Dinimizin İlme verdiği Önemi

Question

İslam’da Kitap Okuma Ve İlmin Önemi

 Gayesi, insanların  dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak olan İslam Dininin ilk emri OKU’dur. Hayatımızı devam ettirmek için havaya,suya, ekmeğe ne kadar ihtiyacımız varsa bilgiye, okumaya, eğitime de en az o kadar ihtiyacımız vardır. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V)’ e inen ilk emir de  “Oku” olmuştur.Yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerimde “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini O öğretti.”(1) buyurmaktadır. Bu ayeti Kerimelerde  ifade edildiği gibi; Cenab-ı Hak her şeyden önce insana oku demekle, İslam’ın bilgiye, eğitime ve kitap okumaya verdiği önemi göstermektedir.

Okumak insan için en etkili ve en kolay bir öğrenme yoludur. İnsan okudukça olgunlaşır, olgunlaştıkça kendisi ve çevresiyle münasebeti artar ve hayatı düzene girer. Kitap okumak, ruhun gıdası, kalbin aynası, hikmetin kaynağıdır. Okuma sayesinde fikirler ölümsüzleşir ve  başkalarına hayat veren bir kaynak haline gelir. Kitaplar geçmişle bugün ve yarın arasında köprü vazifesi gören kültür ve irfan birikimleridir. Kendimizi, tarihimizi, kültürümüzü yaratanımızı , onun emir ve yasaklarını, dinimizi öğrenmek;  başka ülkeler, milletler hakkında bilgi sahibi olmak elbette okumakla mümkündür. Okuyan öğrenir, öğrenen ise bilgisini arttırmış olur. Her türlü keşif, buluş teknik gelişme ilme bağlıdır. Hiç şüphesiz ilim ve bilgi de okuma sayesinde elde edilmiş olur.

Bu gün sahip olduğumuz bilgilerin pek çoğunu okumayla elde ediyoruz. Geri kalmış toplumların karşılaştığı sorunların kaynağında çoğunlukla eğitimsizlik yer almaktadır. Böyle toplumlarda kişiler okuyarak geçirmeleri gereken zamanlarını çoğunlukla faydasız ve boş şeylerle geçirmektedirler. Oysa okuma alışkanlığı öncelikle kişilerin kendileri için edinilmesi gereken bir alışkanlıktır.

Bu gün okumayışımızın en büyük nedenlerinden biri,  hayatımızda kitabın yerini kontrolsüz bir biçimde televizyon ve Internet gibi iletişim araçlarının almış olmasıdır. Çocuklarımız ve bizde televizyon seyretme oranı arttıkça, kitap okuma ve ondan zevk alma oranı da azalmaktadır. Halbuki kitap okumak kişiye daha sosyal bir karakter kazandırmakta, düşünce kapasitesini ve kültür düzeyini artırmaktadır. Doğru bir seçimle, boş zamanlarını kitap okumakla geçiren bir insan, hem çocuklarına iyi bir örnek, hem de toplum içinde saygın bir yer edinmiş olur .

Müslümanlar olarak, Allah ve resulünün bizlere vermiş olduğu öğütleri tutmak ve bilgimizi arttırmak için devamlı gayret etmeliyiz. Cenab-ı Hak bir ayeti kerimesinde; “Rabbim benim ilmimi arttır”(2) diye dua etmemizi tavsiye etmiş, diğer bir ayette ise “…Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”(3) buyurmak suretiyle bilginin ve bilgi sahibi olmanın önemine işaret etmiştir.

Okumak ve Bilgi edinmek için bir şeyler yapmamız ve toplum olarak bu bilinci yerleştirmemiz gerekmektedir. Bizler okumalıyız ki, gençlerimiz, çocuklarımız da okusunlar. Okumayı hayat tarzı haline getirelim ki, yaşayışımızın ayrılmaz bir parçası olsun. Anne-baba olarak bizler, hem okumalıyız hem de çocuklarımızın okumasını sağlamalıyız.

