İslamda zina cezası

Question

Zina ve cezası ile ilgili ayrıntılı soru.

Zina suçunun cezası olarak 100 sopa vurulması öngörülüyor. Peki bu zina tarifinden maksat nedir? Büyük zina mı? Yoksa örneğin göz zinası da buna dahil mi? Sopalar nereye vurulmalı? Peşin mi vurulmalı yoksa her gün belli adet toplamda 100 tane vurulsa olur mu örneğin? Zina etmiş biriyle evlenilebilir mi?

Answers ( 1 )

    0
    2021-03-10T20:51:42+03:00

    Zina ve Zina cezası hakkında Nur suresi 3. ayetin açıklaması/tefsiri

    Zina Haddis ile İlgili Hadîsler

     

    «Bedevilerden iki adam, Resûlüllah (A.S.) Efendimiz’e geldi. Onlardan birisi şöyle dedi: «Ey Allah’ın Peygamberi! oğlum bu adamın yanında üc­retli işçi olarak çalışıyordu. Derken oğlum bunun karısıyla zina etmiş. Bu suça karşılık fidye olarak yüz koyun ve bir de câriye verdim. Sonra da durumu bazı ilim adamlarına sordum. Onlar bana : «Oğluna yüz değnek vurulması ve bir yıl sürgün edilmesi; kadının da recm edilmesi gerekir.» dediler. Olay bu, siz ne buyurursunuz?»

    Peygamber (A.S.) Efendimiz ona şöyle buyurdu :

    «Canımı kudret elinde bulunduran yüce zata and olsun ki, aranız­da Allah’ın kitabıyla hükmedeceğim : Ona fidye olarak verdiğin yüz koyun ve bir câriye sana geri verilecek. Oğluna da yüz değnek vurulup bir yıl sür­gün edilecek.» Sonra da Eşlem kabilesinden Enîs veya Üneys adında bir adama seslenerek şöyle buyurdu : «Sabah olunca o kadına git. Suçunu itiraf ederse kendisini recmet!» Enis veya Üneys (R.A.) aldığı bu emir üze­rine sabahlayın o kadına gitti. Kadın suçunu itiraf edince recmedildi.»

    «Benden (gerçeği) alın, benden (doğru olan hükmü) alın: Allah kadınlar için bir yol koymuştur: Bekâr erkek bakire kızla zina ederse, (her biri­ne) yüz değnek vurulur ve bir yıl sürgün edilir. Evli erkek evli veya dul ka­dınla zina ederse, taraflara, hem yüz değnek, hem de recm gerekir.

    «Yeryüzünde yerine getirilen bir hadd (şer’î ceza), yeryüzü ehline kırk sabah yağmurundan daha hayırlıdır.»

    Zina Nedir?

     

    Arada nikâh akdi ve nikâh akdi şüphesi olmaksızın aklî dengeleri ye­rinde ergen erkekle ergen kadının cinsel temasta bulunmasıdır. Ancak zi­na konusunda.evli ile bekâr hakkında uygulanan ceza değişik olduğundan zina eden erkekle kadını altı kısma ayırmışlardır:

    1— İkisinin de evli, aklî dengeleri yerinde ve ergen olması,

    2— İkisinin de bekâr, aklî dengesi yerinde ve ergen olması,

    3— İkisinden birinin evli, birinin bekâr olması,

    4— İkisinin de bekâr olup, henüz ergenlik çağına girmemiş olması,

    5— İkisinden birinin ergen olması, diğerinin ergen olmaması,

    6— İkisinin veya birinin aklî dengesinin bozuk olması..

    Birinci gruba girenler, suçları ya kendi itiraflarıyla, ya da dört şahi­din şehadetiyle sabit görüldüğü takdirde, recmedilirler.

    İkinci gruba girenlere yüzer değnek vurulur.

    Üçüncü gruba girenlerden evli olanı recmedilir; bekâr olantna yüz değnek vurulur

    Dördüncü gruba girenler hakkında başka cezalar uygulanır.

    Beşinci gruba girenlerden ergen olan bekâra yüz değnek vurulur; er­gen olmayana başka ceza verilir.

    Altıncı gruba girenlerden aklî dengesi yerinde olana, hâkimin takdir edeceği bir ceza uygulanır; aklî dengesi yerinde olmayana ceza verilmez.

     

    Zina Sucu Ne İle Sübut Bulur?

