Ezan dinlerken nelere dikkat edilmelidir?

Question

Ezan dinlerken nelere dikkat edilmelidir

EZANI DİNLEYENİN YAPMASI SÜNNET OLAN ŞEYLER

الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله وعن أبي سعيد الخدري رضي عليه وسلم: «إذا سمعتم النداء فقولوا مثل ما يقول المؤذن.» متفق عليه.

198- Ebu Said el-Hudrî radıyallahu anhın rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ezanı duyduğunuz zaman müezzinin söylediklerini söyleyiniz.

وللبخاري عن معاوية رضي الله عنه مثله إلى أخر الشهادتين.

199- Buhari, şehadet cümlelerinin sonuna kadar olacak şekilde hadisin bir benzerini Hz. Muâviye radıyallahu anhdan nakletmiştir.³¹

الله عنه قال: قال رسول الله صلى رضي الخطاب ولمسلم: عن عمر بن الله عليه وسلم: «إذا قال المؤذن: الله أكبر الله أكبر فقال أحدكم: الله أكبر الله أكبر. ثم قال أشهد أن لا إله إلا الله قال: أشهد أن لا إله إلا الله. ثم قال: أشهد أن محمدا رسول الله قال أشهد أن محمدا رسول الله. ثم قال: حيّ على الصلاة قال: لا حول ولا قوة إلا بالله. ثم قال:حي على الفلاح قال: لا حول ولا قوة إلا بالله ثم قال: الله أكبر الله أكبر قال: الله أكبر الله أكبر ثم قال: لا إله إلا الله قال: لا إله إلا الله من قلبه دخل الجنة.»

200- Müslim’in Hz. Ömer b. Hattab radıyallahu anhdan nakletti ği bir hadiste Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Müezzin ‘Allahu Ekber Allahu Ekber’ dediği zaman sizden biriniz kalpten ‘Allahu Ekber Allahu Ekber’; sonra ‘eşhedü en lâ ilâhe illal lah’ dediği zaman ‘eşhedü en lâ ilâhe illallah’; sonra ‘eşhedü enne Muhammeden Resûlullah’ dediği zaman ‘eşhedü enne Muhammeden Resûlullah; sonra ‘hayye ale’s-salât’ dediği zaman ‘lâ havle velâ kuvvete illâ billâh’; sonra ‘hayye ale’l-felâh’ dediği zaman ‘lâ havle velá kuvvete illâ billâh’; sonra ‘Allahu Ekber Allahu Ekber’ dediği zaman ‘Allahu Ekber Allahu Ekber’; sonra ‘lâ ilâhe illallah’ dediği zaman ‘lá ilâhe illallah’ derse cennete girer. “

Hadislerden Çıkarılan Hükümler:

Ebu Said hazretlerinin “ezanı duyduğunuz zaman…” diye başlayan hadisi çok kısa olmasına rağmen birçok hükme delalet etmektedir. Hz. Muâviye ve Hz. Ömer b. Hattab’ın hadisleri bu hükümlerin bir kısmını açıklamaktadır. Söz konusu hükümlerin en önemlilerini kısaca özetleyip aşağıda zikredeceğimiz meselelerde onları birbirine katarak göstermeye çalışacağız:

1- Birinci hadiste geçen “Nidâyı (ezani) duyduğunuz zaman müez zinin söylediklerini söyleyiniz.” cümlesinde geçen emir kipi “duyduğu nuz zaman” fiilinin cevabı olarak zikredilmiştir ve emir vaciplik ifade eder. Buna göre müezzini duyan kişinin ona icabet etmesi vaciptir. Fakih ve hadisçi olan Kemâleddin İbnü’l-Hümâm’ın naklettiğine göre Hanefiler’in görüşü bu yöndedir.

Diğer üç imama göre müezzini işiten kişinin ona icabet etmesi müste haptır. İbnü’l-Hümâm’ın belirttiğine göre hadiste geçen emir kipini vacip likten başka bir anlama çekecek herhangi bir karine mevcut değildir. Buna dikkat et.

