Paylaş
islam’da düğün ve eğlence adabi
Question
İSLAM’DA EVLİLİK VE DÜĞÜN ADABI

Yüce dinimiz İslam, sadece iman esaslarından bahseden bir din değildir. Bununla beraber, sadece insanları namazla, oruçla, hacla, zekâtla hayatını sınırlandıran bir din de değildir. O hem ferdi, hem de toplumu ilgilendiren ve bütün hayatı içine alan bir dindir. Bundan dolayıdır ki “Ben müslümanım” diyen herkes müslümanlığının gereğini yerine getirmek, her işini ve her hareketini İslama göre ayarlamak zorundadır. Yaşadığımız hayatın her alanıyla ilgilenen, kurallar koyan dinimiz evlilik ve düğünlerimiz konusunda da bizi uyarmış, tavsiyelerde bulunmuş ve yol göstermiştir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah:
وَأَنكِحُوا الْأَيَامَى مِنكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِن يَكُونُوا فُقَرَاء يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِن فَضْلِه وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
“İçinizden bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları lütfüyle zengin eder. Allah geniş nimet sahibidir, bilendir.”[1] buyurmuştur. Peygamber Efendimiz de Hadis-i Şeriflerinde: “Kişi evlenmekle dininin yarısını tamamlamış olur. Diğer yarısı için de Allah’tan korksun.”[2], “Nikahı ilan edin. Onu mescitlerde yapın. Düğünlerde eğlenin.”[3] buyurmuştur. Aişe validemiz genç bir kızı evlendirmişti de, Allah Resulü (sav): “Ey Aişe! Orada ne gibi bir eğlence vardı? Ensar eğlenceden hoşlanır.”[4] buyurdular.
Bu ve buna benzer emir ve tavsiyeler bize gösteriyor ki; meşru ölçüler içerisinde düğünlerde eğlenmek, neşelenmek normal karşılanmıştır. Ancak İslam’ın ruhuna aykırı, içerisine haram karışmış eğlencelerin yapılması ve düğünlerde içkili ziyafetler verilmesi uygun karşılanmamıştır. Nitekim Peygamberimiz; “Allah’a ve Ahiret gününe iman eden kimse içki bulunan sofraya oturmasın.”[5] buyurmuşlardır.
Allah ve Resulünün gösterdiği bu altın prensipler ışığında icra edilen düğün merasimleri hep hayırla neticelenmiş, İslamî kurallar üzerine kurulan aileler, mutlu olmuş, hep sağlam ve dimdik ayakta kalmıştır. Ancak, bugün toplumumuz, bu güzelliklere hasret kalmış, yapılan merasimlerimiz çoğunlukla sahte nezaketlerle, nemelazımcılıklarla, ele güne karşı ayıp olmasın düşünceleriyle donatılmıştır. Dini, milli, örf ve adetlerimiz rafa kaldırılmış, bilerek veya bilmeyerek, o Allah’ın meşru kıldığı merasimlere yabancıların her türlü adetleri sokulmuştur.
Bununla beraber bizim kültürümüz, sevinirken dahi başkalarını rahatsız etmemeyi şiar edinmiştir. İnsanların şehevi duygularını tahrik eden, şarkılarla bütün bir köyü veya beldeyi yahut mahalleyi rahatsız eden, “Bugün benim günüm, başkası ne yaparsa yapsın” düşüncesiyle etrafına zarar veren, oluşturulan araba konvoylarında korna sesleriyle huzur ve asayişi temelinden sarsan anlayışa, ne Allah, ne de insanlar razı olur.
Bir ailenin temeli içkiyle sarhoşlukla atılırsa, bunun neticesi toplumumuzda tamir edilmez yaralar açar. İşte düğünlerimizi icra ederken neticelerini de iyi düşünmek zorundayız. Peygamber Efendimiz; “Herhangi bir iş, eğer besmeleyle başlanmazsa sonu ebterdir.”[6] buyuruyor.
