Paylaş
İslamda arkadaşlık dostluk nedir
Question
Arkadaşlık Ve Dostluk

Arkadaşlık; sadakat, sevgi ve kardeşlik gibi anlamları ihtiva eder. Yaradılışı gereği, hayatını toplum içerisinde yaşamak mecburiyetinde olan insanın mutluluğu içinde yaşadığı toplumun mutluluğuyla bağlantılıdır. İnsanın, sahip olduğu akraba ve komşuları; bilhassa arkadaş ve dostları, kişinin mutlu veya mutsuz bir hayatı yaşamasında etkisi olan çevresidir. Bu nedenle, fikir ve ruh âlemimizi; iş ve aile hayatımızı, kısaca dünya ve ahiret hayatımızı şekillendirmede etkili olan dost ve arkadaş çevremizi iyi seçmek zorundayız.
Sahip olduğumuz iman, kâinatta dostluğa açılan kapı ve onun anahtarıdır. Bu sayede Rabbimize bağlanıp, O’nu sevdiğimiz gibi; bütün insanlarla hatta bütün varlıklarla bir irtibat kurup dost oluruz.
“Yaratılanı sev, yaratandan ötürü.” Perensibi gereği bütün yaratılanları Allah adına; O’nun hesabına sevmek, dost olmak; hayatımıza ve dünyamıza farklı bir mana kazandırmaktır.
Dostlukla ilgili olarak Cenab-ı Hakk şöyle buyurur maktadır: “Allah inananların dostudur, onları karanlıktan aydınlığa çıkarır…” ; “Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah’tır, resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.” ; “Biz dünya hayatında da ahiret hayatında da sizin dostlarınınız.”
Müminler birbirlerinin yardımcıları; dost ve kardeşleridir. Birbirlerini daima gözetip kollar, iyi ve kötü günlerinde yanında bulunur, yanlış yollara kayıp düşmesine de fırsat vermezler. Bununla birlikte, dost ve arkadaş olduğumuz kimselerin inançları, ahlakları hakkında bilgi sahibi olmalıyız. Zira herkesle arkadaşlık yapmak, rast gele dostluk kurmak doğru değildir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.), “Kişi sevdiği ile beraberdir.” ; “Kişi, dostunun dini (ahlaki) üzeredir. Öyle ise her birimiz kimler ile dostluk kurduğuna bir baksın, dikkat etsin.” buyurarak konunun önemine dikkat çekmiştir.
Samimi dostluk kurup, zaman zaman dertleşip sırlarımızı paylaşabileceğimiz kimseler her şeyden önce, akıllı ve ahlaklı olmalıdır. Ayrıca haram ve helali mutlaka hesaba katacak kadar inançlı ve dürüst olmalıdır.
Arkadaşlıklarımız, birtakım çıkar ve hesaplar üzerine kurulmamalıdır. Bu tarz dostlukların acı akıbetini Kur’an şöyle haber vermektedir: “O gün Allah’tan korkanlar hariç, birbirine dost olanlar düşmandırlar.” ; “Yazık bana! Keşke falancayı dost edinmeseydim” ; “Bizi ancak o günahkârlar saptırdı, şimdi artık bizim ne şefaatçimiz var ne de yakın bir dostumuz vardır.” diyerek pişmanlık duyarlar. Böylece günahkârların, zalimlerin ve gafillerin meşru olmayan dünyevi dostluklarının sonucu hesap günü pişmanlığa ve düşmanlığa dönüşür.
Bugün, hayatımızda başımıza gelen birçok sıkıntı ve problemlerin; yaptığımızdan dolayı pişmanlık duyduğumuz şeylerin arkasında yanlış dost ve arkadaş çevremizin etkisinin olduğunu unutmamalıyız.
Bütün amellerimizde olduğu gibi dostluklarımızda da Yüce Rabbimizin rızasını aramalı ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in “Amellerin en faziletlisi, Allah için sevmek; Allah için buğz etmektir.” hadis-i şerifini, kendimize rehber ve ölçü edinmeliyiz.
