Share
Hz. Peygamberin (S.A) Ümmiliği
Question
Hz. Peygamberin (S.A) Ümmiliği
Soru: “Rasûlullah (s.a) ümm’i idi” sözünün anlamı nedir? Bu onun için bir eksiklik sayılır mı?
Cevap: Ümmi okuma ve yazma bilmeyen kimse demektir. Ümmi kelimesi Ümm yani anneye yapılan bir nisbettir. Bu kelimede insanın annesinden doğduğu hal üzere kaldığına bir işaret vardır. Allah Teâlâ yüce Peygamberini ümmi olarak nitelendirmiş ve şöyle buyurmuştur.
O Elçiye, o ümmi Peygambere uyanlar… (Araf/157)
Öyle ise Allah’a ve ümmi Rasûlüne -ki o da Allah’a ve sözlerine inanmıştır- iman edin… (Araf/158)
Hadis-i şerifte Hz. Peygamber’in (s.a) okuma ve yazmayı bilmediği ifade edilmiştir. Kendisi şöyle demektedir:
Ben ümmi peygamber Muhammed’im.
Soruda da ifade edildiği gibi, “Allah Teâlâ Hz. Peygamber’in (s.a) acaba niye okuması yazması olmayan ümmi bir peygamber olmasını murad etti?” diye sorulabilir. Bu soruyu bazı bilginler şöyle cevaplandırmışlardır:
Ümmilik, Hz. Peygamber’in (s.a) dışındaki kimseler için bir kusur ve eksiklik olduğu halde Hz. Peygamber için bir övgü ve meziyet, hatta onun peygamberliğini kanıtlayan bir mucizedir.
Allah rahmet eylesin İmam Bûsiri şöyle demektedir:
Cahiliye döneminde bir ümmideki bu ilim sana kafi bir mucizedir. Bir yetimi rabbinin terbiyesi ne güzel bir terbiyedir (Yani bir yetimin böyle terbiyeli ve ahlaklı olması da bir mucizedir).
Çünkü o okuma yazma bilmediği, herhangi bir öğrenim görmediği, okur-yazar olan kimseden bir ilim almadığı halde, kendisinden le-dünni ilimler (yani Allah’tan doğrudan edindiği bilgiler) zuhur ediyordu. Onun geçmiş milletlere dair haberleri ve onların şeriatlerini bilmesi, öncekilerin ve sonrakilerin ilimlerine vakıf olması, hatta çeşitli insanları en güzel şekilde idare etmesi, onların dini ve dünyevi bütün ihtiyaçlarını gözönünde bulundurması, her türlü güzel huylara sahip olması, istisnasız bütün insanlarda ne kadar güzel nitelik varsa bunların hepsini kendisinde toplaması -ki başka hiç kimse bu kadar iyi hasleti kendisinde toplayamaz ve onun bu vasıflara sahip oluşu herkes tarafından bilinir- bütün bunlar apaçık bir mucizedir ve onun peygamberliğinin parlak delillerinden biridir. Onun ümmiliğinin de bir meziyet olduğu aşikardır.
Okumak ve yazmaktan maksat bunlarla elde edilecek ilme sahip olmaktır. Çünkü okuma yazma ilmin bir vasıtası ve aletidir. Bizatihi birer gaye değildir. Maksat hasıl olduğu zaman bunlara ihtiyaç kalmaz. Hz. Peygamber’in (s.a) okuma yazması olsaydı şüpheler ortaya atılır ve kafirler, onun bu bilgileri geçmiş milletlerin kitaplarından okuyarak öğrendiğini söylerlerdi. Bu sebeple Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı batıla uyanlar kuşku duyarlardı. (Ankebut/48)
Allah Teâlâ bütün ahlaki güzellikleri onda toplamıştır, öncekilerin ve sonrakilerin ilmini ve mü’minlerin kurtuluşu ve başarısı için gerekli bilgileri ona vermiştir. O ümmidir; okuma yazma bilmez, hiçbir kimseden ders almamıştır. Rabbi ona hiç kimseye vermediği şeyleri vermiştir. [6]
- Hz. Peygamberin (s.a.v.) İslam tebliğinin Mekke Dönemi’nde neler yaşanmıştır?
- Hz. Peygamber, İslam’ı kısa sürede geniş kitlelere ulaştırmada nasıl bir iletişim tarzı benimsemiş olabilir?
- Hz. Peygamber’in Çok Eşliliğinin Sebepleri
- Hz. Peygamber’e ait bazı hatıraların (Na‘l-i şerif, Şa’r-ı şerif gibi) ticarete konu edilmesi doğru mudur?
- Hz. Peygamberin Ramazan Uygulamaları Nelerdir?
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
Hz. Peygamber Muhammed (S.A.V.)’in ümmiliği, yani okuma yazma bilmemesi, İslam’ın temel inançlarından biri olarak kabul edilir ve bunun birçok önemli anlamı vardır. Ümmilik, Arapça “ümmi” kelimesinden türetilmiştir ve “okuma yazma bilmeyen” anlamına gelir. İslam’da, Hz. Peygamber’in ümmiliği, onun insanlara Allah’ın vahyini iletmekte yalnızca İlahi bir kaynağa dayandığını, kendisinin herhangi bir dünyevi bilgi veya öğrenimle sınırlı olmadığını vurgular.
Bu konuda bazı önemli noktalar şunlardır:
Vahyin İlahi Olması: Hz. Peygamber’in okuma yazma bilmemesi, ona indirilen vahyin kesinlikle Allah’tan geldiğini ve hiçbir insan müdahalesi olmadığını gösterir. Çünkü Peygamber (S.A.V.), vahyi, başkalarından bağımsız olarak Allah’tan alır ve aktarmaktadır.
Mucizevi Bir Özellik: Ümmilik, Peygamberimizin bir mucizesi olarak kabul edilir. Çünkü vahyi en doğru şekilde, hiçbir eğitim almadığı halde insanlara iletmesi, onun ilahi bir rehber ve peygamber olduğunun bir işaretidir. Kur’an’da bununla ilgili olarak, “O, ümmi olan Peygamberdir.” (Araf Suresi, 7:157) ayeti bulunmaktadır.
Kur’an’ın İnanılmaz Edebi Yüksekliği: Hz. Peygamber (S.A.V.)’in ümmiliği, onun getirdiği mesajın edebi ve manevi gücünü daha da vurgular. Bir insanın okuma yazma bilmemesi, onun böyle bir dilsel ve edebi derinlikte bir kitap yazabilmesi, yalnızca İlahi bir kaynağın eseri olabileceği inancını pekiştirir.
Ümmilik ve Toplum: İslam toplumunda, Hz. Peygamber’in ümmiliği, eğitim ve öğretimin, özellikle dini ve manevi bilgilerin, yalnızca insana ait bir uğraş olmadığını, her şeyin Allah’tan olduğunu ve en doğru bilginin O’ndan geldiğini hatırlatır.
Sonuç olarak, Hz. Peygamber’in ümmiliği, onun Allah tarafından gönderilen gerçek bir peygamber olduğunu ve getirdiği mesajın kaynağının yalnızca ilahi olduğunu gösteren önemli bir özellik olarak kabul edilmiştir. Bu özellik, İslam’ın vahiy temelli doğasının ve Allah’ın mutlak kudretinin bir delili olarak görülmektedir.