Görme Özürlü kimse haset edebilir mi?

Question

Görme Özürlü kimse haset edebilir mi?

Gorme Ozurlu kimse haset edebilir mi

Kıskançlık sadece gözle mi?

Şeyh Muhammed Mütevelli Şaravî şöyle der: Gören kimse gibi, görme özürlü olan kimse de hasette buluna rak söz konusu nimetin zeval bulmasını temenni edebilir. Dolayısıyla haset, görme organıyla değil iradeyle ilişkili bir fiildir. Haset eden kimse bunu kendi tercihiyle yapar. Kişi haset etmeye zorlanmaz. Hasedin oluştuğu yer gözler değil kalptir.

Bu ifadeden çıkarabileceğimiz hükümler şunlardır:

Hasetçi: Görme gücü olsun veya olmasın başka birinin sahip olduğu bir şeye haset eden kimsedir.

Nazar eden: Başka birine haset ederek ona zarar veren herkese nazar eden denir. Sadece görme gücüne bağlı olarak hasette bulunan kimse için kullanılır. Görme özürlü kimsenin nazarda bulunma imkanı yoktur.

Haset hakkında geniş araştırma:

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 2 )

    1
    2022-05-19T06:27:00+03:00

    Alimlerden bir tanesi görme özürlü birisinin hased edip, edemeyeceğini şu şekilde açıklamıştır;

    Gören kimse gibi, görme özürlü olan kimse de hasette buluna rak söz konusu nimetin zeval bulmasını temenni edebilir. Dolayısıyla haset, görme organıyla değil iradeyle ilişkili bir fiildir. Haset eden kimse bunu kendi tercihiyle yapar. Kişi haset etmeye zorlanmaz. Hasedin oluştuğu yer gözler değil kalptir.

    En iyi cevap
  1. Görme özürlü bir kişinin haset etmesi konusu, hem psikolojik hem de sosyo-kültürel bir perspektiften ele alınabilecek karmaşık bir meseledir. Temelde, haset insana özgü bir duygudur ve bir kişinin fiziksel engelleri, onun duygusal ya da psikolojik tepkilerini doğrudan etkilemez. Yani, görme engelli bir kişi de, başkalarının sahip olduğu şeylere karşı kıskanma, haset gibi duygular geliştirebilir. Ancak bu durum, engelin türüne, kişisel gelişim ve çevresel faktörlere göre farklılık gösterebilir.

    Haset Nedir?

    Haset, bir kişinin başkalarının sahip olduğu bir şeyin, kendisinde olmasını istemesi, bu kişiye karşı olumsuz düşünceler beslemesi anlamına gelir. Bu duygu, çoğu insanın zaman zaman yaşadığı, ancak sürekli hale geldiğinde kişinin içsel huzurunu bozan bir duygu olabilir. Haset, yalnızca fiziksel zenginlik, başarı veya görünüşle ilgili değil, aynı zamanda sevgi, saygı ve toplum içindeki statü ile ilgili de olabilir.

    Görme Engelli Bireylerde Haset Duygusu

    Görme engelli bir birey de, başkalarının sahip olduğu özellikler, başarılar veya imkanlar karşısında haset duygusu hissedebilir. Engelliliği, bir kişinin psikolojik durumunu ve duygusal tepkilerini değiştirebilir, ancak insanın doğası ve duygusal yapısı engellenebilir bir şey değildir.

    Duygusal ve Psikolojik Etkiler:

    Görme engelli bireyler, toplumda bazen farklılıklar yaşayabilirler ve bu, içsel olarak bir yetersizlik duygusu yaratabilir. Bu duygular, zamanla haset ve kıskanma gibi olumsuz hislere dönüşebilir.

    Örneğin, bir görme engelli kişi, görme yeteneğine sahip birinin başarılarını, sosyal ilişkilerini veya fiziksel yeteneklerini kıskanabilir. Bu duygular, sadece dış görünüşle değil, başkalarının sahip olduğu toplumsal kolaylıklar ya da fırsatlar ile de ilgili olabilir.

    Engellilik ve Farklılık Bilinci:

    Görme engelli bir kişi, toplumda genellikle daha farklı bir yer edinebilir ve toplumsal normlara uyum sağlamada zorluk yaşayabilir. Bu tür durumlar, özsaygıyı etkileyebilir ve zaman zaman başkalarına karşı haset duygularının gelişmesine neden olabilir.

    Ancak bu durumun, engelliliğin doğal bir sonucu olduğu söylenemez. Çünkü insan psikolojisi karmaşık ve çok katmanlıdır. Görme engelliliği olan bir kişi, özellikle manevi açıdan kendini tatmin edebilir, başkalarının sahip olduğu şeylere gereksiz bir şekilde takılmadan yaşamını sürdürebilir.

