Paylaş
Halk İradesi Ve İstişare
Question
HALK İRADESİ VE İSTİŞARENİN ÖNEMİ

Allah (c.c.) insanı yeryüzünde halife olarak yaratıp onu yeryüzünün imarına, düzenli ve güvenli bir toplumsal hayat içinde kimsenin hukukunu ihlal etmeden yaşamaya memur etmiş, insana yetki ve sorumluluk vermiştir.
Yüce dinimiz toplumsal hayatın her seviyesinde sevgiyi, şefkat ve merhameti, birbirini dinleme ve fikirlere saygı göstermeyi insan ilişkilerinin vazgeçilmez şartı sayar; dayatma ve baskıcılığın her türlüsünü de reddeder. Zira baskıcı tutumlar, yeryüzünün en şerefli varlığı olarak yaratılan insanın fıtratına aykırıdır. Allah Teâlâ, “Gerçek olan Rabbinin katından gelmiştir; artık dileyen İman etsin dileyen inkâr etsin”[1] buyurarak insanları hür bırakmıştır.
İslam dini istişareye önem vermiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.) uygulamaları da bu hususta bize ışık tutmaktadır. Bedir harbinde esir alınan kişilerin fidye karşılığında serbest kalmaları, Uhut harbinde şehrin dışına çıkılması, yine Medine’nin dışına çıkıp Hendek Savaşı hazırlıklarında hendek kazılması gibi kararlar hepsi istişare ile alınmıştır. Onun için Resûlullah Efendimiz, toplumsal konularda “Ben böyle istiyorum! Ben ne istersem o olur” dememiştir; aksine, farklı görüşleri almaya önem vermiştir.
Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.”[2]
Dört Halifenin seçimi de halkın iradesi ve istişare sonucunda olmuştur. Hz. Ebu Bekir’in halife seçildikten sonra yaptığı şu konuşma çok önemlidir: “Ey İnsanlar! En yeterliniz olmadığım halde başınıza geçmiş bulunuyorum. Görevimi iyi yaparsam bana yardımcı olunuz. Yanılırsam doğrultunuz. Doğruluk emanettir. Yalancılık ihanettir. İçinizdeki en zayıf kişi hakkını alıncaya kadar bana göre en kuvvetlidir. En kuvvetliniz de ondan başkalarının hakları alınıncaya kadar bana göre en zayıftır. Ben Allah (c.c.) ve Rasûlüne (s.a.v.) itaat ettiğim müddetçe bana itaat ediniz. Eğer Allah ve Rasûlünün yolundan ayrılırsam bana itaat etmeyiniz.”[3]
Eşitlik ve hürriyet içinde cumhurun yani halkın ekseriyetini yönetimde söz sahibi kılma manasında olan cumhuriyet sayesinde hak ve özgürlükler teminat altına alınmakta, istişareye dayalı halkın iradesi tecelli etmektedir. Bu irade huzuru ve güveni tesis etmektedir.
Bugün huzurlu bir şekilde yaşıyorsak, bu nimetin kadrini bilmeli, ülkemizi daha ileri bir seviyeye götürmek için gayret göstermeliyiz. Birlik ve beraberlik içinde yaşamalıyız. Birbirimize saygı göstermeliyiz.
Bu vesileyle ülkemiz ve kutsal değerlerimiz uğruna hayatlarını feda etmiş şehitlerimizi, geçmişlerimizi rahmetle anıyor; dirliğimizi, birliğimizi daim kılmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
BENZER KONULAR:
- İstişare Ve Önemi
- İstişare ve Şura nedir
- Hz Ömer’in hayatının kısa özeti
- Gıybetin Caiz Olduğu Durumlar
- Kuran’ı kim yazdı? Kuran Allah’tan mı geldi?
- Tümünü görüntüle.
[1] Kehf, 18/29.
