Paylaş
Haset ne zaman caiz olur?
Question
Kıskançlık ve haset ne zaman caiz olur?

Dediler ki: Haset, kâfir veya günahkâr birinin sahip olduğu nimetin zeval bulmasını temenni etme noktasında caiz olur. Çünkü o, bu nimeti insanlara zarar vermek ve Müslümanlara eziyet etmek için kullanacaktır.
Haset hakkında geniş araştırma:
BENZER KONULAR:
- Hasedin zararları ve tedavisi
- Haset nedir zararları nelerdir
- Haset ne demektir
- Haset nedir? Kısaca
- İslamda Haset nedir zararları nelerdir
- Tümünü görüntüle.
- Kıskançlıktan kurtulma yolları
- Sosyal ilişkilerde haset duygusuyla hareket etmenin sizce zararları nelerdir?
- Hasetten kurtulmanın yolları nelerdir
- Haset ne demek? Haset duygusundan nasıl kurtulunur
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 3 )
Haset Mübah Görülebilir mi?
Haset, başkasının sahip olduğu nimetin zeval bulmasını temerini etmektir.
Başkasının sahip olduğu ilim, servet veya rahatlık gibi bir nimetin benzerine onun zeval bulmasını temenni etmeksizin ulaşmayı arzulamaya gelince buna haset değil imrenme denir ve mübah görülmüştür.
Allah Resulü (sav) buyurdu ki: Yalnız şu iki kimseye haset edilebilir: Bir kişi ki Allah’ın kendisine verdiği serve ti gece gündüz Hak yolunda harcar. Bir kişi ki Allah’ın kendisine lütfettiği Kur’an’ı gece gündüz okur. Hadisin başka bir rivayetinde şöyle geçmektedir: Yanız şu ikisine haset edilebilir: Bir adam ki Allah ona bir servet vermiş de onu hak yolunda harcamayı nasip etmiştir. Ve bir adam ki Allah ona hikmet vermiş ve onunla hüküm ver mesini ve öğretmesini nasip etmiştir.
Allah Resulü’nün (sav) bunları haset olarak isimlendirmesi mecaz babındandır. Bunlar ancak hayırda yarışma kabilinden görülür
Hasat iki yerde caizdir buna gıpta denir
Birincisi Allah kendisine ilim verilen ve bu ilmiyle amel eden hem insanlara öğreten kişi
İkincisi Allah’ın kendisine verdiği malı Allah yolunda kullanılan kişiler haset edilebilir
Haset ne zaman caiz olur sorusunu Rasulullah (sav) bizlere hadislerinde şu şekilde açıklamıştır;
“Yalnız şu iki kimseye gıpta edilmelidir:
Biri, Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse, diğeri, Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse.” (Buhârî, İlim 15, Zekât 5, Ahkâm 3, İ’tisâm 13; Müslim, Müsâfirîn 268. İbni Mâce, Zühd 22)
Haset, İslam’da genellikle günah olarak kabul edilen ve kalpte olumsuz duygulara, kin ve düşmanlık gibi kötü hallere yol açan bir duygudur. Ancak, İslam’da her durumda haset yasak olmasa da, bazı özel durumlar vardır ki, bu durumlarda haset duygusunun caiz (yani kabul edilebilir) olduğu kabul edilir. Peki, bu durumlar nelerdir?
İslam’a göre, haset yalnızca başkalarının güzel özelliklerine ve nimetlerine karşı duyulduğunda zarar verici bir hal alır. Ancak bazı istisnai durumlar vardır ki, burada haset duygusunun olumlu bir şekilde ortaya çıkması mümkündür.
1. İlmî ve Dini Başarıya Karşı Gıpta (Haset)
İslam, başkalarının sahip olduğu dini ve ilmî başarıları kıskanmayı, başkalarına imrenmeyi değil, gıpta etmeyi öğütler. Gıpta, haset duygusundan farklıdır. Gıpta etmek, bir başkasının sahip olduğu olumlu bir özelliği ya da başarıyı örnek alarak onu örnek almaya yönelik bir duygudur. Bu, kişinin kendisini geliştirmesi için ilham alması anlamına gelir. Özellikle dini ve ilmî başarılar konusunda haset, bazen caiz kabul edilir.