O halde, Allah’ın rızasını kazanma gayretindeysek düğünlerimizi İslamî kurallara uygun olarak yapalım. Bütün işlerimizde olduğu gibi, düğün gibi önemli ve hayırlı bir işimize de besmele ile başlayalım ki, neticesi hayırlı olsun.
————————–
[1] Nur Suresi, 32
[2] Mişkat-ül Mesabih c.2, s.161
[3] Tirmizi, Ahmed, Tac c.2, s.301
[4] Buhari, Ahmed, Tac c.2, s.301
[5] Tirmizi, Edeb, 43/2801
[6] El-Camiüs Sagir
Answers ( 3 )
Mü’min, ‘çocukların mutluluğu’ bahanesine sığınarak haramlar konusunda gevşeklik göstermez. Mutluluğu ararken aklı uyuşturan alkole, neşeyi hüzne çeviren silaha, mahremiyet sınırlarını ihlale tevessül etmez. Eğlenirken kimsenin hakkına girmez, çevresine rahatsızlık vermez. Allah’ın her an kendisini görüp gözettiğinin farkında olarak yaşar. O’na şükreder ve O’nun rızasına uygun davranır. Mü’min olarak bizlere yakışan, nikâh, nişan, sünnet ve düğün merasimlerinde İslam’ın çizdiği meşru dairede hareket etmektir. Eğlenirken ölçülü ve dengeli olmaktır.
lam’da düğünler, aileleri ve toplulukları bir araya getiren sevinçli olaylardır. Düğünlerde eğlence ile ilgili belirli kurallar bulunmamakla birlikte, etkinliğin İslami esaslara uygun olmasını sağlamak için Müslümanların uymaya teşvik edildiği genel kurallar ve görgü kuralları vardır. İşte İslam’da düğün ve eğlence adabı ile ilgili bazı önemli noktalar:
Alçakgönüllülük: İslami öğretiler, düğünler de dahil olmak üzere hayatın her alanında alçakgönüllülüğün önemini vurgular. Mütevazi bir atmosferin sürdürülmesi ve edepsiz, uygunsuz veya İslami değerlere aykırı olabilecek her türlü eğlenceden kaçınılması tavsiye edilir. Bu, uygunsuz müzikten, danstan veya İslam’ın öğretilerine aykırı faaliyetlerden kaçınmayı içerir.
Cinsiyet Ayrımı: İslami gelenekler, sosyal toplantılarda cinsiyet ayrımını teşvik eder. Tevazuyu korumak ve gereksiz yere karışmayı önlemek için erkeklerin ve kadınların ayrı ayrı veya belirlenmiş alanlarda oturması yaygındır. Bu uygulama kültürel geleneklere ve bölgesel normlara bağlı olarak değişebilir, ancak genel ilke, saygılı ve mütevazı bir ortamın sürdürülmesidir.
İslami İlkeler: Düğünler, Kuran ayetlerinin okunması, çift için dua (dua) yapılması, takva ve Allah’a şükran atmosferinin sürdürülmesi gibi İslami esaslara göre yapılmalıdır. İslami öğretiler çerçevesinde gelin ve damat arasındaki birliğin kutlanmasına odaklanılmalıdır.
Helal Yiyecek ve İçecekler: Düğünlerde ikram edilen yiyecek ve içeceklerin helal (İslami beslenme kanunlarına göre caiz) olmasına dikkat edilmelidir. Müslümanlar, domuz eti veya alkol gibi İslam’da yasak olan maddelerden kaçınarak misafirlerine sağlıklı ve yasal yiyecekler sunmaya teşvik edilir.
Mali Hususlar: İslam, ılımlılığı ve düğünlerde aşırı harcamalardan kaçınmayı teşvik eder. Müslümanlara mali kapasitelerini göz önünde bulundurmaları ve aşırı borçlar veya aşırı harcamalar yapmamaları tavsiye edilir. Aşırı materyalist gösterişe değil, çiftin birlikteliğine ve olayın kutsamasına odaklanılmalıdır.