     

    Zina suçu şu üc şeyden biriyle sübut bulur:

    1— Zina eden kimsenin bu fiili işlediğini kendisinin itiraf etmesi, (bu­na ikrar da denilir).

    2— Kocasız olan kadının gebe kalması,

    3— Zina fiilini dört kimsenin gözleriyle gördüklerine dair şahitlik et­mesi.

    Zorla, ölüm tehdidiyle tecavüze uğradığı sabit görülen kadına ceza gerekmez. Nitekim âyette «zâniye» sıfatı kullanılmıştır ki bu, kendi arzu­suyla zina fiilini işleyen kadın hakkında sıfat olur. Zinaya zorlanan, tehdit edilerek ırzına geçilen kadın «zâniye» değil, «mezniyye»dir ve o takdirde sadece mef’ûl olduğundan herhangi bir ceza gerekmez

    Dört Şahidin Şehadeti Gerekir

     

    Nisa Sûresi 15. âyette belirtildiği üzere, «aleyhlerine aranızdan dört şahit getirin» buyurulmaktadır. Bu anlatımda yer alan ikinci şahıs zamiri «minküm»den şahitlerin erkek, aynı zamanda müslüman olması gerekiyor. Ayrıca bu şahitlerin zina olayını tam fiil halinde görmelerinin şart olduğu hadîs ile sabit olmuştur. İlim adamlarının bu hususta icma’ı vardır.

    Nisa Sûresinde, zina suçu dört erkek şahitle sübut bulan kadına, ev­de tutuklanarak hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüşse de, bu İs­lâm’ın ilk yıllarına mahsus bir hükümdür ki, Nûr Sûresi’nin ikinci âyetiyle kaldırılmıştır. Nitekim recm âyeti inince, Resûlüllah (A.S.) Efendimiz: «(Zina hakkındaki ilâhî hükmü) benden alın, benden alın…» buyurarak ilk inen hükmün neshedildiğine işarette bulunmuştur.

    İbn Zeyd, zina eden kadının evde hapsedilmesinin bir ceza anlamı ta­şıdığını ve bu durumda olan kadının evlenmesine müsaade edilmediğini belirtmiştir.

    Recm Hakkında Âyet Var Mıdır?

     

    Recm cezası hakkında Kur’ân’da bir açıklama ve hüküm yoktur. Ancak lafzı neshedilen ve hükmü baki kalan, aynı zamanda tevatüren sabit olmayan, «Yaşlı erkek ve yaşlı kadın zina ettikleri zaman onları elbette, mutlaka recm ediniz» mealinde bir âyet söz konusudur.

    O halde recm cezası sahîh hadîsle sübut bulmuş bir hükümdür ve ilim adamlarının bu hususta icma’ı vardır. Bunun gibi yüz değnek cezasından sonra bir yıl sürgün cezası da hadîsle sübut bulmuştur.

    Recm ile ilgili sahîh hadîs meâlen şöyledir:

    «(Zina hakkındaki ilâhî hükmü) benden alın, benden alın: Allah ger­çekten onlara bir yol (gösterip hüküm) koydu: Bekâr erkek, bekâr kadın­la zina ederse herbirine yüzer değnek vurulur ve birer yıl sürgün edilir. Ev­li erkek evli kadınla veya dul kadınla zina ederse, herbirine yüzer değnek vurulur ve recm edilir.»

    Recm cezasıyla birlikte suçluya yüz değnek vurulması; diğer yandan zina eden bekâra yüz değnek cezasıyla birlikte bir yıl sürgün cezasının uy­gulanması hakkında müctehit imamların ve bu sahada söz sahibi ilim adam­larının farklı istidlal ve içtihatları vardır. Şöyle ki:

    1. a) İmam Şafiî’ye göre, yüz değnek cezasıyla birlikte bir yıl sürgün de gerekir. Çünkü bu hususta sahîh hadîs mevcuttur.
    2. b) İmam Ebû Hanîfe’ye göre, sürgün cezası hükümdarın re’yine ve iradesine bırakılır; dilerse uygular, dilerse uygulamaz.
    3. c) İmam Mâlik’e göre, zina eden bekâr erkeğe hem yüz değnek vu­rulur, hem de bir yıl sürgün edilir. Zina eden bakire kıza ise, sadece yüz değnek cezası uygulanır, ama sürgün edilmez.