Bir ayet mealiyle bitiriyorum:
“Mümin erkeklerle, mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar; namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz, Allah azizdir; hikmet sahibidir.”
Kaynaklar:
[1] Dini kavramlar sözlüğü; Diyanet Yayınları / 27
[1] Bakara; 257
[1] Maide; 55
[1] Fussilet; 31,32
[1] Buhari, Edeb.; 96
[1] Tirmizi; Zühal;45
[1] Zuhruf; 67
[1] Furkan;28
[1] Şuara; 99,100,101
[1] Ebu Davud, Sünen.;3 (4599)
[1] Tevbe, 71
Benzer Konular:
Answers ( 3 )
İslam’da dostluğa çok değer verilir ve Müslümanların hayatında önemli bir rol oynar. Gerçek dostluk, karşılıklı saygı, güven ve doğruluğa dayanır ve Müslüman toplum içinde ve ötesinde güçlü ve destekleyici ilişkiler kurmanın bir yolu olarak teşvik edilir. İslam’da dostluğun bazı temel yönleri şunlardır:
İslam’da gayrimüslimlerle dostluk teşvik edilir ve buna izin verilirken, Müslümanlara inançlarını ön planda tutmaları ve inançlarından taviz vermemeleri hatırlatılır. Arkadaşlığın temeli her zaman saygı, anlayış ve karşılıklı kabule dayanmalıdır.
Sonuç olarak, İslam’da dostluk, samimiyet, sadakat, karşılıklı destek, doğruluk ve nezaket ile karakterize edilir. Gerçek arkadaşlar, birbirlerinin içindeki en iyiyi ortaya çıkarmak ve ruhsal gelişim ve doğruluğa giden yolculuklarında birbirlerine yardımcı olmak için çabalarlar. İslam’ın öğretileriyle uyumlu, ilişkilerimize sevgi, birlik ve şefkat getiren dostluklar arayalım.
Allah hepimize, bizi Kendisine yaklaştıran ve içinde yaşadığımız toplumların ve bir bütün olarak toplumun refahına katkıda bulunan gerçek ve doğru dostluklar nasip etsin.
Ve Allah en iyisini bilir.
İslam’da Arkadaşlık ve Dostluk Nedir?
İslam’daki arkadaşlık ve dostluk anlayışı, sadece birlikte vakit geçirmenin ötesinde, derin manevi, ahlaki ve toplumsal boyutları olan bir kurumdur. Temelini iman, sadakat, sorumluluk ve karşılıklı hayırda yardımlaşma üzerine kurar.
1. Temel Prensipler ve Dayanaklar
Yaratandan Ötürü Yaratılanı Sevmek: İslam’daki dostluğun en temel prensibi, “Yaratılanı sev, Yaratan’dan ötürü” anlayışıdır. Bu, sevgi ve dostluğu Allah rızası için yapmayı ve tüm mahlukata karşı şefkatli olmayı gerektirir.
En Büyük Dost Allah’tır: Mümin, nihai dost ve veli (koruyucu) olarak sadece Allah’ı görür. (Bakara: 257, Maide: 55) Diğer tüm dostluklar, bu ana dostluğu güçlendirmeli ve zedelememelidir.
Müminler Birbirinin Kardeşidir: İman bağı, müminler arasında kuvvetli bir kardeşlik ve dostluk bağı kurar. Kur’an’da ifade edildiği gibi, mümin erkekler ve kadınlar birbirlerinin velileridir (dostları ve yardımcılarıdır). (Tevbe: 71)
2. İyi Bir Dostta Aranan Vasıflar
Metinde de vurgulandığı gibi, herkesle dostluk kurmak doğru değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kişi dostunun dini üzeredir” (Tirmizi) buyurarak dost seçiminin ne kadar kritik olduğuna dikkat çekmiştir. İyi bir dostta şu özellikler aranmalıdır:
Akıllı ve Ahlaklı Olmak: Dostumuzun zekâsına ve karakterine güvenebilmeliyiz.
