Paylaş
İslamda Cinsel Hastalık ve Hükmü
Question
Dini Açısından ilişki ile bulaşan hastalıkların hükmü
HPV pozitif iken karşı tarafla korunmasız, korunmalı veya oral birliktelik yaşarsak kul hakkına girer miyim? HPV virüsü cinsel yolla bulaşan ve oral birliktelikle de bulaşan bir virüs, kadınların %70’inde var, bağışıklık sistemi güçlü olursa negatif, güçsüz olursa pozitif oluyor ancak sürekli, ne zaman pozitif veya negatif olduğunu bilemeyiz. Kadınlarda rahim ağzı kanseri yapabiliyor. Erkeklerin de %50’sinde var. Birlikte olunan partner de korunmasız ve oral birliktelik yaşıyorsa yani karşılıklı bir birliktelik varsa kul hakkı olur mu? Belki karşı tarafta da var belki başka hastalık da var o da bilemeyebilir çünkü bazı insanlar bu virüslerin adını bile duymamış olabiliyor. Karşı taraf da istediği partnerle birlikte oluyordur tabi benle oluyorsa. Bu virüs %50 bulaş ihtimali olan, karşı tarafın bağışıklığı yüksekse hatta bulaşmayan bir virüs. Bulaşsa bile benden bulaştığı anlamına gelmez çünkü benimle birlikte oluyorsa zaten herkesle olmuştur ve olacaktır. Belki onda da vardır. Bu kadar detay anlatıyorum ki tıbbi olarak da bilip bana öyle cevap verebilesiniz. Korunmadan, korunarak veya oral olarak birliktelik yaşarsam bu ihtimallere göre kul hakkı ve vebal olur mu?
CEVAP:
Bu son derece önemli ve hassas bir soru soruyorsunuz. Hem dini hem de tıbbi açıdan endişelerinizi anlıyorum. Sorunuzu, İslami hükümler çerçevesinde ve tıbbi gerçekleri göz önünde bulundurarak detaylıca cevaplamaya çalışacağım.
Özet Cevap:
Evet, HPV pozitif olduğunuzu bilmenize rağmen, partnerinize bu durumu açıklamadan (bilgilendirmeden) korunmalı, korunmasız veya oral birliktelik yaşamanız, bulaşma riski nedeniyle büyük ölçüde “kul hakkına” girer ve dinen sorumluluk (vebal) doğurur. Karşı tarafın da aynı virüse sahip olma ihtimali veya başka partnerlerinin olması, sizin üzerinizdeki bu sorumluluğu kaldırmaz.
Şimdi, bu hükmün detaylı gerekçelerini maddeler halinde açıklayalım:
1. İslam’ın Temel Prensipleri: Zarar Vermeme ve Emanet
İslam dini, Müslüman’ın başkalarına zarar vermemesini temel bir ilke olarak koymuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifte: “Zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur.” (İbn Mâce, Ahkâm, 17) buyurmuştur. Bu evrensel bir hukuk kuralıdır.
Bilerek Zarar Vermek: HPV’nin bulaşıcı olduğunu bilmek, bu hadisin kapsamına girer. Partnerinize, ondan habersiz bir şekilde potansiyel bir zarar (sağlık riski) taşıma ihtimali oluşturuyorsunuz. Bu, doğrudan bir “zarar verme” durumudur.
Emanet ve Güven: Cinsel ilişki, karşılıklı güven ve sadakate dayalı bir beraberliktir. Partneriniz, sizin kendisine fiziksel veya ruhsal bir zarar vermeyeceğinize güvenir. Sağlık durumunuzu gizlemek, bu güveni ihlal etmek ve “emanete hıyanet” anlamına gelir.
2. Kul Hakkı ve Sorumluluk
Kul hakkı, İslam’da Allah’a karşı işlenen günahlardan farklı olarak, affedilmesi doğrudan hak sahibi insanla helalleşmeye bağlı olan bir haktır.
Potansiyel Risk ve Sorumluluk: Kul hakkının oluşması için mutlaka somut ve kesin bir zararın meydana gelmesi gerekmez. “Tedbiri terk etmek” ve “bilinçli olarak riske sokmak” da sorumluluk doğurur. HPV’nin %50 bulaşma ihtimali, bu riskin ciddi boyutunu gösterir. Karşı tarafın bağışıklık sisteminin güçlü olması veya virüsü zaten taşıyor olma ihtimali, sizin üzerinizdeki “riski bilerek ona bulaştırma ihtimalini barındırma” sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
“Belki Onda da Vardır” Mantığı: Bu mantık, dini açıdan doğru bir yaklaşım değildir. Biz, başkalarının durumunu değil, kendi üzerimize düşen sorumluluğu düşünmekle yükümlüyüz. “O da bana bulaştırmış olabilir” düşüncesi, kişinin kendi vebalini hafifletmez.
