Paylaş
İslamda su çeşitleri ve hükümleri
Question
İslamda su çeşitleri ve hükümleri

DİNİMİZDE SULARIN ÇEŞİTLERİ
Suların temizlik açısından hükümleri nelerdir?
Kendileri ile temizlik yapılabilen sular yedi çeşittir. Bu sularla her çeşit temizlik yapmak caizdir. Bunlar:
1-Yağmur suyu, 2- Deniz suyu, 3- Nehir suyu, 4- Kuyu suyu, 5- Çeşme suyu, 6- Kar suyu, 7- Dolu suyu.
Temizlik genel olarak su ile yapıldığından yukarıda ifade edildiği gibi yedi çeşit su esas olarak kabul edilmektedir.
Ayrıca temizlik hemen hemen her ibadet için şart olduğundan dolayı ilmihal ve ibadet konularında en başta zikredilmektedir.
Gökten inen ve yerden fışkıran bütün sular temizdirler. Bu suların temizliğini asıl kılan en büyük delil olan Kur’an-ı Kerim’in şu ayeti kerimesidir:
“… ve gökten üzerinize su indiriyoruz ki, bununla sizi temizlesin” (Enfal: 8/ 11)
Ebu Hureyre Peygamberimiz (s.a.v.)’den bir hadisi şerifi şöyle rivayet etmektedir.
Bir adam Allah resulünün yanına geldi ve:
– Biz gemiye bineriz ve az bir suyu kendimizle taşıyoruz, eğer onunla abdest alsak susuz kalırız. Acaba deniz suyuyla abdest alabilir miyiz?
Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.):
“Denizin suyu temiz, ölüsü de helaldir.” buyurdu.
Sonra bu sular niteliğine göre dört kısma ayrılırlar. Bunlar da ;
1. Temiz ve temizleyeci olup kullanılması mekruh olmayan su: Bu mutlak olan sudur.
2. Temiz ve temizleyici olup kullanılması mekruh olan su: Güneş karşısında bekletilmiş sudur .
3. Temiz olup temizleyici olmayan su: Abdest, gusül ve necasetin giderilmesinde kullanılmış sudur.
4. Necis su: Kulleteynden [2] az olup içine necis türünden herhangi bir şeyin karışmış olduğu sudur. (Kulleteyn miktarı veya kulleteyn fazlası olup içerisine necis türünden herhangi bir şeyin girmesiyle rengi, kokusu veya tadı gibi suyun üç özelliğinden herhangi birinin değiştiği su da necistir.) Kulleteyn, yaklaşık beş yüz Bağdat litresidir.
Gökyüzünden inen ya da yeryüzünden fışkıran sular daha sonra dört kısma ayrılır.
1- Mutlak su. Allah’ın yaratmış oldu sıfatlar üzerindeki sudur. Bu suya herhangi bir şeyin karışmamış olması şartı ile uzun süre herhangi bir yerde kalmasıyla rengi yosunlaşmış olsa da ‘mutlak’ özelliğini kaybetmez. Bu su içilir, abdest alınır, abdest ve gusül ile her çeşit temizlik işlerinde kullanılır.
2- Hem temiz ve hem de temizleyici olup kullanılması mekruh olan su. Bu su güneşin etkisiyle ısınmış olan sudur.
Bunun mekruh olması şu sebeplerdendir:
a) Çok sıcak memleketlerde bulunması.
b) Demir ve bakır gibi madeni bir kapta ısınması.
c) Ölü de olsa insan bedeninde kullanılması. Alaca hastalığına maruz kalan at veya buna benzer hayvanların bedeninde kullanılması da mekruhtur. Çünkü ciddi bir şekilde baras gibi hastalığa yol açmaktadır.
İmam Şafii (r.a.)’ın naklettiğine göre Hazreti Ömer güneş karşısında ısınmış su ile yıkanmayı tıbbi yönden zararlı olduğu için mekruh sayardı. Çünkü güneşin hararetiyle küçücük zerrecikler kopup su yüzüne çıkar. Bu zerrecikler su yüzüne çıkınca vücuda dokunduğu esnada zararlı olan baras hastalığına yol açar.
