İslam da evlatlık edinmek günah mı

Question

Çocuğunu evlatlık vermek caiz mi günah mı

Merhaba, benim kocamin abisi ve karisi 10 yildir cocuk sahibi olmak istiyor ancak olmuyor bi rahatsizlik nedeniyle.
Ben esimle bir cocuk yapip onlara evlatlik olarak versek günah olurmu

Cevap:

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Zeyd Bin Harise yi evlatlık olarak kendine almış ve daha sonra kendi öz oğlu diye ilan etmiş. Allah Teala Celle celalühü ayette evlatlarınız hiçbir zaman öz çocuklarınız gibi değildir,buyurmustur. Çocuk küçükken problem olmaz fakat büyüdükten sonra erkek olursa anne adayı için sıkıntı olur sıkıntıdan kastımız namahremdir. Sabr ederlerse onlara büyük sevap vardır. Allah sabredenlerle beraberdir.

CEVAP:

Bu tür hassas konularda İslam hukukuna (fıkıh) göre doğru bilgi almak çok önemli. Sorunuzu iki başlıkta cevaplamak faydalı olacaktır:

1. İslam’da Evlatlık Edinmek Günah mı?
Önemli: İslam’da cahiliye dönemindeki gibi soy bağını değiştiren, miras ve mahremiyet ilişkilerini düzenleyen “nesep” esaslı evlatlık kurumu yasaklanmıştır. Bunun nedeni, Kur’an’da açıkça belirtilmiştir:

“Allah, evlatlıklarınızı öz çocuklarınız gibi kabul etmemiştir…” (Ahzab Suresi, 4. ayet)

Ancak İslam, kimsesiz veya ihtiyaç sahibi bir çocuğa sahip çıkılmasını, ona bakılmasını, eğitilmesini ve korunmasını büyük bir sevap olarak teşvik eder. Bu, “evlat edinmek” olarak bilinse de İslam’daki doğru adı “himaye” veya “koruyucu aile” sistemidir. Bunun şartları:

Çocuk kendi soyadını ve miras hakkını korur.

Evlat edinen aile, çocukla mahremiyet sınırlarına dikkat eder (örneğin, süt akrabalığı yoksa ergenlik sonrası yabancı sayılırlar).

Çocuk, biyolojik babasının adıyla anılır.

Bu kurallara uyulduğunda evlatlık edinmek günah değil, aksine sevaptır. Uyulmadığında (soy gizleme, mirastan mahrum etme, mahremiyeti ihlal etme) günah olur.

2. Kendi Çocuğunuzu Başka Bir Aileye “Evlatlık Vermeniz” Günah mı?
Bu çok farklı ve çok daha hassas bir konudur. İslam’da bir anne-babanın, biyolojik olarak kendi öz çocuğunu tamamen başka bir aileye devretmesi, onu kendi nesebinden koparması, onu başkasının çocuğu gibi göstermesi ve üzerindeki velayet hakkını tamamen terk etmesi kesinlikle caiz değildir, haramdır ve büyük günahlardandır. Bunun sebepleri:

Nesebi (soyu) gizlemek: Kur’an’da “Onları babalarına nispet edin…” (Ahzab, 5) emri vardır. Bir Müslüman çocuğu bilerek başkasına nispet edemez.

Miras hakkını ihlal: Çocuğun biyolojik ebeveynlerinden miras hakkı vardır, bu hak gasbedilmiş olur.

Velayet hakkı: İslam’da çocuğun bakımı, himayesi ve eğitimi öncelikle biyolojik anne-babaya aittir. Bu hak ve görev devredilemez.

Mahremiyet sorunları: Çocuk, kendisine “anne-baba” diyen aileyle aslında mahrem değildir. Bu, ileride farklı sorunlara yol açar.

İstisna: Sadece geçici bir süreliğine, çocuğun iyiliği için (örneğin anne-babanın hastalığı, ölümü veya bakamayacak durumda olması) güvenilir bir aileye “emaneten” bakıcı aile yanına vermek caizdir. Ancak bu durumda bile:

Çocuk kendi soyadını taşır.

Miras hakkı devam eder.

Biyolojik ebeveynle ilişkisi tamamen kesilmez.