2- Yine birinci hadisteki ifade erkek veya kadın, temiz veya mudis, cü nüp, hayızlı veya nifaslı olsun, bir işle uğraşıyor, Kur’an okuyor, ders veri yor veya ders dinliyor olsun ezanı işiten herkese hitap etmektedir. Alimler, bütün bu insanların müezzine icabet etmelerinin istendiği konusunda görüş birliğine varmışlardır. Buna göre Kur’an okuyan okumaya ara verir, ders okutan ve ders alan dersi keser.

Çünkü müezzine icabet fırsatı elden kaçar ama bu yaptıklarını yine yapmaya devam edebilirler. Hanefiler’deki bir başka ibareye göre, ilim öğ retmekte ve öğrenmekte olan kimseler müezzine icabet etmeyebilirler. Bu da ders veren ve ilim öğreten kimseye düşüncelerini açıklamayı tamamla ma fırsatı verir, sonra müezzine icabet eder.

Alimler idrar ve cinsel ilişki gibi zikre engel olan håller içinde bulunan kişileri bu hükmün dışında tutmuşlardır. Bu kişiler işlerini bitirene kadar müezzine icabet etmezler. Alimler namaz kılmakta olan kişi hakkında ihtilaf etmişlerdir. Cumhura göre, “Muhakkak ki namazda bir meşguliyet vardır.” hadisinden dola yı namaz kılan kişi müezzine hiçbir şekilde icabet etmez. Mâlikiler’e göre nafile namaz kılmakta olan kimsenin iki şehâdet cümlesi bitinceye kadar müezzine icabet etmesi menduptur, ancak farz namaz kılanın böyle yap ması mekruhtur. 33 Cumhurun hadisi namazdaki kişinin müezzine icabet edemeyeceği görüşünün doğruluğunun ağır bastığını göstermektedir.

3- Birinci hadiste geçen “nida” kelimesinden kasıt beş vakit namaza yapılan çağrıdır ki ezandır. Görüldüğü gibi bu mutlak bir lafızdır ve cenaze veya bayram namazı için okunacak ezan gibi mekruh bile olsa her ezan için geçerlidir. Alimlerin ittifakla kabul ettikleri görüşe göre mekruh olan ezana icabet edilmez. “El-nida” kelimesinin başındaki elif-lâm ahit içindir, yani şeriatta maruf ve mesnûn (sünnet) olan ezanı ifade eder.

4- Hadiste geçen “duyduğunuz zaman” ifadesinin zahirine göre kişi nin ezanı her işittiğinde icabet etmesi vaciptir. Peki, çoğu kez olduğu gibi ezan birden çok yerde okunduğunda ne olacak? Tercih edilen görüşe göre böyle bir durumda kişi ilk okuyan müezzine uyar. Çünkü maksat onunla elde edilmiş olur. Aynı zamanda emir kipi tekrar gerektirmediğinden do layı deriz ki, bütün ezanlar tek bir ezan gibidir. Çünkü hepsi de aynı vakti bildirmek için okunmaktadır.

5- Hadiste geçen “müezzinin söylediklerini” ifadesinin zahirine göre, kişi müezzinin bütün söylediklerini sonuna kadar söyler ki cumhur bu gö rüşü benimsemiştir.

Mâlikiler’in meşhur olan görüşüne göre, kişi müezzinin söylediklerini sadece iki şehadet cümlesinin sonuna kadar söyler. Onlar bu görüşlerini desteklemek için Muaviye b. Ebi Süfyan’ın Buhari’de geçen ve müezzini işittiğinde “eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” cümlesinin sonuna ka dar onun sözlerini tekrar ettiğini anlatan hadisini delil göstermişlerdir ki bu hadis merfü hükmündedir.