Örnek: Bir insan, bir başkasının dini bilgisi ve takvası ile imrenebilir ve onun gibi daha iyi bir müslüman olmak isteyebilir. Bu haset değil, gıpta etmektir, yani o kişinin bu olumlu halini takdir etmek ve kendisinin de o seviyeye çıkabilmek için çaba göstermek.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Sadece iki kişiye haset edilir: Biri, Allah’ın kendisine verdiği mal ve mülk ile doğru yolda harcayan kişi; diğeri ise Allah’ın kendisine verdiği ilim ile doğru yolda hareket eden kişidir.” (Buhari)
2. İyilik Yapma ve Hayır İşleri Konusunda Haset
Bir insan, başkasının hayır işlerinde, yardımseverlikte ve toplum hizmetinde daha ileri olduğunu gördüğünde, bu kişiye hayır dua etmek ve onun gibi olmak için çaba göstermek caizdir. Ancak, bu da aslında haset değil, gıpta etmektir. Haset, birinin sahip olduğu hayırlı bir işin ondan alınmasını ve kendisine verilmesini istemekken, gıpta etmek, o kişinin iyi amellerine imrenmek ve onu takip etmek anlamına gelir.
Örnek: Bir insan, çevresindeki kişilerin hayır işlerinde daha aktif olduğunu görüp, onların yaptığı gibi kendisi de hayır işlerinde daha aktif olmak isteyebilir. Bu, kişiye haset duygusu değil, gıpta duygusu getirir.
3. Güzel Ahlak ve İyi Davranışlar Konusunda Haset
Bir kişi, başka birinin güzel ahlakına, zarafetine, hoşgörüsüne ya da sabır ve anlayışına karşı duyduğu imrenme duygusunu caiz sayabilir. Burada da haset değil, gıpta söz konusudur.
Örnek: Bir insan, başkasının sabır gösterdiğini ve zor durumlarla hoşgörülü bir şekilde başa çıktığını görüp, bu kişinin davranışlarını örnek alabilir. Burada kişi, başkasının ahlakını gıpta eder, ama kötü dilekler beslemez.
“Allah, güzel ahlakı müminin karakterinin en önemli özelliği olarak belirlemiştir.” (Müslim)
4. Allah’ın İrade ve Adaletine İman Etmek
İslam, kişinin sahip olduğu her şeyin Allah’ın takdiriyle olduğunu kabul eder. Haset, başkalarının sahip olduğu nimetlere karşı duyulan olumsuz bir duygudur. Ancak, kişinin başkalarının sahip olduğu güzellikleri kendisinin de sahip olabilmesi için Allah’a dua etmesi ve hayırlı dileklerde bulunması caizdir.
Örnek: Bir insan, başkasının başarılı olduğunu görüp, onun sahip olduğu başarıyı Allah’tan dileyebilir, ancak başkasının başarısını almak istemez. Bu durumda gıpta yerine dua edebilir. Allah’tan, kendi yolunda başarılar ve hayırlı işler dilemek, hem kişinin ruhsal sağlığını güçlendirir hem de ilahi adalet anlayışını pekiştirir.
5. Kötü ve Zararlı İşlerdeki Başarıları Kıskanmak
İslam, kötü ve zararlı işlerdeki başarıları kıskanmayı caiz görür. Ancak burada asıl mesele, zararlı işlerde başarı elde eden kişilerin bu başarıları başkalarına zarar vermek amacıyla kullanmalarıdır. Kişi, bu tür işlerde başarı gösterenleri kötü amaçlarla yaptıkları işlerde kıskanabilir, fakat burada söz konusu olan şey haset değil, başkalarının zarar verici eylemlerine karşı duyulan rahatsızlıktır.
Örnek: Bir insan, başkasının haram yollarla zengin olduğunu gördüğünde, bu tür başarıları kıskanabilir, ancak o kişinin başarısını kötü yolda kazandığını bildiği için bu tür yoldan sakınabilir.
Sonuç: Haset Ne Zaman Caizdir?
İlmî ve dini başarılar ile ilgili gıpta etmek caizdir ve hatta teşvik edilmiştir. Başkalarının iyi amellerine duyulan gıpta, kişinin manevi gelişimine katkı sağlar.
İyilik yapmak, hayır işlerinde bulunmak ve güzel ahlak sergilemek konusunda başkalarına gıpta etmek ve bu yolu takip etmek de caizdir.
Haset, kişinin başkalarının nimeti ve başarısı üzerine kötü niyetler taşımaması şartıyla caiz olabilir. Başkalarının başarılarının kendi başarısını engellemeyeceği düşüncesiyle ilham almak ve dua etmek doğru bir yaklaşımdır.
Kötü ve zararlı işlerdeki başarıları kıskanmak da caizdir, fakat burada amaç kişinin zarar verici işler yapmaması olmalıdır.
Özetle, İslam’da haset genellikle yasak ve kalp temizliğini bozan bir duygudur. Ancak, başkalarının güzel amelleri, hayır işlerinde başarısı ve iyi ahlakı konusunda duyulan gıpta, kişinin kendisini daha iyi bir insan yapmak için çaba göstermesi açısından caiz ve hatta teşvik edilendir.