Kapsayıcılık ve Dikkate Alma: Diyet kısıtlamaları, fiziksel kısıtlamaları veya diğer hususları olabilecek kişiler de dahil olmak üzere tüm konukların duygularını ve koşullarını dikkate almak önemlidir. Erişilebilirliğin sağlanması, uygun düzenlemelerin sağlanması ve konukların ihtiyaçlarının dikkate alınması sıcak ve kapsayıcı bir ortam yaratılmasına katkıda bulunur.
Bu yönergeler, İslam’daki düğün ve eğlence görgü kuralları için genel bir çerçeve sağlarken, uygulamaların kültürlere ve bölgelere göre değişebileceğini belirtmek önemlidir. Müslümanlar kendi yerel kültürel normlarına başvurmalı ve kendi bağlamlarında özel rehberlik için bilgili akademisyenlere veya toplum liderlerine danışmalıdır.
Genel olarak, İslam’da düğün ve eğlence görgü kurallarının temel ilkeleri, tevazuyu korumak, İslami değerlere bağlı kalmak, neşeli ve saygılı bir atmosferi teşvik etmek ve konukların refahını ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak etrafında döner.
İslam’da düğün ve eğlence adabı, ahlaki değerlere, toplumsal normlara ve dinin ilkelerine uygun olmalıdır. Düğünler, insanlar arasında mutluluğu ve birlikteliği pekiştiren önemli etkinliklerdir, ancak bu tür etkinliklerin İslam’a uygun şekilde yapılması, İslam toplumunun temel öğretilerine de uygunluk gösterir. İslam’daki düğün ve eğlence adabında sadelik, güzel ahlak ve helal olan şeylerle eğlenmek ön planda tutulur.
1. Düğünlerin İslam’daki Yeri
İslam, nikahı çok önemli kılar. Nikah, yalnızca bir sözleşme değil, aynı zamanda dini bir ibadet olarak kabul edilir. Düğünler, bu ibadetin şükür ve sevinçle kutlanması gereken zamanlardır. Ancak, düğünlerin sadece eğlence ve gösteriş amacıyla yapılması hoş karşılanmaz. İslam’da düğünler sadelikle yapılmalı, gösterişten kaçınılmalıdır.
Hadis: “En hayırlı düğün, en az masraflı olanıdır.” (Sahih Buhari)
Bu hadis, düğünlerde gereksiz masraflardan kaçınılması gerektiğini, sadeliğin ve daha az harcamanın daha güzel olduğunu vurgular.
Düğünlerde İki Şey:
İslam’daki düğünlerin en belirgin iki yönü, helal ve temiz olması gerektiği, yani haramdan kaçınılması gerektiğidir. Düğünlerde şüpheli, haram yiyecekler, içki gibi zararlı şeyler kesinlikle bulunmamalıdır.
2. Düğünlerde Sözlü ve Davetli Adabı
İlimle ve İyi Niyetle Davet: Düğün davetleri, insanları birbirine dostça, samimi bir şekilde davet etmek amacıyla yapılmalıdır. İnsanlar davet edilmeden önce, davetlerini nazikçe ve yumuşak bir dille yapmalıdır.
Davetin Sınırları: Düğünlerde gerekli davetli sayısına dikkat edilmeli ve herkesi davet etmek için açık davetler yapılmalıdır. Fazla kalabalık, gereksiz sıkıntılar ve zorluklar yaratabilir. Aynı zamanda, düğünlerde davetsiz gelenler de hoş karşılanmaz. Kişilerin düğünlerdeki davetli listelerine saygı göstermeleri önemlidir.
