Paylaş
İslamda Temizlik Çeşitleri
Question
Dinimizde Temizlik Türleri

Temizlik Çeşitleri
a) Manevi Temizlik (İç temizliği): İç temizliği, insanın ruh ve kalp temizliği demektir. İç dünyası temiz olmayan bir kimsenin, dışının temiz olması bir göstermelikten öteye gidemez. İçi temiz olmayanın dışının gerçek anlamda temiz olması düşünülemez. Öyleyse içi sislilerin dış süsüne aldanmamak gerekir. Bir kabın içinde ne varsa dışına da o sızar. İçini güzel huy ve düşünceleri donatan bir kimsenin davranışları da o ölçüde güzel, yararlı ve temiz olur. Kötü huylar, zararlı düşünceler ve yanlış inanışlar iç dünyamızı karartan birer kirdir. Bu gibi şeylerden kurtulmaya çalışmak birinci görevimizdir. Meselâ, inançsızlık, ahlaksızlık, ihlassızlık, çıkarcılık ve benzeri kötü düşünce ve huylardan kurtulmak için iç temizliğimiz zorunludur.
Taşköprülüzade’nin, ilim talebesi olmanın ilk şartı ve vazifesi olarak belirttiği çok önemli bir husus var ve iç temizliğinin önemini çok güzel anlatır: “Nefis benlik hanesini, kötü huy ve fena ahlaktan tahliye ve güzel ahlak, iyi huy cevherleri ile doldurup süslemektir. Bu vazife çok önemli olup, diğer vazifelerden önce gelmektedir. Bedenle yapılan ibadetlerin en önemlisi olan namazdan önce,
uzuvları yıkamak yani abdest almak gibidir. Çünkü ilim kalbin ibadetidir. Onun sıfat ve huyları bedenin uzuvları yerindedir. O halde ilme başlamadan önce onları temizlemek ve kötü sıfat ve huyları, güzel ahlâk ve iyi huy haline getirmek lazımdır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.): İçinde köpek olan eve melek girmez.” buyurmuştur. Yani evin içinde, maddeten yapılmış (canlı) köpek bulunursa, o eve melek girmediği gibi, manevi ev ve nazargâh-ı İlâhi olan kalpde, manevi köpekler, yani kötü huy, fena ahlak habaseti (pisliği), sıfatı zemime (kınanmış ve beğenilmeyen kötü huy) pislikleri bulunursa melekler böyle kalbe de girmezler. Bu sıfatların sahibi de meram ve maksadına kavuşamaz.”
Bakılması haram olan şeylere bakarak veya bir şeyi kıskanarak ona kem gözle bakmak suretiyle, yahut da öfkeli ve kırıcı, incitici gözle bakarak gözümüzü kirletmemeliyiz.
Gıybet, dedikodu, malâyâni (faydası olmayan boş şeylerle) ve bize sıkıntı verecek şeyler dinleyerek kulağımızı kirletmemeliyiz. Bu tip şeylerle başkalarının kulaklarını da kirletmemeliyiz. Küfür, kötü söz, yalan, gıybet, koğuculuk, çirkin ve kalp kırıcı sözlerle dilimizi kirletmemeliyiz.
Düşmanlık, isyan, kin, buğz, adaletsizlik, evham, vesvese ve Allah’ı unutturup bizi gaflete düşürebilecek şeylerle de kalbimizi kirletmemeliyiz. Günahlarla kalbimizi karartmamalıyız. Haram yiyecek ve giyeceklerle hayatımızı karartmamalıyız. Çünkü yediği, içtiği, giydiği haram olanın duasını Allah kabul etmez.”
Manevi temizliğin başında iman gelmektedir. Pisliklerin en kötüsü ve “en büyük zulüm olan şirkten” ancak imanla, tevhidle arınılır. Günahlardan ise tevbe ve istiğfarla temizleniriz. Kalbimizi, kalıbımızı her türlü görünür görünmez pisliklerden ibadetle, zikir, fikir ve hakka teslimiyetle koruyabiliriz.