1-Alak Suresi / 1-5

2-Taha ,114

3-Zümer,9

4-Buhari,İlim 1385

Benzer Konular:

About Soru

Answers ( 2 )

    1
    2023-05-23T18:24:55+03:00

    İslam, bilimsel bilgi de dahil olmak üzere bilginin peşinde koşmaya büyük önem verir. Müslümanları doğal dünyayı keşfetmeye, bilimsel araştırmalar yapmaya ve evreni daha derinden anlamaya teşvik eder. İşte İslam’ın bilime verdiği önemi vurgulayan bazı önemli noktalar:

    1. Dini Bir Görev Olarak İlim: İslam, bilgi edinmeyi dini bir görev olarak görür. Müslümanlar, hem dini hem de dünyevi disiplinler dahil olmak üzere çeşitli alanlarda bilgi aramaya teşvik edilir. Kuran, derinlemesine düşünmenin, gözlemlemenin ve entelektüel arayışların önemini defalarca vurgular.
    2. Yaratılışın İzlenmesi: İslam, müminleri, Allah’ın yaratışının tabiattaki delillerini gözlemlemeye ve bunlar üzerinde düşünmeye teşvik eder. Kuran, Müslümanları gökleri ve yeri incelemeye, doğa olaylarını keşfetmeye ve evrendeki karmaşık tasarım ve düzeni düşünmeye davet eder.
    3. İnançla Uyumluluk: İslam, bilim ve din arasında içsel bir çatışma görmez. İslam alimleri tarihsel olarak bilimsel araştırmayı benimsedi ve birçok etkili Müslüman alim, çeşitli bilimsel disiplinlere önemli katkılarda bulundu. İslam, bilimsel keşiflerin kişinin Allah’ın büyüklüğüne olan takdirini derinleştirebileceğini ve O’nun yaratışını anlamak için bir araç sağlayabileceğini kabul eder.
    4. Bilginin Korunması ve Geliştirilmesi: Tarih boyunca Müslümanlar bilgiyi koruma ve geliştirmede ön saflarda yer almışlardır. İslam medeniyetleri, eski Yunan, Fars ve Hint bilimsel metinlerinin korunmasında ve tercüme edilmesinde hayati bir rol oynamış, matematik, astronomi, tıp ve optik gibi alanlara önemli katkılarda bulunmuştur.
    5. Bilginin Etik Uygulanması: İslam, bilginin etik kullanımına vurgu yapar. Müslümanlar, insanlığın iyileştirilmesi, acının hafifletilmesi, adaletin sağlanması ve çevrenin korunması için bilimsel keşifleri ve teknolojik gelişmeleri uygulamaya teşvik edilir. İslam, bilgiyi ahlaki ve etik ilkelerle uyumlu bir şekilde kullanma sorumluluğunu öğretir.
    6. Şifa ve Tıp: İslam tıp alanına özel bir önem vermektedir. Hz.Muhammed (s.a.v.), tıbbi tedavi aramanın değerini vurgulamış ve Müslümanları şifalı çareler aramaya teşvik etmiştir. İslam medeniyeti tıpta, hastanelerin kurulmasında, tıp teorilerinin geliştirilmesinde ve farmakolojiye katkılarda önemli ilerlemeler kaydetmiştir.
    7. İbadet Olarak İlim Aramak: İslam, bilimsel bilgi de dahil olmak üzere bilgi peşinde koşmayı bir ibadet şekli olarak kabul eder. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İlim öğrenmek her Müslüman’a farzdır.” Bu, Allah’a yaklaşmanın bir yolu olarak eğitimin ve ilim peşinde koşmanın önemini vurgulamaktadır.