    Zina eden evli kişiye recm ile birlikte yüz değnek vurulmasına gelin­ce: Bu hususta da imamların farklı görüş ve içtihatları ortaya çıkmıştır. Şöyle ki:

    1. a) İmam Ahmed b. Hanbel’den farklı iki rivayet tesbit edilmiştir. İkin­ci rivayete göre, sadece recm cezasıyla yetinilir.
    2. b) Nahaî, Zührî, Evzâî, Mâlik, Şafiî ve rey tarafdarı olan müctehitlere göre, sadece recm cezasıyla yetinilir.

     

    Değnekte Uygulanacak Ölçü

     

    Vurulacak yüz değneğin ölüme sebebiyet vermiyecek, vücutta yara açmayacak ve sağlığı tehlikeye düşürmeyecek şekilde kullanılması gere­kir. Konuyla ilgili hadîslerin ve başta Resûlüllah (A.S.) Efendimiz olmak üzere dört halîfe devrindeki uygulamanın ışığı altında müctehit imamlar şöyle bir sıralamada bulunmuşlardır:

    1— Değnek   kalın olmayacak, ince   bir çubukla da yetinilmeyecek, normal bir parmak kalınlığında olacak, üzerinde budak bulunmayacak,

    2— Çıplak   bedene vurulmayacak, aynı     zamanda değneğin tesirini büsbütün kesecek kadar kalın bir elbise suçlunun üzerinde bulunurken uygulanmayacak,

    3— Yüz, karın, böbrek, utanç yerleri gibi tehlike arzedecek, sağlığı bozacak yerlere vurulmayacak,

    4— Değneği kullanacak olan kimsenin orta güçte olmasına ve elini kaldırırken omuz seviyesini   aşmayacak ölçüde tutmasına   dikkat   edile­cek,

    5— Değnek vücudun kaba et kısımlarına tevzi edilecek şekilde yay­gınlaştırılacak, sadece bir iki yere teksif edilmeyecek..

    Uygulanan zina cezasından ibret alınması için müsiümanlardan bir topluluğun hazır bulunması gerekir. Aynı zamanda hem cezayı uygulayan­ların, hem de ona hazır olanların duygusal davranmamaları, ilâhî emrin yerine getirilmesinde birçok fayda ve hikmetlerin söz konusu olduğunu düşünerek ne gerekiyorsa onu aynen tatbik etmeleri bir emri ilâhîdir.

    Zina Kesinlikle Haram Kılınıp Yasaklanmıştır

     

    Zinanın haram kılınıp büyük günahlardan sayılması ve o bakımdan kesinlikle yasaklanması, kitap, sünnet ve icma’ ile sübut bulmuştur. Ehl-i Sünnet’ten buna muhalefet eden olmamıştır.

    Zina sucuyla ilgili maddî ve manevî müeyyidenin ağırlığının şüphesiz birtakım önemli sebepleri vardır. Onları şöyle sıralayabiliriz:

    1. a) Ümmet ve milletin temelini oluşturan aile yuvasını iffet ve namus düzeyinde koruyup devam ettirmek,
    2. b) Nesebi gayr-i sahih soysuz bir neslin oluşmasını önlemek,
    3. c) Bulaşıcı olup tehlike arzeden birtakım hastalıklardan yetişmekte olan nesli korumak,
    4. d) Kadınların annelik vasfını, iffet ve namusunu her türlü tecavüzden uzak bulundurmak,
    5. e) Gözü dönmüş şehvetperestierin kötü emellerini frenlemek ve böy­lece onları meşru aile sınırlarında tutmak,
    6. f) Kötü niyet taşıyan namus düşmanlarının önünde caydırıcı bir set oluşturmak,
    7. g) Aile ve toplumu güven ve huzur havasında bulundurmak..

    Konuyu Şöyle Özetliyebiliriz

     

    Ahlâk ve fazileti, aile ve sağlığı tehdit eden zinayı semavî dinlerin hepsi haram kılıp yasaklamıştır. Aynı zamanda tarihin birçok dönemlerin­de de beşeri kanunnamelerle idare edilen birçok ülkelerde zinayı yasak­lar mahiyette hükümler konulduğunu biliyoruz.

    Günümüzde doğu ve batı ülkelerinin çoğunda yetişmekte olan kuşak­ların kalp ve kafasına Allah ve Âhiret kavramları ve inançları eğitim yo­luyla işlenmediği, kutsal değerlerin çiğnenmesine göz yumulduğu ve aile yuvasının kutsallığı göz ardı edildiği için fuhşun yaygınlaştığını, o yüzden aile yuvasının derin bir çıkmaza itildiğini, ahlâkî değerlerle alay edildiğini; frengi ve AİDS gibi bulaşıcı ve öldürücü hastalıkların -Allah’ın bir cezası olarak- o toplum ve milletleri tehdit ettiğini görmekteyiz.