3- Temiz olduğu halde temizleyi olmayan su: Bu çeşit su abdest, gusül veya necasetin giderilmesinde kullanılmaz. Fakat içmek ve yemek gibi işlerde kullanılır. Bu sular da iki kısımdır:
a) Abdest ve guslün farzında kullanılmış ve kulleteyn miktarından az olan su.. Abdest ve guslün farzından maksat, yıkanması farz olan abdest organlarının veya gusülde tüm vücudun birinci defa yıkanışında kullanılan sudur. Farz yıkanış bir olduğu için ikinci ve üçüncü yıkanışta kullanılmış olan su başka bir kaba akıtılmışsa kullanılmış su olmaz. Yani bu durumdaki bir su temizleyici özelliğini kaybetmez.
b) Kendisine temiz bir madde karıştırılmış olan su. Bu karışım maddesi temiz olmakla birlikte suyun mutlak adını kaybettiği için suyun rengini değiştirir. Bu nedenle çay ve un gibi temiz bir şey suya karışmışsa bu su ile temizlik yapılamaz.
4- Temiz olmayan su. Bu su da içine necis veya pislik düşen sudur ki bu su da iki kısımdır:
a) Az su: Kulleteyn olarak bilinen 210 litre (yaklaşık 192 kg.lık)’a ulaşmayan su. Bu miktardaki suya necis düşerse, rengi, kokusu ve tadı değişmese dahi o su necistir.
b) Çok su: Yukarıda verdiğimiz ölçü miktarından fazla olan su. Böyle bir su içine necis düşerse hemen su pislenmez. Ancak suyun üç özelliği olan renk, tat veya kokudan biri değişirse o zaman o su necis olur. Bunun delili de İbni Munzir’in şu rivayetidir: “Suyun içine az veya çok necaset düşüp te, tadından, kokusundan veya renginden birini bozarsa bu durumdaki suyun necis olmasında alimler icma etmiştir.
İslam da Su (Mutlak Su – Mukayyet Su, Durgun Su – Akar Su) İle İlgili Temizlik Hükümler
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
DİNİMİZDE “SULAR” ve HÜKÜMLERİ
Temizlik açısından SU çeşitleri
(Hanefi Mezhebine göre – Diyanet İslam İlmihali)
Hades denilen hükmî pisliğin giderilmesi ve necaset denilen hakiki pisliklerin temizlenmesi genellikle su ile olur. Ancak her su ile temizlik yapılmaz. Temizliğin hangi sularla yapılıp yapılamayacağının bilinmesi gerekir. Bu itibarla sular mutlak ve mukayyed su olarak ikiye ayrılır:
Mutlak Sular: Bunlar: yağmur, dolu. kar. pınar, dere, ırmak, nehir, kuyu, göl ve deniz sularıdır. Su denilince de bunlar akla gelir.
Mukayyed Sular: Bunlar; kavun, karpuz, üzüm ve gül suyu gibi sularla, aslında mutlak su olduğu halde içine başka şeylerin karışması ile incelik ve akıcılığını kaybederek bozulan sulardır. Böyle sularla abdest alınmaz, gusül yapılmaz.
Hadesten taharette, hükmî pisliği izâleye elverişli olup olmaması yönünden mutlak sular beş kısımdır.
1- Hem temiz, hem de temizleyici olup kullanılması mekruh olmayan sular: Bunlar; rengi, kokusu, tadı bozulmamış, aslı değişmemiş ve kullanılmamış olan sulardır. Böyle sularla her türlü temizlik yapılır, abdest alınır, gusledilir. Bu sular hem içilir, hem de yemeklerde kullanılır.
2- Hem temiz hem de temizleyici olmakla beraber kullanılması mekruh olan sular: Bunlar; kedi, tavuk gibi evcil hayvanlarla, atmaca, şahin gibi yırtıcı kuşların artığı olan sulardır. Başka su varken bu türlü sularla abdest almak, gusul yapmak mekruhtur.Başka temiz su olmaması halinde bu gibi suların kullanılmasında bir sakınca yoktur.
3- Kendisi temiz olduğu halde hükmî necaseti temizlemeyen sular: Bunlar; abdest ve gusulde kullanılmış olan sulardır.
Böyle sulara “Mâ-i muşta’mel -kullanılmış su” denir. Bu sularla tekrar abdest alınmaz, gusul yapılmaz. Ancak bu kullanılmış su pis olmadığından isabet ettiği yeri kirletmiş sayılmaz. Bununla beraber abdest alan kimse bu gibi suların üzerine sıçramasından da sakınmalıdır.