Manevi bünyemizin iki mikrobu olan nefis ve şeytan düşmanlarını iyi tanımalıyız. İhlas ve zikirle bu mikropların önü kesilmeli, tevbeyle yoğrulup, gözyaşıyla yunup, Allah’ın has kulu haline gelmeliyiz.” Güzel ahlaklı, iyi niyetli, ibadetlerde ve hizmetlerde gayretli olmalıyız.
b) Maddi Temizlik (Dış Temizliği): Dış temizliği, kişinin dişinden tırnağına, saçından üstüne başına, evinden çevresine kadar temiz olmasıdır. Dış temizlik, insan ve toplum sağlığının temelidir.
Medine’ye yakın Kuba köyü (Kuba mescidinin bulunduğu yerin) halkı temizlik hususunda çok titiz ve dikkatli davranıyorlardı. Bunun için Yüce Allah’ın sevgi ve hoşnutluğunu kazanmışlardı. “Orada tertemiz olmayı arzu eden ve seven adamlar vardır. Allah da temizlenenleri sever.” Allah onlar hakkında bu buyruğunu indirmiştir.”
Zaten ibadetlerin kabul edilmesi için temizlik şarttır. Mesela namazın rükünlerinden ikisi (hadesten taharet ve necasetten taharet) temizlikle ilgilidir.
Maddi temizliği bütün yönleriyle ele alacağımız için, sadece şu hadis-i şerifle yetinelim: “Elbiselerinizi yıkayınız. Saçlarınızın fazlalıklarını kesiniz. Misvak (diş firçası) kullanınız. Süsleniniz ve/temizleniniz. Çünkü İsrailoğulları bunu yapmadıkları için kadınları zina etmişlerdir.”
Kadın erkek her türlü temizliğe dikkat etmeli başkalarını rahatsız edici şeylerden mümkün mertebe sakınmalıdır. Kirli biçimsiz dağınık olmamalıdır.
temizliği olmayanın namazı yoktur namazı olmayanın yine bağlılığı yoktur dinde namazın yeri bedende başın yeri gibidir
23 Rebiülevvel 1440
Answers ( 2 )
DİNMİZDE TEMİZLİK TÜRLERİ
Şahsî Temizlik
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), şahsî temizlik konusunda, insan anatomisini peygamberlik ferasetiyle bilerek hareket etmiş ve vücudu bir bütün olarak görmüştür.
Vücudun giriş yerlerinin temizliği
Vücudumuzun giriş yollarından olan ağızdan yiyecek, içecek, hava; burundan hava; gözden gözyaşı salgısı ve görüntü; kulaklardan ise ses girer. Vücudun giriş yerlerinden biri olan ağız temizliğine Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) çok önem vermiştir. Çünkü ağız, elle temas ettiğimiz yiyecek ve içecekler içinde bulunan mikroorganizmalarla ve gözle görülmeyen parçacıklarla kirlenmeye en müsait yerdir. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), mikropların ve gözle görülmeyen parçacıkların hastalık yapacak sayıda çoğalmamaları için ağız temizliğine önem vermiştir. Ağız temizliğinde, mekanik temizlikle birlikte misvakın ihtiva ettiği kimyevî maddelerin özelliğini, İlâhî kaynaklı bilgisine dayanarak bizlere neredeyse farz olacak derecede tavsiye etmiştir. Ağız temizliğinde ağız temizleme sayısını, temizlenecek ağız bölgelerini, misvakın kullanma şeklini, ağzın alternatif temizlik yollarını da eksiksiz olarak tavsiye buyurmuştur.