Çocuk, bakıcı aileye “anne-baba” demez.

Sizin Durumunuza Özel Değerlendirme
Kesinlikle yapmanız caiz olmayan şey: Kendi öz çocuğunuzu yapıp, onu tamamen bir başkasına “evlatlık” olarak vermek, soyunu gizlemek, onu kendi çocuğunuz olmaktan çıkarmak. Bu büyük günahtır ve çocuğun hem dünya hem ahiret hakkına tecavüzdür.

Peki kısırlık çeken yakınlarınıza nasıl yardım edebilirsiniz?

Süt kardeşlik yoluyla mahremiyet sağlamak: İslam’da bir kadın (sizin gibi) başka bir kadının çocuğunu emzirirse (2-5 yaş arası, en az 5 doyurucu emzirme), o çocukla süt anası ve onun kocası arasında mahremiyet oluşur. Bu durumda çocuk, süt babasının yanında mahrem olur. Ancak bu soy bağını değiştirmez, çocuk yine sizin öz çocuğunuzdur. Sadece aile içi mahremiyet sorununu çözer. Bu yöntemle çocuğunuzu sürekli olarak amcasının yanında bakıma bırakabilirsiniz, ama velayet sizde kalır.

Tedavi veya tüp bebek gibi tıbbi çözümleri teşvik edin.

Yetim veya kimsesiz bir çocuğun himayesini (koruyucu aile) onlara tavsiye edin. Bu çocuk, kendi soyunu korur, onlar da sevap kazanır.

Çocuksuzluğu sabırla karşılamalarını, bunun bir imtihan olduğunu hatırlatın. Allah dilediğine dilediğini verir; belki onlar için hayırlısı böyledir.

Özet ve Net Cevap
Evlatlık edinmek (İslami kurallarla = himaye) günah değil, sevaptır.

Kendi çocuğunuzu başkasına evlatlık vermek (soyu gizleyerek, tamamen devrederek) kesinlikle haram, büyük günahtır.

Çocuğunuzu emaneten, geçici süreliğine ve kendi nesebini koruyarak amcasının yanına bırakmak caizdir, ancak velayet sizde kalır. Bu durumda çocuk onlara “anne-baba” diyemez, sizin çocuğunuz olarak kalır.

En doğru ve İslam’a uygun yardım şekli: Ya onlara kimsesiz bir çocuğu himaye etmelerini önermek ya da süt akrabalığı yoluyla mahremiyet sağlayıp çocuğunuzu onların yanında büyütebilirsiniz (ama çocuk sizindir).

Son olarak: Bu çok önemli bir konu. Vaktiniz varsa bir Diyanet İşleri veya güvenilir bir İslam âlimine danışmanız en doğrusu olur. Ancak genel fıkıh kuralı şudur: “Hiçbir çocuk, biyolojik anne-babasından koparılıp başkasının çocuğu yapılamaz.”

Allah sizi hayırlı evlatlarla rızıklandırsın, ama en doğru yoldan. Kolaylıklar dilerim.

Benzer Konular:

About Soru

Answer ( 1 )

    1
    2025-02-15T12:38:34+03:00

    İslam’da evlatlık edinmek, doğrudan günah olarak kabul edilmez, ancak evlat edinilen çocukların biyolojik kökenlerini gizlemek ve onların gerçek soylarını değiştirmek doğru değildir. İslam’da evlat edinme işlemi, çocuğun biyolojik ailesinin yerine koyulması anlamına gelmez. Yani, evlat edinilen çocuk, evlatlık veren ailenin soyuna dahil edilmez ve miras hakları gibi düzenlemeler farklıdır.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) evlatlık edinmişti, ancak o dönemde bile evlatlık edinilen çocuğun kendi soyadı korunmuştu. Bu nedenle, İslam’da evlatlık edinmek, çocuğa gereken sevgiyi ve bakımı sunmak, ona düzgün bir ortam sağlamak teşvik edilmiştir. Ancak çocuğun biyolojik soyunu ve haklarını göz ardı etmek ya da onu biyolojik çocuğun yerine koymak doğru kabul edilmez.

    Best answer

Leave an answer