İhtiyaç Sahiplerine Yardım: İslam’da davetler, aynı zamanda yardımlaşma ve paylaşma aracı olmalıdır. Düğün davetlerinde yoksullara, ihtiyaç sahiplerine yer verilmesi, toplumda yardımlaşma ve dayanışma ruhunun güçlenmesine katkı sağlar.
3. Eğlence ve Müzik
İslam’da eğlence ve müzik konusu biraz daha hassas bir noktadır. İslam, her türlü helal eğlenceyi hoş karşılar, ancak haram olan eğlencelere ve müziğe karşı da uyarılar yapar.
Müzik: İslam’da bazı alimler, müzik aletlerinin kullanılması konusunda farklı görüşlere sahiptir. Bununla birlikte, genellikle içki ve kötü davranışları teşvik eden müzikler, yasaklanmıştır. Düğünlerde, müzik ve eğlencenin, ahlaki ve manevi değerlerle uyumlu olması gerekir. Örneğin, müzik sesinin şiddetli olmaması, ahlak dışı sözlerin olmaması gereklidir.
Eğlencenin Sınırları: İslam, eğlencenin insanı sorumluluklarından uzaklaştırmaması gerektiğini vurgular. Eğlencede aşırılıklardan, israf ve haram davranışlardan kaçınılması önemlidir. Aynı şekilde, dinî görevler (namaz gibi) aksatılmamalıdır.
Güzel Davranışlar: İslam, düğünlerde ve eğlencelerde güzel ahlakın sergilenmesini ister. İnsanlar birbirine saygılı olmalı, nezaket kurallarına riayet etmeli ve hoşgörü göstermelidir.
4. Kadın ve Erkeklerin Bir Arada Olması
İslam’da kadın ve erkeklerin bir arada olduğu ortamlarda etik kurallarına dikkat edilmesi gerekir. Düğünlerde, karışık ortamlarda kadın ve erkeklerin birlikte eğlenmesi, bazen farklı görüşlere yol açabilmektedir. Ancak İslam, adab-ı muâşereti yani güzel ilişkileri ön planda tutar ve iftira, dedikodu gibi kötü davranışlardan kaçınılması gerektiğini belirtir. Bu nedenle, evlenme törenlerinde cinsiyetler arasında saygı ve ölçülü bir mesafe korunmalıdır.
5. Düğünlerde Helal Yiyecek ve İçerikler
Düğünlerde helal gıda ve temiz içecekler kullanılması gerekir. İslam’da haram gıdalar (örneğin domuz eti, alkollü içecekler) kesinlikle düğünlerde yer almaz. Ayrıca, düğünlerde israf yapmaktan kaçınılmalı, yemeklerin sadece gereksiz bir şekilde fazla hazırlanması ve tüketilmesi yasaktır.
Hadis: “Yemekleri bolca yapın, ama israf etmeyin.”
İslam, israfı yasaklar ve düğünlerde de bu kural geçerlidir.
6. **Düğünlerde Şükür ve Dua
Düğünler, şükretme ve dua etme zamanıdır. İslam’da, düğünlerde Allah’a şükretmek, müslümanların birbirine dua etmesi ve mutluluğun paylaşılması teşvik edilir. Müslümanlar, düğün sırasında, Allah’a dua ederek, hem nişanlı çift için hem de katılımcılar için bereket ve huzur dilerler.
Hadis: “En hayırlı düğün, az masraflı olanıdır.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), düğünlerde israf yapmaktan kaçınılmasını ve sadece ihtiyaç kadar harcama yapılmasını öğütlemiştir.
Sonuç
İslam’da düğün ve eğlencelerin helal, saygılı ve adil bir şekilde yapılması gerektiği vurgulanır. Ahlak, sadelik, dua ve şükür İslam’daki düğünlerin esaslarıdır. Gereksiz israf, haramlar ve aşırılıklardan kaçınılarak, yalnızca mutluluk ve bereket içeren bir kutlama yapılmalıdır. İslam, eğlencelerde ölçülülüğü ve toplumun genel huzurunu gözetir.