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), vücudun bir başka giriş yolu olan burun temizliğine de çok ehemmiyet vermiştir. Hava yoluyla çeşitli küçük parçacıklar ve mikroorganizmalar nefes alış verişte burna girdiği için, burası çabuk kirlenir. O (sallallâhü aleyhi ve sellem), burna fazla miktarda su çekilmesini tavsiye buyurmuş, böylelikle en güzel mekanik temizlik yolunu göstermiştir. Abdest alırken, suyun genze kadar çekilmesini, gece mikroorganizmalar daha fazla ürediği için sabah kalkınca burun temizliğinin yapılmasını tavsiye etmiştir. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) dışında, burun temizliğinin önemine dikkat çeken, onun temizlenme şeklini, ne ile temizleneceğini, temizleyicinin miktarını tarif eden ve uygulayan bir sağlıkçı veya sağlık teşkilâtı yoktur.
Giriş yollarından üçüncüsü olan gözlerin korunmasına Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), çok önem vermiştir. Bilhassa abdest alırken abdest suyunu ‘gözlere içiriniz’ tavsiyesi ile göz çukurlarının mekanik temizliğine işaret etmiştir. Trahom hastalığı, günümüz dünyasında yıllık dokuz milyon hasta sayısıyla önemli hastalıkların başında gelir. Dünya Sağlık Örgütü “günde en az bir defa insanlara yüzlerini yıkamayı öğretsek” dokuz milyon trahom hastası olmayacak diye rapor etmiştir.
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), gözün korunmasında suyun yanında, sürmeyi de tavsiye etmiştir. Sürmeyle gözün görme duyusunun kuvvetleneceğini, görme keskinliğinin artacağını ve sürmenin kirpikleri bitireceğini belirtmiştir. Ayrıca sürmenin akşamları yatarken, miskle karıştırılarak, tek sayıda çekilmesi gerektiğini, en iyi sürmenin, İsfahan sürmesi olduğunu ifade etmiştir.
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), dış kulakların sesi ileten havanın giriş yerleri olduğu için temizlenmelerine önem vermiştir. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), abdest alırken kulaklar için ayrı bir su almış, başparmağı ile kulakların iç ve dış kısmındaki deri kıvrımlarını, kir ve mikroorganizmaların konakladığı yerler olduğu için masaj yapar şekilde mekanik olarak temizlemiştir. Ayrıca zararlı artıklar, kulak kepçesi ile kafatası birleşim yerinin kıvrımlarına yerleştiği için Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), abdest alırken kulak kepçesi arka kıvrımlarının temizliğini yapmıştır.
Vücudun çıkış yollarının temizliği
Vücudun çıkış yolları, her türlü atık maddenin atıldığı yerlerdir. Bu yollardan atılan maddeler, idrar, meni, koruyucu salgılar, adet kanı ve dışkıdır. Bunların hepsi de çeşitli mikroorganizmaların barınması ve çoğalması için uygun ortamlardır. Bundan dolayı Efendimiz, tenasül uzuvlarının ve makat bölgesinin temizliğine önem vermiştir. Böbrek ve idrar yollarının korunmasında soğuğa karşı tedbir alınıp, sıcak tutulmasının yanında, atım ürünü olan idrarın bu bölgeden uzaklaştırılmasını tavsiye buyurmuştur. Bazı mikroplar üreyi parçalayıp amonyak açığa çıkarırken (Proteus sp. gibi), bazıları azot ve karbonu kullanarak idrarda üreyip çoğalır. E. coli gibi mikroplar idrarda çok çabuk üreyerek dışarıya balık kokusu gibi koku verir. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), idrarını boşaltan erkeğin uzvunda idrar kalmaması ve idrarın elbiseye bulaşmaması için alınacak tedbirler konusunda tavsiyelerde bulunmuştur.
