim)
e) Adalet ve Hakkaniyet
İslam, adaleti sadece insanlar arasında değil, bütün canlılar ve hatta doğa ile ilişkilerde de tavsiye eder. Herkesin hakkı gözetilmeli, zalimlikten kaçınılmalıdır.
Kuran: “Adaletle davranın, çünkü adalet, yakınlara daha yakın ve takvaya daha uygundur.” (Bakara Suresi, 177)
Adaletli olmak, her şeyin hakkını vermek, başkalarına zulmetmemek, İslam’ın güzel ahlak anlayışının temel ilkelerindendir.
f) Hikmet ve Akılcı Davranma
İslam, akıl ve hikmeti de güzel ahlakla ilişkilendirir. Müslümanlar, her durumda sağduyulu olmalı, akıllıca ve hikmetli davranmalıdır. Bu, hem dini hem de toplumsal hayatta huzurun sağlanmasında önemli bir etkendir.
Kuran: “Allah, hikmet sahiplerine büyük bir nimet vermiştir.” (Bakara Suresi, 269)
3. Peygamber Efendimizin (s.a.v) Ahlakı
Peygamber Efendimiz (s.a.v), İslam’daki güzel ahlakı en mükemmel şekilde yaşamış ve insanlara örnek olmuştur. O’nun ahlakı, sadece sözlerle değil, fiillerle de şekillenmiştir. Allah, Peygamberi (s.a.v) güzel ahlakla tanımlamış ve tüm Müslümanlara örnek almayı emretmiştir.
Kuran: “Şüphesiz sen, pek büyük bir ahlaka sahipsin.” (Kalem Suresi, 4)
Peygamber Efendimiz (s.a.v), insanlara karşı nazik ve hoşgörülü olmuş, her zaman sabırlı ve affedici davranmıştır. Onun hayatı, ahlakın ne kadar önemli olduğunu ve bir Müslümanın nasıl yaşaması gerektiğini en iyi şekilde gösteren örnektir.
4. İslam’da Ahlakın Toplumsal Yansıması
İslam, güzel ahlakı bireysel düzeyde değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de teşvik eder. Toplumun huzuru, adaletin sağlanması, insanların birbirine karşı anlayışlı ve yardımsever olması için güzel ahlak şarttır. İslam, insanları sadece kendi çıkarları için değil, toplumun çıkarları için de güzel ahlaklı olmaya çağırır.
Hadis: “Bir kimse, ‘Benim dinim güzel ahlaktır’ diyorsa, o kişi gerçekten dinine uygun şekilde yaşamaktadır.” (Sahih Buhari)
Güzel ahlak, toplumda yardımlaşmayı, adaletin sağlanmasını, sosyal barışın kurulmasını sağlar. Aynı zamanda, bireylerin Allah’a yakınlaşmasının ve manevi olgunlaşmasının da anahtarıdır.
Sonuç
İslam’da güzel ahlak, Allah’a ve O’nun peygamberine duyulan sevgi ve saygının bir yansımasıdır. İslam, bireyleri doğru, adil, sabırlı, hoşgörülü ve yardımsever olmaya davet eder. Güzel ahlak, sadece bireysel yaşamı değil, toplumsal ilişkileri de olumlu yönde etkiler. İslam, ahlaki değerlere sahip çıkmayı, hem dünyada hem de ahirette huzuru ve mutluluğu sağlamanın yolu olarak görür. Güzel ahlak, bir müminin en yüksek idealidir ve hayatına rehberlik etmesi gereken en önemli özelliktir.