Share
Hicret
Question
Hicret:İslam Dini İçin Dönüm Noktası

Tarih sahnesine bir göz atıldığında birey ya da toplum olarak değişik sebeplerle nice göçlerin olduğu görülür. İslam tarihinde de Hz. Peygamber ve O’na gönül veren insanların sırf Allah’ın dinini daha iyi yaşayabilmek için doğup büyüdükleri Mekke’yi bütün maddi varlıklarını terk ederek, Medine’ye yerleşmelerine “Hicret” denir.
Hicret; İslam dini için bir dönüm noktasıdır. Her vesile ile birlik, beraberlik ve dayanışmayı vurgulayan dinimizin mesajlarının hayat buluşudur.
Hicret; imanın maddeye üstünlüğüdür. Hicret; Allah rızası için anadan, babadan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan, evlattan vazgeçişin ibretli ve meşakkatli hikayesidir.
Miladi 622 yılında İslam’ı yaymak, İslam’ın üstüne çöken zulüm ve baskı bulutlarını dağıtmak için Allah Resulü (SAV)’in ashabı kafileler hâlinde Mekke’den Medine’ye göç etmeye başladılar. İmanlı gönüller Allah ve O’nun şanlı Rasülü (SAV)’in rızası için doğup büyüdükleri, havasını teneffüs ettikleri öz vatanlarından ayrılıyorlardı. Anadan, babadan, evden, barktan ve servetten vazgeçiyorlardı. Bu bakımdan hicret dinleri için her şeyini terk eden müslümanların iman ve ihlâs sembolüdür. Hicret, Allah’adır, Allah içindir, Allah’ın izniyledir, Allah’ın ismini yüceltmek içindir.
Miladın 622. senesi gerçekleşen hicret Hz. Ömer devrinde hicrî takvimin başlangıcı olarak alınmış, yılbaşı olarak da Muharrem ayı kabul edilmiştir.
Bizler de kendimize şöyle bir bakalım. Allah Rasülü ve O’nun ashabı 13 senelik Mekke döneminde Kur’an’ın nuruyla yetişerek, hicret esnasında Allah için dünyalık her şeylerini terk edebildilerse, bizler bu asrın müslümanları olarak aynı duruşu göstermeliyiz.
Bugün bizlere öylesine bir hicret lazımdır ki, bu hicret sayesinde cehaletten faydalı bilgiye, günahlardan takva merkezli bir hayata, bencillikten diğergamlığa, husumetten şefkate, fitne fesattan dirlik düzene geçiş yapabilelim. Şayet böyle bir hicreti gerçekleştirebilirsek o zaman dünya ve ahiret bahtiyarlığı bizim olacak demektir.
Benzer Konular:
Answer ( 1 )
Hicret, İslam’da çok önemli bir olaydır ve Peygamber Efendimiz Muhammed (sav) ile birlikte Müslümanların, 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmesiyle gerçekleşmiştir. Hicret, sadece fiziksel bir göç değil, aynı zamanda İslam toplumu için bir dönüm noktasıdır.Hicret’in Önemi ve Anlamı:
İslam Devleti’nin Kuruluşu: Hicret ile birlikte, Peygamber Efendimiz Medine’ye yerleşmiş ve burada İslam toplumu için ilk siyasi, dini ve sosyal düzeni kurmuştur. Bu, İslam devletinin ilk temellerinin atıldığı anıdır.
İslam Takvimi’nin Başlangıcı: Hicret, İslam takviminin (Hicri takvim) başlangıcı olarak kabul edilir. Hicret’in yapıldığı yıl, 622, Hicri takvimin ilk yılıdır.
Müslümanların Özgürlüğü: Mekke’de, Müslümanlar yoğun bir baskı ve zulme tabi tutuluyorlardı. Hicret, bu zulme karşı bir kaçış ve özgürlük arayışıdır. Medine’ye yerleşen Müslümanlar, orada daha özgür bir şekilde dini vecibelerini yerine getirebilecek hale gelmişlerdir.
Medine Sözleşmesi: Peygamber Efendimiz, Medine’ye geldiğinde oradaki farklı kabileler ile “Medine Sözleşmesi”ni imzalayarak, şehrin sakinleri arasında adalet, eşitlik ve barışı sağlamak amacıyla bir anlaşma yapmıştır. Bu sözleşme, sadece Müslümanları değil, oradaki Yahudiler ve diğer toplulukları da kapsayan bir düzen getirmiştir.
İslam’da Fedakarlık ve Sabır: Hicret, İslam’da sabır, fedakarlık ve Allah’a güvenin bir simgesidir. Müslümanlar, inançları uğruna her şeylerini geride bırakıp yeni bir hayat kurmak üzere Medine’ye göç etmişlerdir.
Özetle, Hicret, İslam tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır ve İslam toplumunun kurulumunu simgeler. Bu olay, aynı zamanda Müslümanlar için dini inançları uğruna yapılan büyük bir fedakarlık ve mücadele anlamına gelir.