Share
İslamda Dul Kadının Evlenmesi Caizmidir?
Question
Dul Kalan Kadının Evlenmesi

SORU: Bir çok kimse, kocası ölen kadının evlenmesini büyük bir ayıp sayarlar, bir kısmı da buna engel olurlar. İslâm’ın bu konuda görüşü nedir?
CEVAP: Pak ve tertemiz olan İslâm dini vargücüyle kadını sapıtmaktan korumuş, onu şüpheden ve kuşkudan uzak tutmaya çalışmıştır. Şüphesiz, evliliğe elverişli, kocası ölen kadın evlenmek isteyince, buna engel olunursa kadın sallantılara ve ızdıraplara hedef olur. Çoğu zaman şüpheler onun etrafında dolaşmaya başlar.
Dini bir mani olmadığı zaman kadının iddeti dolduktan sonra, İslâm dul kadına evlenmeyi mubah kılmıştır. Kur’an bu konuda şöyle buyurmaktadır:
Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün bekler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde sîze bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. (Bakara/234)
Yani kocası ölen kadın dört ay on gün bekler, iddeti bu kadardır. Bu arada hamilelik olursa, belli olur. Hamile olursa, doğum yapmakla iddeti biter, kocanın ölümünden bir kaç gün sonra doğum olursa, iddet dolar. Çünkü Allah şöyle buyuruyor:
Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmalaradır. (Talak/4)
Kocası ölen kadının iddeti dolduktan sonra evlenmesinde hiç bir sakınca yoktur. Peygamberimiz zamanında Sübeyatü’l-Eslemi adlı bir kadın dul kaldı. Kocasının vefatından hemen sonra doğum yaptı, Peygamberimiz onun evlenmesine hemen izin verdi. Bu sahih hadisle sabittir. İmam İbn Şihab da “Lohusalık halinde bile dul kadın evlenebilir, ancak nifas kanından temizlenmeden yeni kocası ona ilişmez” diyor.
İmam Kurtubi de, fakih imamların ve cumhur-u ulemanın görüşünün böyle olduğunu söylemiştir. Bazıları da nifastan temizleninceye kadar beklemesi gerektiğini ifade ediyorlar.
Yine Allah şöyle buyuruyor:
(İddet beklemekte olan) kadınlara evlenme hususundaki düşüncelerinizi üstü kapalı biçimde anlatmanızda veya onu içinizde gizli tutmanızda size günah yoktur. Allah bilir ki siz onları anacaksınız. Lakin meşru sözler söylemeniz müstesna, sakın onlarla gizlice buluşmaya söz vermeyin, farz olan bekleme müddeti dolmadan nikah kıymaya kalkışmayın… (Bakara/235)
Yani; iddet esnasında dahi olsa, erkek dul kalan kadınla evlenmek isterse, üstü kapalı bir şekilde ona evlilik teklif edebilir, bu günah değildir. Rivayet edilir ki Hz. Peygamber Ümmü Seleme’ye kocasının vefatından sonra üstü kapalı teklifte bulunmuş, sonra da onunla evlenmiş. Rasûlullah (s.a) kendisine uyulacak en büyük numunedir.
Buna muhalefet edenler, Allah’ın helâl kıldığını haram etmek istiyorlar. Kadını kötülüğe hedef etmek istiyorlar. Onlar zannediyorlar ki, kadının evlenmesi onlar için bir ayıptır. Bu çok hatalı bir vehimdir. Onlar kadını evlilikten menetmekle başlarına nice belalar ve vehimler açarlar.
Bazen de kadının evlenmemesinde hayır olur. Şöyle ki, küçük çocukları olur, evlenirse bakamayacak ve terbiye edemeyecek veya onu isteyen ona uygun olmayıp onunla bahtiyar olmayacaksa veya iyice yaşlanmışsa ve evliliğe de meyletmiyorsa, o zaman evlenmeyebilir.
BENZER KONULAR:
Answers ( 6 )
Merhaba benim sorum ben eşinden ayrılmış bir bayanım şuan biriyle görüşüyorum oda ayrılmış ikimizde biraz zorlu yollardan geçmişiz ilk sorum biz bununla resmi nikahtan önce dini dikkat yapmak istiyoruz birbirimizi daha iyi taşıyabilmek için yapabilirsiniz..2.sorum ise ben aileme soyledim o sadece ablasına söyledi onun oğlu ve anne baba bilmeli mi
Birincisi; kanun olarak resmi nikah olmadan dini nikah işleminin gerçekleşmesi suçtur ve yasaktır. Resmi nikahtan sonra dini nikah gerçekleştirilebilir. İkinci olarak ise anne ve babadan gizli nikah olmaz. Anne ve babanın bilgisi dahilinde olması gerekmektedir. Nikah ilan etmektir. Anne ve baba bilmedikten sonra nikahı kime ilan etmiş olacağız. Sizlerden ricam anne ve babanızın her iki taraf için de nikah akdini bilmesini sağlamanızdır.
Dul bir kadın vefat etmiş kocasından sonra iddet müddetini bekledikten sonra bir erkekle nikah akdi gerçekleştirebilir. Bunun dinen herhangi bir engeli yoktur. Yani kocası ölen kadın dört ay on gün bekler, iddeti bu kadardır. Bu arada hamilelik olursa, belli olur. Hamile olursa, doğum yapmakla iddeti biter, kocanın ölümünden bir kaç gün sonra doğum olursa, iddet dolar.
Rabbimiz (cc) bu konu hakkında şöyle buyuruyor;
Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmalaradır. (Talak/4)
Eğer bir kadın kocası ölmüşse kiminle evlenir
Bir kadının kocası vefat etmiş ise; iddet müddetini bekledikten sonra istediği kişi ile evlenmesinde bir sorun yoktur. Tabi dinen evlenilmesi haram olan (evlat, baba, amca…) gibi bunlar hariçtir.
Esimin vefat etmesi
Eşim vefat etti çocuklarım 24 ve 18 yaşındalar kendi annem çocuklarımı bana karşı doldurdu şu an çocuklarım benimle konuşmuyor annem hakkını helal etmiyor sebebi 2. evliliğimi kabul etmiyorlar ben çok üzülüyorum Allah katında günah isledim mi annem cehenneme gideceğimi söylüyor
Eşi vefat eden bir kimsenin tekrar evlenemez şeklinde bir kural yoktur İslam’da. Annenize durumu güzelce anlatmanız gerekmektedir eğer evlenecek iseniz. Onun rızasını alarak bu evliliği gerçekleştirmeye dikkat edin. Anne rızası önemlidir.
Kocasının vefatından sonra maddi imkanı olan ancak dul olduğu için bir çok dedikodu fitnelere maruz kalan bir kadının evlenmesi mi yoksa bu gibi durumları görmemezlikten gelip
Çocuklarıyla güvenli mütevazı bir hayat sürmesi mi daha caiz olur şimdiden Allah razı olsun