4- Temiz Olmayan Sular: Bunlar: içine pislik karışan ve akar olmayan az sulardır. Akar veya büyük sulara pis bir şey düşer veya pislik karışır da bu pisliğin rengi veya tadı yahutta kokusu suda hissedilirse böyle sular da temiz değildir.
5- Şüpheli Sular: Bunlar; temiz olup olmadıkları şüpheli olan sulardır. Ehlî olan eşek ile katırın artığı olan sular böyledir. Bu gibi sularla pislik yıkanır. Ancak başka temiz su varken böyle bir su ile abdest alınmaz, gusül yapılmaz. Başka temiz su bulunmadığı takdirde ise bu su ile abdest alınır, gusul yapılır ve ihtiyaten de teyemmüm edilir.
Artık Sular
İnsan ve hayvanın içtikten sonra geriye bıraktığı suya “Artık Su” denir. Artık sularla ilgili hükümler dört kısımdır:
1- Temiz ve temizleyici olup kullanılması mekruh olmayan artıklar:
Bunlar, ağızları temiz olmak kaydiyle insanın, at, koyun, sığır ve deve gibi etleri yenen ehlî ve vahşi hayvanların ve kuşların artıklarıdır.
Bu artıklar hem temiz, hem temizleycidir. Her türlü temizlikte kullanılabilir.
Ağızlan temiz olmayanların artıkları ise temiz değildir. Şarap içen veya ağız dolusu kusan bir kimse bunun peşinden su içerse, artığı temiz olmaz.
2- Pis Olan artıklar: Bunlar: domuz, köpek, kurt, arslan gibi hayvanların artıklarıdır. Bunların artıkları temizlikte kullanılmaz ve içilmez.
3- Kullanılmaları Mekruh Olan Artıklar: Bunlar; kedinin, sokaklarda gezip dolaşan tavuğun, atmaca, şahin ve doğan gibi yırtıcı kuşların artıklarıdır.Başka su varken bunların artıklarının temizlikte kullanılması mekruhtur. Ancak başka su bulunmazsa bunlarla temizlik yapılabilir.
4- Şüpheli Artıklar: Bunlar; eşek ve katırın artıkları olan sulardır. Bu artıkların kendileri temizdir fakat temizleyici olup olmadıkları şüphelidir. Başka su bulunmadığı takdirde bu sularla abdest alınır ve ihtiyaten de teyemmüm edilir.
Kuyuların Temizlenmesi
Yüzeyi yüz arşın (=68m2) genişliğinden az olan kuyu,- suyu ne kadar çok olursa olsun- “küçük havuz” sayılır.
Böyle bir kuyunun içine kan. sidik gibi sıvı bir pislik, yahut insan pisliği: kedi ve köpek gibi eti yenmeyen: tavuk, kaz ve ördek gibi eti yenen hayvanların pislikleri karışırsa veyahut kuyuya domuz düşerse -domuz ölmeden ve ağzı suya değmeden çıkarılsa bile- kuyunun suyu pislenmiş olur ve suyunun tamamen boşaltılması gerekir.
Kuyuya insan veya koyun ve keçi gibi büyük cüsseli bir hayvan düşüp ölürse, veya serçe ve fare gibi küçük hayvanlar düşüp öldükten sonra şişer veya dağılır yahut da tüyleri dökülürse yine kuyudaki suyun tamamen boşaltılması lâzımdır.
Bu saydıklarımız, başka bir yerde öldükten sonra kuyuya atılmış olurlarsa hüküm yine aynıdır. Bir kuyuda bir pislik, görüldüğü vakitten itibaren kuyu pislenmiş sayılır. Eğer kuyuda bir hayvan ölüsü görülür ve düştüğü vakit biliniyorsa o vakitten itibaren pislenmiş olur. Eğer hayvan ölüsünün kuyuya ne zaman düştüğü bilinmiyor ve şişmemiş ise ihtiyaten bir tam gün önce, şişmiş ise üç tam gün önce düşmüş kabul edilir.
O müddet zarfında böyle bir sudan abdest alanlar abdestlerini. gusul yapmış olanlar da gusullerini ve kıldıkları namazları iade etmeleri gerekir.