Dindar ve Dürüst Olmak: Haram ve helal konusunda hassas, güvenilir bir kişi olmalıdır.
Samimi ve Sırdaş Olabilmek: Dertleşip sırlarımızı paylaşabileceğimiz, bizi yargılamayacak birisi olmalıdır.
Hayırlı İşlerde Yardımcı Olmak: İyiliği emredip, kötülükten sakındırabilen, iyi ve kötü günümüzde yanımızda olan biri olmalıdır.
3. Yanlış Dostlukların Tehlikeleri ve Sonuçları
Çıkar Dostlukları: Menfaat üzerine kurulu dostluklar, menfaat biter bitmez sona erer ve kişiyi yalnız bırakır.
Günahkâr ve Zalimlerle Dostluk: Kötü arkadaş, kişiyi yanlış yollara sürükleyebilir. Peygamberimiz bu konuda “Kişi sevdiği ile beraberdir” (Buhari) buyurmuştur. Yani, kiminle arkadaşlık yapıyorsak, ahirette onlarla beraber haşrolunma ihtimalimiz yüksektir.
Pişmanlık: Kur’an-ı Kerim, ahiret günü yanlış dostlar edinenlerin, “Keşke falancayı dost edinmeseydim!” (Furkan: 28) diyeceklerini ve büyük bir pişmanlık duyacaklarını haber verir. (Zuhruf: 67)
4. Dostluğun Hedefi ve Ölçüsü
İslami bir dostluğun nihai hedefi, dünyevi bir çıkar değil, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Amellerin en faziletlisi, Allah için sevmek; Allah için buğz etmek (sevmemek)tir.” (Ebu Davud) buyurmuştur. Yani, birini sırf Allah rızası için sevmek ve dost olmak, en değerli ibadetlerden biridir.
Sonuç
İslam’da arkadaşlık ve dostluk, dünya ve ahiret mutluluğunu şekillendiren ciddi bir sorumluluktur. İnsanın manevi hayatını, ahlakını ve nihai kaderini etkiler. Bu nedenle:
Dost seçiminde çok dikkatli olmalıyız.
Dostluklarımızı Allah rızası üzerine inşa etmeliyiz.
Biz de başkaları için “iyiliği emredip, kötülükten alıkoyan” güvenilir bir dost olmaya çalışmalıyız.
Kaynaklarınızda belirttiğiniz ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler, bu anlayışın temel dayanaklarını oluşturmaktadır.
İslam’da arkadaşlık ve dostluk, önemli bir yer tutar ve bu ilişkilerin nasıl olması gerektiği konusunda rehberlik eder. İslam’da arkadaşlık ve dostluk, sadece bir sosyal bağ ya da eğlence amaçlı ilişkilerden çok daha derindir; insanın hem ahlaki hem de manevi gelişimiyle doğrudan ilişkilidir.
1. İslam’da Arkadaşlık ve Dostluk: Temel İlkeler
İslam, insanları birbirlerine yardım etmeye, iyiliği ve doğruyu teşvik etmeye ve kötülükten sakınmaya çağırır. Arkadaşlık ve dostluk da bu değerler üzerinden şekillenir. Bir kişinin yakın arkadaşı veya dostu, kişinin karakterini, dini inancını ve ahlaki duruşunu etkileyebilir. Bu nedenle dostların ve arkadaşların seçiminde dikkatli olmak büyük önem taşır.
1.1. Dostluk ve Arkadaşlıkta Sadakat ve Güven
Dostluk, sadakat ve güven temelleri üzerine kurulur. Bir insan, Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla dostlarına ve arkadaşlarına sadık olmalıdır. İslam, dostların birbirine dürüst ve güvenilir olmasını öğütler.
1.2. İyi Arkadaşlar ve Dostlar
Kur’an’da şöyle denir:
“Sana dost olabilecek kimseyi seçerken, Allah’ı, Resulünü ve ahlâkını göz önünde bulundur.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v) de, “Kişi, arkadaşlarının dini üzerindedir, o yüzden kimlerle arkadaşlık yaptığına dikkat etmelidir.” (Ebu Davud) şeklinde bir hadisle bu noktayı vurgulamıştır.
