Fakirlere kimsesizlere ve yoksullara yardım etmek

Question

KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK

Fakirlere, Yetimlere, Muhtaçlara Yardım Etmek Adabı

Müslüman “ben” merkezli bir hayatın içerisinde asla hapsolacak konumda değildir. Kuranın ilk suresi olan Fatiha suresinde: “yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Sen’den yardım isteriz” ayetinde ki kolektif ruh bilinci, imanın tezahürü olan ibadetler ve ahlakta net bir şekilde ortaya çıkar. İnsanın sevincini de, acısını da başkalarıyla paylaşması insanın fıtratına yerleştirilmiştir. Allah (c.c) Müslümanlardan bir başkasına karşı duyarsız olmamasını ister. Özellikle de kimsesizlerin, yetim ve öksüzlerin, yolda kalmışların, esirlerin, borçluların kısaca dertlilerin söz konusu olduğu durumarda, Müslüman sığınılacak, güvenilecek bir konumda olmalıdır. Allah Teala Bakara suresinin 177. ayetinde iyiliğin ne olduğunu belirtirken, iman ilkelerinden hemen sonra “öksüzlere, çaresizlere, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirler uğrunda seve seve mal verenleri sayması” dikkat çekicidir.

Yetim olan ve Allah’ın gözetiminde yetiştirilen bir Peygamberin ümmetiyiz.  Allah Resulü (s.a.s): ““Dul ve kimsesizler için çalışan, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri oruç tutup geceleri de ibadet eden kimse gibidir”[1] yine:”Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben cennette şöyle yan yana bulunacağız”[2]buyurmuştur.

Müslümanlardan teşekkül eden bir topluluk, kimsesizler için bir emniyet ve selamet diyarıdır. Allah’ın şekle, kılık kıyafete, surete ve saltanata değil; kalbe ve amele nazar ettiğini bilen bir Müslüman nasıl olurda yaşadığı toplumda ihtiyaç sahiplerine duyarsız kalabilir? Her gün biraz daha yalnızlaşan insanlar… Çocukları için hayatlarını feda eden, anne-babaların sesine ses veremeyen evlatları, komşularının ölüm haberlerini haberlerden öğrenen komşular müşahede ediyoruz. Bu yanlışların giderilmesi için Kuran ve sünnetin çağrısına daha içten kulak vermeliyiz. Bu hayat acısıyla tatlısıyla bir imtihandır. “O Allah ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.”[3] Ayeti Kerimesi de bu gerçeği vurgulamaktadır.“Bizim derdimizle dertlenmeyen bizden değildir” [3]buyuran Son Nebi’nin dikkat çekici bir hadisiyle  bitirmek istiyorum:” size cennetlikleri bildireyim mi? Aciz ve alçak gönüllü olduklarından kimsenin ehemmiyet vermedikleri ama yemin etseler Allah’ın isteklerini hemen yerine getireceği kimselerdir. Cehennemlikleri de haber vereyim mi? Boynu kalın ve karnı geniş, katı kalpli ve kurularak yürüyen kimselerdir.” [4]

                                                          

[1]- Buhari, Nafakat, 1

[2]- Buhari, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42

[3]- Mülk suresi 2

[4]- Münavi, Feyzül Kadir, 6/67

[5]- Buhari, Eyman 9; ibn Hanbel, 3/145

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answers ( 2 )

    1
    2020-11-05T11:40:08+03:00

    Mülk Allah’ındır, insanlar ise mülkün mutasarrıfıdırlar. Yani mülk üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahiptirler. İnfak aslında sadece bir iyilik değil, aynı zamanda bir görevdir. Görevi yerine getiren kimse ise karşılığını görevi verenden alır. Bu görevi veren Allah’tır. Mükafatını da Allah’tan beklemek gerek.

    Rabbimiz Ku’an-ı Kerim’de buyuruyor;

    “Gördüm mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.” (Maun Suresi 1/3)

    Best answer
    1
    2025-09-19T14:47:47+03:00

    Fakirlere, kimsesizlere ve yoksullara yardım etmek, İslam’da hem insani hem de dini bir sorumluluktur. Bu davranış, hem bireyin kalbini temizler hem de toplumda barış ve dayanışmayı güçlendirir.

    1. Yardım Etmenin Önemi

    Allah’ın Rızasını Kazanmak:

    Yardım etmek, Allah katında sevap kazandırır.

    Kur’an’da:

    “Mallarını Allah yolunda harcayanlar, tıpkı bir tahıl tanesi gibi olur; ondan yedi başak çıkarır.” (Bakara, 2/261)

    Toplumsal Dayanışmayı Güçlendirmek:

    Fakir, kimsesiz ve yoksulların ihtiyaçlarını karşılamak, toplumda huzur ve güveni sağlar.

    Kendini Eğitmek ve Bencillikten Kaçınmak:

    Yardım, insanın paylaşma ve fedakârlık bilincini geliştirir.

    2. Yardım Etmenin Yöntemleri

    Maddi Yardım:

    Para, gıda, giyecek gibi ihtiyaçları karşılamak.

    Manevi Destek:

    Dua etmek, moral vermek, yalnız bırakmamak.

    Eğitim ve Rehberlik:

    Fakir ve yoksullara beceri kazandırmak, iş ve eğitim imkânları sağlamak.

    Gizli Yardım:

    Yardımı ifşa etmeden yapmak, riyakârlıktan kaçınmak.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur:

    “Sağ elin verdiğini sol el bilmesin.” (Buhari, Müslim)

    3. Özet

    Fakirlere, kimsesizlere ve yoksullara yardım etmek, insanî sorumluluk ve ibadet bilincinin bir göstergesidir. Hem maddi hem manevi destek sağlamak, hem Allah’ın rızasını kazanır hem de toplumda dayanışmayı artırır.

Leave an answer