[2] Al-i İmran 3/59
[3] DOĞRUL, Ö.Riza, Asrı Saadet, c.4, s.39
Answers ( 2 )
İstişare, İslam dininde önemli bir konumdur. İstişare etmek, Allah’ın emirlerine uygun hareket etmek, doğru karar vermek, hatalardan kaçınmak ve zararlı sonuçlardan korunmak için önerilir.
Kur’an-ı Kerim’de, “işlerini istişare ile yürütenlerin” başarılı olacaklarına dair bir ayet mevcuttur (Şura Suresi, 38). Bu ayet, istişare etmenin önemine işaret eder.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, önemli kararlar alırken ve bir konuda farklı görüşler olduğunda sahabelerine istişare etmiştir. Bu da, İslam dininde istişarenin önemli olduğunu göstermektedir.
İstişare, bir kişinin tek başına alacağı karardan daha doğru ve sağlam bir karar alınmasına yardımcı olur. Başkalarının fikirlerine kulak vermek, kendi bakış açımızı genişletir ve daha objektif bir karar vermemizi sağlar.
İstişare yaparken, güvenilir ve bilgili kişilerden görüş almak önemlidir. Ayrıca, istişare edilen kişilerin farklı görüşlerinin olması ve her birinin fikrine saygı gösterilmesi gereklidir. Bu şekilde, doğru karar almak daha mümkün hale gelir.
Sonuç olarak, İslam dininde istişare etmek önemlidir çünkü doğru karar vermemize, hatalardan kaçınmamıza, zararlı sonuçlardan korunmamıza ve Allah’ın rızasını kazanmamıza yardımcı olur.
Halk iradesi ve istişare, toplumların adaletli, huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yönetilmesinde temel iki ilkedir. Bu iki kavram, hem bireyin değerli olduğunu hem de ortak aklın önemini vurgular.
Halk İradesi Nedir?
Halk iradesi; toplumun kendi geleceğiyle ilgili kararlara katılma hakkıdır. İnsanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi, yöneticilerini seçebilmesi ve alınan kararlarda söz sahibi olması anlamına gelir. Halk iradesine saygı duyulan toplumlarda:
Adalet duygusu güçlenir
Güven ve birlik artar
Toplumsal barış sağlanır
İstişare Nedir?
İstişare; bir konuda karar almadan önce danışmak, fikir alışverişinde bulunmak ve ortak akla başvurmaktır. İslam kültüründe istişare çok önemli bir ilkedir ve Kur’an’da da teşvik edilmiştir. İstişare:
Tek taraflı kararları önler
Hataları azaltır
Daha isabetli sonuçlar doğurur
Halk İradesi ile İstişare Arasındaki İlişki
Halk iradesi, toplumun düşünce ve beklentilerini ortaya koyar; istişare ise bu düşüncelerin dikkate alınarak değerlendirilmesini sağlar. Yani:
Halk iradesi katılımı,
İstişare bilgelik ve dengeyi temsil eder.
Bu iki ilke birlikte uygulandığında yönetim daha adil ve kapsayıcı olur.
Neden Önemlidir?
Adaleti Sağlar: Kararlar tek kişinin değil, toplumun ortak görüşüyle alınır.
Sorumluluk Bilinci Oluşturur: İnsanlar alınan kararlarda pay sahibi olduklarını hisseder.
Birlik ve Beraberliği Güçlendirir: Farklı görüşler dinlendiği için ayrışma azalır.
Demokratik Kültürü Geliştirir: Saygı, hoşgörü ve katılım alışkanlığı kazandırır.
Günlük Hayatta İstişare ve Halk İradesi
Bu kavramlar sadece devlet yönetiminde değil;
Ailede
Okulda
Toplum içinde
da uygulanabilir. Ailede kararların birlikte alınması, sınıfta öğrencilerin fikirlerinin dinlenmesi, istişarenin günlük hayattaki örnekleridir.
Sonuç
Halk iradesi ve istişare, insanı merkeze alan, adaleti ve ortak aklı esas alan çok önemli değerlerdir. Toplumların gelişmesi, huzur içinde yaşaması ve doğru kararlar alabilmesi için bu iki ilkeye her zaman ihtiyaç vardır.