2. Arkadaşlık ve Dostlukta İyilik ve Yardımlaşma
İslam, dostlukta ve arkadaşlıkta yardımlaşmayı ve iyiliği teşvik eder. Arkadaşlar birbirlerine zorluk zamanlarında yardımcı olmalı, birbirlerinin dertlerine ortak olmalıdırlar. İyi bir dost, diğerini iyiliğe yönlendirir ve kötü alışkanlıklardan uzak durmasına yardımcı olur. Kur’an’da:
“Birbirinize iyilikte yardımcı olun.”(Maide, 5:2) bu öğüdü vermektedir.
3. Dostlukta Doğruluk ve Dürüstlük
Dostlar arasında dürüstlük çok önemlidir. Gerçek dost, yalnızca olumlu yönlerde değil, olumsuz yönlerde de dürüstçe davranır ve karşısındakine doğruyu söyler. Yani dostluk, yalnızca eğlenceli anları paylaşmak değil, aynı zamanda zorluklar karşısında doğruyu söylemek ve birbirini hatırlatmakla ilgili bir ilişkidir.
Peygamberimiz (s.a.v) bir hadisinde:
“Dostunun sana söylediklerinin doğru olup olmadığını anlaman için ona üç soruyu sor: 1. O gerçekten doğruyu söylüyor mu? 2. Sadece seni hoşnut etmek için mi konuşuyor? 3. Seni doğru yoldan saptırmak amacıyla mı?”
4. Arkadaşlık ve Dostlukta Sabır ve Hoşgörü
Arkadaşlıkta sabır, hoşgörü ve anlayış da önemli bir yer tutar. İnsanlar birbirlerinin kusurlarını hoşgörüyle karşılamalı ve birbirlerine sabırlı olmalıdırlar. Dostlar, zorluklar karşısında birbirlerine destek olmalı, birbirlerinin eksikliklerini telafi etmek için çaba göstermelidirler.
Kur’an’da, sabırlı olmanın önemine değinilir:
“Sabredenler ve doğru söyleyenler, doğruyu arayanlar, Allah’ın izniyle doğru yoldadırlar.”(Ahzab, 33:35)
5. İslam’da Dostluk ve Arkadaşlık İlişkisinin Ölçüsü
İslam’da dostluk ve arkadaşlık, sadece dünyada değil, ahirette de devam etmesi gereken bir bağdır. Bunun için arkadaşlıklar Allah rızası için olmalı ve insanların birbirlerine hayırlı olmasına yönlendirilmelidir. Bu bağın en güzel örneği, Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile sahabeleri arasında olan dostluktur. Onlar, hem dünyada birbirlerine yardımcı olmuş hem de ahirette birbirlerini cennete yönlendirmişlerdir.
6. Dostluk ve Arkadaşlıkta Yanlış İlişkiler
İslam, kötü alışkanlıklar edinen, ahlaksız davranışlar sergileyen, dini yaşamı ihmal eden kişilerle yakın arkadaşlık kurulmasını hoş karşılamaz. Çünkü, kötü arkadaşlıklar insanı doğru yoldan saptırabilir ve ahlaki değerlerden uzaklaştırabilir. Kur’an, insanı bu tür olumsuz ilişkilerden sakındırmak için birçok uyarıda bulunur.
Sonuç
İslam’da arkadaşlık ve dostluk, karşılıklı sevgi, saygı, sadakat, yardımlaşma, doğruluk, hoşgörü ve sabır gibi ahlaki erdemler üzerine kuruludur. İyi bir dost, kişinin hem dünyasında hem de ahiretinde ona yardımcı olacak, doğru yolu gösteren, ona iyilikte bulunan kişidir. İslam, dostlukların Allah’ın rızası için kurulmasını ve bu bağların sadece dünyevi çıkarlar için değil, insanın manevi gelişimi ve topluma faydalı bir birey olma yolunda olması gerektiğini öğütler