Share
Hanefi Mezhebine Göre Sulh
Question
SULH
S.1. Sulh nedir ve kısımları nelerdir?
C.1. Sulh lügatte, Uzlaşma, muvafik olma anlamında olup hasımlı- ğın karşıtıdır. Ayette «Aralarında uzlaşırlarsa bir beis olmaz» (Nisa. 128) diyor. Insanlar arasında sulh yapma, onları uzlaştırma demektir. Istilahta, Karşılıklı rıza ile çekişmeyi kaldıran bir akittir.
Sulh üç kısımdır.
a)İkrarla sulh.
b)Sukatla sulh. Kabul etmemekle beraber inkâr da etmemek.
c)Inkärla sulh.
Bu üç sulh çeşidi de caizdir. İkrarla sulh, malla maldan vaki olursa, alış-verişteki hükümler itibara alınır. Eğer menfaatle maldan vaki olursa, icardaki hükümler muteber olur.
S.2. Sulhta itibara alınan şartlar nelerdir?
C.2, Sükût ve inkârla yapılan sulh, davalının hakkında yeminden kurtulma ve uyuşmazlığı bitirme içindir. Dava olunanın hakkında ise, muvazaa (karşılık) içindir. Dolayısıyla sulh ev için yapıldığında şufa olmaz, ev ile yapıldığında olur.
Ikrarla sulh olunduğunda, davalı şeyin bir kısmı başkasına olduğu ortaya çıkarsa, davalı verdiği miktarı geri alır. Eğer süküt veya inkärla sulh yapılırsa, sonradan davalı mal başkasına ait çıkarsa, davacı münakaşayı malın yeni sahibiyle yapar, eski davalıdan aldığinı geri verir. Davalı malın bir kısmı başkasına ait olduğu anlaşılırsa, onun karşılığında aldığıni geri verir ve yeni hak sahibiyle mücadele eder. Eğer bir evde beyan etmediği bir hakkı iddia edip onun karşılığı olarak bir miktar parayla sulh yapılırsa, sonradan evin bir kısmı başkasının malı olduğu ortaya çıktığında, ev sahibi davacıya verdiğinden bir şey geri alamaz. Çünkü davacının hakkı geri kalan kısımda da kalmış olabilir. Mal ve menfaat davalarında, kasıtlı veya hata cinayet davalarında sulh caizdir. Ancak had davasında sulh olmaz. Bir erkek, bir kadının nikâhlısı olduğunu iddia eder ve kadın da inkâr ederse, davayı terk etmesi için erkeğe bir miktar mal verip sulh yapması caizdir ve bu sulh hul’û (Talâkı satın almak) olur.
Eğer bir kadın bir erkeğin nikâhlisı olduğunu iddia eder, erkek kendisine davandan vazgeçmesi için bir miktar mal karşılığında sulh talebinde bulunursa caiz olmaz. Bir kişinin kölesi olduğunu iddia eder ve köleyle bir miktar mal karşılığında sulh yaparsa caiz olur. Bu sulh, davalının hakkında malla azat etmek olur. Borçlanma yoluyla başkasına ait olan şey üzerinde yapılan sulh, bedel verme ve almaya haml edilmez, hakkının bir kısmını alıp, diğerini affetme mahiyetinde olur. Bir kişide, halis bin dirhemi olup karışık beş yüz dirhemle sulh yapması caizdir ve hakkının bir kismindan geçip, diğer kısmını almış olur. Eğer müeccel olan bin dirhem üzerinde sulh ederse, caizdir ve alacağını tecil etmiş olur.
Nakit verilmesi gereken altınların bir ay sonra verilmesinde sulh yapılamaz. Aynı şekilde müeccel bin lirasının) yerine nakit beş yüz karşılığında sulh yapa veya bin siyah dirhem karşılında beş yüz beyaz dirhemle sulh yapa caiz değildir. Bir kişiyi sulh için vekil eder ve vekil hasımla sulh yaptığında, vekil ödemeyi tazmin etmemişse, sulh olunan miktarın vermesi gerekmez ve mal müvekkilindir.
S.3. Kişinin haberi dışında yapılan sulhun hükmü nedir?
