Paylaş
Evlatlık edinmek, koruyucu aile olmak
Question
İslam Dininde Evlatlık edinmek, koruyucu aile olmak
Kusura bakmayın uzun yazdım ama anlamak için :)) konum daha doğrusu sorularım evlatlık almak ve koruyucu aile olmakla alakalı.
Evlatlık edinme: nüfusuna alıp kendi evladı gibi bakmak. Dinimizce haramdır.
Nedenleri:
1. başkasının çocuğunu kendi evlâdı yerine getirerek, haksız ve sahte bir muamele yapılmaktadır
2. bu çocuk büyüyünce aile içerisinde mahremiyet hususlarına riayet edilmeyecektir. (Ergenlik sonrası)
3. Evlâtlık olarak alınan çocuk mirasa ortak olacaktır.
—-
Koruyucu aile: çocuğun velayetinin biyolojik ailede olduğu, ama sizin aile ortamınızda ,aynen sizin çocuğunuz gibi birlikte yaşadığı bir model. Kişinin muhtaç bir çocuğa bakması caiz olduğu gibi, dinimiz de teşvik etmiştir.
(!) Ancak dikkat edilmesi gereken husus, koruma altına alınan çocuk bulüğ çağından sonra kız ise evin erkeklerine, erkek ise evin kadınlarına namahrem olacağından, örtünme ve yalnız kalmama hususlarına dikkat edilmesi gerekir.
Anlamadığım sorular şunlar:
1. Evlatlık edinirsen yani çocuğu nüfusuna alsan, ve yukarda yazan 3 nedene dikkat etsen. Yani en başından beri çocuğu oğlum veya kızım demesen ve öyle yetiştirmesen. Başkasının çocuğusun bilincinde büyütmek. Miras konusunu en başından halletsen, yani hiçbir hakka sahip olmasa (nüfusu evlat edinecek ailede olmasına rağmen) ve ergenliğe girdiğinde, kesinlikle herzaman dikkat etseler yalnız kalma durumuna, ozaman caizmidir evlatlık edinmek ?
2. Bu üstteki sorumda bahsettiğim özelliklerle birlikte evlatlık edinmek ile koruyucu aile arasındaki tek fark nüfusuna almamakmıdır?
3. Ömür boyu bir çocuğa koruyucu aile olmak caizmi ? (ömür boyu kendi evinde bakmak yetiştirmek, ancak nüfusuna almayarak). Yani evlatlık gibi ama nüfusuna almayarak bakmak. Ve yukarda bahsedilen 3 şeye dikkat ederek..
BENZER KONULAR:
- Çocuğu olmayan bir kimse Evlatlık edinmesi caiz mi?
- Evlatlık ve Miras Konusu
- İslam da Evlatlık edinmek günah mı
- Evlatlık kız ile baba mahremiyeti
- Yeğene verilen Evlatlık
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 2 )
Sormuş olduğunuz sorunun cevabı uzun olduğundan değil yoğun olduğundan bakılamamıştır. Hakkınızı helal edin. Sizlerinde dediği gibi İslam’da evlat edinme diye bir durum söz konusu değildir.
1) Siz harem ve selam olayına istediğiniz kadar dikkat etseniz de aynı evi aynı odayı paylaşıyorsunuz bu biraz mümkün olmamaktadır. Ama bildiğim kadarı ile anneye belirli ilaçlar verildiğinde anneden süt gelme olasılığı oluyor. Bu çocukta iki yaşından büyük olmadığı takdirde siz süt annesi eşiniz de süt babası olmaktadır. Ama çocuk 2 yaşından büyük ise bu durum gerçekleşmemektedir.
2) Evlatlık alma ile koruyucu aile arasındaki fark çocuk 18 yaşından sonra sosyal hizmetlere alınıyor.
3) Sorunuzun cevabı 1. sorunun cevabı ile aynıdır
İslam dininde evlatlık edinme ile koruyucu aile olma arasında önemli farklar vardır. İslam, özellikle Kur’an’ın nazil olduğu dönemde Arap toplumunda yaygın olan “nesep (soy) bağını değiştirme” anlayışına karşı çıkmış, evlatlığın öz çocuk gibi kabul edilmesini ve ona babasının ismi dışında bir isimle hitap edilmesini yasaklamıştır. Bu konudaki temel ayet Ahzâb Suresi, 4-5. ayetlerdir:
“Allah, evlatlıklarınızı öz çocuklarınız gibi kılmamıştır… Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha doğrudur.”
Bu düzenlemenin temel sebebi, miras, mahremiyet (evlenme yasakları) ve kimlik hukuku gibi konularda karışıklığı önlemektir. Bu sebeple İslam hukukunda, evlatlığın öz çocuk yerine geçmesi, ona soy bağı kurulması ve bu yolla mirasçı olması kabul edilmez.
Ancak koruyucu aile olmak, yani bir çocuğu barındırmak, eğitmek, beslemek, ona şefkat göstermek ve korumak İslam’da son derece teşvik edilen bir davranıştır. Bu, “himaye” veya “kefalet” kapsamında değerlendirilir. Koruyucu aile, çocuğa kendi soyadını vermez, onu öz çocuğu gibi mirasçı yapmaz, fakat çocuğun bakımını ve terbiyesini üstlenir. Çocuk, biyolojik babasının soyuna bağlı kalmaya devam eder.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de yetim ve kimsesiz çocukların bakımını teşvik etmiş, “Yetimin velisi (bakımını üstlenen kimse) benimle cennette böyledir” (Buhari, Müslim) diyerek iki parmağını yan yana getirmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber’in, evlatlık edindiği Zeyd b. Hârise’ye, İslam’ın bu hükmünden sonra artık “Zeyd b. Muhammed” değil, kendi babasına nispetle “Zeyd b. Hârise” denmesini emretmesi de konunun hassasiyetini gösterir.
Özetle:
Nesep bağını değiştirerek evlatlık edinmek (çocuğu öz çocuk gibi kabul etmek, soyadını vermek, mirasçı yapmak) İslam’da caiz değildir.
Koruyucu aile olmak (bakım, barınma, eğitim, şefkat sağlamak; ancak soy bağını ve miras hukukunu değiştirmemek) helaldir, teşvik edilmiştir ve büyük sevaptır.
Günümüzde Müslüman ülkelerde yaygın olan uygulama da bu çerçevede şekillenir: Çocuk korunur, kollanır, eğitilir; fakat ailenin öz çocuğu gibi miras hakkı olmaz, babasının adıyla anılır ve ergenlik çağından sonra aynı evde yabancılarla (mahrem olmayanlarla) ilgili tesettür kuralları gözetilir.