    Özetle İslam, bilimsel bilgi de dahil olmak üzere bilginin peşinde koşmaya büyük önem verir. Müslümanlar, bilimsel araştırma yapmaya, doğal dünyayı gözlemlemeye ve üzerinde düşünmeye ve Allah’ın yaratışını daha derinden anlamaya teşvik edilir. İslam, bilim ve inanç arasındaki uyumluluğu tanır ve insanlığın iyiliği için bilginin etik kullanımını teşvik eder. Bilimsel araştırmaya değer vererek ve teşvik ederek İslam, bir bilgi, keşif ve entelektüel büyüme kültürü geliştirmeyi amaçlamaktadır.

    Best answer
    0
    2025-10-10T14:28:17+03:00

    İslam, ilme büyük bir değer verir ve onu yalnızca dini sorumluluklarımızı yerine getirmek için değil, aynı zamanda toplumsal gelişim ve insanlığın ilerlemesi için de temel bir araç olarak kabul eder. Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadislerinde, ilim sürekli olarak vurgulanmış ve müminlerin ilim yolunda ilerlemeleri teşvik edilmiştir. İslam’da ilim, Allah’ı tanımak, toplumda adaletin sağlanması ve insanlığın genel refahı için bir anahtar olarak görülür.

    1. Kur’an’da İlim

    Kur’an, insanları ilim öğrenmeye, keşfetmeye ve düşünmeye çağıran birçok ayet içerir. İlk inen vahiy de doğrudan ilme yönelik bir çağrıdır. İslam, bilmenin ve öğrenmenin kutsal bir görev olduğunu belirtir.

    “Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku.” (Alak Suresi, 1)
    İslam’ın ilk vahyi olan bu ayet, öğrenmeye, okumaya ve bilmeye verilen önemin bir göstergesidir. Burada “oku” emri, yalnızca Kur’an’ı okumayı değil, tüm bilgilere ve ilme açık olmayı ifade eder.

    “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Suresi, 9)
    Bu ayet, ilmin değerini açıkça ortaya koyar. Bilginin, insanın üstünlük kazanmasında önemli bir rolü olduğu vurgulanır.

    “Allah, müminlerden ve müminelerdən, kendisine ilim verilenlere daha yüksek dereceler vermiştir.” (Mücadele Suresi, 11)
    Bu ayet, ilim sahibi olanların Allah katındaki üstünlüğünü gösterir. İlim, müminin derecesini yükselten bir mertebedir.

    2. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) İlim Anlayışı

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ilme büyük değer verir ve sahabelerini ilim öğrenmeye teşvik ederdi. O, insanlara ilmin faydalarını öğretirken, onu sadece kişisel kazanç amacıyla değil, toplumsal fayda için kullanmayı öğütlemiştir.

    “İlim, her müslümana farzdır.” (İbn Mâce)
    Bu hadis, İslam’ın ilme verdiği önemi ve her Müslümanın ilim öğrenmesi gerektiğini ifade eder. İlim, kişisel gelişimle birlikte toplumun gelişmesine de katkı sağlar.

    “Kim bir yola girerse, o yolda ilim öğrenirse, Allah ona cennetin kapılarını açar.” (Tirmizî)
    Burada, ilim yolunun sadece dünyadaki başarılarla değil, ahiret hayatı ile de bağlantılı olduğu ifade edilir. İlim, insanın manevi hayatına katkıda bulunur.

    “İlim, müminin kaybolan malıdır; nerede bulursa alır.” (Tirmizî)
    Bu hadis, ilmin bir kayıp eşya gibi değerlendirilebileceğini ve her müminin onu bulmak için çaba göstermesi gerektiğini anlatır. İslam, ilmi sadece dini değil, dünyevi konularda da edinmeyi teşvik eder.

    3. İlim ve Akıl

    İslam, insanın akıl ve zekâ kapasitesini kullanarak ilim edinmesini teşvik eder. İlim, sadece kutsal kitapları anlamak değil, aynı zamanda evreni, insanı ve yaşamı sorgulamak anlamına gelir. Kur’an, akıl ve düşünmeyi sürekli olarak vurgular.