Hadisin zahiri cumhuru desteklemektedir ve ezanın bütün cümlelerini dile getiren başka hadisler de onları teyit etmektedir.
6- Hadiste geçen “müezzinin söylediklerini” ifadesinin zahirine göre müezzini dinleyen kişi “hayye ale’s-salât” ve “hayye ale’l-felâh” cümleleri ni onunla beraber tekrar eder. Ancak Ömer b. Hattab radıyallahu anhin “sonra ‘hayye ale’s-salât’ dediği zaman ‘lâ havle velá kuvvete illâ bil lâh’; sonra ‘hayye ale’l-felâh’ dediği zaman ‘lâ havle velâ kuvvete illâ billáh derse” şeklindeki hadisi kişinin böyle söylemesi gerektiğini gösteri yor. Cumhur da bu görüşü kabul etmiştir. Çünkü bu hadis has olup “ezani duyduğunuz zaman…” hadisi âmdır ve hâs olan lafız âm olanı yorumlar ve ondan önce gelir.

Burada umumun muteber olduğunu gösteren bir olay vaki olmuştur. İbnü’l-Hümâm şöyle diyor: “Bizler sufi şeyhlerinden bazılarının iki hadisle amel etmek amacıyla her ikisini yapıp kendisine dua ettiğini sonra ‘lâ hav le vela kuvvete illâ billâh’ dediklerini gördük.”

7- “Ezanı duyduğunuz zaman müezzinin söylediklerini söyleyi niz.” hadisindeki şart cümlesinin zahirine göre, kişi müezzinin her cümleyi bitirişinde onu takip eder, ne onun önüne geçer ne de geri kalır. Eğer kişi ezanın sonuna kadar gecikirse ve ezan henüz yeni bitmişse ezana icabeti telafi etmesi müstehaptır.

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

    1
    2023-12-12T00:28:16+03:00

    Ezan, İslam dininde namaz vaktinin geldiğini bildirmek için okunan bir çağrıdır. Ezan, Allah’ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed’in peygamberliğini ve İslam dininin hak din olduğunu ilan eder.

    Ezan dinlerken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar şunlardır:

    Ezan okunurken, müezzinin sözlerini takip edilmelidir.
    Ezan okunurken, dua edilmelidir.
    Ezan okunurken, sakin ve saygılı bir şekilde davranılmalıdır.
    Ezan okunurken oturuşunu düzeltmek saygının bir ifadesidir. Müezzinin sözlerini takip etmek, ezanın anlamını daha iyi anlamamızı sağlar. Dua etmek, Allah’a yönelmek ve ondan yardım ve lütuf istemek demektir. Sakin ve saygılı bir şekilde davranmak ise, ezanın kutsallığına olan saygımızı gösterir.

    Ezan okunurken yapılması gereken bazı davranışlar şunlardır:

    Ezan okunurken konuşmak, gürültü yapmak ve dikkati dağıtacak davranışlardan kaçınılmalıdır.
    Ezan okunurken, iş veya başka bir şeyle meşgul olmaktan kaçınılmalıdır.
    Ezan okunurken, namaza gitmeye  niyet edilmeli ve namaza hazır olunmalıdır.
    Ezan okunurken konuşmak, gürültü yapmak ve dikkati dağıtacak davranışlardan kaçınmak, ezanın anlamını ve kutsallığını anlamamızı engelleyecektir. Ezan okunurken iş veya başka bir şeyle meşgul olmak ise, Allah’ın çağrısına kulak vermememiz anlamına gelir. Ezan okunurken namaza niyet etmek ise, Allah’ın huzuruna çıkmaya hazır olduğumuzu gösterir.

    Ezan, İslam dininin önemli bir ibadetidir. Ezan dinlerken dikkat edilmesi gereken hususları göz önünde bulundurarak, bu ibadetin anlamını ve kutsallığını daha iyi anlayabiliriz.

    En iyi cevap

Cevapla