    Özsaygı ve Manevi Olgunluk:

    Görme engelli bir birey, özsaygısını geliştirmek için sosyal destek alabilir, farkındalık çalışmaları yapabilir veya dini ve manevi inançları sayesinde başkalarının sahip oldukları şeylere odaklanmak yerine, kendi güçlü yanlarına yönelebilir. İslam’da da buna benzer bir tavır şükür ve sabrı geliştirmeyi vurgular. Böylece, görme engelli bir kişi, başkalarının sahip olduklarına takılmak yerine, kendi imkanlarıyla mutlu ve huzurlu olmayı öğrenebilir.

    Toplumsal İlişkiler ve Haset:

    Görme engelli kişiler, toplumsal ilişkilerinde de bazen dışlanma ya da daha az ilgi görme deneyimleri yaşayabilir. Bunun sonucunda, bu kişilerde toplumsal bağlarını güçlendirme arayışı veya kendilerini değerli hissetme isteği doğabilir. Eğer bu ihtiyaç karşılanmazsa, başka insanların başarılarını veya ilişkilerini kıskanma durumu ortaya çıkabilir.

    Yine de bu durum, kişisel gelişimle ve toplumsal entegrasyonla önlenebilir. Destekleyici aile yapıları, arkadaş çevresi ve profesyonel yardımlar, görme engelli bireylerin sosyal hayata katılmalarını ve özdeğer duygularını artırmalarını sağlar.

    İslam Perspektifinden Haset ve Görme Engelli Bireyler

    İslam, haseti kötü bir ahlak olarak kabul eder ve insanları, sahip oldukları nimetlere şükretmeye teşvik eder. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) haset hakkında şöyle buyurmuştur:

    “Haset, insanın kalbinde kin ve düşmanlık oluşturur. Hasetçi, başkasının sahip olduğu bir nimeti kötülemesinin dışında, o kişinin huzurunu bozmaya çalışabilir.”

    İslam’a göre, bir kişi görme engelli olsa da, başka insanların sahip olduklarını kıskanması yerine, kendi sahip olduğu nimetlere şükretmeli ve bu engelin, Allah’ın bir imtihanı olduğunu kabul etmelidir. Kendi durumunu kabullenmek, sabır ve şükür ile haset duygularından uzaklaşmak, kişinin hem manevi olarak olgunlaşmasını sağlar hem de ruhsal açıdan daha sağlıklı bir yaklaşım sergilemesini sağlar.

    Görme Engelli Bireylerin Haset Edip Etmemesi İçin Neler Yapılabilir?

    Görme engelli bir kişinin haset duygularından kaçınabilmesi için şunlar önerilebilir:

    Özsaygı Gelişimi: Görme engelli bireylerin özsaygılarını geliştirebilecekleri ortamlar oluşturulmalıdır. Kendilerini kabul etmeleri ve engellilikleriyle barışık bir şekilde yaşamaları teşvik edilmelidir.

    Şükür ve Sabır: İslam’da, her insanın bir takım zorluklarla karşılaştığı ve sabırlı olmasının gerektiği vurgulanır. Görme engelli bir kişi, sahip olduğu her nimete şükrederek, başkalarının sahip olduklarıyla karşılaştırma yapmaktan kaçınabilir.

    Destekleyici Çevre: Görme engelli bireylerin, destekleyici aile üyeleri veya sosyal çevreleri olmalıdır. Aile ve arkadaş desteği, kişinin haset gibi olumsuz duygulardan uzaklaşmasını sağlar.

    Eğitim ve Farkındalık: Görme engelli bireyler için çeşitli eğitimler ve kişisel gelişim fırsatları sunulabilir. Kişinin kendini daha değerli hissetmesi, haset gibi duygulara kapılmasını engeller.

    Dini veya Manevi Pratikler: Dini inançlar ve manevi pratikler, kişinin kalbini temizler ve sahip olduğu her şey için şükretmeyi öğretir. Bu da kişinin haset duygularından uzaklaşmasını sağlar.

    Sonuç

    Görme engelli bir kişi, tıpkı diğer insanlar gibi, başkalarının sahip olduklarına karşı haset duygusu geliştirebilir. Ancak bu, engelliliğin doğal bir sonucu değildir. Haset, insanın içsel psikolojik yapısına dayanan bir duygudur ve engelliliği olan bir kişinin de bu duyguyu hissetmesi mümkündür. Ancak doğru manevi, psikolojik ve toplumsal destek ile bu duygulardan uzaklaşmak mümkündür. İslam, her koşulda şükür ve sabrı öğütleyerek insanları daha sağlıklı bir yaşam sürmeye yönlendirir.

Cevapla