Erkek tenasül uzvunun, bu yolla bulaşacak hastalıklardan korunması için, sünnet edilmesini tavsiye etmiştir. Sünnet olanların idrar yolu iltihabı, frengi, bel soğukluğu, HIV ve diğer viral hastalıklardan, rahim boynu ve penis kanserlerinden korunduğunu tıbbî araştırmalar göstermektedir. Ayrıca Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), kasık bölgesi hem erkekte hem de kadında kirli bölge olduğu için, bu bölgelerin temiz tutulması, kadın tenasül uzuvlarının korunmasında kasık bölgesi temizliğinin yapılması, adet hâlindeki kadına yaklaşılmaması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca erkeğin eşine yaklaşmadan önce ve sonra boy abdesti almasını, kadın olsun erkek olsun, zinadan kaçınılması gerektiğini emir buyurmuştur.
Efendimiz anal (makat) bölgenin temizliğinde su kullanılmasını tavsiye buyurmuştur. Mekanik temizlikten sonra su ile temizliğin, bu bölgeyi basur ve fissür (çatlak) gibi diğer anal bölge hastalıklarından koruyacağını beyan etmiştir.
Vücudun dış yüzeylerinin temizliği
İnsan vücudunun dış yüzeyleri denince, vücudun dış bölgesini kaplayan deri ve üzerinde bulunanlar (saç, sakal, kaş, koltuk altı, avret mahalleri, vücudun diğer yerlerindeki kıllar, tırnak) akla gelir.
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), el temizliğine çok önem vermiştir. Bugün tıbbî literatür ve Dünya Sağlık Teşkilâtı el yıkamanın önemine dikkat çekmektedir. İnsanlar mikropları ve gözle görülmeyen zararlı parçacıkları çevrelerinden elleri vasıtasıyla alırlar. Alınan zararlı maddeleri ağızlarına, burunlarına, gözlerine, vücudun dış yüzeylerine ve çevreye bulaştırırlar. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), ellerin yıkama şeklini (parmak aralarını iyice ovarak), yıkama zamanını, (yemekten önce ve sonra, uykudan uyanınca), temizlendikten sonra kurulama şeklini (yıkadıktan sonra çırpmamak kaydıyla yaş bırakmak) anlatmış; kirli işlerde sol el, temiz işlerde sağ elin kullanılmasını tavsiye buyurmuştur. Uzak ve yakın tarihte hiçbir kimse veya bir sağlık kuruluşu, insanın temas ettiği şeylerin kirli veya temiz oluşuna göre ellere iş taksimi yapmamıştır. Ellere görev taksimi yaparak koruyucu hekimliğe prensip koyan Efendimiz’dir (sallallâhü aleyhi ve sellem). Bugün Dünya Sağlık Teşkilâtı’nın her insana el yıkamayı öğretmek için çalışmalar yapması güzel bir başlangıçtır. Saç bakımını ve temizliğini Efendimiz ısrarla tavsiye etmiştir. Vücudumuzda bulunan kıllara mikroorganizmalar yerleşir ve buralarda depolanır. Saç ve sakalın şeklinin düzeltilmesini, yıkanıp temiz tutulmasını, saçın temizlenip zeytinyağı ile yağlanmasını, hatme çiçeği, sedir ağacı ve çöven otu gibi temizleyici materyallerin kullanılmasını tavsiye etmiştir ve bunları bizzat kendisi kullanmıştır.
Efendimiz, vücudun dış yüzeyinin temiz tutulması için, cünüplük dışında en az yedi günde bir boy abdesti alınması gerektiğini, bunun Allah’ın hakkı olduğunu belirtmiştir. Cuma ve bayram günleri insanlar namazda bir araya gelirler. İnsanlar, temizlenmeden toplum içine girerlerse, yaydıkları kötü kokularla, yan yana ibadet ettikleri, konuştukları kişilerde sarsıntıya sebep olurlar. Şahısların temiz hava soluma hakkını engellerler. Bundan dolayı kişi, toplum içine çıkmadan bedenini temizlemeli ve Efendimiz’in (sallallâhü aleyhi ve sellem) yaptığı gibi güzel koku sürünmelidir.
