Paylaş
Erkeğin Kazandığı Parada Kadının Hakkı Var mıdır?
Question
Erkeğin Kazandığı Parada Karısının Söz Hakkı Var mıdır?

Erkek; eşinin tabii olan ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Erkek, eşinin bu ihtiyaçlarını karşılarken ne abartarak karşılamış olacak ne de asgarisinden daha aşağıda bırakmış olacaktır. Yöre şartları neyi gerektiriyor ise o şekilde kadının ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır erkek. Bununla beraber kadının, ihtiyaçları karşılandıktan sonra kocası tarafından kazanılmış olan parayı sorma, araştırma ve soruşturma hakkı yoktur. Kendi ihtiyaçları karşılanıyor ise erkek bu parayı istediği şekilde sarf edebilir. Kadının ihtiyaçları kocasına aittir. Bu kadın ister zengin, isterse fakir olsun durum değişmez. Ebû Süfyan’ın karısı Hind, Resûlullah’ın (s.a.s.) huzuruna gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü! Ebu Süfyan cimri bir adamdır, ne bana ne de çocuklarına yeterli harcamada bulunmuyor. O görmeden malından alabilir miyim?” diye sorduğunda Allah Resûlü (s.a.s.); “Kendine ve çocuklarına yetecek kadarını alabilirsin.” (Nesâî, Kadâ, 34) buyurmuştur. Aynı zamanda meşru bir şekilde çalışan bir hanım helal bir işte çalışıyor ya da başka bir yolla bir birikimi varsa erkek de ona parasını soramaz. Herkes kendi bütçesinin sahibidir.
İslam dininde erkek ve kadının mali hak ve sorumlulukları belirli esaslara bağlanmıştır. Konuyla ilgili hükümler şöyle özetlenebilir:
1. Erkeğin Aileye Mali Yükümlülüğü
-
Erkek, evin geçiminden (nafaka) birinci derecede sorumludur. Bu, hanımın ve çocukların temel ihtiyaçlarını (yiyecek, giyecek, barınma, sağlık vb.) karşılamayı kapsar.
-
Nafakanın miktarı, toplumun örfüne, erkeğin mali durumuna ve ailenin ihtiyaçlarına göre belirlenir. İsraf veya cimrilik yasaklanmıştır.
-
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Ebu Süfyan’ın eşi Hind’e verdiği fetva (Nesâî, Kadâ, 34), kadının meşru ölçüde ihtiyacını karşılamak için kocasının malından alabileceğini gösterir. Ancak bu, keyfi harcama hakkı değil, zorunlu ihtiyaç durumunda geçerlidir.
2. Kadının Kocasının Malını Denetleme Hakkı Var mı?
-
Kadının, kocasının kazancını detaylı sorgulama veya kontrol etme hakkı yoktur, ancak:
-
Temel ihtiyaçları karşılanmıyorsa, dini ve hukuki yollara başvurabilir.
-
Koca, malını haram yollarda harcıyorsa (kumar, israf, faiz vb.), eşinin buna itiraz hakkı vardır.
-
3. Kadının Kendi Mal Varlığı
-
Kadının kendi kazancı, mirası veya hediyeleri tamamen kendisine aittir. Koca, eşinin malı üzerinde tasarruf hakkına sahip değildir.
-
Kadın, malını dilediği gibi kullanabilir (infak, yatırım, tasadduk vb.). Kocanın izni olmadan çalışması da caizdir, ancak aile huzurunu bozmamak esastır.
4. Karşılıklı Rıza ve İstişare
-
İslam, aile içinde şeffaflık ve danışmayı (meşveret) teşvik eder. Koca, eşine mali durumunu açıklarsa bu güven ve sevabı artırır, ancak hukuki bir zorunluluk değildir.
-
Eşler arasında iyi niyet ve adalet esastır. Hadislerde, “Sizin en hayırlınız, ailesine en iyi davrananızdır” (İbn Mâce, Nikâh, 50) buyrulmuştur.
Sonuç
-
Kadının hakkı: Temel nafakasının karşılanması ve özel mal varlığına dokunulmaması.
-
Erkeğin hakkı: Meşru sınırlar içinde kazancını yönetme özgürlüğü.
-
İdeal olan: Eşlerin haklarını gözeterek ve birbirine danışarak harcama yapmasıdır.
Kaynaklar: Kur’an (Nisâ 4:34; Bakara 2:233), Hadisler (Nesâî, Buhârî), İslam Hukuku (Hanefi ve diğer mezhepler).
BENZER KONULAR:
Answer ( 1 )
Diyanet, İslam’daki aile hukuku ve eşler arasındaki haklar konusunda belirli açıklamalara sahiptir. Ancak “erkeğin kazandığı parada kadının hakkı” ifadesi, geleneksel İslam hukukunun çeşitli yorumlarına dayanan bir meseledir. İslam’a göre, bir erkeğin kazancını sadece kendisi için harcama hakkı vardır; fakat bu durum, aile içindeki ilişkilerde karşılıklı hak ve sorumlulukları etkilemez.
Diyanet’in genel görüşlerine göre, İslam’da erkeğin eşi ve ailesine bakma sorumluluğu vardır, yani erkeğin kazandığı gelir, ailesine ve eşine bakım sağlama amacıyla kullanılmalıdır. Eşlerin arasında bir mal paylaşımı yapılacaksa, bu her iki tarafın da rızasına ve karşılıklı adalete dayalı bir durumdur.
Kadın da kazancını kendi ihtiyaçları için kullanma hakkına sahiptir. Ancak kadının maaşını ya da gelirini, bir mecburiyet olarak erkeğine vermesi gibi bir durum yoktur. Aile içindeki ortak gelir kullanımı, ortaklaşa kararlarla şekillenir ve İslam’da bunun nasıl olacağı, genellikle tarafların rızasıyla belirlenir.
Bu tür konularda farklı İslam alimlerinin farklı görüşleri bulunabilir. Kimi görüşlere göre, ailenin ekonomik yükünü erkeğin üstlenmesi beklenirken, bazı alimler de kadının kazancını da ailenin ihtiyaçlarına katkı sağlamak amacıyla kullanabileceğini belirtir.
Diyanet’in açıklamalarında da bu tür hak ve sorumlulukların adaletli bir şekilde paylaştırılması gerektiği vurgulanır.
Peki, bu konuda belirli bir durum ya da örnek üzerinde mi konuşmak istersiniz?