Böyle bir su ile yıkanmış olan elbiselerin de tekrar yıkanması icabeder.
Su genel anlamda hem temizdir hem de temizleyici bir özelliğe sahiptir. Ama bazı su çeşitleri vardır; temizdir fakat temizleyici bir özelliği yoktur. Bu sulara kullanılmış su denir ki, abdestte kullanılmış su buna örnektir. Yine öyle sular vardır kı; ne temizdir, ne de onunla temizlik yapılması doğru değildir. Temizlikte kullanılmayan sulardır bunlar. Bu sular, domuz, köpek gibi hayvanların değdiği sulardır. Bu sular hiçbir şekilde kullanılmaz.
İslamda su, temizlik ve ibadetler için çok önemli bir unsurdur. Su, hem fiziksel temizlik hem de dini ritüellerin yerine getirilmesi için kullanılır. İslamda su türleri ve bu su türlerinin hükümleri şöyle sınıflandırılabilir:
1. Temiz Su (Mâ’ al-Tâhir)
Temiz su, herhangi bir kir veya murdarlık içermeyen ve kullanım için uygun olan sudur. İslamda, bu suyla yapılan abdest, gusül ve temizlik geçerlidir. Temiz su türleri şunlardır:
Yağmur Suyu: Yağmur, doğrudan Allah’tan gelen temiz su olarak kabul edilir. Abdest ve gusül almak için kullanılabilir.
Deniz Suyu: Denizdeki su da temiz kabul edilir ve abdest almak için kullanılabilir.
Tatlı Su: Nehirler, göller ve yer altı suları gibi tatlı su kaynakları da temizdir ve ibadetlerde kullanılabilir.
2. Kirli Su (Mâ’ al-Najis)
Kirli su, herhangi bir şekilde temizliğini kaybetmiş ve kullanılması sakıncalı olan sudur. Bu tür suyla abdest alınması geçerli değildir. Kirli suya örnekler:
Hayvansal Kir: Hayvan dışkısı veya idrarı karışmış su.
İnsan Kirleri: İnsan dışkısı, idrarı veya diğer kirleticilerin karıştığı su.
3. Temizlemesi Gereken Su (Mâ’ al-Musta’mal)
Bir kez kullanılmış, yani abdest veya gusül için kullanılan su, doğru bir şekilde kullanılmazsa kirlenmiş sayılmaz, ancak artık kullanılamaz hale gelmiş olabilir. Böyle suya, “kullanılmış su” denir. Temizleme amacıyla tekrar kullanılmaz.
4. Suyu Kirleten Madde (Mâ’ al-Mustahlik)
Bir su kaynağına, kötü kokular, renkler veya tatlar veren maddelerin karışması, suyun “temiz” olarak kabul edilmesini engeller. Ancak bu tür suyun durumu, maddelerin yoğunluğuna ve kaynağa göre değişebilir. Bu suyun tekrar kullanımı, suyun doğal özelliğine göre hükme bağlanır.
5. Suyun Hükümleri
İslamda su kullanımıyla ilgili birkaç temel kural vardır:
Suyu İsraf Etmemek: Su israfı haramdır. Bu, hem temiz suyun hem de doğal kaynakların korunmasına yönelik bir ilkedir.
İhtiyacın Ötesinde Kullanım: Su, kişisel temizlik, abdest, gusül gibi ihtiyaçlar dışında gereksiz yere kullanılmamalıdır.
Abdest İçin Su: Abdest almak için kullanılan suyun temiz olması şarttır.
Gusül İçin Su: Gusül yaparken de suyun temiz olması gerekir ve vücutta kirli bir şey bırakmamalıdır.
6. Özel Hükümler
Bazı durumlarda suyun temizliğine dair özel hükümler de vardır:
Kararmış veya Kokmuş Su: Bir su kaynağındaki değişim, örneğin suyun renginin değişmesi veya kötü kokması, suyun kirli olduğuna işaret edebilir. Bu durumda, suyun kullanımı yasaklanabilir.
Ölü Hayvan Bulunan Su: İçinde ölü hayvan bulunan su da kullanılamaz.
İslamda suyun kullanımı ve temizlik amacıyla suyun doğru şekilde kullanılması, dinî açıdan büyük öneme sahiptir. Bu yüzden suyun temizliği ve bozulmaması için hassasiyet gösterilmesi istenir.