Ayak temizliği de, el temizliği gibi önemli sayılmıştır. Parmak aralarındaki deri kıvrımlarına mikroorganizmalar yerleşir. Bunların kirli ortamda sayıları ve hastalık yapma eğilimleri artar. Abdest alırken farz olduğu için ayak parmak araları iyice yıkanmalıdır. Efendimiz el ve ayak parmakları arasını yıkarken ovuşturmayı tavsiye buyurmuş, tırnakların kesilmesine de dikkat çekmiştir. El ve ayak kısımlarından olan tırnaklar, altlarında kir ve hastalık yapan mikroorganizmaları bulundurduğundan, hastalık âmilleri için buralar birer barınaktır. El ve ayak tırnak altı mikroorganizmaları hem kaynak, hem de taşıyıcı olduğu için, tırnakları keserek kir ve mikropları vücuttan bertaraf ederiz.
Kıllar, özellikle kasık kılları, koltuk altı kılları, bıyık kılları mikroorganizmaları depolayan barındıran, temasla konakçı mikroplar bulunduran yerler olduğu için, Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), bu bölgelerin tıraş edilmesini, koltuk altı kıllarının yolunmasını, bıyıkların uzun kısımlarının kesilmesini tavsiye buyurmuştur. Vücudun saç, kasık, bıyık, tırnak, koltuk altı, parmak arası kısımlarının temizliklerinin yapılmasını kendinden önceki peygamberlerden sonra ilk defa Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurmuştur. Bugün dahi Dünya Sağlık Örgütü estetik sebeplerden dolayı bu konuya ciddi derecede önem vermemektedir.
Çevre temizliği
Efendimiz’in (sallallâhü aleyhi ve sellem) çevre temizliğine ait hadîslerini şu başlıklar altında toplayabiliriz:
– Elbise temizliği
– Yiyecek ve içeceklerin temizliği
– Kapların temizliği
– Ev temizliği (barınılan mekân)
– Uzak çevre temizliği (Sokak, cadde, mahalle, şehir)
Elbise temizliği
Ortaçağ Avrupa’sında insanlar, kir göstermeyen elbiseler giyiyorlardı. Elbiseler uzun süre yıkanmadıkları için kokuyordu. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), koyu, kir göstermeyen elbiseler yerine, kiri gösteren beyaz elbise tavsiye etmiştir. Çünkü beyaz ve açık renkler temizliğin aynasıdır. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), elbise temizliğinin yanında, elbiselere çeki düzen verilmesini de tavsiye etmiştir. Müslümanların günde beş defa elbiselerinin temizliğini kontrol etmesi gereklidir. Çünkü elbise temizliği namazın şartlarındandır.
Yiyecek ve içecek temizliği
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), içtiğimiz suya, yediğimiz yiyeceklere mikroorganizmalar ve zararlı parçacıklar bulaştığı için yiyeceklerin temizliğine önem vermiştir. Bir gün sonrasına kalmış yemeği yememiştir. Efendimiz su kırbasının ağzını bağlattırmış, kendisine açık kapla süt getirene “Üzerini kapatsaydın olmaz mıydı?” demiştir. Yiyecekler mikroorganizmaların üreyeceği ortamlar olduğu için, hastalık âmilinin hava yoluyla bulaşmaması için kapların üzerinin kapatılmasını tavsiye buyurmuştur. Hastalık amillerinin hava yoluyla kaplara ve gıda maddelerine bulaşabileceğini ilk söyleyen Efendimiz’dir (sallallâhü aleyhi ve sellem).