    “İçinde düşünmeyen bir kalp ne kadar da kötü bir kalptir.” (Sad Suresi, 43)
    Akıl ve düşünme, insanın yaratılışında bulunan bir özellik olarak öne çıkar. İslam, insanları düşünmeye, akıl yürütmeye ve doğru bilgiye ulaşmaya davet eder.

    “Göklerde ve yerde ne varsa, insanlık için bir öğüt ve ilim kaynağıdır.” (Cevf Suresi, 5)
    İslam, evrende her şeyin Allah’ın yaratışı ve ilmin bir parçası olduğuna işaret eder. Bu bakış açısıyla, doğa bilimleri, matematik, astronomi gibi alanlar da İslam’ın ilim anlayışına dahil olurlar.

    4. İlim, Bilim ve Teknoloji

    İslam, bilimi ve teknolojiyi teşvik etmiş, tarih boyunca İslam medeniyeti, bilimsel araştırmalar ve keşifler konusunda önemli bir rol oynamıştır. İslam alimleri, tıp, astronomi, matematik, kimya ve felsefe gibi pek çok alanda büyük ilerlemeler kaydetmişlerdir.

    İslam Altın Çağı (8-14. yüzyıl):
    Bu dönemde İslam dünyasında ilim büyük bir ilerleme kaydetmiştir. İbn Sina (Avicenna), İbn-i Rüşd (Averroes), El-Harezmi ve El-Kindî gibi alimler, matematik, tıp, astronomi ve felsefe alanlarında önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bu dönemde pek çok bilimsel keşif, İslam dünyasında doğmuş ve Batı’ya aktarılmıştır.

    Bilim ve İslam İlişkisi:
    İslam, bilimsel araştırmaların ve bilgi edinmenin önemini vurgulamış, bu bilgilere sahip olmayı bir erdem olarak kabul etmiştir. Ancak bu, sadece maddi kazanımlar için değil, insanlığın daha iyi bir yaşam sürmesi için de yapılmalıdır.

    5. İlim ve Toplum

    İslam, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de ilmin önemini kabul eder. İlim, toplumu daha adil, daha bilinçli ve daha sağlıklı hale getiren bir güçtür. Müslümanların ilmi ve bilgiyi toplum yararına kullanmaları beklenir.

    “İlim, insanlara faydalı olan şeyleri öğretir.” (İbn Mâce)
    İslam’a göre, ilim faydalı olmalı ve insanlara gerçek anlamda yarar sağlamalıdır. Her birey, öğrendiği ilmi yalnızca kendisi için değil, başkalarına fayda sağlamak için de kullanmalıdır.

    Toplumda Adalet:
    İslam, ilmi adaletin, eşitliğin ve barışın sağlanması için bir araç olarak görür. İlim, insanların haklarını savunmada ve toplumsal sorunları çözmede etkili bir araçtır.

    6. İlmî Ahlak ve İlimle İmtihan

    İslam, insanları sadece ilim öğrenmeye değil, aynı zamanda öğrendikleri bilgiyi doğru şekilde kullanmaya ve paylaşmaya da teşvik eder. İlim, kibir ve gurur kaynağı olmamalıdır, aksine alçakgönüllülük ve hizmet amacına yönelik kullanılmalıdır.

    “İlimde en iyi olan, onu öğrenip başkalarına öğretendir.” (Buhârî)
    İslam, öğrenilen bilgilerin başkalarına aktarılmasını ve toplum yararına kullanılmasını öğütler. İlim, kişinin kendisini yüceltme aracı değil, başkalarına faydalı olma yoludur.

    Sonuç olarak, İslam’da ilme verilen değer, sadece dini bir zorunluluk değil, insanın ruhsal ve maddi gelişimi için temel bir gerekliliktir. İlim, hem bireysel hem toplumsal hayatın temel yapı taşlarından biri olarak kabul edilir ve İslam, müminleri bu yolda sürekli olarak teşvik eder.

Leave an answer