C.3. Kişinin emri olmadığı halde onun yerinde bir şey üzerinde sulh yapıldığında, bu sulh dört kısma ayrılır.
a)Eger mal üzerine sulh yapılır ve mal tazmin edilirse sulh caiz olur.
b)Seninle bin üzerinde sulh ettim deyip, parayı teslim ederse sulh sahih olur.
c)Eger seninle bin üzerinde sulh ettim deyip teslim etmezse, bu durumda sulh akdi muallak kalır, eğer davalı onaylarsa caiz olur ve bini öder, onaylamasa batıl olur.
d)Borç iki ortak arasında müşterek olduğunda, birisi payı karşılığında bir elbise ile sulh ederse, diğer ortak muhayyerdir. Dilerse borçludan borcun yarısını alır, dilerse ortağından elbisenin yarısını alır. Ancak ortağı kendisine borcun dörtte birisini tazmin ederse muhayyerliği kalmaz.
Ortak payının yarısını alırsa, diğer ortak aldığı malda müşterek olur, sonra her ikisi de borçludan diğer alacaklarını alırlar.
Ortaklardan birisi alacaktaki payı ile bir eşya alırsa, diğer ortağına karşı borcun dörtte birisini tazmin eder. Selem yapan iki kişiden birisi, sermayesini geri alıp sulh yaparsa, Ebu Hanife ve Muhammed’e gör, caiz olmaz, Ebu Yusuf’a göre, sulh caizdir.
S.4. Mirasta sulhun hükmü nedir?
C4. Mirasın birkaç varisi varsa, maldan birisine bir şey vererek sulh yaptıkları takdirde, mal gayrimenkul veya ticaret eşyası ise, sulh caizdir.
Verdikleri malın azlığı çokluğu mühim degildir. Miras gümüş ise, altın, altın ise gümüş verirlerse yine sulh caiz olur.
Miras altın, gümüş ve başka şeylerden oluşuyorsa ve varisler, varislerden biriyle gümüş veya altınla sulh yaparlarsa, verilen mal aynı cinsten olan hissesinden çok olması gerekir ki, o cinsteki payı misliyle ödenmiş ve fazlası da mirastan diger haklarının karşılığı olsun.
Mirasın bir kısmı borç olduğu halde, vårisler varislerden biriyle borçtan istifade etmemek ve o borcun tamamı kendilerine kalma karşılıginda sulh ederlerse, sulh bal olur.
Eger varisle, borçlu olan hakkından teberi edip borçlulardan bir şey sevmemesi için sulh yapılırsa, caizdir.
Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları
Answer ( 1 )
Hanefi mezhebine göre sulh, yani anlaşmazlıkların çözülmesi ya da barış yoluyla uzlaşılması, İslam hukukunda önemli bir yer tutar. Hanefi mezhebine göre, sulh, tarafların bir meselede anlaşmazlıklarını barışçıl bir şekilde çözmelerini ifade eder. Bu süreç, tarafların birbirlerine karşı karşılıklı olarak anlaşmaya varmalarını ve genellikle bir uzlaşmaya varmalarını içerir. Sulh, şeriat hukuku çerçevesinde çözüm yolu olarak kabul edilir ve genellikle şu şekilde uygulanır:
Sulh Anlaşması: İki taraf arasında karşılıklı olarak kabul edilen bir anlaşma yapılır. Bu anlaşma, tarafların sahip oldukları hakları tamamen ya da kısmen birbirlerine devretmesi anlamına gelir. Örneğin, bir alacaklı borçludan alacağını almayı beklerken, borçlu borcunun bir kısmını ödeme veya tüm borcu bir süre erteleme yoluna gidebilir.
Sulh Yapmanın İslam Hukukundaki Yeri: Hanefi mezhebine göre, sulh yapmak, taraflar arasındaki ilişkinin düzenlenmesinde önemli bir yer tutar ve İslam’da barışın teşvik edilmesi gerektiği vurgulanır. İslam hukukunda sulh, insanların birbirleriyle olan ilişkilerinde daha adil ve huzurlu bir ortam yaratmak amacıyla teşvik edilen bir davranıştır.
Zaruret Durumu: Bazen taraflardan birinin haklarını geri almakta zorlanması veya çatışmaların büyümesi durumunda, sulh yapmak hem adaletin sağlanması hem de huzurun korunması adına gerekli olabilir. Bu durumda, sulh genellikle tarafların menfaatlerine zarar vermeden yapılan bir düzenlemeyi içerir.
Hanefi mezhebine göre sulh, adaletin temini ve toplumda huzurun sağlanmasında önemli bir mekanizma olarak kabul edilir.