Paylaş
Duha suresi 5. ayet
Question
duha suresi 5.ayet de VE ZAMANI GELDİĞİNDE RABBİN SANA GÖNLÜNDEKİNİ VERİP SENİ HOŞNUT KILACAK diyor bunu açıklar mısınız
DUHA SURESİ MEALİ
1- Andolsun kuşluk vaktine,
2- Sükûna vardığı dem geceye ki,
3- Rabbin seni terketmedi. Darılma-dı da.
4- Elbette ahiret senin için dünyadan hayırlıdır.
5- Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.
6- O, bir yetim olduğunu bilip de (seni) barındırmadı mı?
7- Seni kaybolmuş bulup da yolunu
8- Seni, bir fakir olduğunu bilip de, zengin yapmadı mı?
9- O halde, yetime gelince kahretme.
10- İsteyeni de azarlayıp kovma.
11- Bununla beraber, Rabbinin nimetini söyle.
Answers ( 3 )
“Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.” Rabbin sana ahirette lütuflardan ve bol bağışlardan verecek de memnun olacaksın. Bu, içinde büyük şefaatin de bulunduğu bol bağışı kapsamaktadır. Hatib’in Tel-hısu’l-Müteşabih’te rivayet ettiğine göre Peygambermiz (s.a.) şöyle buyurdu: “Ümmetimden bir kişi ateşte olduğu müddetçe razı olmam.” İki menfiden sonra iki de müsbet zikrederek yeminin cevabı tamamlanmış oldu.
Rabbin sana âhirette, razı oluncaya kadar sevap verecek, ikramda bulunacak, şefaat izni verecek ve razı olacağın diğer lütuflarda bulunacaktır. İbn Abbâs şöyle der: “Rabbinin ona vereceği şey, razı oluncaya kadar ümmeti hakkında şefaat iznidir” Çünkü rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (a.s.) ümmetini hatırlamış, “Allah’ım! Ümmetim, ümmetim!” demiş ve ağlamıştır. Bunun üzerine Yüce Allah, kendisi daha iyi bildiği halde, Cebrail (a.s.)’e Muhammed’e git ve “niçin ağlıyorsun?” diye sor buyurdu. Cebrail (a.s) Rasulullah (s.a.v)’a geldi ve ona niçin ağladığını sordu. Rasulullah (s.a.v) da ona ne istediğini bildirdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ Cebrail (a.s)’e: “Muhammed’e git ve de ki: Ümmetin hakkında seni razı edecek ve üzmeyeceğiz” buyurdu. Hadiste şöyle buyrulmuştur: “Her peygamberin kabul edilmiş bir duası vardır. Bütün peygamberler dualarını hemen yapmıştır. Ben ise duamı, kıyamet günü ümmetime şefaat için sakladım.” Hâzin şöyle der: En iyisi, âyeti zahiri mânâsına almaktır ki hem dünya hem de âhiret iyiliklerini kapsasın. Zira Yüce Allah dünyada ona, düşmanlarına karşı yardım ve zafer nasip etmiş, ona uyanları çoğaltmış, birçok fetih nasip etmiş, dinini yüceltmiş ve ümmetini, ümmetlerin en hayırlısı kılmıştır. Âhirette de ona genel şefaati ve övülen makamı vermiştir. Bunların dışında daha birçok dünya ve âhiret nimetleri lutfetmiştir
Duha 5. ayet tefsiri
Duha 5. ayet açıklaması, verilmek istenen mesaj nedir?
Selamün aleyküm , Duha süresi 5.ayet de söylenmek istenen nedir ? , Bizim gönlümüz dekiler mi bize verilecek yoksa sadece peygambere söylenen birşey mi ? Dünya için mi bahsediliyor yoksa ahiret için mi
CEVAP:
“Andolsun kuşluk vaktine, Sükûna vardığı dem geceye ki, Rabbin seni terketmedi. Darümadı da.” Gündüzün başlangıcında güneşin yükselme anı olan duha vaktine yemin olsun. Burada anlatılmak istenen ise, geceye karşılık olduğu için gündüzdür. Ve, kişinin elbise ile örtündüğü gibi, yerleşip, karanlığı ile gündüzü kapladığı zaman geceye yemin olsun. Rabbin seni bırakıp terketmedi. Vahyi de senden kesmedi. Bazılarının sandığı veya senin içinden geçirdiğin gibi sana küsmedi, danlmadı. Bu gerçek, Kur’an’m Allah katından olduğuna delildir. Eğer Kur’an -haşa- Peygamberin kendi sözü olsaydı bir kesinti olmazdı.
Sonra da, geleceğinin geçmişinden daha iyi olacağını müjdeleyerek buyurdu ki:
“Elbette ahiret senin için dünyadan hayırlıdır.” Vahyin kesildiği ve ölümün geldiği varsayılsa bile, ahiret yurdu senin için daha hayırlıdır. Zira senin gelecekteki durumun geçmiştekinden daha hayırlıdır. Hergün daha bir aziz oluyorsun, mevkiin de yükseliyor. Seni terkettiğimi sanma. Bilakis, gelen her günde sen daha yücelmiş ve yükselmiş oluyorsun. Bu şerefin yanında her bir şeref ve nimet pek küçük kalır
İmam Ahmed, Tirmizi ve İbni Mace İbni Mesud’dan rivayet ettiler. Dedi ki: Rasulullah (s.a.) bir hasırın üzerine yaslanmıştı. Alnında iz bıraktı. Uyandığında alnını silmeye başladım ve dedim ki: Ya Rasulallah! İzin verseniz de, hasırın üzerine (yumuşak) bir şey sersek! Rasulullah (s.a.) buyurdu ki: “Benim dünya ile ne işim var? Ben ve dünyanın misali, bir yolcu gibidir; bir ağacın altında konaklamış sonra da, bırakıp gitmiştir.”
Büyük bir bağışla da müjdeledi onu:
“Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.” Elbette Rabbin sana bol bir bağış, dünya ve ahirette büyük bir nimet lütfedecektir. Dünyadaki nimet dini fetihtir. Ahiretteki ise, sevap, Havz ve ümmetine şefaattir ki, sen bu verilenlerden hoşnut kalacaksın. Bu, her iki yerde de yücelik ve üstünlüğün ona verileceğine delildir. Dini bütün dinlerin üstünde olacak, kıyamet gününde de şefaat ile değer bütün peygamberler ve insanların üstünde olacaktır. Ayette “elbette” anlamındaki tekid harfini ve gelecek ifade eden “sevfe” edatım kullanması, bir maslahat için gecikse bile, lütfün hiç tereddütsüz ve mutlaka olacağını ifade etmek içindir.
Duha Suresi’nin 5. ayeti şu şekildedir:
“Ve senin Rabbin, sana vermekten asla bıkmadı.” (Duha, 93:5)
Bu ayet, Allah’ın nimet ve rahmetinin kesilmediğini, O’nun sürekli olarak kullarına ihsan etmeye devam ettiğini ifade eder. Peygamber Efendimiz’e de bu ayet, Allah’ın rahmetinin ve lütfunun sürekli olduğunu hatırlatmakta ve ona güç vermektedir.