3. Tıbbi Gerçekler ve Dinî Hükmü Nasıl Etkiler?
Verdiğiniz tıbbi bilgileri dini hükme nasıl yansıdığı açısından değerlendirelim:
Yaygınlık ve Belirsizlik: HPV’nin yaygın olması ve test sonuçlarının değişkenliği, onun zararsız olduğu anlamına gelmez. Rahim ağzı kanseri gibi ciddi bir hastalığa yol açabilme potansiyeli, İslam’ın “zarar vermeme” ilkesi karşısında son derece ciddiye alınması gereken bir risktir.
Korunma Yöntemleri (Prezervatif): Prezervatif HPV bulaşma riskini önemli ölçüde azaltır ancak tamamen sıfırlamaz. Virüs prezervatifin kapatmadığı genital bölgedeki deriden de bulaşabilir. Bu nedenle, “korunarak birliktelik yaşarsam sorumluluktan kurtulurum” demek tam olarak doğru değildir. Risk azalır ama sıfırlanmaz. Tek dinen makul yol, bilgilendirmedir.
Oral Birliktelik: HPV’nin oral yolla da bulaştığı ve boğaz kanserlerine (orofarengeal kanser) neden olabildiği artık bilinen bir gerçektir. Bu, risk alanını daha da genişletmektedir.
4. “Karşılıklı Rıza” ve “Bilgilendirilmiş Onam” Kavramı
Modern tıp etiğinde olduğu gibi, İslam ahlakında da bir ilişkinin meşru ve ahlaki olabilmesi için tarafların “bilgilendirilmiş rıza” ile hareket etmesi esastır. Yani partneriniz, sizinle birlikte olmanın potansiyel risklerini tam olarak bilerek bu ilişkiye “evet” veya “hayır” demelidir. Siz bu bilgiyi ondan sakladığınızda, onun rızası eksik ve yanıltılmış bir rızadır. Bu da kul hakkının en temel sebeplerinden biridir.
Sonuç ve Tavsiyeler:
Durumunuzun hükmü net olmakla birlikte, içinizi rahatlatacak ve sorumluluktan kurtulmanızı sağlayacak yollar da mevcuttur:
Açıklık ve Dürüstlük: Mevcut veya gelecekteki partnerinizle, HPV durumunuzu ilişkiye girmeden önce açık, net ve tıbbi gerçeklere uygun bir şekilde paylaşın. Bu, en doğru ve sorumluluktan uzaklaştıran yoldur. Karşı taraf bilgi sahibi olduktan sonra kendi rızasıyla ilişkiye girerse, sorumluluk büyük ölçüde kalkar.
Tıbbi Danışmanlık: Bir doktora danışarak HPV’nin yönetimi, bulaşma riskini en aza indirme yolları ve partnerinizi nasıl koruyabileceğiniz konusunda profesyonel tavsiyeler alın.
Helalleşme: Geçmişte bu durumu partnerlerinize açıklamadan birliktelik yaşadıysanız, bu durumdan dolayı pişmanlık duymak ve tövbe etmek gerekir. Mümkünse ve durum uygunsa, helalleşmek en iyisidir. Mümkün değilse, samimi bir tövbe ile birlikte, o kişiler ve tüm Müslümanlar için hayır dualar etmek, Allah’ın rahmetine sığınmak uygun olur.
Unutmayın, Allah (c.c.) affedicidir ve kullarının tövbesini kabul edendir. Önemli olan, hatayı fark edip onu düzeltmek için adım atmak ve bir daha aynı duruma düşmemek için azimli olmaktır.
Önemli Not: Bu cevap, genel İslami prensipler ve fıkhi görüşler ışığında verilmiş bir değerlendirmedir. Kişisel durumunuzla ilgili en doğru ve kesin hükmü almak için konunun uzmanı bir İslam alimi (müftü) veya dinî danışmana başvurmanızı tavsiye ederim.
BENZER KONULAR:
- Kadın eşinin cinsel isteğini geri çevirmek günah mıdır?
- Cinsel Bağlama Büyüsü Çözümü
- Cinsel Organın Sertleşmesi Namazı Bozar mı?
- Karım Cinsel İlişki İstemiyor İslam
- Karı koca cinsel ilişkisi nasıl olmalıdır
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Cevapla