    İslâmiyet bu konuda da Allah’a ve Âhiret’e imanı ilim ve yüksek ah­lâkla birleştirerek en güzel önlemi almış; dünyevî ve uhrevî anlamda ağır müeyyideler koymak suretiyle fuhşun gelişmesini en tesirli şekilde önle­miştir. Bugün İslâmî inançlara bağlı kalınan bölge ve ülkelerde sözü edi­len tehlikeli hastalıklar en asgarî düzeyde bulunuyor.

    İslâm’ın ilk yıllarında zina eden kadının evde hapsedilmesinin emre-dilmesi, bir tedbir olarak fuhşun yayılmasını önlemiş ve ileride daha ön­leyici müeyyide konulacağına işaretle «Allah onlara bir yol açıncaya ka­dar» mealindeki Nisa Sûresinin 15. âyeti indirilmiş ve bir süre sonra Nûr Sûresinin 2. âyetiyle bu yol açılarak çirkin ve tehlikeli fiilin önüne -kıyame­te kadar baki kalacak- müeyyide konulmuştur.

    Recm Cezası Sadece Müslümanlara Mı Hastır?

     

    Bu konuda müctehit imamların tesbit ve yorumu, istidlal ve içtihat­ları farklıdır:

    1. a) İmam Ahmed, İmam Şafiî ve İmam Nahâî’ye göre, gayr-i müslim-ler sözü edilen konuda İslâm kadısına başvururlarsa, kadı onları muha­keme etmek veya terkedip ilgilenmemek arasında serbesttir.
    2. b) Ebû Hattab’ın yaptığı bir diğer rivayette ise, İmam Ahmed’e göre, onlar arasında hükmetmek vaciptir. Nitekim İmam Şafiî’den yapılan ikinci bir rivayetten de onun bu anlamda içtihatta bulunduğu anlaşılıyor.. Çün­kü Cenâb-ı Hak : «Ve artık aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet; anların arzu ve heveslerine uyma» buyurmuştur.  Bu âyetin Medineli yahudi-lerle ilgili olduğu ve o maksatla indirildiği kesinlik arzetmektedir.
    3. c) İmam   Mâlik ve İmam Ebû Hanîfe’ye göre,   recm cezası sadece müslümanlara uygulanır. Gayr-i müsiimier için söz konusu değildir.
    4. d) Zina ve diğer bir konuda müslümanla gayr-i müslim muhakeme edilmek üzere kadıya başvururlarsa, bütün imamların ittifakıyla, kadının onlar arasında hükmetmesi vacip olur.

    Suçun Tekrarı Cezanın Tekrarını Gerektirir Mi?

     

    Bir kac defa zina ettikten sonra suçu sabit görülen kimseye sadece bir had (şer’î ceza) uygulanır. Ancak birinci defa zina suçundan dolayı ce­zaya çarptırılan kimse, aynı sucu tekrar işlerse, yeniden tecziye edilmesi gerekir. Bu hususta ilim adamlarının ittifakı vardır. Nitekim İslâm Huku­kunda yetkili kabul edilen ilim otoritelerinden Atâ1, Zühri, İmam Mâlik, İmam Ebû Hanîfe, İmam Ahmed b, Hanbel, İmam Şafiî, İshak b. Rahaveyh, Ebû Sevr ve Ebû Yusuf’un içtihat ve görüşleri bu anlamdadır.

    İbn Münzir’in tesbitine göre: Resûlüllah (A.S.) Efendimiz’den, evlen­meden önce zina eden cariye hakkında sorulduğunda şu cevabı vermiş­tir: «Zina ederse, ceza olarak değnek vurun, sonra yine zina ederse, yine değnek vurun, sonra yine zina ederse, değnek vurun..»

    En iyi cevap
    0
    2022-08-26T15:10:34+03:00

    100 sopa cezası

    100 sopa cezasını insan kendisine uygulayabilir mi ? Affedilmek temizlenmek istiyorum.. pişmanım kimseye anlatacak yüzüm de yok. Tekrar aynı günahı işlemek istemiyorum. 100 sopayı kendime uygulayabilir miyim ?

Cevapla