Ayrıca hastalık taşıyan hayvanların yiyeceklere ve kaplara mikrop bulaştırmaması için, açık kapların kapağı yoksa ve içi boş ise, ters çevrilmesini tavsiye etmiş, kapağı olanların ise, yiyecek olsun veya olmasın ağızlarını kapattırmıştır. Herhangi bir sebeple havada 2–3 saat kalan mikroorganizmalar, rüzgârın ve hava akımlarının tesiriyle ağzı açık kaplara bulaşır. Efendimiz’in (sallallâhü aleyhi ve sellem) su içerken kapların içine solumamayı, bunun için de suyu bir dikişte içmek yerine kabı ağızdan ayırarak, nefesi verdikten sonra içmeyi tavsiye etmiştir. Hasta olanlar tarafından havaya mikroorganizmaların atılmaması ve dışarıdan da mikroorganizmaların ve zararlı parçacıkların alınmaması için, esnerken ağzın kapatılmasını tavsiye buyurmuştur. Hattâ su kırbası gibi kapların ağızları dar olduğu için, onlara ağzı dayayarak ve içlerine soluyarak içmeyi yasaklamıştır. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), ağzı kapalı olmayan kaplara dışarıdan hastalık âmilleri bulaşacağı için “Açık kaplardan su içmeyin.” tavsiyesinde bulunmuştur.
Kapların temizliği
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), kapların temizlenmesi için onların yıkanması gerektiğini belirtmiştir. Hayvanların derilerinde, kıllarında, ifraz maddelerinde farklı mikroplar vardır. Kuşlarda kuş gribi mikrobu; kenede, pirede tifüs; farelerde veba mikrobu; sivrisinekte de sıtma mikrobu bulunur. O, herhangi bir sebeple hayvan tarafından temas edilen bölgelerin farklı sayıda ve biçimde yıkanmasını tavsiye etmiştir. Konakların taşıdığı hastalıkları dikkate alarak, bulaştırdığı kaplara temizlik açısından farklı temizleme muamelesi uygulayan Efendimiz’dir (sallallâhü aleyhi ve selem).
Evlerin temizliği
Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), evlerin temiz tutulmasını, hastalık kaynağı olan artık ve süprüntülerin evden uzaklaştırılmasını, yemek artıklarının, üzeri açık yiyeceklerin evde uzun süre bekletilmemesini tavsiye buyurmuştur. Çünkü çöpler mikroorganizmaların ve hayvanların hastalık bulaştırması için en uygun yerlerdir. Bazı mikroplar, üreyerek dört saatte hastalık yapıcı seviyeye ulaşır; bazı mikropların ise üreme süresi yaklaşık 45 gündür. En erken üreyen mikrop hesaba katılırsa, hiçbir zaman yemek artığını açıkta bırakmamamız gerekir.
Uzak çevre temizliği
Uzak çevre dendiği zaman, evimizin dışında kalan alanlar aklımıza gelir. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), çevremizin temiz tutulması gerektiğini, insanların gelip geçtiği, konakladığı alanların, mikropların üreme ortamı olan kan, balgam, tırnak, idrar, gaita, kıl, diş gibi atıklarla kirletilmemesini tavsiye buyurmuştur. Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), çevrenin ıslahına da çok önem vermiştir. Hastalık kaynağı olan alanları ıslah ettirmiştir. Medine’ye geldiği zaman sıtma ve hastalık kaynağı olan Buthan vadisinin kurutulması ve ıslah edilmesi için yol göstermiştir. Medine’nin diğer bölgelerinde ıslah çalışmalarını başlatmış, şehrin etrafını koruluk ilân etmiş, bazı bölgeleri tabiî koruma alanı veya ilk millî park gibi kabul edip, ağaçlarını kesilmez, otlarını yolunmaz ilân etmiştir. Bazı bölgelerin otlarının sadece hayvanlara yedirilmesine müsaade etmiştir. Sivrisineği uzaklaştıran idris otunun yolunmasını yasaklamıştır. Bölgenin konumu; ehemmiyeti, ihtiyacı, çevre sağlığı ve dengesi açısından neyi gerektiriyorsa, isabetli bir biçimde gerekeni bazen emir, bazen de tavsiye şeklinde ifade buyurmuştur.
