Paylaş
Hicret ne demek? Diyanet
Question
Hicret Nedir?
Hicret Hakkında Kısa bilgi
Hicret Sözlükte “terketmek, ayrılmak, bir yerden başka bir yere göç etmek” demektir. İslâm terminolojisinde hicret kavramı ile Hz. Muhammed (a.s.) ve arkadaşlarının M. 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmeleri kastedilir. Mekkeli müşriklerin baskılarına dayanamayan müslümanlar daha önce de iki kâfile halinde Habeşistan’a hicret etmişlerdir.
Kur’ân’da bu kimseler muhacirler olarak anılmış ve Allah’ın onların kötülüklerini örteceği (Âl-i İmrân, 3/195), onlardan razı olduğu, onlar için cennetler hazırladığı (Tevbe, 9/100), onların hakîkî mü’minler olduğu (Enfâl, 8/74), Allah katındaki derecelerinin büyük olduğu (Tevbe, 9/20) ve Allah’ın rahmetine mazhar olacakları (Bakara, 2/218) bildirilmiştir. Çünkü muhacirler; îmanları uğruna yurtlarını terk etmişler, Allah yolunda eziyetlere uğramışlar, müşriklerle savaşmışlar (Âl-i İmrân, 3/195), mallarını ve canlarını ortaya koymuşlardır (Enfâl, 8/72).
Allah’a kulluk etmesi için yaratılan (Zâriyat, 56/51), ancak bulunduğu bir yerde bu görevini yerine getiremeyen, ibadet edebileceği bir yere de hicret etmeyen böylece nefsine zulmeden insan Kur’ân’da kınanmıştır (Nisâ, 4/97). “Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur…” (Nisâ, 4/100). Çünkü “Allah’ın arzı geniştir” (Zümer, 39/10).
Hicret kavramı, Kur’ân’da göç etmenin dışında Allah’a eş koşmak ve puta tapmak gibi çirkin davranışlardan (ricz) kaçınmak (Müddessir, 74/5) ve bir insanın yanından ayrılmak (Meryem, 19/46; Nisâ, 4/34) anlamında da kullanılmıştır.
Hz. Peygamber (a.s.), “muhâcir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir” (Buhârî, Îmân, 4-5) sözü ile hicret kavramına mecâzî bir anlam da yüklemiştir.
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
Answers ( 3 )
Hicret; İslam tarihinde, Hz. Peygamber (sav) ve mü’minlerin Mekke’den Medine’ye göç etmeleridir. Çünkü Mekkeli Müslümanlar zülüm işkence altındadırlar ve Medine’ye göç zorunlu hale gelmiştir. Yoksa hicret; bir yerden diğerine iş bulmak, rahat yaşamak gibi göç hareketi değildir. Hicret; Allah (c.c)’ ın insana emretmiş olduğu dini yaşamak, yaşatmak, yaymak ve huzurlu bir toplum oluşturmak için şartların daha uygun olduğu bir yere Allah ve Resulünün rızasını kazanmak için gitmektir. Rasulüllah (sav) “Hakiki hicret eden, Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçan, onları terk eden kimsedir.” Diğer bir hadis-i şeriflerinde ise “Hicret ikidir. Biri kötülüklerden hicret, diğeri ise Allah ve Resulüne hicrettir.” buyurmaktadır. Günümüzde hicret; günahtan Salih amele yönelmektir. Çünkü insanlığın hicreti dünyaya gelişiyle başlamış ve ölünceye kadar devam edecektir.
Hicret kelimesinin lügatta bulunan anlamı; terketmek, ayrılmak, bir yerden başka bir yere göç etmek gibi anlamalara gelmektedir. Dini ıstılahta hicret ise; Rasulullah (saciv) ve ashabının M. 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmeleri kastedilir. Mekkeli müşriklerin baskılarına dayanamayan müslümanlar daha önce de iki kâfile halinde Habeşistan’a hicret etmişlerdir.
Hicret, Arapça kökenli bir kelimedir ve göç etmek veya bir yerden başka bir yere gitmek anlamına gelir. İslam tarihinde Hicret, özellikle Hz. Muhammed ve müslümanların Mekke’den Medine’ye göç etmelerini ifade eder. Bu olay, 622 yılında gerçekleşmiş ve İslam takvimi için bir dönüm noktası olmuş, takvim yılı Hicri Takvim olarak adlandırılmaya başlanmıştır.
Hicret, sadece fiziksel bir göç değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan bir fedakârlığı simgeler. Müslümanlar, Mekke’deki zulme karşı Medine’ye giderek dini özgürlüklerini kazandılar. Bu olay, İslam’ın yayılması açısından büyük bir öneme sahiptir. Ayrıca, hicretin bir başka anlamı da dini değerler uğruna, kötü alışkanlıklar veya kötülüklerden uzak durmak şeklinde genişletilebilir.
Diyanet, hicreti genellikle Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü olarak tanımlar ve bu olayın İslam tarihindeki manevi ve toplumsal önemini vurgular. Hicret, aynı zamanda kendisini kötülüklerden arındırma ve imanı savunma anlamında da kullanılır.