Bir Müslüman, Sünnet’e uyarak insanların faydasına çevreyi imar ediyorsa, ondan canlıların faydalandığı müddetçe amel defterine sevap yazılır. Müminlerin yaşadığı bir belde ihyâ edilmemişse, bunun sebebi orada yaşayanların Sünnet’e uymamasıdır. Kıyametin kopmasına bir gün kalsa bile, ağaç dikmenin gerekliliğini buyuran Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), çevrenin önemini bu beyanlarıyla ne kadar güzel anlatmıştır. Çevrenin güzelleştirilmesine, canlılara faydalı hâle getirilmesine önem veren Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), diğer taraftan çevrede insanlara zarar veren mânilerin giderilmesini imanın şubelerinden sayarak tavsiyede bulunmuştur.
İslam’da temizlik, hem fiziksel hem de ruhsal arınmayı ifade eder ve oldukça önemli bir yer tutar. Temizlik, hem bireysel hem de toplumsal huzuru sağlamada temel bir öğedir. İslam’da temizlik, genellikle şu şekilde sınıflandırılır:
1. Bedeni Temizlik (Cenaze ve Abdest)
Abdest: İslam’da namaz ve diğer ibadetler için abdest almak zorunludur. Abdest, ellerin, ağız, burun, yüz, kollar, baş ve ayakların yıkanmasını içerir. Abdest almak hem fiziksel temizlik hem de ruhsal bir arınma sağlar.
Gusül: Cinsel ilişki, hayız (adet) ve nifas (doğum sonrası kanama) durumları sonrasında yapılan tam vücut temizliği işlemidir. Gusül, kişinin bedenen temizlenmesi ve ibadet yapabilmesi için gereklidir.
İstinca: İnsanlar tuvalet ihtiyaçlarını giderirken, temizlenmeleri gereklidir. Bu temizlik, su ile yapılabileceği gibi, taş veya kağıt gibi malzemelerle de yapılabilir.
2. Giysi Temizliği
İslam’da giysilerin temizliği büyük öneme sahiptir. Temiz giysiler giyilmesi, kişinin dış görünümünü ve iç huzurunu etkiler. Namaz gibi ibadetlerde temiz ve düzgün giysiler giyilmesi gerekmektedir.
3. Ev ve Çevre Temizliği
Evler, çevre ve camilerdeki temizlik, hem Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak hem de sağlıklı bir yaşam sürdürmek için önemlidir. İslam, yaşanılan ortamın temiz olmasını öğütler. Temiz bir çevre, kötü kokulardan, mikroplardan ve sağlığı tehdit eden unsurlardan korunmak için gereklidir.
4. Ruhsal Temizlik
İslam, sadece bedeni değil, ruhsal temizlik de öğütler. Kötü alışkanlıklardan, öfke, kin ve kıskançlık gibi olumsuz duygulardan arınmak, insanı ruhsal anlamda temizler. Bunun yanı sıra, Allah’a inanmak, doğru yolda ilerlemek ve kalp temizliği önemlidir.
5. Maddi Temizlik
Zekat ve sadaka vermek, malın ve kalbin temizliği için büyük önem taşır. İnsanların mal birikimlerinin, sahip olduklarının Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanılması, dünya ve ahiret açısından temizlik sağlar.
6. Temiz Düşünce ve Dil Temizliği
İslam, kötü söz söylemeyi, yalan söylemeyi ve dedikoduyu yasaklar. Dilin temiz olması, kalbin de temiz olması anlamına gelir. Gerek sözlü gerekse düşünsel anlamda temizlik, insanın ahlaki değerlerine yansır.
7. Zihinsel ve Ahlaki Temizlik
Zihinsel temizlik, doğru bilgi edinmek, yanlış düşüncelerden arınmak anlamına gelir. Ahlaki temizlik ise insanın yaptığı iyi işler, doğru davranışlar ve helal kazançla sağlanır.
Sonuç olarak, İslam’da temizlik sadece fiziksel bir gereklilik değil, aynı zamanda ruhsal ve ahlaki bir arınmayı ifade eder. Hem bedenin hem de ruhun temiz olması, müminlerin hayatında önemli bir yer tutar.